Ankara BAM 26. HD 2024/638 E. 2024/851 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2024/638
2024/851
13 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/638 - 2024/851
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/638
KARAR NO : 2024/851
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/10/2023
NUMARASI : 2020/106 Esas 2023/680 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 09/07/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 24.07.2013 tarihinde dava dışı şirkette alüminyum doğruma ve dış cephe kaplama ustası olarak çalışan davacının, şirket tarafından yapımı üstlenilmiş olan ... Koleji bir kısım inşaat yapım işlerinde çalışmakta iken dış cephe kaplamasında kullanılacak olan kompozit panellerin plakası bilinmeyen bir araçla taşınması sırasında sürücü olan bir diğer işçinin aracı çok hızlı kullanması ve viraja çok süratli girmesi neticesinde taşınan malzemelerin davacının üzerine yıkılması sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını, Sigortacılık Kanunu, ... Yönetmeliği uyarınca sigortalının tespit edilememesi durumunda kişinin maruz kaldığı bedensel zararlar nedeniyle davalının sorumlu olduğunu, yapılan araştırmalarda kazaya karışan aracın plakasının tespit edilemediğini, bu nedenle davacının kaza nedeniyle uğradığı iş göremezlik, sakatlık teminatı ve sağlık - bakıcı gideri zararlarından dolayı kaza tarihinden geçerli ZMMS poliçesi olmadığından dolayı poliçe teminatları ve limitleri dahilinde davalı tarafın sorumlu olduğunu, davalıya yapılan müracaata rağmen ödeme yapılmadığını, davanın HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının uğradığı iş göremezlik zararlarını (geçici ve kalıcı iş göremezlik), bakıcı-bakım giderleri ve SGK tarafından karşılanmayan sağlık- tedavi- yol- refakatçi vb giderleri için şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işlemiş ve isleyecek ticari avans faizi, bu talep kabul edilmediği takdirde (ihtarnamenin tebliğ tarihinin 8 iş günü sonrası olan 26.12.2019 tarihinden) itibaren birlikte işlemiş ve isleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 24.07.2013 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası neticesinde davacı ... yaralandığını, 2918 sayılı yasa ile birlikte trafik kazalarından kaynaklanan zararların giderilmesi için dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru zorunluluğu getirildiğini, davacı tarafça yapılan başvurunun eksik olduğunun tespit edildiğini, yapılan başvuruda kaza neticesinde iş göremez durumda olduğu iddia edilen ...'ya durumunu belgeleyebilmesi için, trafik kazasına neden olan aracın malik ve sürücü bilgilerinin, ceza yargılamasına ilişkin bilgilerin iletilmesi hususunun yazıyla gönderildiğini, ancak başvuruda tespit edilen bilgi ve belgeler tamamlanmadan arabuluculuk ve dava sürecine gidildiğini, davacının trafik kazasından kaynaklanan gerçek zararının tespit edilmesi gerektiğini, kaza tarihinde yürürlükte olan usule göre davacının iş göremezlik durumunun tespiti gerektiğini, dava dilekçesinde geçici iş göremezlik, bakıcı gideri talepleri ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesini, bu talepler yönünden sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, dava dilekçesinde, 24.07.2013 tarihli trafik kazasında plakası belirlenemeyen aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin bulunmadığının iddia edildiğini, öncelikle araç malikinin tespiti gerektiğini, araç malikinin tespiti sonrası aracın plakasının, kaza tarihi itibariyle geçerli bir ZMMS poliçesinin bulunup bulunmadığının öğrenilmesi için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden sorulması gerektiğini, davalının sorumluluğunun kazaya neden olan aracın ZMMS poliçesinin bulunmadığı durumlarda söz konusu olduğunu, 24.07.2013 tarihinde davacı ...'nın yaralanmasına neden olan trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur oranın tespit edilmesini, davalının sorumluluğu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusuru ile sınırlı olduğunu, bu husus dışında zarar görenin kazanın meydana gelmesinde ve zararın artmasında kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılmasını, dava tarihiden itibaren faiz talep edilebileceğini, ticari faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesinde iş kazasının, 110. maddesinde de uyarınca Kanun'un uygulanmasıyla ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğin düzenlendiği, davacı işçinin dava dışı şirketin inşaat yapım işlerinde çalışmakta iken sürücü olan dava dışı işçinin kullandığı araçta malzemelerin davacının üzerine yıkıldığı kazada yaralandığı ve malul kaldığı, davalı ... zarardan sorumlu olduğu ileri sürülerek dava açıldığı, toplanan delillere göre davacının işçi olduğu ve iş kazasında yaralandığı, davaya bakmaya iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/c ve 115/2. maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Ankara Nöbetçi İş Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemelerin bütün kararlarının gerekçeli olması gerektiğini, eksik, şekli ve görünüşte gerekçe yazılmasının adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, davanın usulden reddine ilişkin kararın gerekçesinin açıklanmadığını, davada görevli mahkemesinin asliye ticaret mahkemesi olup kararın hukuka aykırı olduğunu, 5684 sayılı Kanun ve 2918 sayılı Kanun hükümleri uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortalarından doğan uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, davacının plakası belirlenemeyen araç ile kaza geçirdiğini, ... sorumluluğunun TTK’nin 1483/1. maddesinden kaynaklanmasına ve aynı Kanun'un 4. maddesine göre ticari dava sayılacağının açıkça belirtildiğini, görevsizlik kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 24.07.2013 tarihinde dava dışı şirkette alüminyum doğruma ve dış çephe kaplama ustası olarak çalışan davacının, şirket tarafından yapımı üstlenilmiş olan inşaat yapım işlerinde çalışmakta iken plakası bilinmeyen bir araçla taşınması sırasında sürücü olan bir diğer işçinin aracı çok hızlı kullanması ve viraja çok süratli girmesi neticesinde taşınan malzemelerin davacının üzerine yıkılması sonucunda yaralandığını, plakası belirlenemeyen araç nedeniyle sorumluluğun Güvence Hesabında olduğunu belirterek maddi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davaya bakmaya iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
4857 sayılı Kanunu'nun 1. maddesinde Kanun'un kapsamı belirtilerek, “Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. Bu kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” düzenlemesi yer almış, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde ise 4857 sayılı İş Kanununa veya 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarında görevli mahkemenin, iş mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesinde "Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10.7.2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21.12.1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde ... oluşturulur" hükmüne yer verilmiş ve Kanun'un 14/2-a bendinde, sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için başvurulabileceği belirtilmiştir.
Bu düzenlemeye göre trafik kazası sonucu zarar görenlerin zorunlu mali sorumluluk sigortasından yararlanma olanağının ortadan kalkmış olması durumunda, 5684 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi gereğince kazaya neden olan motorlu aracın kimliği belirsiz ise, kaza sırasında geçerli poliçesi yoksa veya eksikse, poliçeyi düzenleyen sigorta şirketi iflas etmişse veya ruhsatı iptal edilmişse, çalınan veya gasp edilen araçlardan dolayı işleten sorumlu tutulamıyorsa, ...’na başvurulabilecektir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar mutlak ticari davalardır. TTK'nun 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemeleridir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1.maddesi gereği göreve ilişkin kurallar, kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Somut olayda davacı vekili 24.07.2013 tarihinde meydana gelen olay sonucunda davacının yaralanması nedeniyle kazaya neden olan aracın plakasının tespit edilememesi nedeniyle davalı ... sorumlu olduğunu ileri sürerek maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Güvence Hesabına plakası belirlenemeyen aracın kusurlu olması ve zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin bulunmaması nedeniyle husumet yöneltilmiş olup davalı ... sorumluluğu sigorta hukukundan kaynaklanmaktadır. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6.kitabında 1401 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Bu durumda iş mahkemelerinin, İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olduğu, kazaya neden olan aracın plakasının ve zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin tespit edilememesi nedeniyle davalıya husumet yöneltildiği, davalı ... ile davacı arasında işçi ile işveren/işveren vekili arasındaki iş akdinden ya da iş kanunundan kaynaklanan bir uyuşmazlık olmaması nedeniyle davanın niteliğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlıkta sigorta hukuku hükümleri uygulanacağından uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek sonuçlandırılması gerekirken yazılı gerekçelerle davada iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 353/1. a. 3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2. Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3. İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4. Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25