Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2022/1332
2024/945
5 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/03/2022
NUMARASI : .....
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 05/07/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 11/07/2024
Mahalli mahkemesinden verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... ... AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 20.03.2016 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet ... poliçesi ile sigortalı dava dışı ... ...’ın sevk ve idaresindeki... plakalı araçla davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketi tarafından 13.11.2019 tarihinde 6.288,68 TL ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davalı ... şirketine eksik ödeme nedeniyle yaptıkları başvurunun 13.01.2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.500 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 400 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 100 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi tahsiliyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.11.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş görmezlik tazminatı talebini 5.608,79 TL’ye, geçici iş görmezlik tazminatı talebini 18.230,48 TL'ye, bakıcı gideri talebini 1.235,25 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; ... plakalı aracın davalı şirkete 15.10.2015-15.10.2016 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk ... poliçesi ile sigortalı olup sorumluluklarının, gerçek zarar, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve bakiye 283.711,32 TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının dava önceki başvurusu üzerine 13.11.2019 tarihinde 6.288,68 TL ödeme yapıldığından davacının zararının karşılandığını, davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere kusur ve maluliyet yönünden ATK‘dan, ödeme tarihindeki verilere göre aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, davanın sigortalı araç maliki ... ...'a ihbarını, kaza esnasında davacının kask takıp takmadığının araştırılmasını ve tazminattan indirim yapılmasını, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, dava tarihinde itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı tarafça dava dilekçesi ile trafik kazasına dayalı olarak daimi ve geçici iş gücü kaybı tazminatı ve bakım gideri talep edilmiş olup; 20.03.2016 tarihinde davacının kullandığı ... plakalı motosiklet ile davalıya sigortalı ... ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı aracın çarpıştığı, oluşan kazada kontrolsüz kavşağa yaklaşırken yolun sol şeridine geçmeden önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 56/a 4 maddesindeki “sürücülerin karayolu üzerinde seyri sırasında işaret vermeden şerit değiştirmeleri yasaktır kuralı” ile aynı kanunun 46/b ve c maddelerinde belirtilen "Karayollarında sürücüler şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek ve trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek zorundadır” kurallarını ihlal eden, mevcut hızıyla dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyrini sürdürüp arkasından gelen araçları kontrol etmeden “U" dönüşüne geçmek için sol şeride doğru dönüşe geçen sigortalı araç sürücüsü ... ...'ın aynı kanunun 84/j maddesinde yer alan “araç sürücüleri trafik kazalarında manevraları düzenlenen genel şartlara uymama halinde asli kusurlu sayılır” hükmü gereği kazada %75 oranında, kontrolsüz kavşağa doğru yaklaşırken motosikletin hızını mahal şartlarına göre azaltmayan ve zamanında "U" dönüşüne geçen önündeki aracı fark ederek fren yapmasına rağmen duramayan tedbirsiz ve dikkatsiz davranan davacının da %25 oranında kusurlu bulunduğu, davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve ... Hakkındaki yönetmelik uyarınca daimi özür oranı %1 olacak, 18 ay geçici iş göremez halde kalacak, 1 ay süre ile bakıma muhtaç olacak şekilde yaralandığı, davalı sigortaya müracaatı üzerine ... şirketi tarafından 13.11.2019 tarihinde 6.288,68 TL ödeme yapıldığı, ödeme tarihi itibariyle davacının maluliyeti ile orantılı olarak 16.230,48 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6.062,06 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 975,74 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 25.268,28 TL tazminata hak kazandığı, davalı tarafından yapılan 6.288,68 TL ödeme ile hesaplanan 25.263,28 TL zarar arasında, 18.979,60 TL fark olduğu, bu farkın fahiş olup davacının zararını karşılamadığı, rapor tarihi itibariyle sigortaca yapılan ödemenin güncel değerinin mahsubu sonucunda davacının bakiye 18.230,48 TL geçici iş göremezlik, 5.608,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatı 1.235,25 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 25.074,52 TL'si tazminata hak kazandığı, Ağır Ceza Mahkemesi ilamı, maluliyet raporu, bilirkişi raporu, ekonomik ve ... durum cevapları ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla, kaza sırasında motosiklet kullanan davacının koruyucu ekipman kullanması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasının da mümkün olmadığı gözetilerek davacının davasının kabulüne, 18.230,48 TL geçici iş göremezlik, 5.608,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatı 1.235,25 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 25.074,52 TL'sinin önceki ödeme tarihi olan 13.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında hükme esas alınan 19.10.2020 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca tanzim olunan maluliyet raporunun, somut ve bilimsel verilere aykırı olarak tanzim olunduğunu, gerekli ve yeterli incelemeler yapılmadan, hastane evrakları ve rapor arasındaki çelişki giderilmeden, itirazları değerlendirilmeden hükme esas alındığını, davacının basit tıbbi müdahale ile geçirilemeyecek ölçüde hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, hükme esas alınan itiraza konu rapor tanzim edilirken davacının kaza sonucu maluliyetini tespit eden diğer raporlar, muayene ve tedavi olduğu hastane epkrizleri ile uyuşmadığını, dosyada mevcut ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından tanzim olunan ilk raporda %3,3 oranında kalıcı maluliyet tespiti yapılmış iken ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından tarafından tanzim edilen ikinci raporlarda maluliyet oranının %1 olmasının bilimsel verilere aykırı olduğunu, çelişkinin giderilmesi için başka yetkin bir kurumdan maluliyet raporu alınması gerektiğini, maluliyet oranı %1 olmasına rağmen iyileşme süresinin sinir hasarı sebebiyle 18 ay olmasının da çelişkili olduğunu, bu kadar yüksek bir iyileşme süresine rağmen maluliyet oranının bu denli az olmasının yerinde olmadığını, hükme esas olarak alınan kusur raporunda davacıya %25 kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının uygun hızla seyrettiğini, soruşturma dosyası incelendiğinde dava dışı sigortalı araç sürücünün tali yoldan, dikkatsiz ve özensizce ana yola çıkarak kazaya asli ve tam kusurlu olarak sebep olduğunun görüleceğini, davalının bu davadaki sorumluluğu ZMMS poliçesinden kaynaklandığından ve bu durum davalı yan için ticari iş niteliğinde olduğundan davalıya başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonrası temerrüt tarihi olması nedeniyle bu tarihten itibaren ticari temerrüt-avans faizi uygulanması gerekirken yasal faiz uygulanmasını hatalı olduğunu belirterek istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde, geçici iş göremezlik süresi ve geçici bakıcı süresinin hatalı tespit edildiğini, bağımsız ve tarafsız medikal tarafından yapılan 06.01.2021 tarihli inceleme neticesinde davacının ... Üniversitesi Adli Tıp ABD Başkanlığı'ndan alınan maluliyet raporunda belirtilen 18 aylık geçici iş göremezlik süresi ve 1 aylık bakıcı ihtiyacının rasyonel olmadığı, gelişen sekeli bir başkasının geçici ve sürekli bakımını getirmemekle birlikte, 6 ay geçici iş göremezlik süresine neden olduğunun tespit edildiğini, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından alınan maluliyet raporunda belirlenen davacının geçici iş göremezlik süresi ve geçici bakıcı süresi ile bağımsız ve tarafsız medikal tarafından hazırlanan raporda davacının geçici iş göremezlik süresi ve geçici bakıcı süresi arasındaki farkın fahiş nitelikte olması sebebiyle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın incelenmek üzere Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesi gerekirken eksik inceleme ürünü olan hatalı maluliyet raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu (emsal Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2015/5127 E. 2016/4635 K. Sayılı ilamını,) geçici iş göremezlik zararı ile geçici bakıcı giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin tüm sorumluluğun ... Güvenlik Kurumunda olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri poliçe limiti dahilinde olmamakla birlikte, yargılama sırasında alınan bilirkişi hesap raporundan da anlaşılacağı üzere ödeme tarihli hesaplamada sürekli iş göremezlik tutarına dahil edilmediğinde zararın karşılanmış durumda olduğunu, ödeme tarihindeki veriler esas alınarak hazırlanan 20.11.2021 tarihli bilirkişi hesap raporunda; davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 6.062,06 TL olarak hesaplandığını, dekont ile de sabit olduğu üzere, davalı şirket tarafından 13.11.2019 tarihinde 6.288,68 TL ödeme yapılmış olup yapılan ödemenin davacının zararından daha fazla olduğunu, dolasıyla davanın reddi yerine kabulünün yasaya aykırı olduğunu, kazanın oluş şekline göre sigortalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki sigortalı araç ile seyir halinde iken dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiği, tüm tedbirleri almış olmasına rağmen; davacı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile sevk ve idaresinde seyir halinde iken üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne riayet etmeyerek, tedbirlerini almayarak kazanın oluşumuna asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiğini, Kaza Tespit Tutanağı'nda; "...... plakalı araç sürücüsü Mümine Meral ise sürücü diğer kusurlarından 52/1-b 'Araçların hızını hava, yol ve trafik şartlarına uydurmamak trafik kuralını ihlal ettiği..." belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ...'e yalnızca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a ve 52/b maddelerinin ihlali nedeni ile kusur atfedildiğini, davacının sürücü belgesi bulunmadığını bu nedenle araç kullanmayı bilmeyen ve kanun önünde bu yeterliliğe sahip olmayan davacıya ehliyetsizliği nedeni ile kusur atfedilmemesinin kanuna aykırı olduğunu, mahkeme tarafından ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini temerrüde düşmediğinden davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla usulüne uygun başvuru yoksa temerrüdün dava tarihi olduğunun kabulü gerektiğini, davacı lehine faize hükmedilmesi durumunda da davacının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi gereğince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli işgörmezlik tazminatı ve bakıcı giderinin karşı aracın ZMSS şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 20.03.2016 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet ... poliçesi ile sigortalı aracın davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarparak yaralanmasına neden olduğunu, davalı ... şirketi davadan önce yapılan başvuru üzerine yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; mahkemece davacının dava konusu kazanın oluşumunda %25, davalı sigortalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu, davacının %1 maluliyeti, 18 ay iyileşme süresi 1 ay bakıcı ihtiyacı karşılığı davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili, kusur ve maluliyet oranına, faiz türüne; davalı vekili kusur oranı, geçici işgörmezlik, bakıcı süresi ile bunların teminat dışı olmasına, ödeme ile sorumluklarının kalmadığına, faiz başlangıcına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
Somut olayda davacının dava öncesi davalıya başvurusu üzerine, davalı kurum tarafından davacının kabulü ile yaptırılan 01.11.2019 tarihli muayene sonucu belirlenen %1 engel oranı üzerinden sigortalının %75 kusur oranına göre 13.11.2019 tarihinde 6.288,68 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ödendiği, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 28.09.2020 tarihli maluliyet raporunda; davacının vücut özür oranın %1 olduğu, 18 ay iş göremez halinde kaldığı, 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, hükme esas 20.11.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu 1, 8 teknik faiz kullanılarak ödeme tarihi verilerine göre davalının %75 kusur oranına göre hesaplama yapılması durumunda, davacı lehine 18 aylık iyileşme süresi karşılığında 18.230,48 TL geçici iş göremezlik tazminatı, %1 maluliyet oranına göre 6.062,06 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1 ay bakıcı süresi karşılığı 975,74 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 25.268,28 TL maddi tazminat hesaplandığı davalı tarafından yapılan 6.288,68 TL ödeme davacının zararı arasında 18.979,60 TL fark olduğu, rapor tarihindeki verilere göre TRH 2010 yaşam tablosu progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığında davalının %25 kusur oranına göre 18 aylık iyileşme süresi karşılığı 18.230,48 TL geçici iş göremezlik tazminatı, %1 maluliyet oranına göre 5.608,79 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1 ay bakıcı süresince 1.235,25 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 25.074,52 TL maddi tazminat alacağının bulunduğu belirlenmiş, mahkemece 20.11.2021 tarihli rapora göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Esasen, tarafların bilirkişi raporunda kullanılan yaşam tablosuna ve tatbik edilen esaslara açık itirazları olmasa dahi TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruridir.Olay tarihinde yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Danıştay ve Yargıtay tarafından kabul edilen uygulamaya göre “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. Yargıtay uygulamalarına göre trafik kazası sonucu zarar göreninin gerçek zararının belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması kabul edilmiştir.
Bu itibarla, davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemenin hangi zarar kalemine ilişkin olarak yapıldığının açıklığa kavuşturulması, ödeme tarihi itibarıyla davacının gerçek zararının belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılması ve buna göre davalı ... şirketi tarafından yapılan ödenen zararlar gözetilerek ödemenin davacının zararını karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmesi gerekirken, ödeme tarihi verilerine göre yapılan ödemenin denetlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmış olmasına rağmen 1.8 teknik faize göre tazminat hesabı yapılması doğru olmadığından, Yargıtay uygulamalarına uygun olmayan tazminat raporuna itibar edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece davacının sürekli işgöremezlik tazminatı yönünden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemelerin ödeme tarihi verilerine göre zararın karşılanıp karşılanmadığının denetlenmesi, zararın karşılanmadığının tespiti halinde rapor tarihi verilerine göre hesaplama yapılarak ödenen tazminat yasal faiz ile güncellenerek belirlenen sürekli işgörmezlik zararından düşülerek bakiye zarar miktarının belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
Hükme esas alınan 20.11.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda 18 aylık iyileşme süresi için geçici işgörmezlik tazminatı (20.03.2016-19.09.2017 tarihleri arasında) hesaplaması yapılmış ise de SGK kayıtlarından davacının 18 aylık iyileşme süresi içinde 2016 yılı 3. aydan 5 aya kadar 30 gün, 6 ayda 17 gün, 7.ayda 20 gün, 8 .9.10.11.12 aylar ile, 2017 yılı 9.10.11.12 aylarda 30 gün çalışması gözüktüğünden davacının çalıştığı işyerlerinden maaş bordroları getirtilerek iyileşme süresi içinde çalışıp çalışmadığının tespiti ile çalışmadığı sürenin iyileşme süresi olarak belirlenmesi ve buna göre geçici işgöremezlik tazminatının hesaplaması, iyileşme süresi içinde çalışmış ise çalışmaya başladığı tarihin sürekli işgörmezlik süresinin başladığı tarih olarak kabulü ile sürekli işgörmezlik tazminatı yönünden bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken SGK kayıtlarına uygun olmayan şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunu ayrı ayrı kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda yeniden inceleme yapılarak ve sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı ... şirketi vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
- Davacı vekili ile davalı ... ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ ile; HMK’nın 353/1.a. 6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davacı vekili ile davalı ... ... AŞ vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
-
İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan karar harcının istek halinde yatırdıkları oranda davacı ve davalı ... ... AŞ’ye iadesine,
-
İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
-
Karar tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
-
Ankara 31. İcra Dairesinin 2022/7316 esasına yatırılan 48.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05.07.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09