SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1500

Karar No

2024/905

Karar Tarihi

28 Haziran 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1500 - 2024/905

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1500

KARAR NO : 2024/905

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 12/04/2022

NUMARASI : 2021/471 Esas 2022/204 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ : 28/06/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 18/07/2024

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.09.2010 tarihinde, davacının, dava dışı ... sevk ve idaresindeki, davalı şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı kamyonun kasasından düşerek yaralandığını, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 13.09.2018 tarihli raporuna göre davacının maluliyet oranının %22,2 oranında olduğunun, iyileşme süresinin de 9 ay olduğunun belirtildiğini, maluliyet tazminatının alınabilmesi için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ancak yasal süresi içinde cevap verilmediğini belirterek HMK 107/1-2 maddesine göre belirsiz alacak davası olarak şimdilik 200,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 19.800,00-TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 20.000,00-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile geçici işgöremezlik tazminatı talebini 3.346,27-TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 138.251,88-TL’ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının 8 yıl boyunca kazadan kaynaklanan zararlarını davalı şirketten talep etmediğini, davacı tarafça dava öncesi davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluğun da olmadığını, davaya konu kazanın trafik kazası olup olmadığının ve gerçekleştiği mahallin tespiti ile karayolu niteliğini haiz bir yerde gerçekleşip gerçekleşmediğinin açığa kavuşturulmasının gerektiğini, davacının kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, geçici iş göremezlik zararının tedavi gideri kapsamında SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; hükme esas alınan kusur raporuna göre, meydana gelen dava konusu kazada araç üzerinde bulunan davacı ...’in %40, araç sürücüsü ...’ın %60 oranında kusurlu olduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 26.03.2019 tarihli raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre, davacıda %22,2 oranında daimi maluliyet, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olduğunun tespit edildiği, Yozgat SGK İl Müdürlüğü yazı cevabından, davacıya geçirdiği trafik kazası nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığı, gelir bağlanmadığının anlaşıldığı, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 3.346,27 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 138.251,88 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 141.598,15 TL tazminatın, 27.09.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın trafik kazası olmadığını, karayolunda değil tarlada meydana geldiğini, bu nedenle poliçe teminatı kapsamında olmadığını, kaza, iş kazası niteliğinde olduğundan işverenin kusurunun gözetilmesi gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının güncel olarak sorulmadığını, yazılan müzekkerenin üzerinden uzun zaman geçtiğini, hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanması gerektiğini, geçici işgöremezlik zararından SGK’nın sorumlu olduğunu, aktüerya hesabında bilinmeyen dönem için %1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Davacı vekili, davacının, davalı şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı araçtan düşerek yaralandığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir.

  1. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 2. maddesinde bu Kanunun, karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir.

Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir.

Anılan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir. Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır.

Bu açıdan köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur.

Somut olayda, dava konusu kazanın tarlada meydana geldiği, burada bulunan kerestelerin yüklenerek taşınması işinin yapıldığı anlaşılmakla tarlanın karayolu ile bağlantısının bulunduğu, bu nedenle davacının zararının poliçe teminatı kapsamında bulunduğu kanaatine varılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

  1. Davalı vekili, geçici işgöremezlik tazminatından tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı olup 2918 sayılı KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK.nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK.nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

  2. 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E. 2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

  1. Mahkemece, dava konusu kaza nedeniyle SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının sorulduğu, dava konusu kaza nedeniyle davacıya bir ödeme yapılmadığının, aylık bağlanmadığının bildirildiği, bu şekilde davalının zararından mahsup edilmesi gereken bir ödemenin bulunmadığının belirlendiği, sigortalı aracın ticari nitelikteki kamyon olması nedeniyle hükmedilen tazminata ticari avans faiz yürütülmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gözetildiğinde davalı vekilinin bu hususlara yönelik istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.672,57 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.420,00 TL harcın mahsubu ile kalan 7.252,57 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,

  3. Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,

  5. Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 28/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınZararkesindelillerinAçılan)VedeğerlendirilmesiTazminatkonusugerekçeankaraSebebiylenumarasıdairesi(ÖlümCismanihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim