Ankara BAM 26. HD 2021/2410 E. 2024/838 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2021/2410
2024/838
7 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2021/2410 - 2024/838
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/2410
KARAR NO : 2024/838
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/07/2021
NUMARASI : 2019/573 Esas 2021/501 Karar
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 07/06/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 05/07/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.04.2019 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı sürücü ...’un sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın çarpıştığını, meydana gelen kaza sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını ve sürekli maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.500,00-TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 24.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile tazminat talebini 360.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı mahiyetindeki sigortacıya başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeni ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağından belirtilen kusur oranlarının kabul etmediklerini, kaza sırasında davacının kask, koruma gözlüğü, dirseklik ve dizlik takıp takmadığının araştırılması gerektiğini, sürekli işgöremezlik tazminatı hesabında asgari ücretin esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın oluşumunda tali yoldan kontrolsüz şekilde kavşağa giriş yapan davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75, kavşağa hızlı ve dikkatsiz yaklaşan davacının %25 oranında kusurlu olduğu, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığından alınan rapora göre davacıda %49 oranında daimi maluliyet belirlendiği, kusur oranı ve daimi maluliyet oranına göre davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 360.000,00-TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalının temerrüt tarihi olan 17.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda kavşakta tali yoldan gelen ve dur ihtarına uymayan davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, hükmedilen tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirkete sigortalı aracın kaza tarihinde trafikten çekili olduğunu, trafiğe çıkamayacağını, bu nedenle zararın poliçe teminatı dışında olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sürücü belgesiz davacının tam kusurlu olduğunu, davacının kask ve koruyucu kıyafeti bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükmedilen faize uygulanacak faiz başlangıcının hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın davacının idaresindeki motosiklete çarparak davacının yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir.
1. Tarafların, kazanın oluşumunda kusur oranına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde, kaza tespit tutanağında kamera kayıtlarına göre; kazanın, ışık kontrolsüz kavşakta meydana geldiği, anayoldan seyreden davacı idaresindeki motosiklet ile tali yoldan, dur levhasına uymadan kavşağa giriş yapan davalıya sigortalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada davalıya sigortalı araç sürücünün tam kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise kusurunun bulunmadığının belirtildiği, mahkemece kusur oranlarının belirlenmesi için üç makine mühendisinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alındığı, kavşaklarda geçiş önceliği kuralını ihlal eden davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayan davacının ise %25 oranında kusurlu olduğunun belilendiği, raporda belirlenen kusur oranının kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesi gereğince sigorta şirketi, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigorta şirketinin merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır. O halde, davacı vekili tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış ise başvuru tarihinden itibaren sekiz iş günü sonrası temerrüde düşeceği, bir başvuru yapılmamış ise en erken dava tarihinde temerrüdün oluştuğunun kabul edilmesi gerekir. Mahkemece, davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru tarihi belirlenerek buna göre temerrüt tarihinin belirlenmesi ve belirlenen temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, tarafların temerrüt tarihine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
3. Davalı vekili, kaza esnasında davacının kaskının takılı olmadığını, bu nedenle TBK’nın 52. maddesi gereğince müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacının yaralanmasının niteliği (omuz ve bacak kırığı) dikkate alındığında, davacının kask, dizlik gibi güvenlik tertibatını alsa dahi bu tertibatın davacının mevcut yaralanmasını engelleyici özelliğinin bulunmadığı, bu itibarla davacının zararın artmasına neden olduğu iddiasının ispat edilemediği anlaşıldığından davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
4. Davalı vekili, kaza tarihinde sigortalı aracın trafikten çekili olduğunu, bu nedenle sigorta teminatı kapsamında olmadığını ileri sürmüşse de, aracın kaza tarihinden önce trafikten çekilme nedeninin araç malikinin talebi olduğu, aracın, kullanılamaz (hurda) hale gelmesinden kaynaklan bir trafikten çekilme durumunun sözkonusu olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf itirazı da reddedilmiştir ( Emsal Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/21213 Esas 2022/4243 Karar sayılı kararı).
Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri ile kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. İstinaf başvurusu nedeniyle davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan; davalıdan alınması gereken 24.591,60 TL istinaf nispi karar harcından peşin alınan 6.148,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.443,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3. Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4. İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,
5. Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 07.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45