Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2022/1545
2024/902
28 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/03/2022
NUMARASI : ....
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 17/07/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 03.09.2015 tarihinde davacı sigorta şirketine 30.04.2015-2016 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan davalı sigortalıya ait ... plakalı aracın virajlı ve tehlikeli iniş eğimli yol bölümünde aracının hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen trafik kazasında araçtaki yolcuların yaralandığını ve kaza nedeniyle dava dışı ...’a maluliyeti nedeniyle 30.285,00 TL daha sonra Sigorta Tahkim Komisyonu kararına dayalı olarak 30.066,58 TL ek ödeme yapıldığını, kazada sigortalı aracın istiab haddinin üzerinde yolcu ve yük alındığının tespit edildiğini, Genel Şartlar uyarınca bu durumun rücu sebebi olarak gösterildiğini ve işleten davalıdan rücuen tazmini gerektiğini, sigortalı kamyonetin taşıma ruhsatına göre yolcu sayısının iki olduğunu, ancak 4 yolcu ile seyir edildiğini, ödemenin rücuen tazmini amacıyla İstanbul 22. İcra Dairesinin 2020/974 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe itiraz edildiğini belirterek, icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, aynı uyuşmazlığı ilişkin olarak davacı tarafça Eskişehir Tüketici Mahkemesinin 2020/250 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın reddine ilişkin kararın istinaf sonucunda görev yönünden kaldırıldığını, istiab haddinin aşılması nedeniyle rücu hakkının kullanılmasının illiyet bağının mevcut olduğu hallerde söz konusu olacağını, aracın yük taşıma amaçlı kullanılan bir araç olduğunu, davacı sigorta şirketinin araçtan doğan zararları tazmin ettiğini, kazanın yük haddinin aşılması sebebiyle olduğunu iddia ettiğini ve davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, görev itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın yük haddinin aşılması nedeniyle kazanın meydana geldiği iddialarının somut delilden uzak varsayıma dayalı bir iddia olduğunu belirterek, mahkemenin görevsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında 3. kişiye ödenen tazminatın, istiap haddinin üzerinde yolcu ve yük alındığı iddiasına dayalı olarak davalı sigortalıdan rücuen tahsili için başlatılan ilişkin icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, mahkemenin 2020/250 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 12.11.2020 tarihli raporunda aracın yük olarak istiap haddini aşmadığı ancak fazladan iki yolcu bulunduğunun belirtildiği, araç ruhsatında aracın damperli kamyonet olarak belirtilmiş olması, aracın yük taşımasında kullanılmakta olması ve kaza tespit tutanağında aracın ağırlık olarak istiap haddini aşmamış olması dikkate alındığında, aracın taşıyabileceği yüke oranla daha düşük ağırlıkta olan 2 yolcunun aracın ağırlıktan kaynaklı dengesinin bozularak hakimiyetinin kaybolmasında etkili olmayacağı kanaatine varıldığı, sürücü ... idaresindeki kamyonet ile meskun dışı mahaldeki azami hız limiti 30 km/h olan tehlikeli iniş eğimli yoldaki seyrini aracının teknik özelliklerini ve yük durumunu gözeterek kendisine ayrılan yol bölümü içerisinde sürdürmeye yeterli özeni göstermediği, çıkış eğimli yoldaki vites ve hızını bu yolda da sürdürmeyerek aracının hakimiyetini kaybettiği ve soldan yol dışı kaldığı olayda kusurlu olduğu belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemenin gerekçesinde kazanın eski Genel Şartlar’ın geçerlilik tarihinde kazanın meydana geldiği belirtilerek kazanın meydana gelmesinde münhasıran istiap haddinin aşılmadığı, aracın taşımaya özgü bir araç olması nedeniyle yolcu aşımıyla kazaya sebebiyet verilemeyeceği gerekçesiyle bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmeden ön inceleme duruşmasında davanın reddine karar verildiğini, kazanın 03.09.2015 tarihinde meydana geldiğini ve yeni Genel Şartlar’a göre inceleme yapılması gerektiğini, bilirkişi incelemesi yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, fazla yolcu taşınması nedeniyle istiab haddinin aşıldığını, somut olayda 4 kişinin yolcu kısmında bulunmasının aracın kullanımının engel teşkil ettiğini, dosya kapsamına göre hüküm kurmaya elverişli denetime açık uzman bilirkişiden rapor alınmadan eski Genel Şartlar esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, istiab haddinin aşılmasının tek başına rücu sebebi olduğunu ve kazaya sebep olup olmamasına bakılmaksızın rücu nedeni olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 03.09.2015 tarihinde davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı sigortalıya ait aracın virajlı ve tehlikeli iniş eğimli yol bölümünde aracının hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle araçta yolcu olan 3. kişiye 30.285,00 TL ve daha sonra Sigorta Tahkim Komisyonu kararına dayalı olarak 30.066,58 TL ek ödeme yapıldığını, kazada sigortalı aracın istiap haddinin üzerinde yolcu ve yük alındığının tespit edildiğini, bu durumun Genel Şartlar uyarınca rücu sebebi olup davalı hakkında başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece 2020/250 Esas sayılı dosyasında düzenlenen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 12.11.2020 tarihli raporu uyarınca davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.
Poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.maddesinde " Zarar Görenlerin Haklarinin Sakli Tutulmasi ve Sigortacinin Isletene Rücu Hakkı Sigorta sözlesmesinden veya sigorta sözlesmesine iliskin kanun hükümlerinden dogan ve tazminat yükümlülügünün kaldirilmasi veya miktarinin azaltilmasi sonucunu doguran haller zarar görene karsi ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortaci, sigorta sözlesmesine ve bu sözlesmeye iliskin kanun hükümlerine göre, tazminatin kaldirilmasini veya azaltilmasini saglayabilecegi oranda sigorta ettirene rücu edebilir.
Sigorta ettirene baslica su nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminati gerektiren olay, isletenin veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerin kasdi bir hareketi veya agir kusuru sonucunda meydana gelmis ise,
b) Isleten, yetkili makamlardan izin almaksizin düzenlenen bir yaris için Karayollari Trafik Kanunu uyarinca yapilmasi gereken özel bir sigortanin yapilmamis oldugunu biliyorsa veya gerekli özeni göstermesi halinde bilebilecek durumda ise,
c) Tazminati gerektiren olay, aracin Karayollari Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafindan sevkedilmesi sonucunda meydana gelmis ise,
d) Tazminati gerektiren olay, isletenin veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerin veya motorlu aracin hatir için karsiliksiz olarak kendilerine verilen kisilerin uyusturucu veya keyif verici maddeler almis olarak araci sevk ve idare etmeleri esnasinda meydana gelmis veya olay, yukarida sayilan kisilerin alkollü içki almis olmalari nedeniyle araci güvenli sürme yeteneklerini kaybetmis bulunmalarindan ileri geliyorsa,
e) Tazminati gerektiren olay, yolcu tasimaya ruhsatli olmayan araçlarda yolcu tasinmasi veya yetkili makamlarca tesbit edilmis olan istiab haddinden fazla yolcu veya yük tasinmasi veya patlayici, parlayici ve tehlikeli maddeleri tasima ruhsati bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutusma ve infilaki yüzünden meydana gelmis ise,
f) Sigorta ettirenin, rizikonun gerçeklesmesi halinde, B.1 maddesinde belirtilen. yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayi zarar ve ziyan miktarinda bir artis olursa,
g) Tazminati gerektiren olayin aracin çalinmasi veya gaspedilmesi sonucunda olmasi halinde, çalinma veya gaspedilme olayinda isletenin kendisinin veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerin kusurlu oldugu tespit edilirse." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Davacı sigorta şirketinin istiap haddinin aşılması nedeniyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince sigortalısına rücu edebilmesi için aracın istiap haddini aşacak şekilde yüklenmesi veya yolcu taşınması tek başına yeterli olmayıp istiap haddinin aşılmasının kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkili olması gerekir.
Dosya içeriğinden 03.09.2015 tarihinde kaza tespit tutanağına göre davalının idaresindeki araç ile seyir halinde iken sola viraja girdiğinde (kendi beyanında frenlerin tutmadığı ve el fireni ile durdurmaya çalıştığı, aracın kontrolünü kaybederek yolun solundaki ağaca çarpıp savrulması sonucunda tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, ayrıca araç sürücüsü ...'a taşıma sınırı üzerinde yolcu almaktan cezai işlem uygulandığının belirtildiği, davacı sigorta şirketi tarafından 3. kişiye yapılan ödemenin, Genel Şartlar'ın B.4. maddesi bendi uyarınca yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması nedeniyle rücuya tabi olduğu ileri sürülerek davalı hakkında İstanbul 22. İcra Dairesinin 2020/974 Esas sayılı icra takibine davalının itirazının iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı, mahkemece iddia ve savunma doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, mahkemenin 2020/250 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin düzenlendiği belirtilen 12.11.2020 tarihli raporu esas alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Eskişehir Tüketici Mahkemesinin 2020/250 E.-2020/677 K. Sayılı dosyasında davacının ... Sigorta AŞ , davalının ... olduğu, davanın davacı tarafından 03.09.2015 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanan kişilere yapılan ödemenin istiap haddinin aşılması nedeniyle sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsili için başlatışan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 12.11.2020 tarihli rapora göre kazanın istiap hadinini aşılmasının kazaya etkili olmadığı sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılması üzerine Ankara BAM 26. Hukuk Dairesinin kararı ile uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile kaldırılmasına karar verildiği kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 266. maddesinde, mahkemelerin hangi hallerde bilirkişiye başvurabileceği düzenlemiş olup, anılan maddede; “ Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir..." düzenlemesi getirilmiştir. Mahkeme tarafından atanan bilirkişinin, oy ve görüşünü yazılı veya sözlü olarak mahkemeye sunacağı HMK'nın 279. maddesinde ve bu rapora itirazın usulü ise HMK'nın 281.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, alınan bilirkişi raporunun taraflara tebliği edilmemesi ya da tarafların rapora itiraz haklarını ortadan kaldıran tüm işlemlerin HMK 27. maddesinde düzenlenen "Hukuki Dinlenme Hakkının ihlali" niteliğinde olduğu olduğu kabul edilmektedir.
Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaptığı kaza nedeniyle 3. kişiye ödenen tazminatın Genel Şartlar'ın B.4. maddesi uyarınca yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması nedeniyle rücuya tabi olduğu ileri sürülerek açılan davada mahkemece Eskişehir Tüketici Mahkemesinin 2020/250 E-2020/677 K. Sayılı dosyasında alınan rapor hükme esas alınmış ise de kararın kesinleşmediği, bu dosyada taraflara itiraz ve denetim imkanı verilmediği anlaşılmakla öncelikle davacıya ait aracın trafik tescil ve ruhsat kayıtları dosyaya getirilerek aracın istiap haddinin belirlenmesi, iddia ve savunma doğrultusunda kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ile kazanın meydana geliş şekli, aracın teknik özellikleri de değerlendirilmek suretiyle istiap haddinin aşılıp aşılmadığı ve sigorta şirketinin, istiap haddinin aşılması nedeniyle sigortalısına rücu edebilmesi için aracın istiap haddini aşacak şekilde yüklenmesi veya yolcu taşınması tek başına yeterli olmayıp istiap haddinin aşılmasının kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkili olması gerektiğinden bu hususlara ilişkin makine mühendisi uzman bilirkişiden gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınması, raporun taraflara tebliğ edilmesi, denetim ve itiraz imkanı tanınması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik tahkikat ile yetinilerek karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 353/1. a. 6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2. Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3. İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4. Ankara 10.İcra Müdürlüğü 2022/7337 sayılı dosyasına yatırılan 6.550,00 TL NAKİT teminatın yatıran tarafa iadesine,
5. Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 28/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09