Ankara BAM 27. HD 2023/1246 E. 2023/1254 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
bam
2023/1246
2023/1254
8 Aralık 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2023/1246 - Karar No:2023/1254
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1246
KARAR NO : 2023/1254
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 07/07/2023
NUMARASI : 2023/152 Esas
İHTİYATİ TEDBİR VE İHTİYATİ HACİZ
TALEP EDEN/ DAVACI :
VEKİLİ :
KARŞI TARAF/ DAVALI :
VEKİLLERİ
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir- İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 08/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2023
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepli alacak davasında mahkemece ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden/ davacı vekili; taraflar arasında Erzurum İli Olur İlçesi sınırları içerisinde yer alan Olur ve Oltu çayları üzerinde inşaat çalışmaları devam eden iki kademeden oluşan Yeni Hayat Regülatörü ve HES projesinde; II. Kademe hattın “regülatör ve tesisleri (dolusavak, su alma yapısı, çökeltim havuzu, çakıl ve balık geçitleri), iletim kanalı (beton trapez, üstü açık betonarme dikdörtgen, üstü kapalı betonarme dikdörtgen), iletim tüneli, tahliye yapısı, yükleme havuzu, basınçlı (cebri) boru mesnetleri, santral binası, kuyruk suyu dere taraması” inşaatlarında eksik kalan kısımların tamamlanması işleri için 03.05.2016 tarihli “Yeni Hayat Regülatörü ve Hes Projesi İletim Kanalı İnşaat İşleri Yapımı"na ilişkin sözleşme yapıldığını, sözleşmenin 5.2.1. maddesinde " Yüklenici, iş bu sözleşme kapsamında yapacağı işleri mühendislik kuralları içinde bilim, fen ve teknik koşullara, teknik şartnamelere ve işverenin koşullarına uygun olarak yapacaktır. Yüklenici, iş kapsamıdna yer alan çalışmaların her aşamasında işverenle gerekli görüş alışverişini sağlayacak ve gerekli bilgileri işverene verecektir." denildiğini, sözleşmedeki bu düzenlemeye rağmen davalının yaptığı imalatları (kazı, dolgu, beton imalatları v.s.) sözleşmeye, sözleşme ekinde yer alan teknik şartnameye uygun biçimde yapmadığını, sözleşmeye aykırı davrandığını, davalı tarafından yapılan ayıplı ve/veya eksik işlerin tespiti için Oltu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/2 D iş sayılı dosyası ile şantiyede keşif yapıldığını ve bilirkişilerce tespit raporunun tanzim edildiğini, davalının yasaya, sözleşmeye, teknik şartnamesine, fen ve sanat kaidelerine aykırı davrandığını, işin yürütülmesi aşamasında özen borcuna hiç ya da gereği gibi riayet edilmediğini, işin devamı sırasında özen borcuna uygun hareket etmeyip basiretli bir tacir gibi davranmayan yüklenicinin iyi niyetli olmayan tavır ve davranışlar nedeniyle müvekkilinin güçlükler yaşadığını, işin başında tutanak karşılığı davalıya teslim edilen malzemelerin, amacına uygun şekilde kullanılmadığını ve bakımlarının zamanında ve usulünce yapılmadığı için çoğu çalışmaz ve/veya işlevini göremeyecek şekilde bırakıldığını, davalının bu şekilde bıraktığı tüm makine ve ekipmanların tespiti için Oltu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/1 D İş sayılı dosyasına istinaden tespit yaptırıldığını ve teslim edilen makine ve diğer tüm ekipmanların son durumlarının belirlendiğini, makine ve ekipmanların bakım ve onarımı için müvekkilinin yüksek miktarlarda bedeller ödediğini, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/272 Esas sayılı dosyası ile açılan davada müvekkilinin alacaklarının tespitinin yapıldığını, davalı tarafından açılan alacak davasında, karşı dava yolu ile eksik ayıplı imalat bedelleri ve davalı yükümlülüğünde bulunan makine onarım bedellerinin tahsilinin talep edildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında, asla miktarı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilinin davalıdan eksik ayıplı imalatlardan ve onarım bedellerinden kaynaklı alacaklı olduğunun tespit edildiğini ve mahkemece bu yönde karar verildiğini, alacağın kısmi dava yoluyla talep edildiğinden, fazla alacak için ek dava açıldığını, işbu dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşılamadığını, mahkeme kararıyla alacağın varlığının tespit edilmiş olup, alacağın herhangi bir teminata bağlı olmadığını, yargılama sırasında davalı tarafın mallarını devretmesi halinde müvekkilinin alacağına kavuşamama riski bulunduğunu, bu nedenle davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak, alacak ve mevduatlarının devrini önlemeye yönelik olarak tedbir kararı verilmesini, mahkemece bu talebin uygun bulunmaması halinde, ihtiyati haciz kararı verilmesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 475.350,15TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olup, davanın zamanaşımı itirazları doğrultusunda reddine karar verilmesi gerektiğini, 6098 Sayılı TBK’nın 478. maddesinde “Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” düzenlemesinin mevcut olduğunu ve yüklenici ayıplı-eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılarda beş yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını, davacı ... A.Ş. ile müvekkil .... Ltd. Şti. arasında , 03/05/2016 tarihli, ”Yeni Hayat Regülatörü ve Hes Projesi İletim Kanalı İnşaat İşleri Yapım Sözleşmesi” ile müvekkilinin kendi taahhüdündeki işi %95 oranında tamamladığını, 28/08/2017 tarihi itibarı ile işin tamamlanmasına henüz 4 aylık süre var iken; gecikme ve işin gidişatı ile ilgili hiçbir yazılı-sözlü ihtar yapılmaksızın, davacı tarafça keşide edilen 28/08/2017 tarih ve 30978 yevmiye no’lu noter ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini ve müvekkilinin şantiye sahasından çıkarılarak, dava konusu işin davacı tarafından teslim alındığını, davacının 09/03/2018 tarihinde Oltu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/2 D.İş sayılı dosyasından sadece davacının katılımı ile bir keşif incelemesi yaptırıldığını, bu keşif neticesinde düzenlenen 20/03/2018 tarihli bilirkişi raporunun, davacı tarafından Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/272 Esas sayılı dosyasına da ibraz edildiğini ve 20/03/2018 tarihli ve 2018/2 D.İş sayılı rapor ile birlikte, Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/272 Esas sayılı dosyasında düzenlenen raporlara istinaden huzurdaki davanın açıldığını, ancak gerek Oltu Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan keşif sonucunda düzenlenen rapor, gerekse de Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/272 Esas sayılı dosyası kapsamındaki raporlara göre müvekkilinin sorumlu tutulabileceği bir ayıp veya kusurdan bahsetmenin mümkün olmadığını, Oltu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/2 D.İş sayılı dosyasından düzenlenen 09/03/2018 tarihli bilirkişi raporunun 7. sayfasından itibaren “Mahallinde Tespit Edilen Hususlar” başlığı altında ayıp ve kusurlu imalatlar hakkında yer verilen değerlendirmelerin sözleşme hükümlerine göre davacı tarafa düşen edimler ile birlikte değerlendirilmediğini, BK'nun 359, 360, 362. maddeleri doğrultusunda yapılan imalatın kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olup olmadığı, ayıplı ve noksan imalat varsa miktarı ve sözleşmeye esas bedellerinin ne olduğuna dair hesaplamalar yapılarak izah edilmediğini, 2018/272 Esas dava dosyası kapsamasında davacının ıslah dilekçesi vermesi için iki defa süre verilmesine rağmen davanın ıslah edilmediğini, alacağın 10.000,00 TL ile sınırlı tutarak tekrar dava açması kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu belirterek, davanın ve
ihtiyati haciz ile ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak alacak ve mevduatları uyuşmazlığın konusunu oluşturmadığı gibi davacının talebinin taraf delilleri toplanmak suretiyle yapılacak yargılama neticesinde değerlendirilebileceği, bu bakımdan talep yargılamaya muhtaç bulunmakla mevcut dosya kapsamı uyarınca yasada aranan yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmediği gerekçesiyle dosya kapsamı uyarınca yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir talebinin; İİK'nun 257 maddesinde öngörülen muaccel bir alacağın varlığına ilişkin yasal koşulun bu aşamada gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden/ davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkeme ara kararının usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğunu, 6100 sayılı HMK'nun 389/1 maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesine yer verildiğini ve kesin hükme kadar devam edecek olan yargılama sürecinde dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek değişiklikler ve doğabilecek zararlara karşı öngörülmüş bulunan ihtiyati tedbir kurumunun uygulanabilmesi olanağının sağlandığını, taraflar arasında 03.05.2016 tarihli “Yeni Hayat Regülatörü ve Hes Projesi İletim Kanalı İnşaat İşleri Yapım Sözleşmesi” yapıldığını, sözleşmenin 5.2.1. maddesinde " Yüklenici, iş bu sözleşme kapsamında yapacağı işleri mühendislik kuralları içinde bilim, fen ve teknik koşullara, teknik şartnamelere ve işverenin koşullarına uygun olarak yapacaktır. Yüklenici, iş kapsamıdna yer alan çalışmaların her aşamasında işverenle gerekli görüş alışverişini sağlayacak ve gerekli bilgileri işverene verecektir." denildiğini ancak sözleşmedeki bu düzenlemeye rağmen karşı davalının, yaptığı imalatları (kazı, dolgu, beton imalatları v.s.) sözleşmeye, sözleşme ekinde yer alan teknik şartnameye uygun biçimde yapmadığını ve sözleşmeye aykırı davrandığını, davalı tarafından yapılan ayıplı ve/ veya eksik işlerin tespiti için Oltu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/2 D iş sayılı dosyası ile şantiyede keşif yapılmış ve bilirkişilerce tespit raporu tanzim edildiğini, yine Oltu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/1 D iş sayılı dosyası ile tüm makine ve ekipmanların kullanım durumlarının tespitinin yaptırıldığını, müvekkilinin makine ve ekipmanların bakım ve onarımı için müvekkilinin yüksek miktarlarda bedeller ödediğini, mahkemece gerekçe olarak yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediği değerlendirilmişse de, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/272 Esas sayılı dosyası ile açılan karşı kısmi davalarında alacaklarının tespitinin yapıldığını, dolayısıyla huzurdaki davada dava konusu alacak taleplerinin açıkça tespit edilip, mahkeme kanalı ile kanıtlandığını, dava dilekçesinde de ilgili dosyanın delil olarak gösterildiğini, yaklaşık ispat koşulunun gereklilikleri sağlanmış olup, alacaklaranın varlığı Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/272 Esas sayılı dosyası ile kanıtlandığını belirterek, mahkemece verilen ihtiyati tedbir/haciz talebinin reddi kararının kaldırılması talep etmiştir.
Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemlerine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davaya dayanak yapılan Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/272 Esas sayılı dava dosyasında verilen kararın istinaf aşamasında olup, kesinleşmediği, yargılama aşamasında İİK'nın 257 vd. maddelerindeki şartların sağlanması ve talep halinde her zaman mahkemece değerlendirme yapılıp bu konuda bir karar verilebileceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1. b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1.f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38