SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 27. HD 2022/522 E. 2024/250 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/522

Karar No

2024/250

Karar Tarihi

28 Mart 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2022/522 - Karar No:2024/250

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/522

KARAR NO : 2024/250

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/02/2022

NUMARASI : 2019/320 E-2022/142 K

DAVACI

VEKİLİ

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : İstirdat ve Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 28/03/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 26/04/2024

Davacı vekili tarafından davalı hakkında açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan istirdat ve tazminat davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında müvekkili şirketin işyerinin zeminin anti bakteriyel PVC olarak kaplanması hususunda anlaşma yapıldığını, anlaşma çerçevesinde müvekkili şirketin yapım işi ücreti olan 15.667,80 TL fatura bedelini davalıya ödediğini, işbu anlaşmadan doğan tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalı yüklenicinin anti bakteriyel PVC zemin kaplama işini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, anlaşma konusu işi hatalı, eksik ve kusurlu olarak gerçekleştirdiğini, bu durumun her geçen gün müvekkili şirketin çalışmasına, üretim yapmasına engel olduğunu ve zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, bunun üzerine davalı yükleniciye Üsküdar 9. Noterliği’nin 06/02/2018 tarih ve 04873 sayılı ihtarnamesi keşide edildiğini, fazlaya dair her türlü tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan işyerinin zeminin anti bakteriyel PVC olarak kaplanması hususundaki anlaşmadan döndüklerini beyan ettiklerini, müvekkili şirketçe ödenen 15.667,80 TL tutarındaki zemin kaplama bedelinin ödenmesini ve menfi zararlarının tazmin edilmesinin talep edildiğini, takiben Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/58 D.İş sayılı dosyası tahtında delil tespiti isteminde bulunulduğunu ve mahkemece atanan bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme neticesinde "işyerinde yapılan zemin kaplama işinin hatalı, ayıplı, kusurlu olduğu ve ayıplı olan anti bakteriyel PVC kaplamalarının kaldırılarak, yeniden teknik şartlara uygun olarak kaplanabilmesi için 17.342,50 TL harcamaya ve 5 gün süreye ihtiyaç duyulacağı" hususunun tespit edildiğini belirterek; müvekkili tarafından davalıya ödenen 15.667,80 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesini, müvekkilinin uğramış olduğu menfi zararlara karşılık olmak üzere fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL tutarında maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.

Davalı süresinde davaya cevap vermemiş, vekili aşamalardaki beyanlarında; tarafların, davacıya ait işyeri zemininin yetkili satıcısı olduğu Finlandiya’dan ithal edilen ... marka PVC zemin kaplama malzemesinin ... adlı modeli ile kaplanması konusunda anlaştıklarını, işin fen ve sanat kurallarına uygun olarak yerine getirildiğini, teslimde davacının herhangi bir ihtirazi kayıt koymadığını, müvekkilinin kullandığı markanın başarılı ve piyasada çok iyi tanınan bir marka olduğunu, teklif ve yapım aşamasında davacıya ürünün özellikleri ve kullanımda dikkat edilmesi gereken hususların açıkça anlatıldığını, sonradan meydana gelen kabarma ve kararmaların davacının yanlış kullanımından kaynaklandığını, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/58 D.İş sayılı dosyasında verilen raporda da PVC zemininin su almış olduğunun, bu yüzden kabarma olduğunun açıkça yazdığını, malzeme yada uygulamada hiçbir hata olmadığını, tespit raporundan anlaşılacağı gibi kararma ve kabarmaların lokal olup, bunun da söz konusu ayıbın malzeme ve işçilikten değil yanlış ve hatalı kullanımdan ve harici etkilerden kaynaklandığını gösterdiğini aksi halde bu deformasyonun tüm malzeme üzerinde olacağını, bu hususların davacının göndermiş olduğu ihtarnameye karşılık gönderilen cevabi ihtarnamede de açıkça belirtildiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin iadesi ile menfi zararların tazmini istemine ilişkin olup davacının iş sahibi, davalının yüklenici olduğu, davacı tarafından Üsküdar 9. Noterliğinin 06/02/2018 tarih ve 04873 yevmiye nolu ihtarnamesi ile zemin kaplama işinin kullanılamayacak ölçüde ayıplı olduğu gerekçesiyle sözleşmeden dönüldüğü, sözleşme nakit bedel karşılığı yapıldığından tek taraflı irade beyanıyla sözleşmeden dönülmesinin mümkün olduğu ve sözleşmeden dönme halinde tarafların verdiklerini diğer taraftan istemekte haklı olduğu tabi olup uyuşmazlığın, davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmayan 15.667,80 TL'nin iadesini talep etme hakkına haiz olup olmadığı noktasında toplandığı, gerek Ankara 10. Sulh Hukuk Mah. 2018/58 D.İş. sayılı dosyası üzerinden alınan, gerek mahkemece alınan teknik bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davalı yüklenici tarafından yapılan PVC kaplama işinin ayıplı olup sökülerek yeniden yapılması gerektiği anlaşılmakla davacının davalıya ödediği iş bedeli olan 15.667,80 TL'yi, taleple bağlı kalınarak 22/08/2022 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep edebileceği, davacı tarafından dava dilekçesinde menfi zararlarına karşılık olarak 1.000,00 TL de talep edilmiş ise de tüm dosya kapsamına göre ispatlanamayan menfi zarar isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 15.667,80 TL'nin 22/02/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf başvurusunda; müvekkili firmanın, davacının ihtarını müteakip olay yerine elemanlarını gönderdiğini, yerinde yapılan inceleme sonucu; söz konusu "kabarma, yırtılma, deforme olma ve kararmanın" kullanıcının, - imalat tesliminde kendisine anlatılan - ürünü kullanırken dikkat edilmesi gereken hususlara uymaması sonucu oluştuğunun tespit edilerek davacıya bildirildiğini, Mahkemece, yargılama esnasında mahallinde keşif yapılmasının yargılamaya yenilik katmayacağı değerlendirilerek keşif yapmaya gerek görmeyerek, kararına esas olarak; görevlendirmiş olduğu inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 08/11/2021 tarihli bilirkişi raporunu dayanak aldığını, söz konusu raporda ise 2018/58 D.İş. dosyasında bulunan 05/06/2018 tarihli raporun mahallinde yapılan inceleme bölümünde yazılanlara atıf yapıldığını, bilirkişinin imalat yapılan yeri görmemiş olması nedeniyle şahsi fikir beyan edemeyeceğini, malzeme hakkında da yeterli bilgisi olmadığını, 2 mm kalınlığındaki PVC yer kaplamasının, zemin gerektiği gibi temizlemeden ve özen gösterilmeden döşenmesinin mümkün olmadığını, böyle olsa idi tüm işçilik hatalarının çıplak gözlü görülür şekilde olacağını, bunu da hiçbir alıcının kabul etmeyeceğini, döşenen PVC yer kaplamasının bilirkişi görüşünün aksine suya ve darbelere dayanaklı, yırtılmaz ve deforme olmaz özelliklere sahip olduğunu, ancak, örneğin PVC yer kaplaması ıslak bezle silinmeyip hortumla yıkanırsa suya dayanmayacağını, malzemeye sert ve kesici cisimlerle zarar verilmesinin de her zaman mümkün olduğunu, PVC malzemenin asla normal kullanım sebebi ile yırtılmayacağını, bunun yanısıra her türlü kimyasal malzemenin gerek PVC yer kaplamasına, gerekse bu malzemeyi zemine yapıştıran solüsyona zarar vereceğini, bu hususların bilirkişinin de bilmesi gereken hususlar olup, raporda gözardı edildiğini, Mahkemece alınan bilirkişi raporunun dayanağı olan tespit raporunda kabarma, yırtılma ve kararma olduğundan bahsedildiğini ancak bunun nedenleri hakkında hiç bir açıklama yapılmadığını, iş yerinin fiziki şartlarına ve çalışma koşullarına hiç değinilmediğini, halbuki burasının bir bulaşıkhane olduğundan ve zemindeki malzemenin maruz kaldığı koşulların neler olduğundan raporda bahsedilmesi gerektiğini, yine rapordaki "malzemenin yer yer kabardığı, yırtıldığı, siyahlaştığı tespit edilmiştir" ifadesindeki yer yer tanımı ile ne kadarlık bir alandan bahsedildiğinin belli olmadığını, ayrıca kısmi kabarma, deformasyon ve yırtılmanın malzemenin yetersizliğine değil; kullanım koşullarının uygun olmadığına karine olduğunu, malzemeden kaynaklanan bir zaafiyet olsaydı yer yer değil her yerde olması gerektiğini, Mahkemece hükmedilen 15.667,80 TL'nin sadece 13.227.80 TL’sinin imalat bedeli olduğunu, kalan kısmın KDV olup, davacı iade faturası kesmediği için kendisine kesilen faturanın KDV’sini devlete ödeyeceği KDV’den mahsup ettiğini, bu yüzden bu meblağın tahsilinin de mükerrer olduğunu belirterek; mahkeme kararının kaldırılarak yeninden yargılama yapılmasını, talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan istirdat ve tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, davacıya ait iş yeri zeminine anti bakteriyel PVC kaplama yapılmasını konu alan eser sözleşmesi kapsamında yapılan imalatın kabul edilemeyecek nitelikte olduğu iddiasına dayalı ödemenin istirdadı ve menfi zarar tazmini istemlerine ilişkindir.

Mahkemesince alınan 08/11/2021 tarihli teknik bilirkişi raporunda mahallinde inceleme yapılmaksızın davacı tarafça yaptırılan tespit ve bu tespitte çekilen fotoğraflar değerlendirilmek suretiyle, yapılan imalatta hata ve kusurların olduğu belirtilmiş ise de; hükme esas alınan bu bilirkişi raporuna davalı tarafça itiraz edildiği, yine raporun yapılan imalatların, iş bedelinin tümünün iadesini gerektirecek nitelikte ve kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olup olmadığı hususunda herhangi bir tespit ve değerlendirme içermediği görülmüştür.

Eser sözleşmeleri kapsamında yüklenicinin edimi eseri iş sahibinin amacına uygun fen ve tekniğine uygun olarak teslim etmek, iş sahibinin edimi ise iş bedelini ödemektir. İş sahibinin seçimlik hakkını düzenleyen TBK'nın 475/1. maddesinde, eser kabule icbar edilemeyecek şekilde ayıplı olur ise sözleşmeden dönme ve bedel iadesi, 2. fıkrada ise eseri alıkoyup ayıp oranında bedelde indirim isteme hakkı mevcut olup, son fırkada aşırı zarar doğuracaksa iş sahibinin sözleşmeden dönme hakkını kullanamayacağını dair düzenlemeler mevcuttur.

Mahkemece, taraf iddia ve beyanları, dosyaya sunulmuş deliller, davacı vekilinin 10/11/2020 tarihli duruşmadaki beyanı da dikkate alınarak ve tarafların bilirkişi raporuna itirazlarını da karşılayacak şekilde, gerekli görülmesi halinde mahallinde keşif de yapılarak, ayıbın niteliği yönünde ek rapor alınması gerekirken, gerekçesi belirtilmeden ayıbın, kullanıma engel olacak şekilde olduğu kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Mahkemece yapılması gereken iş, yukarıdaki açıklamalar kapsamında, taraf itirazlarını da karşılayacak şekilde, yapılan imalatların kabule icbar edilemeyecek nitelikte ayıplı olup olmadığı, bu nitelikte değil ise, bedelden indirim yapılması gerekip gerekmediği ve yapılabilecek indirimin miktarına ilişkin denetlenebilir nitelikte ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesidir.

Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,



2. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2022 tarih ve 2019/320 Esas 2022/142 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1. a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3. Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın  ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,



4. Davalı tarafından yatırılan 268,00 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 

5. Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 28/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinveSözleşmesinden(EserdavacıİstirdatvekiliTazminatkonusuankaraKaynaklanan)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim