Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2022/1563
2024/952
5 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1563 - 2024/952
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1563
KARAR NO : 2024/952
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/04/2022
NUMARASI : 2019/619 Esas 2022/303 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
VEKİLİ :
İHBAR OLUNANLAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 05/07/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 16/07/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;
Davacı vekili, 26.06.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ... AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi sigortalı ... plakalı araçla davalı ... AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı 23 K 5133 plakalı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sigorta şirketlerine 17.06.2019 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 1.000-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş; 11.03.2022 tarihli dilekçesi ile davalı ... AŞ ile sigortalısının %25 kusur oranına göre 02.03.2022 tarihli Sulh Protokolü İbraname ve Feragatname ile alacak, vekalet ücreti ve yargılama gideri olarak 74.701,79-TL üzerinden sulh olduklarından %25 kusurlu davalı ... yönünden davadan feragat ettiklerini, ... AŞ’den yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediklerini, ... AŞ yönünden davaya devam ettikleri belirtmiş, 24.03.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile davalı ... AŞ’nin %75 kusur oranına göre sürekli işgöremezlik tazminatını 148.046,37-TL’ye, geçici işgöremezlik tazminatı 3.264.55-TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... AŞ vekili, davadan önceki başvuru sırasında maluliyet raporu sunulmadığından ve savcılık aşamasında davacı ile sigortalı araç sürücüsü uzlaştığından davanın usulden reddini, talebin açıklanmasını, kazaya karışan ... plakalı aracın 22.10.2017 - 22.10.2018 tarihleri arasında davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğundan gerçek zarardan sigortalının kusuru ve poliçe limitiyle sorumlu olduklarını, kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, geçici işgöremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, sigortalı araç sürücüsü kırmızı ışık ihlali yaptığından rücu nedeniyle davanın sigortalı araç maliki ... ve sürücü ...’ya ihbar edilmesini, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... AŞ vekili, kazaya karışan 23 K 5133 plakalı aracın 20.04.2018 - 20.04.2019 tarihleri arasında 360.000-TL limitle davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi sigortalı olduğunu, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç kırmızı ışık ihlali yaptığından asli ve tam kusurlu, davacının da emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş; 11.03.2022 tarihli dilekçesi ile davacı ile davalı ... AŞ’nin sigortalının %25 kusur oranına göre 02.03.2022 tarihli Sulh Protokolü İbraname ve Feragatname ile alacak, vekalet ücreti ve yargılama gideri olarak 74.701,79 TL üzerinden sulh olduklarını, davacının davalı ... yönünden davadan feragat ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını belirtmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI;
Mahkemece davanın, davalı sigorta şirketlerince ZMMS poliçesiyle sigortalanan araçların karıştığı trafik kazası sonucu araçta yolcu olan davacının maluliyeti sebebiyle davalılara karşı açılan maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, dava sırasında davacı vekilince vekaletnamesinde bulunan feragat yetkisi uyarınca davalılardan ... AŞ yönünden davadan feragat ettiğinden bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, diğer sigorta şirketine isabet eden kusur oranı dikkate alınarak yargılamaya devam olunduğu, davalı ... vekilince savcılık dosyasında davacının uzlaşması nedeniyle davanın CMK'nın 259. maddesi uyarınca reddedileceği ileri sürülmüşse de, Bingöl CBS'nin 2018/4472 soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde dosyada verilen takipsizlik kararı sebebinin şikayet yokluğuna dayalı olarak verildiği anlaşıldığından bu itiraza itibar edilmediği, dosya içerisinde toplanan tüm deliller, kaza tutanağı, adli tıp raporu, sigorta poliçesi, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya içeriğine göre; ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 18.10.2021 tarihli rapora göre davacının sürekli maluliyet oranının % 14 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 90(doksan) güne kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, aksine bir belge sunulmadığından davacının asgari ücret düzeyinde gelire sahip olması, SGK yazı cevabı, kaza tarihi itibarıyla geçerli maluliyete esas yönetmelik hükümlerine uygun alınan maluliyet raporu, Yargıtay içtihatları, davalı ... AŞ'ye isabet eden %75 kusur oranı, TRH-2010 yaşam tablosuna göre alınan aktüer bilirkişi raporu ile dava dilekçesi ve talep arttırım dilekçesinde belirtilen miktarlara göre davacının davalı ... AŞ'den 3.264,55-TL geçici işgöremezlik ve 148.046,37-TL sürekli işgöremezlikten kaynaklı toplam 151.310,92-TL talep edebileceği, davacı tarafın dava öncesi yapılan başvurusu nedeniyle 21.06.2019 tarihi itibarıyla davalıyı temerrüde düşürdüğü, sigortalı aracın cinsi ve kullanım amacı gereği kabul olunan tutara yasal faiz işletileceği anlaşıldığından davalı ... AŞ yönünden davadan feragat dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile davanın ... AŞ yönünden feragat nedeniyle reddine, 3.264,55-TL geçici işgöremezlik ve 148.046,37-TL sürekli işgöremezlikten kaynaklı toplam 151.310,92-TL maddi tazminatın 01.07.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte (sigorta poliçesindeki teminat limitiyle sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalı ... AŞ'den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan hesap raporunda asgari ücretin altına inilerek hesaplama yapıldığını, davacının işleyecek dönem gelirinin asgari ücretten gelir vergisi ve damga vergisi kesileceği gerekçesi ile bu dönemler yönünden aylık ücretin 3.577,41 TL olarak baz alındığını, bu görüşe dayanak olarak AGİ düzenlemesinin kaldırılması gerekçe gösterilmiş ise de iş göremezlik tazminatının gelir vergisine tabi olmadığını, Zorunlu Trafik Sigorta Genel Şartları Ek-3/2 maddesinde "Tazminat, toplu para şeklinde ödenir." hükmü mevcut olup hükme esas bilirkişi raporunda gelir ve damga vergisi kesintisi yapmasının temel saiki AGİ düzenlemesinin yalnızca çalışanlara münsahır olduğu, bu düzenlemenin kaldırılması sonrası pasif dönem gelirlerinde artık vergi kesintisi yapılması gerektiği görüşüne dayandığını, oysa gerek 2021 gerek öncesi dönemler için uygulamada bilirkişiler tarafından, yargısal olarak da Yargıtay tarafından bu yönde bir içtihat ortaya konulmadığını, geçmiş dönemde pasif dönem için hiçbir şekilde gelir vergisi kesintisi uygulanmadığını, AGİ düzenlemesinin kalkması ile ortaya çıkan tek sonucun aktif - pasif dönem ayrımının ortadan kalkması olduğunu Yasama ve yürütme organının bu konudaki kararı her ne kadar yanlış da olsa bu durum pasif döneme tabi gelir elde edenler için aleyhe olarak yorumlanamayacağını, aksi halde pasif döneme tabi olanlar yönünden asgari ücretin çok fazla altında bir gelir edileceği varsayımının ortaya çıktığını bunun da hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, vergi tarh etme yetkisi münhasıran vergi dairelerine ait olup bilirkişiler yahut mahkemelerce bu yetkinin kullanılıp vergi tarh edilmesinin mümkün olmadığını, gelir vergisinin ancak tahsil edilmiş bir alacak yönünden geçerli olup henüz tahsilatın olmadığı bir zaman diliminde gelir vergisi kesintisi uygulanamayacağını, vergi almak için vergiyi tarh etmek yani mükellefin vergi borcunu belirlemek gerektiğini, verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarda gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari muamele olduğunu (VUK md. 20) tarh işleminin, mükellefin ödeyeceği vergiyi (vergi borcunu, devlet açısından vergi alacağını) tayin, tespit ve belli eden bir idari işlem olduğunu, Vergi dairelerinin münhasır yetkisinde olan bir idari işlemin bilirkişi yahut mahkeme kanalı ile yerine getirilmesi, iş göremezlik tazminatından re'sen gelir vergisi kesilmesinin vergi kanunlarına açıkça aykırı olduğunu, tahsil edilmeyen bir alacağın gelir vergisine muhatap olmasının söz konusu olmadığını, huzurdaki dava devam etmekte olup şu an itibarı ile tahsil edilmiş bir alacaktan söz edilemeyeceğinden tahsil söz konusu olmadığı için tahakkuk edecek bir gelir vergisinden de bahsedilemeyeceğini, tüm bunlarla beraber tazminat hesaplamasına ilişkin gelir dönemleri yıllar sonrasına ait olup henüz doğmamış bir gelir üzerinden gelir vergisi kesme gibi vergi hukukunun mantığına aykırı bir hesaplama yapılmamasının yasaya aykırı olduğunu, AGİ düzenlemesi öncesi dönemde pasif dönem gelirlerinde asgari ücretin baz alınacağına dair içtihatlar, vergi tarh yetkisinin vergi dairelerinin tekelinde olması, gelir vergisinde tahsil esasının mevcut olması, huzurdaki dava devam ederken bir tahsilattan söz edilemeyeceği, iş göremezlik tazminatının ister taksit ister toplu para şeklinde ödensin gelir vergisinin istisnaları içinde olması gibi haklı gerekçelerle bilirkişi raporunda davacının 2022 yılı işlemiş, 2022 sonrası işleyecek dönem hesaplamalarında gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmasına karşı itirazlarının reddedilmesinin hesap bilirkişisinden ek hesap rapor alınmamasının ve redde ilişkin herhangi bir gerekçe sunulmamasının hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı yan ile sigortalı araç sürücü arasında Bingöl CBS'nin 2019/20 soruşturma sayılı dosyasında uzlaşma bulunduğundan sigortalı araç sürücüsü ... hakkında uzlaştırma olması nedeniyle Kovuşturmaya Yer Olmadığı kararı verildiğinden davanın reddi gerektiğini, hükme esas bilirkişi raporunda 1/Kn tablosu (progressif rant) kullanılarak hatalı şekilde hesaplama yapıldığını, dava konusu kaza 26.06.2018 tarihinde meydana gelmiş olup, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce olduğundan Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geçmişe yürümeyeceğini, kaza tarihinde yürürlükte olan 1,8 teknik faiz hesap yöntemi dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.5/b maddesi gereğince geçici iş göremezlik hali sağlık teminatı kapsamında olup tazminattan davalı sigorta şirketinin değil SGK'nın sorumlu olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Davacı vekili ile davalı ... AŞ vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili 26.06.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalılardan ... AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi sigortalı ... plakalı araçla ... AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek davalı sigorta şirketlerinden geçici ve sürekli geçici işgöremezlik tazminatının tahsilini istemiş, 11.03.2022 tarihli dilekçesi ile davalı ... AŞ’nin sigortalısının %25 kusur oranına göre 02.03.222 tarihli Sulh Protokolü İbraname ve Feragatname ile anlaştıklarını %25 kusurlu davalı ... yönünden davadan feragat ettiklerini, ... AŞ’den yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediklerini, ... AŞ yönünden davaya devam ettikleri bildirmiş; mahkemece davacının kusursuz, içinde yolcu olarak bulunduğu ... AŞ‘ne sigortalı araç sürücüsünün %75, ... AŞ’ne sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu, davacının %14 maluliyet oranı 90 gün iyileşme süresi karşılığı davanın kısmen kabulü ile davanın ... AŞ yönünden feragat nedeniyle reddine, 3.264,55-TL geçici işgöremezlik ve 148.046,37-TL sürekli işgöremezlikten kaynaklı toplam 151.310,92-TL maddi tazminatın 01.07.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte (sigorta poliçesindeki teminat limitiyle sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalı ... AŞ'den tahsili ile davacıya ödenmesine dair verilen karara karşı davacı vekili, tazminat hesabında asgari ücretten gelir vergisi kesilmek suretiyle asgari ücretin altında gelirle hesaplama yapılmasına, davalı ... AŞ vekili, uzlaşma nedeniyle davanın reddi gerektiğine, hesaplamada 1,8 teknik faiz yerine progressif rant yönteminin kullanılmasına ve geçici işgöremezlik tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
1. Davalı ... AŞ vekili, uzlaşma nedeniyle davanın reddi gerektiğini ileri sürümüştür. Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/20 sayılı soruşturma dosyasında, müştekinin ..., şüphelinin ..., suçun taksirle yaralamaya sebebiyet vermek olduğu, şüpheliye isnat edilen suçların CMK’nın 253. maddesine göre uzlaştırmaya tabi suçlardan olması nedeniyle uzlaştırma hükümlerinin uygulandığı, 06.02.2019 tarihli uzlaşma raporunda, müşteki ...’nın şüpheli ... hakkında, hiçbir şart ileri sürmeden herhangi bir maddi ve manevi tazminat talebinin olmadığını, edimsiz olarak uzlaşmayı kabul ettiğini; şüpheli ...’nın da uzlaşmayı kabul ettiklerinin belirtildiği uzlaştırma raporunun düzenlendiği, taraflarca raporun imzalandığı, imza inkarında da bulunulmadığı, 06.02.2019 tarihli uzlaşma teklif formu ve 06.02.2019 tarihli uzlaştırma raporunda; taraflara uzlaşmanın hukuki sonuçlarının ve verecekleri kararların hukuki sonuçlarının ayrıntılı olarak açıklandığı, davacının, araç sürücüsü olan kardeşi ...’dan hiçbir maddi ve manevi talebi olmadığını edimsiz uzlaşmayı kabul ettiği, şüpheli ...’nın da uzlaşmayı kabul ettiği ve taraflar arasında bu şekilde uzlaşma sağlandığı, tarafların uzlaştıklarından bahisle Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca uzlaşma nedeniyle ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
CMK'nın 253/19 maddesinde; "Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171.maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171. maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 Tarih 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı ilamında 04.12.2004 ve 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu'nun 6/12/2006 tarihli 5560 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle değiştirilen (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin ''Uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;...'' bölümünün Anayasa'ya aykırı olduğundan iptaline karar verilmiştir.
Danıştay ve Yargıtay tarafından kabul edilen uygulamaya göre iptal kararının bağlayıcılığı ve ne zaman hukukî sonuç doğuracağı sorununa ilişkin olarak TC Anayasası’nın 153./6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edildiğinden somut olay yönünden Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 Tarih 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı iptal kararı gereğince davalı ... AŞ vekilinin uzlaşmaya yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
2. Davacı vekili, davacının geliri hesaplanırken asgari ücretten gelir vergisi kesilerek hesaplama yapılmasına itiraz etmiştir.
Asgari geçim indirimi (AGİ), ülkemizde 2008 yılından 2022 yılına kadar uygulanan vergi indirim sistemidir. AGİ asgari ücret üzerinde hesaplanan gelir vergisinden kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu aile içindeki fertleri için verilen bir indirimdir. AGİ, kişinin medeni haline ve ailesi içinde yer alan çocuk sayısına göre farklılık gösterir. Kişinin brüt maaşı üzerinden hesaplanan asgari geçim indirimi, ancak 16 yaşından büyük işçiler için uygulanır.Asgari geçim indirimi uygulaması ile işverenler çalışanların ücretleri üzerinden vergi oranını hesaplar ve vergi dairesine asgari geçim indirimi kadar daha az vergi öder. Gelir Vergisi Kanununun 32 maddesi 7349 Sayılı Kanunun 3.maddesi ile 22.12.2021 tarihinde yürürlükten kaldırılmış,böylece asgari geçim indirimi uygulamasına bu tarih itibarıyla son verilmiştir.Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 27.01.2022 Günü Resmi Gazetede yayınladığı Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 7. maddesinde “Yapılan düzenleme ile 01.01.2022 tarihinden itibaren 193 Sayılı Kanunun 32. maddesinde düzenlenmiş bulunan asgari geçim indirimi uygulanması kaldırıldığından bu tarihten itibaren yapılan ücret ödemelerinde asgari geçim indirimi uygulanmayacaktır” denilerek 01.01.2022 tarihinden itibaren artık asgari ücret üzerinden gelir vergisi alınmayacağını bu nedenle de Asgari Geçim İndirimi uygulamasına da son verildiği dolasıyla 01.01.2022 tarihinden itibaren asgari ücretten gelir vergisi alınmayacağı bu tarihten sonra asgari ücretten alınan bir vergi olmadığından bu vergiden AGİ indirimi de olmayacağı anlaşılmaktadır.
Somut olayda hükme esas alınan 18.02.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının kaza tarihinde ev hanımı olduğu ve herhangi bir işle iştigal etmediğinin kabulü ile, maddi tazminat hesabında dönemsel asgari net ücretler esas alınarak değerlendirmeye gidildiği, maddi tazminatın hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücretin, fiili bir çalışmanın karşılığı değil, davacının, hayatını idame ettirmek için daha fazla sarfedeceği gücün karşılığı olduğundan, ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için 01.01.2008 tarihinden itibaren getirilen asgari geçim indirimi ile 01.01.2022 tarihinden itibaren getirilen gelir vergisi ve damga vergisi istisnasının, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı böyle bir durumda dikkate alınamayacağı değerlendirilerek, gelir vergisi ve damga vergisi istisnası içermeyen asgari ücret esas alınarak hesaplama yapıldığı zira asgari geçim indiriminin, ücretin bireyin ya da ailesinin asgari düzeyde geçimi için zorunlu olan ve belirli esaslara göre tespit edilen kısmın toplam gelirden indirilerek vergi dışı bırakılması uygulaması olup, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 32. maddesinin 28.03.2007 tarihinde 5615 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmesi neticesinde yürürlüğe girdiğini, asgari geçim indiriminin, vergi mükellefi ile devlet arasında vergi hukukunu ilgilendiren ilişkiden kaynaklanmakta olup, ücretin içindeki bir kısmın vergi kapsamı dışına çıkarılması olduğunu, 2022 yılında çalışanlar için asgari ücrette asgari geçim indirim uygulaması yürürlükten kaldırılarak asgari ücrette gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmamasına karar verildiğini, 25.12.2021 tarih ve 31700 sayılı RG'de yayınlanan 7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. nci maddesinde, "193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir. “18. Hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri (Şu kadar ki, istisnayı aşan ücret gelirinin vergilendirilmesinde verginin hesaplanacağı gelir dilim tutarları ve oranları, istisna kapsamındaki tutarlar da dikkate alınarak belirlenir. Ödenecek vergi tutarı, bu suretle bulunan vergi tutarının içinde istisna tutara isabet eden kısım düşülmek suretiyle hesaplanır. İstisna nedeniyle alınmayacak olan vergi ilgili ayda aylık asgari ücret üzerinden hesaplanması gereken vergiyi aşamaz. Birden fazla işverenden ücret alanlarda bu istisna sadece en yüksek olan ücrete uygulanır.).” şeklinde düzenlenerek, tüm çalışan kişiler için asgari ücret miktarı kadar vergi indirimi yapılmasının kabul edildiğini, her ne kadar 2022 yılında asgari geçim indirimi adı altında yapılan vergi indirimi kaldırılmış ise de, asgari geçim indirimi de 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca bir vergi indirimi /vergi istisnası olup, 2022 yılında da tüm çalışan kişiler yönünden asgari ücret miktarı ile sınırlı olarak vergi indirimi/vergi istisnasının kabul edildiğini, bu nedenle, ücretli bir çalışma söz konusu olmadığından, 2022 yılında çalışan kişiler için geçerli olan gelir vergisi ve damga vergisi istisnası uygulanmadan net asgari ücret esas alınarak hesaplama yapıldığı, kaza tarihinden, 31.12.2022 tarihine kadar, ülke düzeyinde asgari ücretler belli olduğundan, dönemsel asgari net ücretler esas alınarak bilinen devre ücretinin hesaplandığı, bu devre iskontosuz olarak değerlendirilerek işlemiş gelirinin bulunduğu, 31.12.2022 tarihinden sonra bilinmeyen devre için ücretler her yıl bir önceki yıla göre %10 arttırılarak iskontolama, Kn-1/Kn(k-1) formülündeki iskonto sayıları nazara alınarak yapılmış, bilinmeyen devrelerin iskontolu gelirinin bulunduğu, ... Üniversitesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 18.10.2021 tarihli raporda; davacının özür oranının %14 ve geçici iş göremezlik süresinin 90 gün olduğu tespit edildiğinden,TRH 2010 yaşam tablosu progresif rant yöntemi ile 26.06.2018 - 26.09.2018 tarihleri için geçici iş göremezlik tazminatı, 27.09.2018 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığında davacının sürekli işgöremezlik tazminatının işlemiş gelir 125.362,18-TL, iskontolu dönem geliri 1.284.603,27-TL olmak üzere toplam 1.409.965,45 TL. olduğu maluliyete tekabül eden kısmın 1.409.965,45 x % 14 = 197.395,16-TL olup, ... AŞ ‘nin sorumluğunun ... plakalı araç sürücüsü ...’nın %75 kusur oranına göre 197.395,16 x %75 = 148.046,37-TL, ... AŞ’nin 23 K 5133 plakalı araç sürücüsü ...nın %25 kusur oranına ; 197.395,16 x %25 = 49.348,79-TL olduğu ; geçici iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının ise 4.352,73-TL olup ... AŞ’nin sorumluğunun ... plakalı sigortalı sürücü ...’nın %75 kusur oranına göre 3.264,55-TL, ... AŞ’nin ise 23 K 5133 plakalı araç sürücüsü ...’nın %25 kusur oranına göre 1.088,18 TL olduğu belirlenmiş bu miktarlar üzerinden davanın ... AŞ yönünden kabulüne verilmiş ise de 2022 yılında asgari ücret belli olmasına rağmen 2022 yılından sonrası için asgari ücret ile çalışanlara ödenen gelire göre hesaplama yapılması gerekirken asgari ücretin altında alınan gelire göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınması isabetli görülmemiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ve yasal düzenlenmeler, davacının itirazları da değerlendirilmek suretiyle davacının sürekli işgörmezlik zararı yönünden asgari ücret üzerinden aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı ... AŞ vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK’nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davalı ... AŞ vekilini sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2. İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılan peşin harcın istek halinde yatırdıkları oranda yatıranlara iadesine,
3. İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4. Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05.07.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09