Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2022/1443
2024/911
28 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/05/2019
NUMARASI : ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 14/06/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 09/07/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.07.2017 tarihinde, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, yolun karşısına geçmek isteyen yaya davacı ...'ya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, davacının malul kaldığını belirterek şimdilik sürekli işgöremezlik tazminatı olarak 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebi ve başvurusu üzerine, %25 kusur oranı ve %1 maluliyeti dikkate alınarak, davacıya 1.436,57 TL sürekli iş görmezlik tazminatı tespit edildiğini ve bu bedelin 11.04.2018 tarihinde ödendiğini, tazminat hesabının sigorta poliçesi genel şartlarına uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesindeki gerçek kusur oranının ve maluliyet oranının belirlenmesi ve sonucuna göre de uzman aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden ... ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı, 26.03.2019 tarihli raporda, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonunda, davacı ...'nun 06.07.2017 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen pnömotoraks, akciğer kontüzyonu, kemik (sol parietal, oksipital, humerus, tibia) kırıkları kafa için (epidural) kanama nedeniyle dört (4) ay süreyle mutat iş ve gücünden kaldığı, tıbbi şifa süresinin 4 (dört) ay olduğunun, herhangi bir fonksiyonel kayıp tarif ve tespit edilmediğini, dolayısıyla tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ya da özür oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği, raporun taraflara tebliğ edildiği, HMK'nın 281. maddesinde öngörülen 2 haftalık kesin süre içinde bu rapora karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı, yine 08.05.2019 tarihli duruşmada da bu raporu karşı yine itiraz nedeni gösterilmeksizin Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması talep edildiği görülmekle HMK'nın 30. maddesi hükmü ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davacı tarafın Adli Tıp Kurumu'ndan yeniden maluliyet raporu aldırılması talebinin yerinde görülmediği, davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça ... ... ve Araştırma Hastanesinde alınan Engelli Sağlık Kurulu raporunda davacının %1 daimi maluliyetinin bulunduğunun belirtildiğini, mahkemece alınan raporla arasında çelişki olduğunu, çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, yaya davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek davalıdan sürekli işgöremezlik zararının tazminini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının maluliyet oranının belirlenmesi yönünden ... ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığından rapor alındığı; raporda, sol tibia cisim kırığı, sol humerus proksimal cisim kırığı olduğu, sol oksipital bölgede minimal çökmenin eşlik ettiği kırık ve minimal epidural kanama ile uyumlu görünüm izlendiği, ortopedi servisine yatışı yapıldığı, operasyona alındığı, sol tibia orta cisim parçalı kırığı skopi altında redükte edilip elastik çivi ve pin ile fiksasyon sağlandığı, sol humerus proksimal cisim kırığı açık redükte edilip K teli ile fiksasyon sağlandığı, 10.07.2017 tarihinde taburcu edildiği, 14.07.2017, 22.07.2017 ve 29.07.2017 tarihlerinde başvurduğu, kontrol muayene ve tetkiklerinin yapıldığı, 26.08.2017 tarihinde başvurduğu operasyona alındığı, sol humerus proksimal cisim kırığı ve sol tibia orta cisim parçalı kırığı için konulan pin telinin çıkartıldığı, taburcu edildiği, 18.11.2017 tarihinde ortopedi polikliniğine başvurduğu, operasyona alındığı, sol tibia kırığı için konulan intramedüller implantların çıkartıldığı, ..., 29.01.2019 tarihinde alınan hikayesinde, 06.07.2017 tarihinde trafik kazası geçirdiğini, kolunda ve bacağında ağrısının olduğunu ifade etmiş olup yapılan muayenesinde sol proksimal ön yüzde 12 cm'lik sütür izi belirgin nedbe, sol bacak proksimal ön yüzde 3 cm'lik iki adet nedbe, sol ön kol proksimal dış yanda en büyüğü 1x1 cm'lik olan beş adet nedbe, sırt bölgesinde en büyüğü 3x1 cm olan çok sayıda nedbe, her iki üst ve alt ekstremite çevre ve uzunlukları eşit, eklem hareket açıklıkları doğal, kas kuvveti tam olduğu saptandığı, ortopedi konsültasyonu istendiği, konsültasyon sonucu ERÜ Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalının 30.01.2019 tarih ve 962/101621 sayılı heyet raporunda; muayenesinin yapıldığı, direkt grafisinde kırık kaynaması ile uyumlu bulgusu olduğu, mukayeseli eklem muayenesinde diğer ekstremiteyle anlamlı farklılık görüldüğü, ...'nun maluliyet oranının tespiti açısından rapor konusu travma (sol parietal, oksipital, humerus, tibia kemikleri kırığına, kafa içi (epidural) kanamaya, pnömotoraksa, akciğer kontüzyonuna neden olan trafik kazası) ile illiyet bağı içerisinde meydana gelen, sekel mahiyetindeki ya da tıbben kalıcı/iyileşme olanağı beklenmeyen patolojileri ilgi yazı dolayısıyla 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” kapsamında değerlendirildiği ve maluliyetinin bulunmadığı, 4 ayda iyileşeceği belirlenmiş, raporda davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin evrakların ve raporların incelendiği, fiziki muayenesinin yapıldığı, kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kaza nedeniyle davacıda oluşan daimi maluliyet bulunmadığı, herhangi bir fonksiyonel kayıp tarif ve tespit edilmediğinin belirtildiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edilmekle denetiminin mümkün olduğu, Yargıtay uygulamalarına uygun, dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında ve bu itibarla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine ,
-
Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 14.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09