Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2024/754
2024/974
11 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/754
KARAR NO : 2024/974
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/01/2022
NUMARASI : 2018/943 Esas 2022/21 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 16/07/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;
Davacı vekili, 25.04.2017 tarihinde davalılardan ...’a ait ... AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...’nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla karşıdan karşıya geçmekte olan davacı küçük ...'e çarparak yaralanmasına neden olduğunu, Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2017 Tarih 2017/832 Esas 2018/369 Karar sayılı dosyasıyla davalının kusurlu olduğu tespit edilerek mahkumiyetine karar verildiğini, davalı ... şirketine yapılan başvuru üzerine teklif edilen miktarı kabul etmediklerini belirterek HMK’nun 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zarar, geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tüm davalılardan, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...’dan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş,14.06.2019 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL’lik maddi tazminat talebinin 990,00 TL’sinin geçici işgöremezlik, 10,00 TL’sinin sürekli işgöremezlik tazminatı olduğunu açıklamıştır.
Davalılar ... ve ... vekili, ...’ın kusursuz olduğunu, 50-60 km hızla seyir halinde iken aniden yola fırlayan davacı küçüğe çarpmamak için direksiyonu orta refüje kırdığını orta refüje çarpması sonucu aracın pert olduğunu,davacı küçüğün tedavisinin 2018 yılında tamamlandığını ve maluliyetinin bulunmadığını, 10 yaşındaki davacının geçici işgöremezlik tazminatı isteyemeyeceğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... AŞ vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın 07.03.2017-07.03.2018 tarihleri arasında davalı şirkete 330.000 TL limitle zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, eksik belge ile başvuru yapıldığını, kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, geçici işgöremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;
Mahkemece davanın 25.04.2017 tarihli trafik kazasından kaynaklı geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davalı araç sürücüsü ...’nun idaresindeki ... plakalı araçla Cumhuriyet Bulvarında Sanayi istikametine seyri halindeyken No: 51 karşısına geldiğinde, yolun sağ tarafından sola doğru karşı istikamete geçmek isteyen kaza anında 10 yaşında olan davacı yaya ...’e çarpması sonucu davacının yaralandığı, alınan 14.04.2019 tarihli bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 17.09.2019 tarihli raporundan ... plakalı araç sürücüsü ...’nun meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı 52/b maddesi kural ihlalini işlemiş olmakla %25 oranında, 10 yaşındaki yaya ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nun 68/b-c ve KTY.nin 138/b-3 maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından davacının maluliyet oranı ile ilgili yapılan değerlendirmede Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 26.11.2021 tarihli raporda davacı küçüğün sürekli iş gücü kaybına uğramadığı, geçici iş gücü kaybına uğradığı dört aylık dönemde ise yaşı itibariyle çalışması ve kazanç kaybı söz konusu olmadığından bu yönde bir hesaplama yapılmadığının açıklandığı, bu kapsamda Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin uygulamalarına göre davacının olay tarihinde 18 yaşından küçük olması halinde gelir getiren bir işte çalışmayan küçükler için kazanç kaybı olmadığı kabul edildiğinden geçici iş göremezlik süresince geçici iş göremezlik tazminatı verilemeyeceği, davacının kaza tarihinde 10 yaşında olduğu ve gelir getiren bir işte çalışmadığı anlaşıldığından, davacının mahrum kaldığı bir kazancı söz konusu olamayacağından, geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, sürekli maluliyeti de bulunmadığından sürekli iş göremezlik tazminatı da talep edemeyeceğinden maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, davacının manevi tazminat talebi yönünden değerlendirme yapıldığında 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi gereğince davacının yaralanması nedeniyle üzüntü ve acı çektiği düşünülerek manevi tazminat talebine hak kazandığı tarafların kusur oranları, dosya kapsamında yapılan ekonomik sosyal durum araştırmaları, paranın günümüz şartlarında alım gücü nazara alınarak davacı için 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine 5.000,00 TL'nin olay tarihi olan 25.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karar gerekçesindeki ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 17.09.2019 tarihli kusur raporuna itiraz etmelerine rağmen itirazlarının yerinde görülmediğini, davacının ifadesi ve olay yeri tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davacının yolu tamamlamak üzere iken araç tarafından çarpıldığını, davacının yolu geçmeden kontrol ettiğini araç olmadığını görünce yolu geçmeye başladığını, ancak aracın hızlı ve dikkatsiz gelmesinden kaynaklı, yolu geçmeye fırsat kalmadan kazanın gerçekleştiğini, raporda da anıldığı üzere kaldırıma bir adım kala çarpmanın gerçekleştiğini, çarpmadan sonra aracın orta refüje yönlenerek durabildiğini, davacının trafiği engelleyen ya da tehlikeye düşüren bir davranışından bahsedilemeyeceğini, yolu kullanırken kendisinden beklenen azami özeni gösterdiğini buna rağmen kusurun % 75’inin davacıya yüklenmesinin hatalı olduğunu, raporda davalıya %25 kusur verilmiş ise de 50 km hız limiti olan bir yolda ikinci şeride kadar gelen yayaya çarptığı tespit edilmiş olup kazanın önce aracın orta refüje sol arka tekerin sürtmesi sonrasında, davacıya çarpması ile çarpmadan sonra da tekrar orta şeride giderek durması sonucu olduğunu, araç hızının 50-60 km/h değil, bu hızın çok üstünde olduğunu çarpma sonrası davacının oldukça uzağa fırladığını, olayın oluş şekli dikkate alındığında, hız limitlerinde seyreden bir aracın bu denli bir kaza gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını davalının asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının sürekli iş gücü kaybına uğramadığı, geçici iş göremezlik nedeniyle de kaza tarihinde 10 yaşında olup, gelir getiren bir işte çalışmaması sebebi ile tazminat hesabı yapılmadığı belirtilmiş ve maddi tazminat talebi reddedilmiş ise de davacının yüzünde sabit iz kaldığını, bu durumun ATK raporlarında (2. Sayfa da ...çene altında 7 cm uzunluğunda operasyon skar izi bulunduğu ... 3. Sayfa da ... Mentumda matür 6 cm'lik horizontal skar izlendi) da tespit edilmesine rağmen bu hususun sürekli iş gücü kaybı olarak değerlendirilmemesinin gelişen ve değişen hukuk anlayışı ile ters düştüğünü, yüzde sabit izinde sürekli iş göremezlik kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, pek çok iş ve meslekte, dış görünüşe önem verildiğini, davacının olası iş yaşamında bir dezavantaja dönüşecek olan bu iz için sürekli iş göremezlik hesabında dikkate alınması gerektiğini, Mahkemece tarafından geçici işgöremezlik tazminatı yönünden yapılan hukuki tespitin hatalı olduğunu davacının kaza tarihinde öğrenci olup tedavi sürecinde okula gidemediğini, sosyal hayattan mahrum kaldığını, kendisi gelir getiren bir işte çalışmamakla birlikte kendisine bakım ve tedavi için çalışmakta olan annesinin işe gitmediğini ve gelir kaybına uğradığını, bu türden durumların, geçici iş göremezlik kapsamında değerlendirmesi ve bakıcı gideri olarak hesaplama yapılması gerektiğini, kazazedenin geliri olmasa bile, ona bakmakla yükümlü olan annesinin gelir kaybına uğradığını, geçici iş gücü kaybının illa bir gelir kaybına bağlı olmamasını, günlük sosyal yaşamın aksaması, gündelik işlerin kendisince görülememesinin de geçici iş göremezlik kapsamında olup hesaplama yapılması gerektiğini, emekliler için, ev kadınları için, işsizler için bu hesaplama yapılamakta olup, çocuk için yapılmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının yüzünde ve çenesinde 7 cm ebatında kalıcı bir iz mevcut olup hüküm altına alınan manevi tazminatın çok düşük olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Davacı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 25.04.2017 tarihinde davalıların işleteni sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın karşıdan karşıya geçmekte olan davacı yayaya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek sürekli ve geçici işgörmezlik tazminatının davalılardan, manevi tazminatın sürücü ve işletenden tahsilini talep etmiş, mahkemece davalı sürücünün %25, davacının %75 kusur oranı, davacının sürekli maluliyetinin bulunmaması, 4 aylık iyileşme süresi olmasına rağmen 10 yaşında olması gelir getiren biri işte çalışmaması nedeniyle maddi tazminat isteminin reddine, 5.000 TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden tahsiline dair verilen karara karşı davacı vekili, kusur ve maluliyet oranı, maddi ve manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
- Davacı vekili kusur oranına itiraz etmiştir
Dosyadaki mevcut delillere göre, dava konusu kazaya ilişkin olarak kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağı, Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 Tarih, 2017/832 Esas 2018/369 sayılı dosyası, eldeki davada makine mühendisi bilirkişiden alınan 15.04.2019 tarihli kusur raporu ile itiraz üzerine alınan 17.09.2019 tarihli ATK kusur raporlarının aynı yönde olduğu 25.04.2017 tarih saati 19.20 olan kaza tespit tutanağında; kazanın 25.04.2017 tarihinde saat 19:20 civarında, yerleşim yeri içi, 50 km/h hız limitli, bölünmüş tek yönlü asfalt cadde yolda, alacakaranlıkta, açık hava ve kuru zeminde, tek araçlı ve aydınlatması olan yol bölümünde, yayaya çarpma şeklinde meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsü ...’nun idaresindeki araçla Cumhuriyet Bulvarında Sanayi istikametine seyri halindeyken No: 51 karşısına geldiğinde, yolun sağ tarafından sola doğru karşı istikamete geçmek isteyen yaya ...'in yoldan kontrolsüz ve tedbirsiz şekilde karşıya geçmek isterken, araç sürücüsünün sola doğru manevra yaparak orta refüje sol arka tekeriyle sürtmesi sonucu yayaya aracının ön tarafıyla çarptığı ve yayayı orta refüje fırlatarak aracının hakimiyetini kaybederek 20 metre ileride orta refüje çıkarak aydınlatma direğine çarptıktan sonra duruşa geçtiği kazada yaya ...’in 2918 Sayılı KTK.nun 68/b. Maddesindeki kural ihlalini, ... plakalı araç sürücüsü ...’nun ise 2918 Sayılı KTK.nun 52/a maddesindeki aracının hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlamamak kuralını ihlal ettiği, mahkemece alınan 15.04.2019 tarihli makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen kusur raporu ile itiraz üzerine Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 17.09.2019 tarihli kusur raporunda da 25.04.2017 günü saat 19:20 sıralarında, sürücü ...‘nun sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Cumhuriyet Bulvarında, Sanayi istikametine seyri sırasında geldiği yol bölümünde, karşıya geçmek için seyrine göre sağından yola giren 2007 doğumlu yaya ...’e çarpmasıyla, yaralamalı dava konusu trafik kazası meydana geldiği, dosya kapsamındaki ifadeler, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesi Kararı (2018/369) ve dosyada bulunan diğer veriler incelenip durum değerlendirmesi yapıldığında sürücü ...’nun yönetimindeki otomobil ile bölünmüş yolda özen yükümlülüğüne aykırı seyri sırasında geldiği yol bölümünde, karşıya geçmek üzere sağ tarafından yola giren yayaya çarpmamak için sola manevra yapmış ise de hızlı seyri ille yayaya çarpmayı önleyemediği olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketi ile tali kusurlu (%25), çocuk yaya ...’in müdrik olmayan davranışları ile seyir halinde yaklaşan geçiş hakkına haiz aracın hız ve mesafesini dikkate almadan, karşıya geçmek için aniden ve kontrolsüzce yola girmesiyle sadmeye maruz kaldığı kazadaki bu hal ve hareketleri ile davranış faktörleri olayın oluşu üzerine asli etkili olduğu (%75) olduğu anlaşılmış olup uzman bilirkişiler tarafından yapılan kusur tespitinin bu oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu yerel mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme dayanak alınmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.
- Davacı vekili maluliyet raporu ve maddi tazminatın reddedilmiş olmasına itiraz etmiştir.
Davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının maluliyetine ilişkin Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 19.03.2019 tarihli rapor ile itiraz üzerine ATK 2.ihtisas Kurulundan alınan 26.04.2021 tarihli raporda dosyaya ekli grafilerin incelemesinde; 25.04.2017 tarihli BT incelemelerinde bilateral mandibula kondilinde parçalı deplase kırıklar, mandibula sol parasimfisyal minimal deplase kırık, dalakta laserasyon ile uyumlu olabilecek lineer hipodens alanlar, sol alt kadranda minimal sıvı izlendiğine göre; mevcut belgelere göre; ... oğlu ... doğumlu, ...’in 25.04.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, ATK 2.ihtisas Kurulundan alınan 03.09.2021 tarihli raporda da mevcut belgelere göre;... oğlu ... doğumlu, ...’in 25.04.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği belirlenmiş olup, davacının ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zarara yönelik talebinin bulunmaması nedeniyle bu raporlar doğrultusunda davacının sürekli işgörmezlik tazminatının reddinde, yaşı gereği gelir getirici bir işte çalışmadığından geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporun da belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeni ile rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.
- Davacı vekili manevi tazminat miktarının düşük olduğunu ileri sürmüştür.
6098 TBK'nın 56/1. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)
Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davalının sevk ve idaresindeki araç ile davacı yayaya çarpması sonucunda davacının yaralandığı ve kazanın 25.04.2017 tarihinde meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde davacının %75, davalı sürücünün % 25 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacının sürekli maluliyeti bulunmamakla birlikte ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Servisinin 25.04.2017 giriş, 09.05.2017 çıkış tarihli epikriz raporunda; bilateral kondil ve sol parasimfızis fraktürü nedeni ile GAA hastanın maxilla ve mandibulasına 4 adet vida konulduğu, parasimfızisdeki nondeplase tam kat olmayan fraktüre plak konulmadığı, intermaksiller tespit vidalarının ARCH BARR teli ile sabitlenerek operasyonunun sonlandırıldığı her iki mandibular kondilde deplase fraktür hattı izlendiği, tarif edilen fraktür hatlarının temperomandibular eklem aralığına uzanım gösterdiği, ayrıca mandibula sol parasimfiziste nondeplase fraktür izlendiği çene altında 7 cm uzunluğunda operasyon skar izi bulunduğu, mentumda 6 cm horizontal kesi izlendiği maksillaya plak takıldığını, rotator cuff tendon yaralanmasına bağlı operasyon geçirdiği, onbeş gün hastanede yattığı, meydana gelen yaralanmanın niteliği, iyileşme süresi kaza sonrasında yaralanma nedeniyle gördüğü tedavi sürecinin içeriği ve süresi, meydana gelen zararın ağırlığı, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının 10 yaşında olması kaza tarihindeki (2017) paranın alım gücü toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirildiğinde belirlenen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek olması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davacı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile 15.000,00 TL. manevi tazminatın davalılar ... ve ...’dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken 5.000 TL manevi tazminat takdiri doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararın KALDIRILMASINA,
HMK’nın 353/1.b.2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
Buna göre;
-
Maddi tazminat davasının REDDİNE,
-
Manevi tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 15.000 TL'nin olay tarihi olan 25.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine;
Fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine,
- Maddi tazminat davası yönünden;
a)-Alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3,42 TL'nin mahsubu ile bakiye 77,28 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b)-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir ve hesap edilen 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
c)Adli Tıp Kurumu Başkanlığına ait; 28/06/2021 fatura tarihli, ... seri nolu, 820,00 TL bedelli, 01/10/2021 fatura tarihli, ... seri nolu, 820,00 TL bedelli, 23/09/2021 tarihli, ... seri nolu, 314,50 TL bedelli fatura bedellerinin davacı tarafça yatırılmadığı anlaşılmış olup, bu fatura giderlerinin suçüstü ödeneğinden karşılanarak Adli Tıp Kurumu Döner Sermaye Saymanlığı hesabına yatırılmasına,
d)Adli Tıp Kurumuna ait olan ve suçüstü ödeneğinden karşılanan fatura bedelleri toplamı olan 1.954,50 TL'nin kabul ve red oranına göre 586,35 TL’sinin davalılar ... ve ...’dan, 1.368,15 TL’sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
- Manevi tazminat davası yönünden;
a)Harçlar Kanunu uyarınca karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.024,65 TL harcın davacı tarafından yatırılan 170,78 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 853,87 TL harcın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
b)-Davacı tarafından yatırılan 170,78 TL peşin harç, 35,90 TL başvuru harcı, 5,20 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 211,88 TL harcın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
c)-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10. maddesi gereğince kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 15.000 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
d)-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10. maddesi gereğince red oranına göre takdir ve hesap edilen 15.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ...’na verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen 503,15 TL tebligat ve posta gideri ile 1.100 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.603,15 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 480,95TL'nin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına
-
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
II-İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN;
-
Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
-
İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile posta ve tebligat gideri olan 833,10 TL toplamı olan 1.053,80 TL'nin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine
-
Tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK’nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11.07.2024 oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52