SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 27. HD 2024/281 E. 2024/410 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/281

Karar No

2024/410

Karar Tarihi

9 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2024/281 - Karar No:2024/410

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/281

KARAR NO : 2024/410

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 24/11/2023

NUMARASI : 2022/808 E-2023/794 K

DAVACI

VEKİLİ

DAVALI : ...

VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 09/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 09/05/2024

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talepli davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili özetle; yüklenici ... ile davalı arasında Sincan ilçesi, ... parsel üzerine 40 adet bağımsız dubleks konut ve müştemilatı ile alt yapı ve çevre düzenlemesinin yapılması için Gölbaşı Noterliğinin 14.01.2011/1083 yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ile Villa Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin" akdedildiğini, sözleşmeye göre 20 adet bağımız bölüm sahibi olacağının kararlaştırıldığını, 01.03.2011 tarihinde inşaat yapım sözleşmesiyle işin taşeron firma olarak müvekkiline verildiğini, sözleşmenin eki sayıldığını, yüklenici ve işveren kooperatifin bilahare proje değişikliğine gittiklerini, işin yapım süresinin 1000 gün olarak kararlaştırıldığını, buna göre inşaatın bitim süresinin 31.12.2013 tarihi olduğunu, ayrıca proje değişikliği sebebiyle imalat programının kesintiye uğradığını, gecikme yaşandığını, davacının zarar ettiğini, akabinde davalının sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak 02.10.2020 tarihinde feshettiğini, müvekkilinin haksız fesih nedeniyle zarara uğradığını, sözleşmenin 24. maddesine göre sözleşmenin kooperatif tarafından haksız olarak feshi durumunda toplam ihale bedelinin %5 oranında tespit edilecek olan hak mahrumiyet bedelini hiçbir şart öne sürmeksizin ödemeyi taahhüt ettiğini öne sürerek "Davamızın KABULÜNE, 2)Hak'kar mahrumiyet bedellerine ilişkin olarak; dava komusu inşaatın 29.08.2014 tarihli Yapı Ruhsatı ve ekinde bulunan projeler kapsamında Bayındırlık ve İskan Bakanlığı birim fiyatlar üzerinden Güncel Keşif Bedeli belirlenerek, bu bedelin %5 (yüzdebeş)'inin, davalının sözleşmeyi haksız fesih tarihi olan 02,10,2020 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalı tarafından davacıya hak/kar mahrumiyet bedeli olarak ödenmesine, 3)İnşaatın yapım sürecinde meydana gelen gecikmeden kaynaklı zararlarımızın (günay hesabı ile) sözleşmede yer alan gecikilen ber bir gün için %003 (onbindeüç) gecikme cezasının güncel keşif bedeli üzerinden hesaplanarak konut payı oranında (24/39) davalı tarafından haksız fesih tarihi olan 02.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizile birlikte" şimdilik 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili özetle; görev ve yetki itirazında bulunarak, müvekkili ile dava dışı yüklenici arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, davacının yüklenicinin taşeronu olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin SGK başvurusu için onay verdiğini, yüklenici ve davacının sözleşmeye göre inşaatı 24 ay içerisinde tamamlaması gerektiğini, aradan 10 yıl geçtiğini, inşaatın tamamlanamaması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, feshin haklı olduğunu, inşaatın durumunun Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/55 D.İş sayılı dosyası ile tespit ettirildiğini, davalının ticari bir şirket olduğunu, defterlerin resmi olarak tutulduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir .

İlk Derece Mahkemesince; "Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır. 14.01.2011 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ile Villa Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin dava dışı Yüklenici SS Ihlamurkent Havuzlu Villalar KYK ile davalı arasında akdedildiği, 01.03.2011 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesinin davacı ile dava dışı Yüklenici SS Ihlamurkent Havuzlu Villalar KYK ile akdedildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına alınan mutabakat tutanağının taraflar ve dava dışı kooperatif tarafından imzalandığı, mutabakat konusunun sözleşmenin 7. Maddesi kapsamında (madde 7: yüklenici kooperatif, sözlşemenin imza tarihinden itibaren 45 gün içinde taahhüdü altındaki işi, yeri ile İş kanunu, Çalışma Bakanlığı ile Sosyal Sigortalar Kurumunun ilgili bölge müdürlüklerine bildirmek mecburiyetindedir. Yüklenici kooperatif, işveren kooperatifin SSK'dan aldığı ... İşyeri numarasına çalıştıracağı işçileri bildirmek zorundadır) iş yeri ihbar işlemlerinin düzenlenmesine ilişkin olduğu, dolayısıyla davacı ile davalı arasında dava konusu talepler kapsamında akdedilen bir sözleşme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda sözleşmelerin nispiliği gereği davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine" karar vermek gerektiği gerekçesiyle "1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE" karar vermiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda taraflar arasında dava konusu talepler bakımından sözleşme bulunmadığı belirtilmiş ise de, dava dışı S.S.... ve tarafların katılımı ile mutabakat tutanağı düzenlendiği, müvekkili ile dava dışı yüklenici arasında akdedilen 01.03.2011 tarihli sözleşmenin davalı onayına sunulduğu, mutabakat tutanağı ile bilgi- onay- kabul- taahhüt- kefalet esası ile imzalandığı, davalı tarafça bu tutanağın iş yeri ihbar işlemlerinin düzenlenmesine ilişkin olduğu savunulmuş ise de, 14.01.2011 ve 01.03.2011 tarihli sözleşmelerin tutanağın doğal eki sayıldığı, ihtilafların bu sözleşmeler kapsamında çözüleceğinin kararlaştırıldığı, müvekkilinin 14.01.2011 tarihli sözleşmenin tarafı haline geldiği, uğramış olduğu zararı talep etmekte haklı olduğu, husumet nedeniyle redde dair kararın doğru olmadığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talepli olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. )	Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1. b.1 madde gereğince esastan reddine,

2. )	Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60  TL istinaf karar harcı davacı tarafça yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3. )	İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 09.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıntemyizSözleşmesindenkabulüne(EserdavacıvekiliTazminatkonusuankaraKaynaklanan)reddine"hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim