SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1313

Karar No

2024/915

Karar Tarihi

28 Haziran 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1313 - 2024/915

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1313

KARAR NO : 2024/915

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 08/03/2022

NUMARASI : 2018/898 Esas 2022/140 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALILAR :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan

KARAR TARİHİ : 28/06/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 11/07/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 12.11.2011 tarihinde, davalılardan ... AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla karşıdan karşıya geçmekte olan davacı ...’a çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu, Ankara 14 Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/190 Esas sayılı dosyasında alınan ATK raporu gereğince davacının maluliyet oranının %20 olarak belirlendiğini, davacının durumunun daha ağır olmasına rağmen usul ekonomisi gereği mağduriyetinin biran önce giderilmesi için yeniden maluliyet raporu alınması yönünde bir talepleri bulunmadığını, emekli olan davacının kaza tarihinde kendisine ait işyerinde demir ve kaynak işi yaptığını, kaza nedeniyle peşinatını aldığı işleri teslim edemediği gibi aldığı peşinatları da ödeyemediğini, dükkan kirası hastane masrafları için işyerindeki malzemelerini yarı fiyatına satmak zorunda kaldığını belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince dükkanının kapanması nedeniyle uğradığı zarar ile işgücü kaybı zararı nedeniyle toplam 200.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 100.000 TL manevi tazminatın davalı ...’den tahsiline, hüküm altına alınacak tazminatlara kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiş; 02.12.2019 tarihli dilekçesi ile, maddi tazminata ilişkin taleplerinin 100.000 TL’sinin iş gücü kaybı nedeniyle uğranılan zarar, 100.000 TL'sinin kazadan dolayı iş yerinin kapanmasından kaynaklanan zarar olduğunu açıklamış, 27.04.2021 bedel arttım dilekçesi ile geçici işgöremezlik talebini 8.050 TL’ye sürekli işgörmezlik talebini 275.185,21 TL ’ye yükseltmiştir.

Davalı ... vekili, kazanın oluşumunda davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/361 Esas sayılı dosyasında alınan 12.12.2013 tarihli ATK raporunda davacının asli davalı ...’ın alt derece tali kusurlu olduğu belirlenerek cezalandırılmasına karar verilmiş ise de ceza dosyası istinaf aşamasında olduğundan kesinleşmesinin beklenmesini, kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan rapor alınmasını, davacının manevi tazminat talep hakkı bulunmadığı gibi miktarının da çok yüksek olduğunu,davacının talebinin açıklanması gerektiğini dükkanının kapanması nedeniyle tazminat istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili, eksik belge ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddini, kabul anlamına gelmemek üzere ... plakalı aracın, davalı şirket nezdinde 19.10.2011-19.10.2012 tarihleri arasında 200 000 TL limitle zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, ceza dosyası istenerek kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, geçici işgöremezlik talebinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davanın trafik kazasında yaralanma nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebine yönelik olduğu, toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, 12.11.2011 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen, davalı ...'ye ait ve kullanımında bulunan ... plaka sayılı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, poliçe kapsamında sürekli sakatlık teminatı limitinin 200.000,00 TL, tedavi gideri teminatı limitinin 200.000,00 TL olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davaya konu kaza nedeniyle rücuya tabi olabilecek herhangi bir gelirin bağlanmadığının bildirildiği, kazaya ilişkin olarak yapılan kovuşturma sonucunda Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2018 tarih, 2018/361 esas, 2018/280 karar sayılı kararı ile davalı sanık ...'nin cezalandırılmasına karar verildiği, eldeki davada kusura yönelik alınan bilirkişi raporu ile meydana gelen kazada davacının yaya olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle daha fazla etkisinin, davalı sürücü ...'nin ise araç kullanması nedeniyle üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirmemesi nedeniyle davacıya göre daha az olacak şekilde etkisinin olduğunun tespit edildiği, ceza soruşturması sırasında kusur durumuna ilişkin alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre meydana gelen kazada davacının asli kusurlu, davalının ise alt düzeyde tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağı, ceza kovuşturması sırasında alınan adli tıp kurumu raporu ve mahkeme dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu ile yerleşik Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde, meydana gelen kazada davacının %80 oranında, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen araç sürücüsü davalı ...'nin ise %20 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, kaza tarihi itibari ile uygulanması gereken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca düzenlenen iş göremezlik raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %48,2, geçici iş göremezlik süresinin 12 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 3 ay olduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre davacının toplam geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı miktarının 283.236,01 TL olduğunun tespit edildiği, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin dava tarihi olduğu, davacının kaza tarihini kapsar döneme ait vergi dairesi kayıtları ile kaza tarihi öncesi 5 yıllık döneme ait vergi beyannamelerine göre, demir doğrama - kaynak işi ile uğraştığı, vergi kaydının buna yönelik olarak oluşturulduğu, vergi beyannamelerinde iş yerine ilişkin zarar bildiriminde bulunulduğu, tazminat hesabı varsayıma dayalı olarak yapılmakta ise de, bilinen gerçek durum ve bilgiler varken varsayıma dayalı olarak tazminat hesaplamasının yapılmasının mümkün olmadığı, bu hali ile de davacının kazaya bağlı olarak iş yerini kapatması sonucunda zarara uğradığı hususunun gerçek veriler dikkate alındığında ispat edilemediği, meydana gelen yaralanma sonucunda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihi itibari ile paranın satın alma gücü, olayın meydana geliş şekli, davacının yaşı, kazada tarafların kusur durumu, maddi tazminat miktarı gibi hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle bir miktar manevi tazminata hükmedilmesinin gerektiği anlaşıldığından iş göremezlik zararına yönelik talebin kusur durumu dikkate alınarak (283.286,01 TL * %20) kısmen kabulüne, vergi dairesi kayıtları dikkate alındığında iş yerinin kapanması nedeniyle oluşan gerçek bir zararın bulunduğu hususu ispat edilmediğinden reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerektiğinden davanın kısmen kabulü ile, 1.610,16 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı ile 55.037,04 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatının, davalı ...'den olay tarihi olan 12.11.2011 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile dava tarihi olan 24.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, mahrum kalınan kar talebine yönelik davanın reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 12.11.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sanık ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... Mahallesi, .... caddede seyir halinde iken katılan ...'ın sol tarafta park halinde duran aracın önünden bir anda önüne çıkması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, mahkemece hükme esas alınan kusur oranlarının hatalı olduğunu, davalı ...'nin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, dosya kapsamındaki belgelere göre alt düzeyde kusurlu olduğu kabul edilecek olsa bile kusur oranının %20 olmasının fahiş olduğunu, olsa olsa %10 oranında alt düzeyde tali kusur tayin edilmesi gerektiğini, kaza sonucu Ankara 14. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/190E. Sayılı dosyası kapsamında TC Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 12.12.2013 tarihli raporda sanık sürücü ...'nin alt düzeyde tali kusurlu, yaya ...'ın asli kusurlu olduğu yönünde rapor düzenlendiğini, davalının kazanın meydana gelmesinde alt düzeyde tali kusurlu olduğunu dahi kabul etmemekle birlikte -davalı kazanın meydana gelmesinde kusursuz olup, davacı asli ve tam kusurludur- şayet alt düzeyde tali kusurlu olduğu kabul edilecek ise de alt düzeyde tali kusur oranının yerleşik içtihatlara göre olsa olsa %10 oranında olabileceğini, ...'nin tali kusurlu olduğuna ilişkin dosyada bir veri varmış gibi %20 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinin sebebinin anlaşılamadığını, trafik kazası tespit tutanağında yaya ...'ın "olay yeri yaya geçidi olmadığı bölümde yolun en müsait anını beklemesi gerektiği, aksine hareket ederek karşıya geçmek istediği sırada sağından gelen doğrudan seyreden araç tarafından çarpılmasında 2918 sayılı kanunda yer alan yaya kusurlarından 4. Bentte yer alan "araçlara ilk geçiş hakkını vermemek" kuralını ihlal etmekten kusurlu bulunduğunu, kazanın meydana geldiği anda yaya ...’ın alkollü olup kendisi hastaneye kaldırıldığında alkollü olduğundan hastanede bir süre kendisine müdahale edilemediğini, davalının kazadaki kusuru bulunmadığı halde tüm dikkatine ve elinden gelen bütün tedbirleri almasına rağmen kazayı engelleyemediğini, olay akşamı davacının havanın karardığı bir saatte arabasını park ederek, yaya geçidi olmayan yerde karşıdan karşıya geçmek istediğini, davalının yayayı son anda fark edip frene basıp direksiyonu sağa kırmasına rağmen çarpmaya engel olamadığını, hükme esas alınan kusur oranlarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı yanın dava dilekçesinde dosyaya davacı ...'ın %20 oranında kalıcı özürlü olduğuna ilişkin raporu sunarak yeni rapor alınması talebi olmadığını belirtmesine rağmen davacı tarafından herhangi bir talep yokken, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmeden mahkemece yeniden maluliyet raporu alınması ve bu rapor dayanak alınarak hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, ayrıca hükme esas alınan maluliyet raporunda belirlenen oranlar, maluliyetin belirlendiği yönetmeliğin de hatalı olduğunu, hükme esas alınan 21.04.2021 tarihli hesap raporunun yasaya aykırı olduğunu, bilirkişinin sürekli iş göremezlik tazminatını hesaplarken geçici iş göremezlik süresinin bitiminden itibaren (12.11.2012 tarihinden başlanılarak) bir hesap yapılması gerekirken 12.11.2011 tarihinden başlanılarak hesap yapılmış olmasının hatalı olduğunu, raporda ...'ın 12 ay geçici iş göremezlik süresi olduğunun tespitine istinaden 12.11.2011-12.11.2012 tarihleri arasında geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmış olmasına rağmen sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanırken bilinen dönemin başlangıç tarihinin yine 12.11.2011 olarak belirlenerek bir hesaplama yapıldığını, 12.11.2011 - 12.11.2012 tarih aralığında mükerrer hesap yapıldığını, bilirkişi raporundaki sair hususlar da hatalı olup bahsi geçen raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı fahiş olup hak ve nesafet kuralları gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğini belirterek Yerel Mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

HMK’nın 355. maddesi gereğince davalı ... vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgörmezlik tazminatı, dükkanın kapanmasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, 12.11.2011 tarihinde, davalıların işleteni-sürücüsü, zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araçla davacı yayaya çarptığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, kaza nedeniyle kapatılan dükkan nedeniyle uğranılan maddi zarar ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davacının asli (%80) davalı araç sürüsünün tali kusurlu (%20) olduğu, davacının %43,2 maluliyet oranı ve 12 ay iyileşme süresi karşılığı davanın kısmen kabulü ile 1.610,16 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı ile 55.037,04 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatının, davalı ...'den olay tarihi olan 12.11.2011 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile dava tarihi olan 24.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, mahrum kalınan kar talebine yönelik davanın reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair verilen karara karşı davalı ... vekili, kusur ve maluliyet oranına, usulü kazanılmış haklara, hesaplama yöntemine, manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri sunmuştur.

1. Hakim tarafından maddi ve manevi tazminat miktarı belirlenirken; tarafların kusur durumlarının dikkate alınması gerekmektedir. “Kusur” TBK 51/1.maddede de belirtildiği üzere, mutlaka kusur belirlemesi yapılması gerektiği açıktır. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK ile kusur tespitinin oran üzerinden yapılması sisteminden vazgeçilerek, asli .  tali kusur düzenlemesi kabul edilmiştir. Buna göre, ceza yargılamasında oran belirlenmeksizin yapılan kusur tespitinin hukuk hakimi açısından yetersiz kaldığı durumlar olabilecektir. Zira asli ve tali kusurun oranları sayısal olarak (100 ya da 8 üzerinden yapılan değerlendirmede) farklılık arz edebileceği için, hükmedilecek tazminat rakamları da belirlenecek oranlara göre değişecektir. Örneklemek gerekirse; ceza yargılamasında sadece "tali kusur" olarak kabul edilen oran, hukuk yargılamasında (varsayımsal olarak) %1 ile %49 arasındaki bir oran olabilecektir. Tazminat değerlendirmesi yapılırken de %1 kusur ile %49 kusur arasında çok farklı değerlendirme yapılması gerektiği açıktır.

Somut olayda, mahkemece oran içeren kusur raporu alınmaksızın, kaza tespit tutanağı, ceza dosyasında alınan 12.12.2013 tarihli ATK kusur raporu ve mahkemece alınan 21.04.2021 tarihli oran belirtilmeyen kusur raporu ve kusur değerlendirmesi üzerinden davacının asli kusurlu, davalı sürücünün tali kusurlu olduğu belirlenerek tali kusurun %20 olacağı gerekçesiyle karar vermiştir. Ancak, maddi ve manevi tazminatın belirlenmesi ilkeleri çerçevesinde, davacı ve davalı sürücünün "oransal" olarak kusur tespiti yapılmaksızın ve tarafların kusur oranlarına yönelik denetim ve itiraz hakkını kullanmasına engel olacak şekilde hükümle birlikte kusur oranı belirlenerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 06.01.2021 tarihli maluliyet raporunda; hasta ile yapılan görüşmede; 2011 yılında araç dışı trafik kazası geçirdiğini, her iki bacağında kırıkları olduğunu, 1 kez ameliyat edildiğini, 1 hafta hastane, 3 ay evde yatışı olduğunu, 3 ay koltuk değneği kullandığını, FTR almadığını, 1 km yürüdükten sonra ağrısının olduğunu ve soğukta ağrısının arttığını, kaza sırasında kafasına darbe aldığını, mevcut durumunda sağ kulakta duyma kaybı olduğunu, koku ve tat alamadığını, kazadan sonra 2. 3 kez nöbet geçirdiğini, son 6 yıldır hiç nöbet geçirmediğini, zaman zaman unutkanlığının olduğunu, kısa süre önce konuştuğunu unuttuğunu ifade ettiği, ... oğlu, .... doğumlu ...'ın dosyasının incelenmesi, yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda; 12.11.2011 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen sağ tibia şaft kırığı, sağ femur alt uç kırığı, SAK, oksipital ve temporal kemikte fraktür hatları dikkate alınarak; 11/10/2008 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre mevcut bulgular değerlendirildiğinde, bacak kısalığı (4 cm'den az) için %3 olduğu, alt bacak kırıklarından sonra oluşan, hareketsizliğe bağlı kas atrofileri, kas kopma harabiyetlerinin kalıntısı, bacak sinirleri felci dışındaki nedenlerden ileri gelen kas atrofileri, hipertrofileri, hastanın sağ kruriste 2 cm hipertrofisi dikkate alınarak %7 olduğu, kafa travmaları sonucu oluşan psişik bozukluklar için;%34 olduğu ancak hastanın mevcut klinik durumu göz önüne alınıp 1/3 olarak oranlandığında %11 olduğu, koklama ve tatma duygularının azalması için; %14 olduğu, sol kulaktaki odiometrik incelemeyle teşhis edilen işitme kayıpları için ISO standartlarına göre 500. 1000. 2000 Hertz frekanslardaki konuşma seslerinin işitme eşik değerlerinin desibel cinsinden ortalamasının 120 dB olduğu, 40'tan sonra kazaya kadarki her yaş için 0,5 dB yaşlılık değeri (13x0,5=6,5) düşüldüğünde 113,5 dB olduğu, hata payı sabitesi olarak 15 çıkarılıp kalan değer 1,5 ile çarpıldığında sol kulağın işitme kaybı yüzdesinin 147,75 bulunduğu, bir kulağın total işitme kaybı %17 olduğu, Balthazard formülü uygulandığında 43 saptandığı,olay tarihindeki yaşına (53) göre (E cetveline göre) %48,2 (kırk sekiz virgül iki) olarak bulunduğu, çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %48,2 (kırk sekiz virgül iki) olduğu, sekel halini aldığı, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 (üç) ay olduğu,tıbbi iyileşme süresinin 12 (on iki) aya kadar uzayabileceği, daha önce ayrı kurulca düzenlenen 30.01.2020 tarihli raporda çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı %12 tespit edildiği, Anabilim Dalına Nöroloji ve KBB konsültasyonları değerlendirmeye alınıp tekrar rapor düzenlendiğinde kişinin çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı %48,2 olarak tespit edildiği, saptanan %48,2'lik oranın işitme, koku. tat kaybı ve epilepsiye bağlı artan oran mahiyetinde olduğu ifade edilmiştir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Her ne kadar hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 06.01.2021 tarihli maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik esas alınarak düzenlenmiş ise de davacının maluliyetine neden olan “koklama ve tatma duygularının azalması için %14, sol kulaktaki odiometrik incelemeyle teşhis edilen işitme kayıpları için bir kulağın total işitme kaybı %17, kafa travmaları sonucu oluşan psişik bozukluklar için %11 olduğu, olarak “yapılan belirlemelerin yeterli olmadığı, raporda davacının bu maluliyeti için hangi testlerin ve tedavinin uygulandığı, hangi ilaçları ne kadar süre ile kullandığı, hangi şikayetlerinin gerilediği, tedavi ile tamamen düzelip düzelmeyeceği, kalıcı hale gelip gelmediği kaza ile illiyeti belirtilmemiştir.

Bu durumda mahkemece davalının rapora itirazı da değerlendirilerek öncelikle davacının belirtilen koklama ve tat alma duygularının azalması ve sol kulaktaki işitme kaybı, ve psişik bozukluklar nedeniyle gördüğü tedaviler ve kullandığı ilaçlara ait tüm belgelerin getirilmesi, bu bozuklukların kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre rapor alınması gerekirken eksik ve yetersiz rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3. Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının geçici ve  iş göremezlik tazminatı hesabında  olay tarihinden davacının iyileşme süresi olan 12 ayn bittiği tarihe kadar, sürekli iş göremezlik tazminatının hesabında ise  12 aylık geçici iş göremezlik süresinin bitmesinden sonra başlatılması gerekirken sürekli iş göremezlik zararı olay tarihinden itibaren 1 ay sonra başlatılarak 11 ay için mükerrer tazminat belirlenmiş olması doğru görülmemiştir. 

Açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda yeniden inceleme yapılarak ve davalı ... yönünden davacı vekili tarafından dava dilekçesinde davacı ...'ın %20 oranında kalıcı özürlü hale geldiğine ilişkin ATK raporu bulunduğu, mevcut durumunun çok daha ağır olduğunu usul ekonomisi gereği ve mağduriyetinin bir an evvel giderilmesi amacıyla yeni rapor alınması taleplerinin bulunmadığına ilişkin beyanına göre davalı yararına oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek sonucuna göre kesinleşen yönler korunarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; HMK’nın 353/1.a. 6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davalı ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yerolmadığına,

2. İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan karar harcının istek halinde davalı ...’ye iadesine,

3. İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 

4. Karar tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 28.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTazminatkonusuankara(ÖlümAçılangönderilmesineVedeğerlendirilmesigerekçeZararCismanikesindelillerinSebebiylenumarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim