Ankara BAM 26. HD 2022/1352 E. 2024/827 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2022/1352
2024/827
7 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1352 - 2024/827
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1352
KARAR NO : 2024/827
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/11/2021
NUMARASI : 2020/519 Esas 2021/789 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 07/06/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 12/06/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;
Davacı vekili, 16.02.2019 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücüsünün davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 L geçici iş görmezlik, 8.000,00 TL sürekli iş görmezlik ve 1.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 10.000 TL maddi tazminatın, işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalılar işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, ... plakalı kazaya karışan aracın davalı şirkete, 22.09.2018-2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalısı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, huzurdaki davanın öncelikle eksik belge ile başvuru yapıldığından dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddini, tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkin davalı şirketin herhangi sorumluluğunun bulunmadığını, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... cevap dilekçesi sunmamışlardır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI;
Mahkemece toplanan delillere göre, davanın, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebi olduğu, Gölbaşı C.Başsavcılığının dava konusu kaza nedeniyle yürütülen 2019/940 soruşturma 2020/643 karar sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekinin ... (...) , şüphelinin ... olduğu, yapılan uzlaşma görüşmeleri neticesinde tarafların uzlaştığı, uzlaşma nedeniyle şüpheli hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair 21.02.2020 tarihinde karar verildiği, 5271 sayılı CMK'nın 253/19. maddesine göre ''Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.'' Hükmünün yer aldığı, CMK'nın 253/19 maddesi kapsamında suçtan zarar görenin, fail ile uzlaşması halinde failin eylemlerinden sorumlu olanların da, uzlaşma hükümlerinden istifade edebileceğinin kabul edildiği, (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin, 2020/12932 Esas- 2021/1337 karar; 2020/402 Esas- 2021/916 Karar, 2020/156 Esas -2021/70 Karar emsal kararları), davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle davacının yaralandığı iddiası ile maddi tazminat talep edildiği, ancak olay sonrası Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sırasında tarafların uzlaşması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, CMK'nın 253/19 maddesinde hükmü gereğince tarafların uzlaşması nedeniyle davacının tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin belirttiği ceza davasının, davacının, araç sürücüsünün ceza almaması için yapılan uzlaşma olduğunu, davacıya herhangi bir ekonomik bedel ödenmediğini, ricalar üzerine sürücünün hapis cezası almaması için şikayetinden vazgeçtiğini, davacının mağdur olduğunu, davacıya sigortadan ve araç sahibinden tazminat alabileceğinin telkin edildiğini, ceza yargılaması sırasında davacının kalıcı iş görmezliği çıkacağının belli olmadığını, kaza tarihinde henüz 19 yaşında olduğunu, sadece sürücü yönünden şikayetten vazgeçtiğini, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Davacı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücüsünün davacı yayaya çarpması sonuç meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek davacı için geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve manevi tazminat talep etmiş, mahkemece CMK'nın 253. Maddesi gereğince taraflar arasında uzlaşma sağlandığından davanın reddine karar verilmiştir.
Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/940 sayılı soruşturma dosyasında, müştekinin ..., şüphelinin ..., suçun taksirle yaralamaya sebebiyet vermek olduğu, şüpheliye isnat edilen suçun CMK’nın 253. maddesine göre uzlaştırmaya tabi suçlardan olması nedeniyle uzlaştırma hükümlerinin uygulandığı, 21.02.2020 tarihli uzlaştırma raporunda, şüpheli ...’ın meydana gelen olaydan dolayı üzgün olduğunu, karanlık bir yer olduğunu ve müştekinin koşarak yoldan geçmeye çalıştığını ve fark etmediği için kendisine çarptığını, müştekinin de en az kendisi kadar suçlu olduğunu, müştekiye çarpar çarpmaz hemen durduğunu, ambulans çağırdığını, müştekiyle yakından ilgilendiğini, müştekiyle uzlaşmak istediğini beyan ettiği, müşteki ...’ın ise şüphelinin isteyerek kendine çarpmadığını, kendisinin de hatalı olduğunu, şüpheli ile uzlaşmak istediğini beyan ettiği, müşteki ...’ın ve şüpheli ...’ın karşılıklı ve edimsiz olarak uzlaşmayı kabul ettiklerinin belirtildiği uzlaştırma raporunun düzenlendiği, taraflarca raporun imzalandığı, imza inkarında da bulunulmadığı, 17.12.2020 tarihli uzlaşma teklif formu ve uzlaştırma raporunda; taraflara uzlaşmanın hukuki sonuçlarının ve verecekleri kararların hukuki sonuçlarının ayrıntılı olarak açıklandığı, taraflar arasında bu şekilde uzlaşma sağlandığı, tarafların uzlaştıklarından bahisle 21.02.2020 tarihinde Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığınca uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
CMK'nın 253/19 maddesinde; "Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171.maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171.maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 Tarih 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı ilamı ile "4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Danıştay ve Yargıtay uygulamasına göre “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Bu durumda mahkemece Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 Tarih 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı iptal kararının davaya etkisi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden HMK'nun 353/1.a-6. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf nedenleri incelenmeksizin, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- Davacı vekilinin ve istinaf başvurusunun KABULÜ ile; HMK’nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine.
-
İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
-
Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45