Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2022/1552
2024/949
5 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/04/2022
NUMARASI
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 05/07/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 11/07/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... ... AŞ (eski ünvanı ... ... AŞ )vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 04.10.2014 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet ... poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın yaptığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının annesi ...’ın öldüğünü, 31.12.2014 tarihli ibraname ile davalı tarafından davacıya 7.020 TL ödeme yapılmış ise de ibranamenin geçersiz olduğunu, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/579 Esas sayılı dosyası ile davalı ... şirketi aleyhine açtıkları destekten yoksun kalma tazminatının kısmen kabul edilerek karara çıktığını, ek dava olarak eldeki davayı açtıklarını belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin kaza tarihinden; kabul edilmemesi halinde temerrüt tarihinden o da kabul edilmezse ödeme tarihinden avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... AŞ vekili, davalı şirkete ZMMS poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın dava dışı sürücü ... idaresindeyken 04.10.2014 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan ...'ın vefat ettiğini, davacı ve diğer mirasçıların davalı şirkete başvurusu üzerine davalı şirket tarafından davacıya 09.01.2015 tarihinde 7.020 TL diğer mirasçılara 09.01.2015 tarihinde 5.126,00 TL, 12.01.2015 tarihinde 7.869 TL ödeme yapıldığını, ödemelerden sonra desteğin eşi ..., çocukları ... ve ... ile annesi ... ... tarafından Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan 23.02.2016 tarih 2015/579 Esas 2016/60 karar sayılı ilam ile davacılar ..., ... ve ... ... yönünden davanın reddine, ... yönünden davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak 20 TL tazminat ödenmesine karar verildiğini, kararın temyiz incelemesi sonucu onanarak kesinleştiğini, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen kararın eldeki davada kesin hüküm teşkil ettiğini, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, usulüne uygun başvuru yapmadığını, kazada zarar görenlere davalı şirket tarafından gerekli ödemeler yapıldığından eldeki davanın hukuka aykırı olduğunu, müteveffa hatır için taşındığından tazminattan indirim yapılmasını, yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/679 E.-2016/60 K. sayılı dosyasının incelenmesinde davacılar ..., ... ve ... ... tarafından davalı ... ... AŞ hakkında murisleri ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davada yürütülen yargılama neticesinde davacılar ... ve ... ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 20 TL'nin 22.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın davacılar vekilince temyizi üzerine Yargıtay 17. HD'nin 2016/13040 E.-2019/5369 K. sayılı ve 30.04.2019 tarihli ilamı ile hükmün onandığı ve kararın kesinleştiği, iddia ve savunma, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/679 E.-2016/60 K. sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamına göre; eldeki davanın Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/679 E.-2016/60 K. sayılı dosyasında belirlenen ancak hüküm altına alınmayan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin ek dava niteliğinde olduğu, davalı davanın zamanaşımına uğradığını ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; cevap dilekçesi süresinde olmadığından davalının zamanaşımı ve hatır taşıması savunmasına itibar edilmediği, eldeki davanın ek dava niteliğinde olması nedeniyle, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/679 E.-2016/60 K. Sayılı dava dosyasında görülen ilk davanın tespite ilişkin bölümü, aynı maddi ve hukuki sebeplere dayalı bu ek dava için kesin hüküm teşkil etmekte olup, davacının destek zararının 3.075,03 TL olduğunun karar gerekçesinde açıkça belirtilmiş olup kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, kesin hüküm bulunan bir konuda ise mahkemenin bu yönün doğruluğunu yeniden araştırma ve inceleme yapmasına hukuken olanak bulunmadığından davacı vekilinin güncel verilere göre yeniden bilirkişi incelemesi yapılması talebinin reddine karar verilerek, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/679 E-2016/60 K. sayılı kesinleşen dosyası ile belirlenen tazminat miktarı gözetilerek ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, davalı şirketin 22.12.2014 kısmi ödeme tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kanaati ile bu tarihten ve dava konusu aracın kullanım amacının hususi olduğu gözetilerek yasal faize hükmedilmesi gerektiğinden davanın kabulüne, 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22.12.2014 kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yerel mahkemece kesin hüküm varlığı iddiası ile en güncel verilerle rapor alınması talebi reddedilmiş ise de Yargıtay’ın istikrarlı kararları gereği en güncel veriler ile TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi kullanılarak rapor alınması gerektiğini, gelire ilişkin artışlara yönelik fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutulduğundan davacının geliri çok düşük alındığı gibi kazanın oluşunda da kusuru bulunmadığını, davanın konusunun trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara ilişkin belirsiz alacak davası olduğundan zararın var olup olmadığı var ise ne kadar olduğunun ancak konusunda uzman bilirkişi tarafından belirleneceğini, aktüer bilirkişiden rapor alınması gerekirken bu yöndeki talebin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, asgari ücrete ilişkin hususlar kamu düzenine ilişkin olduğundan dosyadan 2022 yılı asgari ücret verileri esas alınarak hesaplanacak rapor dayanak alınarak karar verilmesi gerektiğini, kesin hüküm iddiasında bulunulan Ankara 13 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/679 Esas 2016/69 Karar sayılı dosyasında ıslah dilekçesi sunmak için süre verilmeyerek davanın kısmi dava niteliğine dönüştürüldüğünden kesin hükümden bahsedilmeyeceğini, kısmi dava sonrasında zamanaşımı süresince ek dava açılabildiğini, bu dava ile Ankara 13 ATM 15/679 E sayılı dosyada dayanılan raporun aynı olmadığını, huzurdaki dosyada yeni delile dayandıklarını, AYM iptal kararı ve AB uyum yasaları çerçevesinde hesaplama yöntemi ve maluliyet tespiti yönetmeliğinin değiştiğini, son AYM iptal kararı ile PMF 1931 yaşam tablosunun kullanımının kaldırıldığını TR 2010 yaşam tablosu progresif rant yöntemi %10 artırım %10 iskonto sureti ile hesaplamanın esas alındığını, kesinleşen dava dosyasındaki rapora bu yönü ile itiraz ettiklerini, dava açmadan önce ... şirketleri tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesinin davacının hak kaybına sebebiyet verdiğini, raporda davacının ve desteğin gelirinin çok düşük alındığını gibi yüklenilen kusur izafesinin çok fazla olduğunu, davacının olayın oluşunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, Ankara 13 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/579 Esas sayılı gerekçeli kararında ... için 20 TL için destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiğini, hükme esas bilirkişi raporunda ise 2015 yılının verileri esas alınarak davacı için 3.075,03 TL olarak tazminat hesabı yapıldığını, dosyanın ıslah için süre verilmeden karara çıktığı için ıslah hakkının kullanılamadığını, davalının mahkeme kararından haberdar olmasına rağmen bu güne kadar herhangi bir ödeme yapmadığını, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile destekten yoksun kalma davası açtıklarını en güncel verilerle hesaplama yapılması gerekirken kesinleşen dosyadaki rapor doğrultusunda karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, mahkemece davacı lehine AAÜT 2022 tarifesi gereğince 5.100 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekalet ücretinin altında vekalet ücreti verilmesinin, Arabuluculuk Kanunu gereği arabuluculuk vekalet ücretine de hükmedilmemesinin yasaya aykırı olduğunu, avans faiz yerine yasal faize karar verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... AŞ (eski ünvanı ... ... AŞ) vekili istinaf dilekçesinde; mevcut uyuşmazlıkla alakalı evvelinde Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilmiş ve Yargıtay tarafından onanmış kesin hüküm bulunduğundan davanın reddinini gerektiğini, davacının davasının Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesine göre zamanaşımından reddi gerektiğini, davacı yan, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapmadığından davanın dava şartı yokluğundan dolayı reddedilmesi gerektiğini, kazada zarar görenlere davalı tarafından gerekli ödemelerin yapıldığını, bu durumun mahkeme ilamı ile kesin hüküm haline geldiğini buna mevcut davanın açılmasının haksız ve kötüniyetli olduğunu, müteveffa hatır taşıması ile seyahat eden 3. kişi olduğundan tazminata hükmedilecek olsa dahi tazminat hesaplamasında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesin istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca davacı vekili ile davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasında desteğin ölümü nedeniyle bakiye destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
- Davacı vekili, 04.10.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıya zorunlu mali mesuliyet ... poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacının annesi ...’ın vefat ettiğini, ... şirketine yapılan başvuru üzerine 31.12.2014 tarihinde 7.020 TL ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olması nedeniyle dava konusu kaza nedeniyle davalı ... şirketi aleyhine Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/579 Esas, 2016/60 Karar sayılı dosyası ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak destekten yoksun kalma tazminatı davası açıldığını davacı ... için taleple bağlı kalınarak 20 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline, dava dışı eş ...’ın işleten ve sürücü olması, desteğin çocuğu ... ve annesi ... ...’un dava öncesi yapılan başvuru üzerine davalı ... şirketi tarafından yapılan ödeme ile zararları karşılandığından davacılar ..., ... ve ... yönünden davanın reddine karar verildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacı ... için 3.075,03 TL destekten yoksun kalma tazminatı alacağının olduğunun hesaplandığını, önceki bilirkişi raporuna göre ıslah yapılmadığı için ... yönünden 3.000 TL alacağın kaldığını ve bu nedenle eldeki davanın açıldığının belirtildiği, mahkemece kesinleşen dosyadaki 03.12.2015 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... ... AŞ (eski ünvanı ... ... AŞ) vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya içeriğinden, 04.10.2014 tarihinde dava dışı sürücüsünün idaresinde olup davalı ... ... AŞ'ye (eski ... ... AŞ) zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın yaptığı tek taraflı kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacının desteği ...’ın vefat ettiği, Ankara 13 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/579 Esas, 2016/60 Karar sayılı dosyasında davacı ve dava dışı ..., ... ve ... ... ... tarafından davalı ... şirketine destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davada kusur durumuna ilişkin makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 03.12.2015 tarihli raporda ... plakalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 03.12.2015 tarihli raporda davacı ... için bakiye 3.075,03 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, taleple bağlı kalınarak davacı için 20 TL tazminatın 22.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği ve kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarih 2016/13040 Esas-2019/5369 Karar Sayılı ilamıyla onandığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/579 Esas, 2016/60 Karar sayılı dava dosyasında hüküm altına alınmayan kısım için eldeki davanın açıldığını belirttiği anlaşılmıştır.
Haksız fiildeki tazminat sorumluluğunun kapsamı “gerçek zarar” ile sınırlı olup zarar, haksız fiilden önceki ve sonraki durum arasındaki farktan ibarettir. Bu anlamda gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması, asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olduğundan mahkemece re’sen gözönünde tutulması ve artan asgari ücret miktarları gözetilerek hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret üzerinden destek tazminatı hesaplanması gerekmekte ise de; bu husus destek tazminatının, diğer bir deyişle davacının gerçek zararının belirlendiği asıl davadaki yargılama için söz konusudur. Dava dilekçesinde daha önce açılan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin davada hüküm altına alınmayan kısım için dava açıldığının belirtilmiş olması ve davanın açıklanan bu niteliğine, sigortalı aracın otomobil olması nedeniyle tazminatın yasal faizle hüküm altına alınmasına, vekalet ücretinin ve arabuluculuk ücretinin doğru hesaplanmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
-
Davalı ... ... AŞ (eski ünvanı ... ... AŞ) vekilinin istinaf başvurusuna gelince, davalı vekili, davacı tarafından davadan önce ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; dava açılmadan önce ... şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97. Maddesinde; “... kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş, bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre, davalının da kabulünde olduğu gibi, dava açılmadan önce, davacı tarafından, davalı ... şirketine 18.12.2014 tarihinde yapılan başvurunun davalıya 19.12.2014 tarihinde tebliğ edilerek hasar dosyası açıldığı ve 22.12.2014 tarihinde davacıya 7.020 TL ödeme yapıldığı anlaşıldığından, KTK.nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
-
Davalı vekili davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de eldeki davanın daha önce açılan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin davada hüküm altına alınmayan kısım için ek dava olarak açılması, 2918 Sayılı Kanunun 109. maddesinin 2. fıkrası “davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı “hükmü gereğince 04.10.2014 tarihli trafik kazasından sonra 15 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde 22.10.2021 tarihinde açılmış olması, sigortalı araç sürücü ile desteğin karı. koca olması nedeniyle hatır taşımasının sözkonusu olmaması nedeniyle davalı ... şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davanın ek dava olarak süresinde açılmış olmasına hükme esas alınan kusur ve aktüer raporunun olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun bulunmasına mahkemenin gerekçesine göre yerel mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekili ile davalı ... ... AŞ (eski ünvanı ... ... AŞ) vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
-
Davacı vekili ile davalı ... ... AŞ (eski ünvanı ... ... AŞ) vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf talebinde bulunan davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL maktu karar harcının mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
İstinaf talebinde bulunan davalı ... ... AŞ‘den (eski ünvanı ... ... AŞ) alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL maktu karar harcının mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalı ... şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
İstinaf kanun yoluna müracaat eden davacı ve davalı ... şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırdıkları oranda yatıranlara iadesine,
-
Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 05.07.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09