SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 27. HD 2024/311 E. 2024/484 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/311

Karar No

2024/484

Karar Tarihi

28 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2024/311 - Karar No:2024/484

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/311

KARAR NO : 2024/484

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/01/2024

NUMARASI : 2023/275 E-2024/41 K

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 28/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 29/05/2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili; müvekkilinin 23.08.2022 - 31.01.2023 tarihlerinde davalı firmanın taşeronu olarak görev yaptığını, davalı firmanın ise üst işvereni olan dava dışı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin Ankara-İzmir hızlı tren projesinde taşeron olarak görev yaptığını, müvekkilinin davalı firmanın taşeronu olarak iş yaptığını, davalı firmanın alt işveren olarak yer aldığı Ankara-İzmir hızlı tren şantiyesinde ve şantiyedeki kamp alanında enerji nakil hattı, mobilizasyon, iç tesisat ve elektrik işlerini yaptığını, bu işlerde kendi işçi grubunu getirdiğini, malzemelerin ise davalı tarafça karşılandığını, davalı tarafından gerçeğe aykırı bir şekilde müvekkilinin davalının çalışanıymış gibi sigorta kaydı yapıldığını, müvekkilinin getirdiği işçilerin sigortasının davalı işveren tarafından yapıldığını, her ne kadar işçiler müvekkilinin işçileri olsa da sigorta kayıtlarının gerçeğe aykırı bir şekilde davalı işverenin yaptığını, bu doğrultuda davalı işveren tarafından müvekkilinin işçilerinin aylık ücretleri için toplam 76.554,00 TL ve 86.910,00 TL olmak üzere iki adet senet verildiğini, senetlerin müvekkilinin işçilerinin aylık ücretleri için verildiğini göstermek için ise senet fotokopisi üzerine bu açıklamanın yer aldığını, fotokopinin davalı firmaya verildiğini, sadece bu husus dahi müvekkilinin davalı firmanın taşeronu olduğunu, davalı firma tarafından sigorta kaydının gerçeğe aykırı bir şekilde yapıldığını, nitekim müvekkilinin işçileri adına verilen her iki senet de yüksek miktarlı senetler olup, müvekkilinin davalının çalışanı olamayacağını, müvekkilinin davalının taşeronu olduğunu açıkça gösterdiğini, müvekkilinin yaptığı malzeme masrafları ve işçilerinin aylık ücretleri için davalı tarafça müvekkiline gönderilen tutarların davalı firma tarafından toplu olarak gönderildiğini, yapılan bu ödemelere "ödeme avans işçiler", ''şantiye eleman", ''kepçe'', ''eleman yakıt'' ve "kepçe yakıt'' açıklamalarıyla müvekkilinin hesabına gönderildiğini, gönderilen bu tutarların içerisinde ise 50.000,00 TL ve 25.000,00 TL gibi yüksek rakamlar içerdiğini, bu toplu ödemelerden de müvekkili ile davalı arasında taşeron ilişkisi olduğunun açıkça anlaşılacağını, davalı firma ile taşeron ilişkisi ve ücret konusunda yazılı bir sözleşme yapılmadığını, müvekkilinin yazılı sözleşme yapmak istese de davalı tarafın müvekkilini sürekli oyaladığını, müvekkilinin başka işlerde de birlikte çalışma yapmaları ihtimali sebebiyle güven sorunu yaşadığını göstermemek için davalı firmaya bu konuda baskı yapmadığını, davalı firmanın işlerinin yapıldığı 23.08.2022 - 31.01.2023 tarihleri arasında müvekkilinin yaptığı bu işlerden kaynaklı olarak davalı firmanın üst işvereni olan dava dışı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nden kazanacağı tüm gelirlerin %30'unun müvekkiline ait olacağı konusunda davalı firma ile anlaşıldığını ancak davalı firma tarafından bu tutarın müvekkiline ödenmediğini, müvekkil ile davalı firma arasındaki kazancı %30'unun müvekkile ait olacağı konusunda yazılı bir sözleşme olmasa da bu hususta yapılan anlaşmaya bir çok kişinin şahit olduğunu, tanıkların dinlenildiğinde bu hususun ispatlanacağını, ayrıca davalı firmanın 23.08.2022 - 31.01.2023 tarihleri arasında dava dışı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nden kazandığı gelirler her ay sonunda faturalandırılmış olup, davalı firmanın üst işvereninden kazandığı tüm gelirlerin tespit edilmesi için bu hususunda dava dışı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nden sorulması gerektiğini, tüm bu nedenlerle ticari iş ilişkisinden (sözleşmeden) kaynaklanan alacağın kısmi dava olarak fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalarak sonradan arttırılmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL olmak üzere arabuluculuk son tutanağının imzalandığı tarihten itibaren bankalarca TL mevduatına uygulanan yıllık en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, harcı esas değerin 10,00 TL olarak belirtilmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olup, davacının korunmaya değer hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını, davacının her ne kadar 23.08.2022 - 31.01.2023 tarihleri arasında davalı firmanın taşeronu olarak görev yaptığı iddiasında bulunsa da, söz konusu iddianın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili ile davacı arasında takım sözleşmesi bulunduğunu, davacının takım kılavuzu olup, alt işveren olmadığını, 4857 sayılı Kanun'un 16.maddesinde takım sözleşmesinin düzenlendiğini, davacının kendi işçi grubunu getirip onlar adına hareket ederek ücretlerini alıp dağıtmasının müvekkili şirket ile davacı arasında alt işverenlik ilişkisi olduğu anlamına gelmediğini, Yargıtay uygulamasının da bu yönde olduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını savunarak, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, dosyaya alınan SGK kayıtlarından davacının davalı şirkette işçi olarak çalıştığı, davacı tarafça taraflar arasında taşeronluk ilişkisi olduğu iddia edildiği ancak iddiasını ispatla yükümlü olduğu, tanık dinletmek istenilmiş ise de, sözleşme ilişkisinin varlığı yazılı deliller ile ispatı gerekmekte olup, tanık beyanı ile ispat edilemeyeceği, davalının da bu hususta muvafakati olmadığından tanık dinlenilmediği, yine ticari defterlere de delil olarak dayanılmadığından inceleme yapılmadığı, davacıya yemin teklifinde bulunulmuş ise de, yemin deliline dayanılmadığı, davacı taşeronluk ilişkisini ispatlayamadığından, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi olduğu gerekçesiyle, davaya bakmakla iş mahkemeleri görevli olduğundan, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece dosyada görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olarak ve taraflar arasında işçi - işveren ilişkisinin olduğunun değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin 23.08.2022 - 31.01.2023 tarihlerinde davalı firmanın taşeronu olarak görev yaptığını, davalının ise üst işvereni olan dava dışı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin Ankara-İzmir hızlı tren projesinde taşeron olarak görev aldığını, müvekkilinin davalı firmanın taşeronu olarak iş yaptığını, müvekkilinin davalı firmanın alt işveren olarak yer aldığı Ankara-İzmir hızlı tren şantiyesinde ve şantiyedeki kamp alanında enerji nakil hattı, mobilizasyon, iç tesisat ve elektrik işlerini yaptığını, müvekkilinin bu işlerde kendi işçi grubunu getirerek, malzemelerin davalı tarafça karşılandığını, müvekkilinin, davalı firmanın şahıs olarak taşeronu olsa da davalı firma tarafından gerçeğe aykırı bir şekilde müvekkilinin davalı firmanın çalışanıymış gibi gerçeğe aykırı bir şekilde sigorta kaydı yaptığını, her ne kadar işçiler müvekkilinin işçileri olsa da sigorta kayıtlarının gerçeğe aykırı şekilde davalı tarafından yapıldığını, müvekkilinin işçilerinin aylık ücretleri için davalı firma tarafından toplam 76.554,00 TL ve 86.910,00 TL olmak üzere iki adet senet verildiğini ve senetlerin müvekkilinin işçilerinin aylık ücretleri için verildiğini, bu kapsamda fotokopisi üzerine bu açıklamanın yazıldığını ve fotokopinin müvekkili tarafından davalı firmaya verildiğini, sadece bu hususun dahi müvekkilinin davalı firmanın taşeronu olduğunu, davalı firma tarafından müvekkilin sigorta kaydının gerçeğe aykırı bir şekilde yapıldığını gösterdiğini, müvekkili tarafından yapılan malzeme masrafları ve işçilerin aylık ücretlerinin davalı tarafından müvekkilinin hesabına toplu olarak gönderildiğini ve ödemelerden de müvekkili ile davalı arasında taşeron ilişkisi olduğunun açıkça anlaşılacağını, tanıkları dinlenmiş olsaydı müvekkilinin şahıs olarak taşeron olduğunun açıkça ortaya çıkacağını, taraflar arasında taşeron ilişkisi ve ücret konusunda yazılı bir sözleşme yapılmadığını, müvekkili tarafından davalı firmanın işlerinin yapıldığı 23.08.2022 - 31.01.2023 tarihleri arasında müvekkilinin yaptığı işlerden kaynaklı olarak davalı firmanın üst işvereni olan dava dışı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nden kazanacağı tüm gelirlerin %30'u müvekkiline ait olacağı konusunda anlaşıldığını ancak davalı firma tarafından bu tutarın müvekkiline ödenmediğini, bu hususta yapılan anlaşmaya bir çok kişinin şahit olduğunu, ayrıca davalı firmanın 23.08.2022 - 31.01.2023 tarihleri arasında dava dışı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nden kazandığı gelirler her ay sonunda faturalandırılmış olup, davalı firmanın üst işvereninden kazandığı tüm gelirlerin tespit edilmesi için bu hususunda dava dışı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'ye sorulması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, taraflar arasında davalının üstleniminde olan Ankara-İzmir hızlı tren projesinde şantiyede ve şantiyedeki kamp alanında enerji nakil hattı, mobilizasyon, iç tesisat ve elektrik işlerinin yapımı işini konu alan taşeronluk sözleşmesi bulunduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, davalı tarafça taraflar arasındaki akdi ilişkinin takım sözleşmesine dayalı olduğu ve bu kapsamda davacının alacağının kalmadığı iddiası yönünde beyanda bulunulmuş olup, mahkemece davalının dosyaya sunduğu SGK kayıtları ile davacının davalının işçisi olduğu belirtilerek taraflar arasında işçi - işveren ilişkisi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Taraf beyanları ile taraflar arasında işçi- işveren ilişkisi dışında akdi ilişkinin kurulduğu ihtilafsız olup, ihtilaf taraflar arasındaki akdi ilişkinin eser sözleşmesi mi takım sözleşmesi mi olduğu noktasındadır.

Mahkemece, davacının taraflar arasında taşeronluk sözleşmesi, davalının ise aralarında takım sözleşmesi olduğu iddia ve kabulleri dikkate alınarak, dosyaya sunulan deliller incelenerek ve değerlendirilerek, davacının tacir olup olmadığı hususu da araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraf iddia ve kabulleri aksine SGK kayıtlarına dayalı taraflar arasında işçi ve işveren ilişkisi olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin esası incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 	

2. Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/01/2024 tarih ve 2023/275 Esas. 2024/41 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1. a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına,

3. Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın   ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4. İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,

5. İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinSözleşmesinden(EserAlacakkonusuankaraKaynaklanan)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim