SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1375

Karar No

2024/922

Karar Tarihi

28 Haziran 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1375 - 2024/922

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1375

KARAR NO : 2024/922

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/12/2021

NUMARASI : 2019/568 Esas 2021/873 Karar

DAVACI :

DAVALILAR :

VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ : 28/06/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 05/07/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 25.02.2017 tarihinde davalıların maliki sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ...araçla davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davacının kaza tarihinde özel bir firmada muhasebe uzmanı olarak çalıştığını, ... Üniversitesinden aldıkları 21.11.2018 tarihli raporda maluliyet oranının %10 olarak tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine 04.09.2019 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 100 TL geçici işgörmezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 10.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki malik ve sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı …..Ltd Şti vekili, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, kazada davalı araç sürüsünün kusuru bulunmadığını, her ne kadar trafik kaza tutanağında davalı araç sürücüsüne kusur verilmişse de Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/97 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında kusur durumunun halen çelişkili olduğunu, davacı tarafından davadan önce alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini SGK tarafından yapılan ödemelerin araştırılarak davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili, kazaya karışan ...plakalı aracın davalı şirkete 19.04.2016 - 19.04.2017 tarihleri arasında zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olup, davacının dava öncesi davalı sigorta şirketine yaptığı başvuru üzerine 11.08.2017 tarihinde 39.034,50 TL ödeme yapıldığından sorumluluklarının kalmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere bakiye poliçe limitinin 270.965,50 TL olduğunu, kusur, müterafik kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, bakiye zarar yönünden ödeme tarihindeki verilere göre aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, zararın karşılanmaması halinde ödemenin güncellenerek mahsubunu, geçici işgöremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı Ahmet Özdemir savunma yapmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davanın trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini talebine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamına göre 25.02.2017 tarihinde meydana gelen kazada davacı ve davalı ...'in eşit kusurlu oldukları, davacının %10 kalıcı maluliyete uğradığı ve 6 ay geçici iş göremezliğinin meydana geldiği, davalı sigortanın 11.08.2017 tarihinde 39.034,50 TL ödeme yaptığı, ödeme tarihinde davalı toplam zararı 34.906,64 TL olarak hesap edilmiş olduğundan davacının tüm zararının giderilmiş olduğu anlaşılmakla davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinin reddine, taraflar kazanın meydana gelmesinde eşit kusurlu olduklarından davacının manevi tazminat talebi yerinde görülmeyerek reddine karar verilmesi gerektiğinden davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı sigorta şirketinin sigortalısı ...Şti. adına kayıtlı olan ve ... yönetiminde olan aracın 25.02.2017 tarihinde tam kusurlu olarak davacı yönetimindeki araca çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda davacının dalak ve karaciğerinde hasar oluştuğunu defalarca ameliyat geçirdiğini dalağının alındığını bu nedenle maddi ve manevi kayba uğradığını, Mahkemece dava doğrudan reddedilmiş ise de manevi tazminata hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, bedensel zararlar sebebiyle manevi tazminat istenebilmesi için kısmen geçici veya kalıcı beden gücü kaybına uğraması, bedeninde bir eksilme meydana gelmesinin şart olmadığını, Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında da geçirdiği kazayı yara almadan atlatmış olması durumunda dahi manevi tazminat istenebileceğinin kabul edildiğini, davacının meydana gelen kaza sebebiyle dalak ve karaciğerinin yaralandığını, kalçasında kırık oluştuğunu, karaciğer ve dalağından ameliyat olduğunu dalağının alındığını, kazadan sonra uzun süre psikolojik sorunlar yaşadığını bunları aşabilmek için psikiyatrik tedavi gördüğünü, bu sebeple manevi olarak üzüntü ve elem duyduğunu manevi zarara uğradığını, maddi tazminat hesabının hatalı yapıldığını, bilirkişi raporunda meydana gelen trafik kazasında davacı ile davalı sürücünün kusurlarının eşit olduğu kabul edilerek, davacının maddi tazminat miktarının asgari ücret üzerinden hesaplandığını, davacı kaza tarihinde mali müşavir olarak çalışmakta olup, dosya kapsamına kazandırılan belgeler ve emsal ücret araştırmaları ile de kaza tarihinde maaşının asgari ücretten fazla olduğunun belli olduğunu, kaza tarihindeki maaş bordroları dosya kapsamına kazandırıldığı takdirde bu durumun anlaşılacağını bu durum göz önünde bulundurulmaksızın davanın reddedilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;

Davacı vekilinin HMK.nın 355. Maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgörmezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, 25.02.2017 tarihinde davalıların sürücüsü, maliki, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacının sürücüsü olduğu araca çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan, manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece dava konusu kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %50, davacının %50 kusurlu olduğu, davacının %10 maluliyet oranı 6 ay tıbbi iyileşme süresi karşılığı toplam zararının 34.906,64 TL olup davalı sigorta şirketi tarafından 11.08.2017 tarihinde 39.034,50 TL ödeme yapıldığından davacının tüm zararının giderilmiş olduğu, taraflar kazanın meydana gelmesinde eşit kusurlu olduklarından davacının manevi tazminat talebi yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili, manevi tazminatın reddedilmiş olmasına, maddi tazminat yönünden davacının gelirine yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.

Mahkemece davacının iş göremezlik tazminatının belirlenmesinde dava dilekçesinde davacının kaza tarihinde özel bir firmada muhasebe uzmanı olarak çalışmakta olduğu beyan edildiğinden, muhasebe uzmanının alacağı ücretin Ankara SMMM Odasından sorulduğu, Ankara SMMM Odasının 31.10.2019 tarihli cevabında iş sözleşmesiyle bir işverene bağlı olarak çalışanların ücretleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Asgari Ücret Tespit Komisyonunun belirlediği ücretin altında olamamak kaydıyla taraflarca serbest olarak belirlendiği bu konuda bir görüş bildirme imkânı bulunmadığının bildirildiği, 31.10.2019 tarihli sosyal ekonomik durum belgesinde davacının mali müşavirlik işinden elde etmekte olduğu toplam gelirin 10.000 TL olarak belirtildiği, SGK Hizmet Dökümünden davacının 2016 Yılında olduğu gibi 2017 Yılı Ocak ve ve Şubat ayı prime esas kazanç (PEK) -07 Ocak 2017 - 31 Aralık 2017 tarihleri arasında cari-brüt asgari ücret tutarı olan: (59,25.-TL./gün), (1.777,50 TL./ay) üzerinden bildirildiği, davacının gelirinin hesabı bakımından, olay tarihindeki gerçek net geliri esas alınması gerektiği, davacının gerçek net gelirinin daha yüksek olduğunu -tereddütten uzak- gösterir bir bilgi ve belge bulunmadığından, kaza tarihindeki gelirinin cari net asgarı ücret olduğu esas alınarak tazminat hesabı yapılmış ise de faraziyeye dayalı olarak belirlenen gelire göre hesaplama yapılması doğru görülmemiştir. Mahkemece davacı SGK kayıtlarına göre bir işverene (Ard Kod Mimari Proje Uygulama Ticaret Ltd Şti’nde) bağlı olarak 30 gün üzerinden muhasebeci olarak çalıştığına göre çalıştığı işyerlerinden olay tarihinden rapor tarihine kadar olan tüm maaş bordrolarının getirilerek hesaplama yapılması gerektiğinden davacının gelire ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir.

6098 sayılı TBK. 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Bu hale göre davacının dava konusu kaza sonucu yaralandığı ve maluliyetinin bulunduğu belirlendiğine göre tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kusur oranları, olay tarihi, zararın ağırlığı, kaza tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurularak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile manevi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

2. İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan peşin harcın istek halinde davacıya iadesine,

3. İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 

4. Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınAçılan)Tazminatkonusuankara(ÖlümgönderilmesineVedeğerlendirilmesigerekçeZararCismanikesindelillerinSebebiylenumarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim