Ankara BAM 27. HD 2022/896 E. 2024/43 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
bam
2022/896
2024/43
25 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2022/896 - Karar No:2024/43
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/896
KARAR NO : 2024/43
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/02/2022
NUMARASI : 2021/53 E-2022/95 K
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/01/2024
Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; trafik kazası sonucu hasarlanan davalıya ait ... plaka sayılı aracın 23.07.2016 tarihinde çekici üzerinde müvekkiline ait iş yerine getirildiğini, tarafların onarım konusunda anlaştıklarını, sigorta hasar dosyası açıldığını, hasara ilişkin tamir bedelinin davalı taraftan tahsil edildiğini, kaporta hasarının yanı sıra araçta değişmesi gereken parçalar da olduğunu, müvekkilinin parça bedellerini karşılayarak aracı tamir ettiğini, taraflar arasında başka araçların hasar işlemlerinin de yapılmış olması nedeniyle ticari bir ilişki bulunduğunu, oluşan güven nedeniyle belirtilen aracın tamirine ilişkin yazılı sözleşme yapılmadığını, tamir bedelinin müvekiline ödenmediğini, müvekilinin bulunmadığı bir anda aracın davalı tarafından işyerinden alındığını, iş bedelini ödemeyen davalının çeşitli bahanelerle müvekkilini oyaladığını, icra takibi başlatmak zorunda kaldıklarını, takibin haksız itiraz sonucu durduğunu öne sürerek davalının 2020/7291 sayılı icra takibine yönelik itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini dava etmiştir.
Davalı vekili özetle; aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile dava dışı ... şirketine kiralandığını, bu şirketin kullanımında iken 01.07.2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu hasarlandığını, davacının aracın tamir edildiğine ilişkin iddiasının doğru olmadığını, davacının uzun süre aracın bakım ve onarımını yapmadığını, yaklaşık 5 ay süreyle müvekkilini oyaladığını, Aralık ayına kadar aracın onarımı yapılmadığından müvekili tarafından aracın çekici üzerinde dava dışı ... firmasına götürüldüğünü, onarımı takiben 16.12.2016 tarihinde ... şirketine teslim edildiğini, ancak bu şirketin aracın gereği gibi tamir edilmediğini e-posta ile bildirdiğini, bunun üzerine yetkili ... şirketinde tamir ettirildiğini, ancak 2017 yılı nisan ayında trafiğe çıkartılabildiğini, davacının kullandığı yedek parçalara ilişkin hiçbir fatura ve belge ibraz edemediğini, müvekkilinin işgücü kaybını da düşünerek aracı başka bir şirkete götürmek zorunda kaldığını, davacı tarafından kesilip müvekkiline tebliğ edilen ve müvekili tarafından kabul edilen 22.526,83 TL tutarlı faturanın da müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında yer almadığını, takipten önce davacı tarafça ihtarname keşide edilmediğini, işlemiş faiz talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; Dava, davalıya ait ... plaka sayılı aracın hasar tamiri için 23/07/2016 tarihinde davacı şirkete getirildiği, aracın tamirinin yapıldığı, davalı tarafın sigorta ve kaskodan hasara ilişkin tamir bedelinin tahsil edildiği iddia edilerek davalı tarafça bu bedelin davacı tarafa ödenmediği ve araç onarım bedelinin davacıya ödenmediği belirtilerek Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2020/7291 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmış olup, mahkememizce ... ... A.Ş.'ye yazı yazılarak; ... plaka sayılı dava konusu aracın tamiratına ilişkin bilgi ve belgeler istenilmiş, buna ilişkin yetkili servis ve ilgili şirket tarafından yapılan tamirata ilişkin belgeler dosyamıza gelmiş, taraf ticari defter ve kayıtları ve tüm dosya kapsamı üzerinde bilirkişi kurulu tarafından inceleme yapılarak sunulan ve yukarıda ayrıntılı olarak anlatılan bilirkişi raporuna göre; sonuç olarak; davacının dava konusu davalı aracına yaptığı işçilik ve yedek parçaların KDV Dahil toplam tutarının servis notlarında 28.562,30 TL olarak belirtildiği, Davacının defter kayıtlarına göre, davalıdan 14.08.2020 takip tarihi itibarı ile de 22.526,83 TL alacak kaydının olduğu, Sigorta şirketinden dava konusu hasarlı araca dair araç hasar bedeli adı altında herhangi bir tahsilat yapmadığı, Davacının 22.526,83 TL faturalı alacak talebinin; Davacı faturasının davalıya yedek parça temin ettiği ve aracın tamiratı işi nedeni ile işilik yaptığı da dikkate alınarak, servis notlarında davacının belirttiği yedek parça ve işçilik tutarlarından, davalının davacı tarafından yapılan eksik tamiratlar nedeni ile katlandığı tutarların mahsup edilerek; (28.562,30 TL- 6.856,38 TL=) 21.705,92 TL alacaklı olabileceğini belirten bilirkişi raporunun sunulduğu anlaşılmış, bu rapor hükme esas alınmış, Taraflar arasında davacının davalıya araç tamir ve bakımına konu ticari ilişki bulunduğu, taraf ticari defter ve kayıtları incelendiği, davacının takip tarihine kadar davalı tarafın temerrüde düşürmüş olduğuna dair bir belge sunmadığı, bu nedenle işlemiş faiz talebi yerinde olmadığı değerlendirilmiş, davacı tarafın sigorta şirketinden dava konusu hasarlı araca dair araç hasar bedeli adı altında herhangi bir tahsilat yapmadığı dikkate alınmış, davacı tarafın faturasının davalı tarafa yedek parça temin ettiği ve aracın tamiratı işi nedeni ile işçilik yaptığı da dikkate alınarak servis notlarında davacı tarafın belirttiği yedek parça ve işçilik tutarlarından, davalı tarafın, davalının davacı tarafından yapılan eksik tamiratlar nedeni ile yapmış olduğu bedellerin de mahsup edilmesi sonucu 21.705,92 TL alacaklı olduğu, takibe konu alacak likit olmadığı anlaşılmakla; icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği, yasal koşulları oluşmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerektiği" gerekçesiyle "Davacının davasının kısmen kabulü ile, Davalının, Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2020/7291 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının, 21.705,92-TL asıl alacak üzerinden iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına, Takipten önce temerrüde düşüldüğüne ilişkin belge olmadığından işlemiş faiz talebinin reddine, Asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullar ile ticari temerrüt faizi işletilerek takibin devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Hükmolunan alacak likit olmadığı nedenle icra inkar tazminatı talebinin reddine, Davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddia ve vakıaları tekrarla TTK 1530. madde gereğince faize karar verilmesi gerektiği, faturanın teslimine ilişkin belge bulunmasa dahi borçlunun teslim tarihinden itibaren 30 gün ve her halükarda 60 günün sonunda temerrüde düşeceği, davalı tarafın faturaya da itiraz etmediği, temerrüt tarihinin aracın teslim alındığı tarih olduğu, yine müvekili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesinde hataya düşüldüğü, taraflar tacir olduğundan ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekirken sadece davacının düzenlediği kayıtların, servis notunun esas alındığı, hatalı ve kendi içinde çelişkili bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu, davacının 2016 yılında yaptığını iddia ettiği işle ilgili olarak 2020 yılında fatura kesmesinin hukukla bağdaşmadığı, davacı tarafından kesildiği belirtilen e-faturanın müvekkiline teslim edilmediği, davacının dayandığı servis notunun bağlayıcı olmadığı, buna göre hesap yapılmasının doğru olmadığı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının takibe geçtiği tutarın servis notunda yazılı 28.562,30 TL olmayıp 22.526,83 TL olduğu olduğu halde taleple bağlılık ilkesi ihlal edilerek 28.562,30 TL'den mahsup yapılmasının da hatalı olduğu nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında özellikle istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede davacı vekilinin istinaf nedenlerinin reddine karar verilmiş; davalı vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde ise, dava itirazın iptali talepli olup, takip talebinde davacı tarafça "23.07.2016 tarihli, 22.526,83 TL tutarlı, ... PLAKA SAYILI ... MARKA VE MODEL ARACIN TAMİR BAKIM ONARIM VE PARÇA BEDELİDİR. Tazminat (Menfi - Müspet Zarar)" açıklamasıyla 22.526,83 TL asıl alacağın tahsilinin talep edildiği ve mahkemesince davacı alacağından mahsubu gereken 6.856,38 TL'nin takipte istenilen 22.526,83 TL'den mahsubu gerekirken aracın onarımına ilişkin fatura bedelinden indirilerek hüküm kurulması dosya kapsamı, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1.b.2 madde gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı biçimde yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. ) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine,
2. ) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle,
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/02/2022 tarih ve 2021/53 E-2022/95 K
sayılı kararının HMK 353/1-b.2 madde gereğince kaldırılmasına,
3. ) Davanın kısmen kabulü ile;
a-) Davalının Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2020/7291 sayılı icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 15.670,45 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen koşullar ile ticari temerrüt faizi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b-) Davacı tarafın icra inkar tazminatı ve davalı tarafın kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine,
4. ) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.070,45 TL karar ve ilam harcından 427,53 TL peşin harcın indirilmesiyle bakiye 642,92 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5. ) Davacı tarafından yatırılan 427,53 TL peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6. ) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 15.670,45 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7. ) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8. ) Davacı tarafından yapılan 133 TL tebligat ve yazışma, 2.250 TL bilirkişi ücreti ve 8,50 TL vekalet harcı toplamı 2.391,50 TL'nin davanın kabul oranı itibariyle 1.058,67 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9. ) HMK 333. madde gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,
İstinaf incelemesi yönünden;
10-) Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
11-) Davalı tarafından yatırılan 371 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
12-) İstinaf talep eden davacı tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf masraflarının kendisi üzerinde bırakılmasına,
13-) İstinaf talep eden davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 40 TL tebligat ve posta masrafı toplamı 260,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a madde gereğince KESİN olmak üzere 25.01.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38