SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 27. HD 2024/341 E. 2024/395 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/341

Karar No

2024/395

Karar Tarihi

8 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2024/341 - Karar No:2024/395

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/341

KARAR NO : 2024/395

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 21/09/2023

NUMARASI : 2023/381 E-2023/490 K

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 08.05.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 08.05.2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili : Müvekkilinin A... parsel C blok 3 nolu bağımsız bölümü davalıdan natamam olarak 03/04/2018 tarihinde 1.003.000,00TL bedelle satın aldığını, davalının taşınmazın tadilatını yaparak devir ve tescil edileceğini vaat ettiğini ve tadilat bedeli olarak 649.000,00 TL'nı müvekkilinden tahsil ettiği halde taşınmaza herhangi bir tadilat yapmadığını, davalı tarafından tadilatın yapılamayacağının müvekkiline bildirildiğini, müvekkiline tadilat bedelinin iade edileceği ve tadilatı kendisinin yaptırabileceğinin söylenmesi üzerine müvekkili tarafından taşınmazda bir kısım tadilatlar yaptırıldığını, müvekkilince yaptırılan tadilatların ve bedelinin keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edileceğini, müvekkilinin ısrarlı talebine rağmen tapu devri hala yapılmadığı gibi davalıya ödenen 649.000,00TL tadilat bedelinin de iade edilmediğini, davalıya Ankara 63.Noterliğinin 22.01.2021 tarih ve 2513 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek taşınmazın tadilatlı olarak tesliminden vazgeçilerek mevcut vaziyette müvekkili adına devir ve tescili ile tadilat bedeli olarak ödenen 649.000,00 TL'nın iadesinin talep edildiğini, davalı tarafından ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini, sulh ile çözüm bulmak için arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak uzlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile ... parsel, C Blok 3 nolu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilinin yapılmasına, 649.000,00TL tadilat bedelinin fiili ödeme gününden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, tapu iptali ve tescil yönündeki talep uygun görülmez ise, dava konusu C Blok 3 nolu bağımsız bölümün rayiç bedeli tespit edilerek ve tespit edildiğinde arttırılmak üzere şimdilik 1.003.000,00TL'nın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bu talep kabul olmadığı takdirde satış bedelinin alım satım tarihi esas alınmak suretiyle bu tarihten itibaren TEFE-TÜFE endeksleri, altın, döviz, enflasyon endeksleri ile memur ve işçi ücretlerindeki artışlar gözetilmek suretiyle ve denkleştirici adalet ilkeleri de gözetilerek uyarlaması yapılarak davanın açıldığı tarihe kadar ulaştığı değerin mahkemece tespit edilerek tespit edildiğinde arttırılmak üzere şimdilik 1.003.000,00TL'nin ve alacağa temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, müvekkili tarafından davalıya ödenen 649.000,00 TL taşınmaz tadilat bedelinin, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, müvekkili tarafından dava konusu C Blok 3 nolu bağımsız bölüme yaptırılan tadilatların bedelinin mahkemece yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilmesine ve tespit sonucunda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili: Dava dilekçesi ekinde bir arabuluculuk sonuç tutanağı sunulduğunu, tutanaktan da görüldüğü gibi, davacı tarafın "satın alınan tapunun devri" hakkında arabuluculuk başvurusu yaptığını, arabuluculuk başvurusunun konusunun huzurdaki davayla alakalı olup olmadığının belirsiz olduğunu, uyuşmazlık konusunun açıkça belirtilmesi gerektiğini, davacı tarafın hangi uyuşmazlık için arabuluculuk yoluna başvurduğunun dahi belli olmadığını, ayrıca davada davacının bedel iadesi, tadilat bedelinin ödenmesi gibi birtakım haksız maddi talepler de ileri sürdüğünü, arabuluculuk dava şartının sağlanamadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın esasına girilmeden usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak, davacının tapu iptal ve tescil talebinin açıkça haksız olduğunu, kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, taşınmaza ilişkin bir satışın da söz konusu olmadığını, kaldı ki taraflar arasında herhangi bir satış sözleşmesinin de bulunmadığını, davacının taleplerinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, taşınmaza 04/05/2015 tarih ve 28852 yevmiye numarasıyla ... Bankası A.Ş. lehine ipotek tesis edildiğini, söz konusu bankanın 26/01/2016 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi sürecinin Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2016/2038 sayılı dosyasında halen davam ettiğini, bu bakımdan taşınmazın üçüncü kişiye devrinin mümkün olmadığını, bu durumun davacı tarafından da bilindiğini, davacının ödemeleri kendi yararına aynı binada bulunan müvekkiline ait dava dışı ... parselde bulunan A-2 nolu bağımsız bölüm üzerinde, 13442 yevmiye sayısı ile 16/02/2018 tarihinde ... A.Ş. lehine birinci derecede 5.000.000.00 TL bedelli ipotek tesis edilmesi için ödemiş olduğunu, taraflar arasında davaya konu taşınmazla ilgili hiçbir satış sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu C Blok 3 nolu taşınmazı davacıya satmadığını, sunulan ipotek senedinden görüleceği gibi, işbu ipoteğin davacı yararına tesis edildiğini ve davacının bu ipoteğe dayalı olarak halihazırda kredi ve teminat mektubu kullanmakta olduğunu, davacının, ticari kredi ve teminat mektubu kullanımında teminat olarak göstermek için ipotek ihtiyacını karşılamak üzere söz konusu bedelleri ödediğini, tarafların arasındaki anlaşmanın, A-2 blok üzerindeki ipoteğin fekkedilmesi halinde davacı tarafından ödenen bedellerin iade edilmesi şeklinde olduğunu, davacının geçen süre içerisinde A-2 blok üzerindeki ipoteği fekketmediğini, bu bakımdan, davacının herhangi bir alacağı olmaksızın bedel iadesi talebinin açıkça haksız olduğunu, davacının, A-2 nolu bağımsız bölüm üzerindeki ipoteği fekketirmesi halinde müvekkilinin 1.649.000 TL'nı nakden iade etmeye hazır olduğunu, davacının ödeme tutarına karşılık olarak lehine tesis edilen ipoteği ödeme tarihinden beri kullanmakta olup alacak ve faiz taleplerinin haksız olduğunu, taşınmazın hiçbir zaman davacıya teslim edilmediğini, davacının hiçbir tadilat ve benzeri işlem yapmadığını belirterek davacının davadan önce arabuluculuk yoluna başvurmamış olduğu dikkate alınarak dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde ise haksız ve kötü niyetli davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince: Davanın taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında tadilat bedeli olarak ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olduğu, mahkemenin 2023/114 Esas sayılı dosyasının 01/06/2023 tarihli ara kararı ile tadilat için davalıya ödenen 649.000,00 TL tadilat bedelinin iadesine ilişkin talebin arabuluculuk tutanağında değerlendirilmediği anlaşıldığından bu talep yönünden davanın tefrik edilerek dosyanın mahkemenin iş bu esas sırasına kaydedildiği, 6102 Sayılı TTK'ya, 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen "3.Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinde; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmüne yer verildiği, ilgili yasal düzenlemenin 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, bu tarihten sonra açılan davalarda uygulandığı, dava şartlarının mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olduğunu, HMK'nun 115 maddesi gereğince, mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırdığını, 7155 Sayılı Yasa ile 6102 Sayılı TTK'ya 5/A maddesi olarak eklenen "Arabuluculuk" düzenlemesinin ilgili maddenin uygulanmasını düzenleyen 7155 Sayılı Yasanın 23. maddesi ve 6325 Sayılı Yasanın 18/A-2 maddesi birlikte değerlendirildiğinde, arabuluculuğa başvurunun dava açıldıktan sonra ikmal edilebilecek dava şartlarından olmadığını, iş bu dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığının mahkemece tespiti halinde davanın usulden reddine karar verileceğini, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, asıl davadan ayrılarak mahkemenin yazılı esas sırasına kaydedilen tadilat bedeline ilişkin alacak davasının ticari dava olduğu ve ticari davalarda arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2. maddesi uyarınca ticari nitelikteki davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının ve düzenlenen son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin dava şartı olarak sayıldığı, görevsiz mahkemede davanın açılış tarihinin 15/03/2021, görevsizlik kararı sonrasında dosyanın mahkemede ilk kayıt tarihinin 16/02/2023, dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağına göre arabuluculuk sürecinin başladığı tarihin 01/06/2023, arabuluculuk sürecinin bittiği ve son tutanağın düzenlendiği tarihin ise 07/06/2023 olduğu, dava şartlarının dava tarihi itibari ile yerine getirilmiş olması gerektiği, arabuluculuk yönünden arabulucuya başvurulmuş olmasının ve dava tarihinden önce düzenlenen son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin dava şartı niteliğinde olduğu, 6102 sayılı TTK'nin 4, 5/A maddeleri ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-2. maddesi birlikte değerlendirildiğinde dava tarihi itibari ile arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olan dava şartlarından olmadığı gerekçesiyle, davanın (tadilat bedelinin tahsiline ilişkin) TTK'nın 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi göndermesi ile HMK'nın 114/2 ve 115/1-2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece davanın reddine karar verildiğini, kararın öz itibariyle doğru olup red kararının hukuka uygun olduğunu, her ne kadar davacı taraf aksini iddia etse de, davacının dava açmadan önce dava şartı arabuluculuk yoluna başvurmadığı hususunda bir uyuşmazlık olmadığını, ancak kararda davacı tarafın hiçbir hakkı olmamasına rağmen dava yoluna gittiğinin dikkate alınmadığını ve HMK'nın 329.maddesi uygulanarak davacının tüm yargılama giderlerinin yanında müvekkili tarafından vekiline ödenecek vekalet ücreti ile para cezası ödemeye mahkum edilmediğini, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın davasını ikmal ederken kötü niyetli davrandığını ve hiçbir hakkı olmamasına rağmen dava yoluna gittiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesine göre herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını öderken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğunu, aksi yöndeki bir davranışı hukukun korumasının mümkün olmadığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 329.maddesinde de ifade edildiği gibi, kötü niyetle dava açan tarafın tüm yargılama giderleriyle birlikte karşı tarafın vekiline ödemesi gereken vekalet ücretini ödemeye mahkum edilmesi ve disiplin cezasıyla cezalandırılması gerektiğini, mahkemenin bu hususta gerekli hassasiyeti göstermediğini, davacının kötü niyetinin karşılıksız kaldığını, müvekkilinin davacının kötü niyetli davranışları nedeniyle zarara uğradığını, gereksiz yere davalarla uğraşmakta ve dayanaksız davalar nedeniyle mağdur edildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ek olarak, HMK'nın 329. maddesine uygun olarak hiçbir hakkı olmamasına rağmen kötüniyetle dava ikame eden davacının müvekkili tarafından ödenecek yürürlükte olan AAÜT'ye göre tespit edilecek vekalet ücretini ödemeye mahkum edilmesine ve davacının 500,00 TL'den az olmamak kaydıyla para cezası ile tecziyesine, neticede yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkin olup mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemesince verilen karar taraf vekillerine 23.10.2023 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekilince usulüne uygun olarak 28.10.2023 tarihinde istinaf edilmiş, istinaf dilekçesi davacı vekiline 04.11.2023 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekilince 10.01.2024 tarihinde istinafa cevapla katılma yoluyla istinaf talebinde bulunulduğu görülmüş ise de, dilekçe 2 haftalık sürede verilmediği gibi istinaf harçlarının da yatırılmadığı, bu durumda usulüne uygun bir istinaf talebi bulunmadığı anlaşılmakla, sadece davalı vekilinin istinaf talebi yönünden dosya incelenmesinde; mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına ve özellikle HMK'nun 329.maddesinde yer alan yasal şartların oluşmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince esastan reddine,

2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 08.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıntemyizSözleşmesinden(EsertefetüfeİstirdatkonusuankaraKaynaklanan)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim