SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 26. HD 2021/1874 E. 2024/89 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1874

Karar No

2024/89

Karar Tarihi

26 Ocak 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1874 - 2024/89

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1874

KARAR NO : 2024/89

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/06/2021

NUMARASI : 2017/564 Esas 2021/480 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALILAR :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ : 26/01/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 21/02/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;

Davacı vekili, 10.05.2017 tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmayan davalı ... idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait ve içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, aracının hurdaya ayrıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının hastane masrafları, iş göremezlik ve benzeri harcamaları için şimdilik 1.000,00TL’nın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, ... plakalı araçta meydana gelen maddi tazminat için şimdilik 1.000,00 TL ve 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 29.05.2020 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde belirtilen 1.000,00 TL maddi tazminat talebinin 750,00 TL’nın sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL’nın geçici iş göremezlik tazminatı, 150,00 TL’nın bakıcı gideri, 50,00 TL’nın tedavi gideri olduğunu açıklamış, 01.06.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 131.578,66 TL, tedavi giderini 1.612,00 TL, bakıcı giderini 7.110,00 TL, araç bedeli tazminatını 29.500,00 TL olarak artırmıştır.

Davalı ..., kazada davacının asli kusurlu olduğunu, rapor alınmasını ve davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Vekili, kaza tarihi 10.05.2017 olduğundan 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartlarının bu davada uygulanması gerektiğini, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli trafik sigortası poliçesi olup olmadığının tespit edilmesini, davaya konu kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespitini, davacının daimi maluliyet durumunun belirlenmesi için ATK'dan maluliyete ilişkin sağlık raporu alınmasını, davaya konu maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanmasını, geçici iş göremezlik nedeni ile doğan zararlara ilişkin maddi tazminat taleplerinin teminat dışında olup davalı kurumun bu talepler nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını, davacının talep etmiş olduğu tedavi ve bakıcı giderlerine bağlı maddi tazminat isteklerinin reddini, araç hasar bedeli ve manevi tazminat taleplerinden davalı kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, SGK tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek davalı kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesini, Güvence Hesabının sorumluluğunun kaza tarihinde poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinin haksız olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI;

Mahkemece toplanan delillere göre, davanın, meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının uğradığı cismani zarar ve araçta meydan gelen hasar bedelinin davalı ... ve davalı ...'dan tahsili için açılan maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, 10.05.2017 günü ... yönetimindeki, davacıya ait ... plakalı otomobilin, sinyalize trafik ışığı ile kontrollü kavşakta, kavşağa giren ve Ankara istikametine dönüş yapmak isteyen davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı kamyonun, kavşak alanı içinde çarpıştığı, ATK raporuna göre; davacının vücut genel çalışma gücünden %9,10 oranında kaybettiği ve 15 ay geçici iş göremezlik halinde kalacak şekilde yaralandığı, Adli trafik bilirkişi tarafından tanzim edilen ek rapor içeriğine göre, gerçekleşen kazada davacı sürücünün kusursuz, davalı sürücü ...'nın ise %100 oranında kusurlu olduğu, yine aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor içeriğine göre; davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle; geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, 7.110,00 TL bakıcı gideri 131.578,66 TL sürekli iş göremezlik zararı hesaplandığı, buna göre davalı ..., karşı aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesi bulunmaması nedeni ile oluşan bu zararını gidermekle yükümlü olduğu, dava konusu kaza nedeniyle ... plakalı araçta meydana gelen zarara ilişkin 11.10.2019 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporu ile araçta meydana gelen zararın 29.500,00 TL olduğunun hesaplandığı, hüküm kurmaya elverişli olduğundan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı ve davacının 29.500,00 TL hasar bedeli zararının davalı ...'dan tahsiline karar verildiği, manevi tazminat talebi yönünden davacının kazadaki kusur durumu, kaza sonrası uzun süren tedavi boyunca çekmiş olduğu acı elem ızdırap ile davalı ...'nın ekonomik ve sosyal durumu göz önünde bulundurulmak suretiyle 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, davacı tarafından davalı kuruma dava tarihinden önce yapılmış başvurunun 13.07.2017 tarihinde davalı tarafça teslim alındığı, dosyaya sunulan hasar dosyaları evraklarından anlaşılmış olup; davalı sigorta şirketinin kendisine yapılan tebliğ tarihine 8 iş günü ilave edilmesi neticesinde; 26.07.2017 tarihi itibariyle temerrüde düşmüş olacağı, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2017 tarihinden, davalı ... yönünden 10.05.2017 itibaren yasal faiz ile tazminattan sorumlu tutulmasına karar verildiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 131.578,66 TL sürekli iş göremezlik 1.612,00 TL tedavi gideri, 7.110,00 TL bakıcı giderinin davalı ... yönünden 26.07.2017 tarihinden, davalı ... yönünden 10.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili ile davacıya ödenmesine, 29.500,00 TL hasar bedelinin davalı ...'dan 10.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden 2.000,00 TL manevi tazminatın 10.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafından maluliyeti sebebiyle tazminat talebine ilişkin olarak, dava öncesinde davalı kuruma başvuru yapıldığını, başvuru sırasında sunulmayan ve tazminat hesabı için zaruri olan, söz konusu kazaya ilişkin kusur oranının tespitine yarayacak ayrıntılı bilgi ve belgeler ile davacının davaya konu kazaya bağlı maluliyet oranını gösterir Sağlık Kurulu Raporunun davacı vekilinden yazılı olarak talep edildiğini, davacı taraf bu belgeleri davalı kuruma sunmadığından, usulüne uygun olarak yerine getirilmiş başvuru şartı bulunmaksızın davanın açıldığını, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış sağlık raporu alınmasının gerektiğini, karara dayanak yapılan maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, davaya konu kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp veya alanında uzman bir kusur bilirkişi heyeti vasıtasıyla yapılması gerektiğini kusur tespitinin hatalı yapıldığını, hükme esas alınan raporun tek bilirkişi tarafından düzenlendiğini, kusur raporları arasında çelişki olduğunu, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat bakımından davalı kurumun herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, söz konusu talebin davalı kurum bakımından reddi gerektiğini, davalı kurumun sorumluluğunun ... Yönetmeliği uyarınca yalnızca bedensel zararları kapsadığını, kararda, manevi tazminattan hangi davalının sorumlu tutulduğunun belirtilmediğini, davalı kurumun manevi tazminat ve manevi tazminata ilişkin yargılama giderinden sorumluluğunun olmadığını, kararın bu nedenle hatalı olduğunu, geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadıklarını, SGK’nın sorumlu olduğunu, bakıcı gideri tazminatının brüt ücret üzerinden hesaplanması için bakıcı tutulduğunun ve SGK priminin yatırıldığının belgelenmesi gerektiğini, dosyada bakıcı tutulduğu ve SGK primi yatırıldığının belgelendirilmediğini, tedavi giderlerine bağlı maddi tazminat isteklerinin reddi gerektiğini, kaldı ki davacı tarafın bu yönde bir talebinin de olmadığını, Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesinde Güvence Hesabından hangi durumlarda tazminat talep edilebileceğinin sınırlı olarak belirtildiğini, davaya konu olaya ilişkin olarak, ancak rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararları kapsadığını, bedensel zararlar dışında kalan her türlü maddi zararın bu kapsam dışında olduğunu, tedavi giderlerinin ise 25.02.2011 tarihinde 27857 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun’un Geçici 1’inci maddesi gereğince Karayolları Zorunlu Trafik Mali Mesuliyet Poliçelerinde yer alan ‘Tedavi Gideri Teminatı’ kapsamında oluşabilecek zararların Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarıldığını, yani trafik kazası geçiren kişilerin yaya, yolcu veya sürücü, kusurlu veya kusursuz, sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın kazadan kaynaklanan tedavi hizmet bedellerinin tamamının SGK tarafından karşılanacağını hüküm altına alındığını, bu nedenle tedavi teminatından kaynaklanan maddi tazminata ilişkin taleplerin Sosyal Güvenlik Kurumu’na yöneltilmesi gerektiğini, 6111 sayılı kanuna göre, tedavi gideri SGK'nun sorumluluğunda olup tedavi gideri ve ulaşım gideri için somut veriler, belge olmadan afaki tutarlara hükmedilemeyeceğini, davacı için güncel bordro bulunmadığından asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, aktüer hesabının hatalı olduğunu, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlar sonrası kazalarda vergilendirilmiş gelire göre hesaplama yapılması gerektiğini, dosyada maaş bordrosu vs. belge olmaması halinde emsal ücret araştırmasına göre değil asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerekmekte iken hatalı hesaplama yapıldığını, SGK'dan gerçekleştiği iddia olunan kazayla ilgili olarak, davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması ve davalı kurum aleyhine karar verilmesi halinde, davacılara ödeme yapılmış ise bu miktarın hesaplanan tazminattan mahsubunun gerektiğini, mahkemece bu husus değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğunu, davalı kurum aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesini, temerrüt tarihinin de hatalı olarak belirlendiğini ileri sürmüştür.

Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde, karara itiraz ettiğini, mağduriyetinin söz konusu olduğunu, verilen para cezasından dolayı mağdur olduğunu, çalışmadığını, parayı ödeyecek gücünün olmadığını, kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;

Davalı ... vekili ve davalı ...’nın HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmayan davalı ... idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait ve içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, aracının hurdaya ayrıldığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  1. HMK’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

Mahkemece davacı tarafından talep edilen manevi tazminat ile ilgili hüküm kurulurken manevi tazminatın tahsiline dair hüküm kurulmuş ise de hangi davalıdan tahsil edileceği belirtilmeden infazda tereddüt yaratacak ve HMK'nın 297 maddesine aykırı olacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.

  1. Dosya kapsamına göre davacının olay tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretmen olarak çalıştığı belirtilerek davacıya ait 2017 yılı Ağustos ayı maaş bordrosu sunulmuş, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının tazminat hesabına esas alınan gelirin belirlenmesinde 2017 yılı Ağustos ayına ait maaş bordrosunda belirtilen gelir asgari ücrete oranlanarak asgari ücretin 2,07 katı gelir elde ettiğinin kabulü ile hesaplama yapılmış ise de, davacının öğretmen olarak çalıştığı gözetildiğinde bilinen dönemde hesaplamaya esas alınacak gelirinin net olarak belirlenmesi mümkün olduğundan kaza tarihinden 3 ay öncesinden itibaren rapor tarihine kadar olan tüm maaş bordroları ve ek ödemelere ilişkin tüm belgeler getirtilerek bilinen dönem gelirinin buna göre belirlenmesi ve soncuna göre istinafa başvuran taraflar yararına oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek aktif dönem için hesaplama yapılması gerekirken davacının gelirinin asgari ücrete oranlanarak tespit edilmiş olması isabetli görülmemiştir.

  2. Dava konusu kaza 10.05.2017 tarihinde meydana gelmiş olup kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmamaktadır.

Olay tarihinde yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.

Danıştay ve Yargıtay tarafından kabul edilen uygulamaya göre “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nun ve 6098 sayılı TBK’nun haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.

Ancak TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruridir. Gerçek zarar miktarının, d hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri esas alınarak hesaplanması gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Yargıtay 4 Hukuk Dairesi (Kapanan 17 Hukuk Dairesi) tarafından tazminat hesaplanmasında esas alınacak yaşam tablosu ile ilgili görüş değişikliğine gidilmiş, (Yargıtay 17.HD 22.12.2020 tarih, 2019/5206 E. – 2020/8874 K. sayılı ilamı, 14.01.2021 tarih 2020/2598 E. – 2021/34 K. sayılı ilamı) “destek ve hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda 1931 tarihli “PMF yaşam tablosuna göre belirlenmekte iken Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına” karar verilmiştir. Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması gerekir.

Açıklanan nedenlerle davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak davacının bakiye ömür süresi belirlendiği belirtilmiş ise de davacının muhtemel bakiye ömür süresi 99 yaş esas alınarak bu yaşa göre devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü üzerinden işleyecek/bilinmeyen devre hesabının yapılarak tazminat belirlenmiş olması doğru görülmemiştir.

Mahkemece yapılması gereken davacının TRH 2010 yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye yaşam süresinin belirlenmesi, bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilerek progresif rant yönteminin kullanılarak ve davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu için hükme esas alınan rapor tarihi verilerine göre hesaplama yapılması için konusunda uzman aktüer bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

Açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davalı ...’nın istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, davalıların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı ... vekilinin ve davalı ...’nın istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK.nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

  1. İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,

  2. İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

  3. Ankara 25. İcra Müdürlüğü 27.09.2021 tarih ve 2021/9364 sayılı dosyasına yatırılan 246.500,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,

  4. Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26.01.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınAçılan)Tazminatkonusuankara(ÖlümgönderilmesineVedeğerlendirilmesigerekçeZararCismanikesindelillerinSebebiylenumarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim