SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1263

Karar No

2024/942

Karar Tarihi

5 Temmuz 2024

T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

T.C.

...

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 29/12/2021

NUMARASI : ....

DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ : 05/07/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 16/07/2024

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 20.06.2015 tarihinde davalı ... Genel Müdürlüğüne ait, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı şehir içi yolcu otobüsünün sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek dere yatağına düşmesi sonucunda meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, ceza yargılamasında kazanın dava dışı sürücünün kusuruyla meydana geldiğinin belirtildiğini, davacının ağır şekilde yaralandığını ve gelir elde edemediğini, maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla iş gücü kaybı nedeniyle 10,000, TL maddi tazminatın, çalışamadığı döneme ilişkin 500,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 31.05.2017 tarihli dilekçe ile davada 6100 sayılı HMK'nin 124/3. maddesi uyarınca maddi hata nedeniyle belediyenin taraf olarak gösterildiğini belirterek ... Genel Müdürlüğüne husumetin yöneltildiğini belirtmiştir.

Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili, davalı kurumun TTK açısından tacir sıfatına haiz olmadığını, toplu taşımaya ilişkin kamu hizmeti yerine getiren bir kamu kurumu olduğunu, uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kaldığından davaya bakmaya genel mahkemelerin görevli olduğunu, talep edilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının hakkaniyet ölçülerinin üzerinde olduğundan kabul edilemeyeceğini, kaza tarihi itibariyle sigorta teminatları bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı Sigorta Şirketi vekili, davaya karışan aracın davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kusura ilişkin rapor alınması gerektiğini, davacının maluliyet iddiaları için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, ... 12. Tüketici Mahkemesinin 2017/1133 Esas, 2019/6 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkemeye tevzi edildiği, 24.09.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kazanın meydana gelmesinde otobüs sürücüsünün % 75 oranında, % 25 oranında da yol kusurunun bulunduğunun belirtildiği, ... .... Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 25.11.2020 tarihli raporda davacının engel oranının % 0 (sıfır) olduğu, 45 gün süre ile iş göremez halde kaldığı, başka birinin yardımına ihtiyacı bulunmadığının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak ve manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler gözetilmek suretiyle maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile, 1.564,76 TL geçici maluliyet tazminatının davalı sigorta yönünden 02.02.2016 temerrüt tarihinden işleyecek reeskont faizi ile, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden 20.06.2015 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davalı sigorta aleyhine açılan davanın manevi tazminat klozu bulunmadığından reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın 20.06.2015 kaza tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı ... Genel Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının çok düşük olduğunu, kararın kaldırılarak davacı lehine daha fazla tazminata hükmedilmesi gerektiğini, kaza nedeniyle davacının ağır şekilde yaralandığını ve uzun süre tedavi gördüğünü, davacının bedeninde eksilme, kalıcı iş gücü kaybı olmadığı yönündeki belirlemeleri kabul etmediklerini, davacının iş işgörülmezliği konusunda hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınması gerektiğini, kalıcı iş göremezliği olmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, davacının 45 gün sürü ile iş göremez halinde kaldığı yönündeki tespitlerle karar verilmesinin gerçeğe aykırı olduğunu, kazadan %100 oranında davalıların sorumlu olduğunu, davacının kusurunun bulunmadığını, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili, davanın zamanaşımı, husumet ve hak düşürücü süre yönünden reddine ilişkin itirazları hakkında karar verilmediğini, hükme esas alınan kusura ilişkin raporda araç sürücüsünü % 75 oranında kusur atfedildiğini, raporda yapılan tespitler tümüyle değerlendirildiğinde asıl sorumlunun yol yapım ve onarımından sorumlu kuruluş olduğunu, davalının hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, aktüerya bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu, raporu kabul etmediklerini, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının çok yüksek olduğunu, hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Davacı vekili, 20.06.2015 tarihinde davalı ... Genel Müdürlüğüne ait ve dava dışı sürücünün kullandığı, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı şehir içi yolcu otobüsünün sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek dere yatağına düşmesi sonucunda meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek otobüsün işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı şirkete karşı dava açmıştır. Davanın ilk olarak ... 12. Tüketici Mahkemesinin 2017/1133 Esas, 2019/6 Karar sayılı dosyası ile açılmış, 17/01/2019 tarihli görevsizlik kararının yargı yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi üzerine mahkemeye tevzi edilmiştir.

Bu hali ile davacının davalı tarafından işletilen otobüste yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kaza sonucu yaralandığının anlaşılmasına göre davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.

Taşıma sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de; 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de iş bu dava, taşıyan olan davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir.

Bu durumda davanın, davacı yolcunun, dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı işleten ... Genel Müdürlüğüne ait olan şehir için yolcu otobüsünün trafik kazası yapması sonucunda yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi isabetli görülmediğinden davacı vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak göre hususunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1. Davacı vekili ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1. a. 3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 

Davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait olduğundan, görev konusunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

2. Davacı ve davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 

3. İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4. Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05.07.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinvedelilleringönderilmesineManevideğerlendirilmesiTazminatkonusugerekçeMaddihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim