Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2022/2383
2024/976
11 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2383 - 2024/976
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2383
KARAR NO : 2024/976
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/09/2022
NUMARASI : 2021/860 Esas 2022/613 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 17/07/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili, davalılar ...Lt.Şti vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 22.02.2015 tarihinde davalı ... Ltd. Şti.'nin maliki olduğu, davalı ...'nin idaresindeki bulunan ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının, aracın hız kesicinin üzerinden geçerken bulunduğu koltuktan fırlaması sonucunda yaralandığını, kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan ... ve ...Ltd.Şti’den kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve davalı ...Ltd.Şt’den kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 31.12.2016 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini açıklayarak çalışma gücünün geçici kaybı nedeniyle 300,00TL, sürekli kaybı nedeniyle 300,00 TL ekonomik geleceğin etkilenmesi nedeniyle 400,00-TL olmak üzere toplamda 1.000,00-TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminat talebini 326.271,29 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı Sigorta şirketi vekili, davada İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kazanç kaybının zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında olmadığını, davacının sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumundan maluliyet konusunda rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu, sorumluluklarının poliçede yazılı limit ile sınırlı olduğunu ve kaza tarihinde limitin 290.000,00 TL olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ...Ltd.Şti vekili, kazanın servis aracında meydana geldiğini, iş kazası niteliğinde olup iş mahkemelerinin görevli olduğunu, işyerinin temin ettiği araçla taşıma yapılması esnasında meydana gelen trafik kazasında işveren yönünden olayın iş kazası olarak nitelendirilmesine karar verilip verilmeyeceğini özel yetkili olan iş mahkemesinin karar verebileceğini, davalı sürücünün kusuru bulunmadığını, sürücünün kazaya sebebiyet verecek düzeyde hızlı olmasının söz konusu olmadığını, davalı sürücünün her gün işçi servis aracına sürücülük yaptığını, davalı şirketin kazada sorumluluğu bulunmadığını, manevi tazminatın zenginleşmeye sebebiyet vermemesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen 07.01.2019 tarihli ve 2016/532 Esas, 2019/17 Karar sayılı karara davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 21.10.2021 tarihli ve 2019/1188 Esas, 2021/1853 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 06.04.2018 tarihli raporunda kazada davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 07.07.2017 tarihli raporda davacının vücut genel çalışma gücünden % 35,2 oranında kaybettiği, 2 ay süre ile iş göremez halde kaldığının belirlendiği, kaldırma kararı doğrultusunda yapılan araştırma ve değerlendirmede, taşımanın ZKTMMS kapsamında kalmadığı yahut kaza yapan aracın ZKTMMS sigortası yapılmaması nedeniyle husumetin zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapan davalı sigorta şirketine de yöneltilebileceği, davalı sigorta şirketi tarafından geçici iş göremezlik ödemesi ile ilgili rücuen SGK'na ödeme yapılmamış olduğunun anlaşıldığı, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 09.06.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacının ödenmeyen geçici iş göremezlik zararı kalmadığından tüm davalılar hakkındaki geçici iş göremezlik zararı ile ispatlanamadığından ekonomik geleceğin sarsılması nedeni ile maddi tazminat davasının reddine karar verildiği, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere kabulü gerektiği, manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler nazara alınarak davacının tüm davalılar hakkındaki geçici iş göremezlik zararı sebebi ile ve ekonomik geleceğin sarsılması nedeni ile maddi tazminat davasının reddine, davacının tüm davalılar hakkındaki sürekli iş göremezlik sebebi ile maddi tazminat davasının kabulü ile 326.271,29 TL'nin davalı ... AŞ.'nin ZMMS poliçesinin 290.000,00-TL limitli sakatlık/ölüm teminatından karşılanması, teminat limiti olan 290.000,00-TL'lik kısmı ile sınırlı ve dava tarihi olan 01.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlu olması, davalılar ... Ltd Şti ile ...'nin ise 326.271,29-TL'nin tamamından trafik kaza tarihi olan 22.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 22.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ...Ticaret Ltd. Şti. ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, 11.10.2022 tarihli tashih şerhi ile hüküm fıkrasının 2 ve 3 numaralı bendindeki maddi hata nedeniyle kaza tarihinin "22.02.2015" olarak düzeltilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalılar ... ve ...Lt. Şti vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, davalı sigorta şirketinin kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile poliçe özel şartları gereğince davacı tarafın taleplerinin taşımacılık sigortacısından, geçerli bir sigorta olmadığı hallerde Güvence Hesabından, meydana gelen zararın bu sigorta teminat limitlerinin üzerinde olması halinde ise zorunlu mali sorumluluk sigortasından ve varsa ihtiyari mali mesuliyet sigortacısından karşılanması gerektiğini, bu nedenle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, emsal yargı kararlarının bu yönde olduğunu, belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalılar ...Ltd.Şti. vekili, kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının dava dışı şirkette işçi olarak çalıştığı sırada iş yerine gitmek için servis aracında meydana geldiğini ve iş kazası niteliğinde olup iş mahkemesinde yargılama yapılması gerektiğini, hükme esas alınan kusur ve maluliyet raporları uyarınca davacının maddi zararından davalıların sorumlu olmadığını, olayın kusur raporunda belirtilen şekilde meydana gelmediğini, aracın kazaya sebebiyet verecek nitelikte bir hızı bulunmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, kaza sonrası kaza tespit tutanağı ve kaza yeri krokisi düzenlenmediğini, davalı sürücünün aynı güzergahı devamlı kullandığını ve hız kesici bariyer olduğunu bildiğini, davalı sürücüye % 100 oranında kusur izafe edilmiş olmasını kabul etmediklerini, davacının personel servisi aracında yolcu konumunda olup yerine getirmesi gereken yükümlülükleri yerine getirmediğini, yolcuların emniyet kemeri kullanmasının zorunlu olduğunu, emniyet kemeri takmadan yolculuk eden davacının tam ve ağır kusurlu olduğunu, emniyet kemeri bulunmadığı iddia edilmiş ise de bütün yolcu koltuklarında emniyet kemeri mevcut olduğunu, davacının dava konusu kazadan önce de bel rahatsızlığı bulunmakta olup buna ilişkin asıl işyerindeki özlük dosyasının ve SGK kayıtlarının delil olarak dayanılmasına rağmen inceleme yapılmadığını, davacının mesleğine ve gelirine ilişkin bir beyanda bulunmadığının belirtildiğini, çalıştığı iş yeri 2016 Mart ayı hesap pusulasına göre hiçbir emsal ücret araştırması yapılmadan esas kazcı belirlenmeden gelirinin asgari ücretin 1.593 katı olabileceği kanaatiyle hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, aktüer bilirkişi raporunda daimi iş göremezlik tazminatı hesabının hatalı olduğunu, davalının tüm trafik kurallarına uygun seyir halindeyken tam kusur izafe edildiği halde davacıya emniyet kemeri takmaması ve dikkatsizlik ve tedbirsiz davranması sonucu hiçbir kusur verilmemesinin hatalı olduğunu, Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmasını talep ettiklerini, aracın bütün bakımlarının eksiksiz şekilde yapıldığını, kazada davalıların kusur ve sorumluluğu bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 22.02.2015 tarihinde davalı ...'nin idaresindeki olup davalı ...Petrol San. Tic. Ltd. Şti.'nin maliki ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortalı ile sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının, aracın hız kesicinin üzerinden geçerken bulunduğu koltuktan fırlaması sonucunda yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle tazminat ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, mahkemece kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada taşımanın ZKTMMS kapsamında kalmadığı yahut kaza yapan aracın ZKTMMS sigortası yapılmaması nedeniyle husumetin zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapan davalı sigorta şirketine de yöneltilebileceği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 06.04.2018 tarihli raporunda kazada davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 07.07.2017 tarihli raporda davacının vücut genel çalışma gücünden % 35,2 oranında kaybettiği, 2 ay süre ile iş göremez halde kaldığının belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 09.06.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınmak ve manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalılar ... ve ...Lt.Şti vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1. Davalı sigorta şirketi vekilinin davalı sigorta şirketinin zarardan sorumlu olmadığına ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde, dosya içeriğinden kaldırma kararı uyarınca yapılan araştırmada Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 17.02.2022 tarihli ve 18694 sayılı cevabi yazısında kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi olan 22.02.2015 tarihini kapsayan zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası poliçe kaydı bulunamadığının bildirildiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin uygulamalarına göre (Yargıtay 4. HD, 23.10.2023 tarihli ve 2021/22593 Esas, 2023/11082 Karar sayılı ilamı) kazaya karışan aracın kaza tarihini kapsayan zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmaması halinde aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının zarardan sorumlu olmasına göre bu yöne değinen istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
2. Dosya içeriğinden, 22.02.2015 tarihinde davalı ...'nin idaresinde olup davalı ...Şti'ye ait olan ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı otobüste yolcu konumunda bulunan davacının aracın hız kesici bariyerden geçişi sırasında aracın arka koltuğunda bulunan davacının yaralandığı, kazaya ilişkin olarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/8583 sayılı soruşturmasında trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 19.03.2015 tarihli raporda sürücü ...'nin taşıt yolu üzerinde yolun sağında kendisine hitap eden bariyer levhasını dikkate almadan, büyük ve yüklü aracı ile süratli bir şekilde seyrederek bariyere geldiğinde aracının bariyerde önce önü, sonra aracın önü aniden bariyerden aşağı inince aracın arka kısmı aniden (zıpladığı) kalktığından aracın içinde en arka koltukta oturan yolcuların koltuklarının orta ve ön koltuklara göre biraz daha yüksekte olduğu, bu yolcuların kemer ve tutunma yerlerinin olmadığından bu gibi durumlarda yolcunun kafasını tavana çarpma ve yere düşme gibi durumları olduğu, davalı sürücünün aracının hızını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmama ve olay yerinden ayrılmak kurallarını ihlal etmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, davacı yolcunun kusurunun bulunmadığının belirtildiği, Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/251 Esas, 2015/580 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada sanık ...'nin kavisli yolda hızını azaltmak suretiyle seyretmesi gerekirken hızını azaltmayarak yol durumuna uydurmayarak taksirli hareketi sonucunda araçta meydana gelen sarsıntı neticesinde aracın arka tarafında bulunan mağdurun kafasını tavanda bulunan havalandırma cihazına çarptığı ve yaralandığı gerekçesiyle ...'nin cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 14.07.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 06.04.2018 tarihli raporda, davalı ...'nin idaresindeki servis aracı otobüs ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, 35 metre önceki kasis levhasını dikkate alıp kasisten hızını azaltarak uygun hızla geçmeye özen göstermediği, bu haliyle hızlı girdiği kasisten geçişi esnasında aracının zıplamasına ve araç içindeki davacı yolcunun oturduğu koltuktan fırlayıp başını tavana vurarak düşmesine sebebiyet verdiği olayda % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı yolcunun kusursuz olduğunun belirtildiği, raporun ceza dosyası içeriği ve bilirkişi raporuna, toplanan delillere ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından davalıların kusura ilişkin istinaf gerekçeleri yerinde değildir.
3. Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.
Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.
Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir.
Davalılar vekili, yolcu konumunda olan davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığı, bu durumun zararın artmasına neden olduğunu ileri sürerek belirlenen zarardan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüşse de, kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, kazaya ilişkin olarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/8583 sayılı soruşturmasında trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 19.03.2015 tarihli raporda aracın içerisinde en arka koltukta oturan yolcuların kemer ve tutunma yerleri olmadığının belirtildiği, aksi yöndeki iddiaların da davalı tarafça kanıtlanamadığı anlaşıldığından davalılar vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
-
SGK İl Müdürlüğünün 09.12.2021 tarihli cevabi yazısında davacının sürekli iş göremezlik gelir başvurusu bulunmadığından gelir bağlanmadığının bildirildiği, mahkemece Daire kaldırma kararı doğrultusunda yapılan araştırma ve inceleme sonucunda aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli 09.06.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davalıların tazminattan sorumlu oldukları belirlenmek ve kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle yazılı şekilde sürekli iş göremezlik tazminatına karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
-
Manevi tazminata hükme yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, 6098 TBK'nın 56. maddesindeki “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." hükmü ile aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda olay tarihi (2015), olayın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve özellikle dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının vücut genel çalışma gücünden % 35,2 oranında kaybettiği, 2 ay süre ile iş göremez halde kaldığının belirlendiği şekilde yaralanması ve bu nedenle uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı ... AŞ vekili ile davalılar ...Lt.Şti vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davalı ... AŞ vekili ile davalılar ...Lt.Şti vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu gereğince davalıların istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 23.653,79 TL istinaf karar ve ilam harcından, davalılardan peşin alınan toplam 15.779,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.874,41 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3. Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4. Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5. Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11.07.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52