Ankara BAM 26. HD 2024/616 E. 2024/856 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2024/616
2024/856
13 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/616 - 2024/856
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/616
KARAR NO : 2024/856
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/11/2023
NUMARASI : 2023/417 Esas 2023/850 Karar
DAVACI
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 01/07/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 01.07.2022 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın davacının park halindeki ... plakalı aracına çarparak hasarlanmasına neden olduğunu ekspertiz raporuyla hasarın 29.458,70 TL olarak belirlendiğini, 550 TL ekspertiz ücreti ödediklerini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100 TL hasar bedeli 10 TL değer kaybı olmak üzere toplam 110 TL maddi tazminatın 05.09.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, 550 TL ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili; davacının davalı şirket aleyhine işbu dava ile tarafları ve konusu aynı olan Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvurusunun reddine karar verildiğinden eldeki davanın kesin hüküm nedeni ile reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte başvuru üzerine davacıya hasar bedeli olarak 7.250 TL değer kaybı olarak 2.334 TL ödeme yaptıklarından bakiye tazminat talebinin yerinde olmadığını, aksi halde kusur ve zarar yönünden bilirkişi raporu alınmasını, faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi zarar nedeniyle kusurlu yanın sigortacısından poliçe kapsamında zararın tazmini talebi olduğu, davalı yanın kesin hüküm itirazında bulunduğu, HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca "aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış" olmasının dava şartı olduğu, kesin hüküm itirazının, davanın her aşamasında ileri sürülebileceği ve mahkemenin de resen değerlendirmesi gerektiği, HMK’nun 303/1. maddesi uyarınca kesin hükmün koşullarının, her iki davanın taraflarının aynı olması, müddeabihinin aynılığı ve dava sebebinin aynı olması olup kesin hükümden söz edebilmek için ilk kararın mahkemece hükme bağlanmasının şart olmadığı, uyuşmazlık konusunda tarafların tahkime gitmeleri halinde Hakem/Hakem Heyetlerince verilen esasa ilişkin kararların usulünce kesinleşmesi de kesin hüküm oluşturacağından aynı uyuşmazlık konusunda yeniden dava açılmayacağı, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2022/368273 sayılı kararının incelenmesinde, dosyanın taraflarının aynı olduğu, her iki talebin de 11.07.2022 tarihli kazaya ilişkin olup davalının ZMMS sigortalısı ... plakalı aracın davacıya ait araçla karıştığı trafik kazası nedeni ile değer kaybı ve hasar bedeli tazminatını kapsadığı, dava sebeplerinin de aynı olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından talebin esastan reddine karar verildiği ve kararın kesin olarak verildiği bu hali ile sigorta tarafından verilen kararın eldeki davada kesin hüküm oluşturduğu ve davanın dava şartı yokluğundan reddine (Ankara BAM 35. HD 2022/922 esas 2023/698 karar sayılı ilamı) karar vermek gerektiği kanaati ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 11.07.2022 tarihinde davalı şirketin ZMSS poliçesi tanzim ettiği ... plaka sayılı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması neticesinde maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğini, kazanın ardından davacı tarafından başvurulan eksperce düzenlenen rapora göre araçta meydana gelen hasar miktarının KDV dahil 29.458,70 TL olarak belirlendiğini, davalı şirkete yapılan başvuru üzerine davalı şirketin tamamen tek taraflı hesaplamaları doğrultusunda 7.250 TL'lik kısmi hasar tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, davalı tarafından tüm ihtarlara rağmen onarımın hiçbir aşamasına dahil olunmadığını, yedek parça tedariği sağlanmadığını, yapılan ödemenin davacının kaza sebebiyle uğradığı zararın tazminini sağlamadığından, gerçek zararın tazmininin sağlanabilmesi amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonunda ikame edilen başvurunun fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, şimdilik 7.440,00 TL hasar tazminatı, 10,00 TL değer kaybı tazminatı ve 550,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplamda 8.000,00 TL üzerinden "kısmi dava" olarak yapıldığını dosyanın koordinatör hakemi ... tarafından verilen 2022.E.368273 esas ve K-2023/102975 karar numaralı STK Uyuşmazlık Hakem Kararında tamamen hukuka aykırı olarak "hasara ilişkin iddianın dosyaya sunulan belgelerle ispat edilemediği ve herhangi bir teknik inceleme yapılmadan (bilirkişi görevlendirmesi yapılmadan) araçta değer kaybı zararı meydana gelmeyeceği yönündeki gerekçeler ile başvurunun reddine "kesin olarak" karar verildiğini, herhangi bir teknik inceleme dahi yapılmadan verilen kararın hukuki hiçbir yanının bulunmadığını, kararı tesis eden hakemin de hukukçu olmadığını, hukuk nosyonuna sahip olmadığını, Sigortacılık Kanununu 30. Maddesinde yer alan düzenlemeler uyarınca başvurunun kısmi dava olarak ikame edildiği, alacak miktarının tamamının bilirkişi marifetiyle tespit edilmediği, davacı tarafça görevlendirilen eksperce düzenlenen raporda tespit olunan hasar miktarı (KDV dahil 29.458,70 TL) nazara alındığında uyuşmazlık tutarının karar tarihi itibariyle İtiraz Hakem Heyeti teşkili sınırı olan 15.000,00 TL'nin üzerinde olduğu açıkça ifade edilerek karara karşı itiraz yoluna başvurmalarına rağmen "İtiraz Kayıt Görevlisince" başvurunun İtiraz Hakem Heyetine intikal ettirilmediğini, İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen "kesin hüküm" niteliğini haiz bir karar bulunmadığını, kesin hüküm niteliğini haiz bir karar bulunmadığından ve davacının uğradığı zarar kesinlikle tazmin edilmediğinden eldeki davanın açıldığını mahkemece tesis edilen gerekçeli kararda ise kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, uyuşmazlık kapsamında "kesin hüküm" niteliğini haiz bir karar bulunmadığını, aynı maddi ve hukuki vakıaya yönelik, aynı davalıya karşı Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan bir başvuru mevcut ise de bu başvuru sonucunda yalnızca tek hakem tarafından verilen hükmün "kesin hüküm" teşkil etmediğini, HMK'nın 341. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca: "Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre" belirlendiğini, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru da açıkça fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava olarak ikame edilmiş olduğundan alacağın kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirlenmesi gerektiğini, buna rağmen dosyayı ele alan Sigorta Hakeminin hiçbir teknik inceleme yapmadan, alacak miktarının ortaya çıkmasını sağlamadan teknik değerlendirmeyi kendisi gerçekleştirerek araçta değer kaybı zararı meydana gelmeyeceğini, hasar bedeline yönelik iddiaların ispatlanamadığını ifade ederek başvurunun "kesin olarak" reddine karar verdiğini, alacak miktarı net olarak tespit edilmeden ve davacı tarafından görevlendirilen eksperce düzenlenerek dosyaya sunulan ve Sigortacılık Kanunu uyarınca "delil" niteliğini haiz bir raporda da zarar miktarı 29.458,70 TL olarak tespit edilmiş olmasına rağmen kesin olarak başvurunun reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, karara karşı yapmış oldukları itiraz başvurusunun da itiraz kayıt görevlisince (hukukçu olup olmadığı, hukuk formasyonuna veya hukuk nosyonuna sahip oldukları dahi bilinmemektedir.) tek hakem tarafından verilen kararda "kesin olmak üzere" ibaresi yer aldığı için işleme alınmadığını, İtiraz Hakem Heyetine intikal ettirilmediğini bu durumun hukuka aykırı olduğu gibi hakkaniyet kavramına da tamamen aykırı olduğunu; Sigorta Tahkim Komisyonunda tek uyuşmazlık hakemince tesis edilen kararın itirazının kabil olup olmadığını yalnızca itiraz kayıt görevlilerinin incelediğini, uyuşmazlık kapsamında İtiraz Hakem Heyetince esasa yönelik bir değerlendirme yapılmış olsa idi ya da uyuşmazlık hakemince tesis edilen kararın gerçekten de İtiraz Hakem Heyeti kararı neticesinde kesin hüküm niteliğini taşıdığı ifade edilmiş olsa idi işbu kararın "kesin hüküm" niteliği taşıyacağını, aynı maddi ve hukuki vakıaya dayanılarak, aynı davalıya karşı yeniden dava açılamayacağını, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedileceği hususunda herhangi bir şüphe bulunmadığını, uyuşmazlık hakemince verilen karar "kesin hüküm" niteliğini taşımadığından uyuşmazlığın yeniden yargı mercileri önünde takip edilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını (emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/3175 E., 2018/8099 K.) belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına dosyanın yeniden incelenmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK’nın 355 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı, değer kaybı ve ekspertiz ücreti alacağına ilişkindir.
Davacı vekili, davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacıya ait park halindeki aracına çarptığını belirterek davacının aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybının davalıdan tahsilini, ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesini talep etmiş, mahkemece Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararın eldeki davada kesin hüküm oluşturduğu ve davanın dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile dava şartı yokluğundan davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili, Sigorta Tahkim Komisyonu kararının kesin hüküm oluşturmayacağına yönelik istinaf sebebi ileri sürmüştür.
HMK'nın 114. Maddesinin 1 fıkrasının i bendi gereğince aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu; aynı kanunun 115.maddesinin 2 fıkrasında dava şartı noksanlığı (giderilmesi mümkün olmayan) bulunması halinde davanın usulden reddine karar verileceği; aynı kanunun 303/1-2 fıkralarında da bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiği, bir hükmün davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm ifade edeceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Somut olayda davacının 05.10.2022 tarihinde Uyuşmazlık Hakem Heyetine yaptığı başvuru ile 11.07.2022 tarihindeki trafik kazasında davacının park halindeki aracına çarpan aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesini düzenleyen ... Sigorta AŞ ‘den fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 7.440 TL hasar tazminatı, 10 TL değer kaybı tazminatı talep ettiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 05.10.2022-2022 E .E.368273, 12. 04.2023 K -2023/102975 sayılı kararı ile başvurunun reddine (temyiz yolu saklı )kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacının dava konusu araç hasarı ve değer kaybı talebiyle ilgili olarak eldeki davadan önce Uyuşmazlık Hakem Heyetine yaptığı başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 12. fıkrası, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinin 1. fıkrasının i bendi ve 115. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi gereğince eldeki davada davacının araç hasarı ve değer kaybı talebi yönünden daha önceden kesin hükme bağlanmış olması nedeniyle yerel mahkemece davacının araç hasarı ve değer kaybı talebinin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının peşin alınan 738 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 310,40 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,
3. Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4. Davacı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5. Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.06.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25