Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2024/726
2024/973
11 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/726 - 2024/973
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/726
KARAR NO : 2024/973
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/02/2024
NUMARASI : 2023/635 Esas 2024/80 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 16/07/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 17.12.2022 tarihinde davacıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı davalı adına kayıtlı ... plakalı araç sürücünün kavşakta dava dışı ... plakalı araca çarptığını, sigortalı ... plakalı araç sürüsünün ehliyeti bulunmadığını, zarar gören dava dışı ... plakalı araç sahibi ...’e 13.04.2023 tarihinde 50.000 TL değer kaybı tazminatı ödediklerini, 50.000 TL asıl alacak 1.192,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.192,82 TL üzerinden davalı aleyhine rücu talebiyle 06.07.2023 tarihinde yaptıkları Ankara 3.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/83580 sayılı icra dosyasına davalının itiraz ettiğini, icra takibin durduğunu belirterek davalının itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş, 20.10.2023 tarihli dilekçesi ile davadan vazgeçtiklerini, ancak davalı tarafından dava açıldıktan sonra yeterli sürücü belgesinin sunulduğu dikkate alınarak davaya neden olan davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...Ltd Şti vekili, 17.12.2022 tarihinde davalı şirkete ait davacıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücünün davalı şirketin tek yetkilisi ... olup sürücü belgesinin olduğunu, davacının rücu hakkı bulunmadığını, davacı tarafından gerekli araştırma yapılmadan kötüniyetle yapılan icra takibinin ve açılan davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı vekilinin 20.10.2023 tarihli dilekçesi ile davadan vazgeçtiklerini, ancak davalı tarafından dava açıldıktan sonra yeterli sürücü belgesinin sunulduğu dikkate alınarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin devam ettiğini bildirdiği, davanın davacı tarafından ZMMS ile sigortalı davalıya ait aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasında dava dışı 3.kişinin uğramış olduğu maddi zarar nedeniyle davacının yapmış olduğu ödemeyi, davalıya ait aracı kullanan dava dışı ...'nin yeterli sınıf sürücü belgesine sahip olmadığından bahisle rücuen tahsili istemi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacının davasından karşı tarafın rıza ve muvafakati aranmaksızın her zaman feragat edebileceği, feragat beyanının yapıldığı andan itibaren hüküm doğuracağı, davacı davasından feragat ettiğinden, HMK'nun 307 vd maddeleri gereğince davanın feragat nedeniyle reddine, ancak davalının davaya konu kazanın meydana gelmesi esnasında kaza tespit tutanağı düzenlenirken, icra takibine itiraz edilirken, hatta arabuluculuk aşamasında yeterli sürücü belgesi sunulmadığından davacının icra takibine geçtiği ve dava açmak durumunda kaldığı, takibe kötü niyetli olarak geçilmediğinin sabit olduğu anlaşılmakla davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddi ile davacının yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin kabulüne dair karar vermek gerektiğinden davanın feragat nedeniyle reddine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Ltd Şti vekili istinaf dilekçesinde, davanın feragat nedeniyle sonuçlanması durumunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 312.maddesinin birinci fıkrasında "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir" şeklinde düzenlendiğini, madde metni emredici nitelikte olup, davadan feragat eden davacı aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin zorunlu olduğunu, ancak Yerel Mahkemece, davalının gerek icra takibine itiraz ederken gerekse de arabuluculuk aşamasında karşı tarafa evrak sunabilecek olmasına rağmen sunmaması gerekçesi ile davanın açılışına sebebiyet verdiği gerekçesi ile davalı aleyhine kanuna aykırı olacak şekilde vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davanın konusunun, davacı sigorta şirketinin 17.12.2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sebebiyle üçüncü kişiye zorunlu trafik sigortası kapsamında ödemiş olduğu tutarı, davalı şirkete, şirket aracını geçersiz ehliyetli sürücünün kullanması sebebiyle rücu talebi oluşturduğunu, bu sebeple davacı tarafça Ankara 3. Genel İcra Dairesinin 2023/17377 Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilamsız icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz ettiklerini, İcra ve İflas Kanunu uyarınca ilamsız bir icra takibine itiraz ederken borçlu tarafından herhangi bir belge sunma zorunluluğu bulunmadığını, "borca itiraz ediyorum" şeklindeki bir beyanın dahi borca itiraz etmek için yeterli olduğunu, yapılan itiraz üzerine zorunlu arabuluculuk süreci başlatıldığını, söz konusu görüşmelerde de karşı tarafa bir evrak sunma, belge ile itirazı ispat etmek gibi bir yükümlülüğün borçluya getirilmediğini, kaldı ki arabuluculuk görüşmeleri gizli olup söz konusu görüşmelerdeki beyanların hiçbir şekilde hiçbir yerde kullanılamadığını, arabuluculuk görüşmeleri esnasında rücu talebinin yerinde olmadığının açıkça karşı tarafa bildirildiğini arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davalı yönünden delil sunma zorunluluğu bulunan tek yerin Mahkeme olup, karşı taraf iddialarını çürütecek tüm delillerin mahkeme nezdinde dava dosyasına ibraz edildiğini, ancak Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince tüm emredici hukuk kurallarına rağmen feragat eden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin açıkça kanuna aykırılık teşkil ettiğini, diğer taraftan 17.12.2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında tutulan kaza tutanağında davalı şirkete ait aracı kullanan ve şirketin tek sahibi olan ...'ye ait sürücü belgesine ilişkin tüm bilgilerin yer aldığını, karar gerekçesinin gerçek durumu yansıtmayan sırf davacıyı haklı çıkartmak için kaleme alınmış bir gerekçe olduğunu, Mahkemece ispat yükü adeta yer değiştirilmiş, davalı şirkete ilk olarak borçlu olmadığını ispat etmesi yükümlülüğü söz konusu sürecin tamamında yüklenerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesi ile emredici kanun maddelerine aykırı olarak yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiş olmasının yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddi ile yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden davacı tarafın sorumlu tutulmasına, davalı lehine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı sigorta şirketi, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında zarar gören dava dışı kişilere ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. b maddesi gereğince rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kendi sigortalısından rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece davacı vekilinin 20.10.2023 tarihli dilekçesindeki davadan vazgeçme beyanı feragat beyanı olarak değerlendirilerek davanın HMK’nın 307 maddesi gereğince davanın feragat nedeniyle reddine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tahsiline dair verilen karara karşı davalı vekili yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
Feragat müessesesi 6100 Sayılı HMK'nun 307'inci ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragatın geçerliliği için, davalı veya mahkemece kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur.
6100 Sayılı HMK’nun 123 maddesinde ise “Davacının hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir.Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir “hükmünü içermektedir.
Uygulamada feragat terimi yerine davadan vazgeçme terimi de kullanılmaktadır. Davadan vazgeçme terimi HMK'nun 123. maddesindeki davayı geri alma anlamında da kullanıldığından karışıklığa neden olmaktadır. Vekilin, müvekkili adına davadan feragat edebilmesi için vekaletnamede feragat yetkisinin açık şekilde verilmiş olması gerekir.
Somut olayda davacı vekilinin 20.10.2023 tarihli dilekçesindeki “Davadan vazgeçme talebimizi beyanla davalı ehliyetini süresinde sunmayarak kötüniyetli davrandığından ve davanın açılmasına neden olduğundan davacı lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ediyoruz “şeklindeki beyanı, 02.02.2024 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı vekilinin feragata bir diyecekleri olmadığını yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan ettiği anlaşıldığından hem davacı, hem davalı ve hem de mahkemenin davadan feragat değil davanın geri alınması iradesi ile hareket ettikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda, davanın geri alınması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken feragat nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmediği gibi kabule göre de yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK’nun 312 maddesi gereğince davalı üzerinde bırakılması da doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
-
HMK’nun 123 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan, dava açılışında alınan 618,29 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 190,69 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A. 13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
-
HMK’nun 331/3 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda kara verilmesine yer olmadığına
-
Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
-
Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
-
İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL başvuru harcı 10,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.170,40 TL’nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-
Delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 11.07.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52