SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 26. HD 2022/1111 E. 2024/807 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1111

Karar No

2024/807

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1111 - 2024/807

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1111

KARAR NO : 2024/807

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/02/2022

NUMARASI : 2016/342 Esas 2022/91 Karar

DAVACILAR

VEKİLİ :

DAVALILAR :

DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ : 06/06/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 25/06/2024

İlk derece Mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili, 25.12.2015 tarihinde davalılardan ...’a ait, ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi, ... Sigorta Şirketine kasko sigorta poliçesi le sigortalı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ... plakalı yarı römorkla yolun sağına yanaşıp sola manevra ile dönüşe geçtiği sırada davacılardan ...’in yolcu olduğu ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla en sol şeritten 27 metre frenle ... plakalı yarı römorkun tekerleğine çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacıların yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her davacı için ayrı ayrı 100 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 100 TL sürekli işgöremezlik tazminatı 100 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 600 TL maddi tazminatın davalılardan ... Sigorta AŞ‘den dava tarihinden, ... ve ...‘den kaza tarihinden avans faiziyle müştereken ve müteselsilen, davacı ... için 50.000 TL, ... için 10.000 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta Şirketinden dava tarihinden, ... ve ... ‘den kaza tarihinden avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 03.12.2018 tarihli dilekçesi ile manevi tazminat talepleri davalı ... Sigorta şirketi tarafından ödendiğinden manevi tazminat istemlerinden feragat ettiğini, manevi tazminat yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını, 19.10.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de davacı ... yönünden geçici işgöremezlik tazminatını 10.543,73 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatını 148.859,15 TL’ye, bakıcı giderini 3.219,30 TL’ye, davacı ... yönünden geçici işgöremezlik tazminatını 1.712,78 TL’ye yükseltmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili, kaza yeri itibarıyla Türkoğlu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, nizami şekilde dönen davalıya davacı aracı ile hızla gelerek 27 metre fren izi ile vurduğundan davacının asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Sigorta vekili, davanın süresinde açılmaması ve usulüne uygun başvuru yapılmaması nedeniyle reddini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere kazaya karışan ... plakalı aracın 27.12.2014-27.12.2015 tarihleri arasında davalı şirkete 268.000 TL limitle ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, gerçek zarar, sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sorumlu olduklarından kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden raporu alınmasını, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Sigorta şirketi vekili, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu kazaya karışan ... plakalı aracın 15.01.2015-15.01.2016 tarihleri arasında davalı şirkete 250.000 TL tek kombine limitle Kasko (İMMS) sigorta poliçesi ile sigortalı olup sorumlulukları sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan rapor alınmasını, istenilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davanın 25.12.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların yaralanması nedeniyle açılan geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat davası olduğu, dosya kapsamında davacıların maluliyet raporlarının alındığı Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporu ile davalı ZMMS sigortalısı ...'ın sevk ve idaresindeki tır ile bölünmüş yolda trafiği kontrol etmeksizin dikkatsiz ve özensiz hareket ederek kazaya sebebiyet verdiği, tam kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in ise tıra karşı fren ve direksiyon tedbirine başvurduğu, alabileceği başka bir önlemin olmadığı anlaşıldığından kusursuz olduğu, alınan maluliyet raporu ile davacı ...'in kaza sırasında yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Yönetmelik hükümlerine göre kalıcı maluliyetinin oluşmadığı, 1,5 ay süre ile geçici iş göremez halinde kaldığı, bakıma ihtiyacı olmadığı, ...'in ise özür oranın %29 olduğu, 9 ay süre ile geçici iş göremez halde kaldığı, 2 ay süre ile başkasının bakımına ihtiyaç duyduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamında Anayasa Mahkemesinin Trafik Sigorta Genel Şartlarının tazminat hesaplamasına ilişkin hükümlerin iptal edilmesi, sonrasında Yargıtay tarafından verilen güncel kararlar gözetilerek dosyanın birden fazla aktüer bilirkişiye verildiği; son alınan 15.06.2021 tarihli aktüer raporunun dosyada bulunan Yargıtay'ın içtihatlarına göre kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü yönetmeliğine göre düzenlendiğinden ve Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak düzenlendiğinden denetime elverişli bulunmakla hükme esas alındığı, davacıların kaza nedeni ile oluşan zararlarından araç işleten, sürücü ve ZMMS müteselsilen sorumlu olduğu, dosya kapsamında davalılardan manevi tazminat talep edilmiş ise de; yargılama aşamasında davalı ... Sigorta ile davacılar arasında manevi tazminat konusunda feragat ve sulh anlaşması yapıldığı, duruşmada davacılar vekilinin alınan beyanında ve sundukları dilekçede manevi tazminat davasından feragat ettikleri anlaşıldığından manevi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğinden yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; davanın kısmen kabulüne, 1.712,78 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 25.12.2015 tarihinden itibaren (davalı ... ... Sigorta A.Ş. açısından dava tarihi olan 13.04.2016 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile davalılar ..., ... ve ... ... Sigorta A.Ş 'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 3.219,30 TL bakıcı gideri, 10.543,73 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 148.859,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatı toplamı olan 162.622,18 TL tazminatın kaza tarihi olan 25.12.2015 tarihinden itibaren( davalı ... ... Sigorta A.Ş. açısından dava tarihi olan 13.04.2016 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile davalılar ..., ... ve ... ... Sigorta A.Ş 'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davalılar ... Sigorta AŞ, ... ve ... hakkında açılan manevi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hükme karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 26.01.2022 tarihli dilekçede belirttikleri gibi davacının ıslah dilekçesi ve dava dilekçesi ile talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği halde bu yöndeki itirazına ilk derece mahkemesi tarafından hüküm kurulurken değinilmediğini ve gerekçeli kararda tartışılmadığını, davalıların tacir olmaması sebebiyle yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında bulunan karara dayanak kusur bilirkişi raporunun yetersiz ve eksik inceleme ile alınmış olup; somut gerçeklikten uzak ve karar vermeye elverişli olmadığını, dosyaya ibraz edilen ve hesap bilirkişisinin dayanak aldığı 02.08.2018 tarihli İstanbul ATK Trafik İhtisas kusur bilirkişi raporunda davacı ...'e atfedilecek bir kusur olmadığı tespit edilmişken, davalı ...’e % 100 kusur verilmesinin dosya kapsamına, tanık beyanlarına, dosyadaki belgelere ve taraf beyanlarına uymadığını, raporda davalı ...'ın bölünmüş yolda arka trafiği kontrol etmeksizin ve hatalı bir şekilde "U" dönüşüne geçip; bölünmüş yolun solundan gelmekte olan davacı idaresindeki kamyonetin önünü kapattığı; dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket ettiği gerekçesi ile tam kusurlu olduğu belirtilmiş ise de dosyadaki krokilerde ve fotoğraflarda da görüldüğü gibi; davacının ... plakalı aracına ait, geldiği yönden başlayan ve çarpma noktasına dek devam eden 27 metre fren izi dikkate alınarak yüksek hızla seyreden bir aracın olayı idrak edip frene basmak için geçen intikal süresini de hesap etmek gerektiğini, kazanın gerçekleştiği yolda otomobil için hız limiti 110 km/s olup otomobilin 110 km ile seyrettiğini kabul edilse bile bu hızla giden bir araç bir saniyede metrelerce yol kat edeceği ve intikal süresi birkaç saniye dahi olsa çekiciyi bir yüz metre kadar geriden fark ettiğini ispatlayıp ve davalının kontrolündeki çekicinin gerekli sinyali verdiğini; ancak davacının kontrolündeki aracın, aşırı hızlı(hız limitinin de üstünde) olması nedeniyle, kuru zeminde dahi (olay yeri inceleme ve resmi bilirkişi tutanağına göre), 27 metrelik fren izine rağmen duramadığını gösterdiğini, buna rağmen davacıya kusur yüklenmemesinin dosya kapsamına ve yasaya uygun olmadığını, davalı ...'ın sağa mecburi yön levhasını görmemek (ki ifadesinde yolu karıştırdığını ve geri dönmek istediğini belirtmiştir.) dışında herhangi bir ihmali bulunmadığını, sola dönüş kurallarının 30 metre önce sola dönüş işareti verme, yolun gidişine ayrılmış olan kısmının soluna yaklaşma, hızını azaltma, dönüşe başlamadan sağdan gelen taşıtlara ilk geçiş hakkını verme, dönüş sırasında karşıdan gelen ve durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini bekleme olup yaşanan olayda; davalının en az 100 m önce sola dönüş işareti verdiğini, yolun soluna yaklaşıp kavis aldığını ancak aracın uzun olması nedeniyle yola yayıldığını, hızını azalttığını, çarpmadan sonra dahi araca ait fren vs. izi olmadığını, çarpma sonrası karşı şeritte sağa çekerek yolu açtığını, sağdan gelen araca ilk geçiş hakkını verdiğini, ifadesinde de bir aracın sağ şeritten geçtiğini yol boşalınca kavis aldığını söylediğini, kazaya karışan davacının sol şeritten geldiğini, karşıdan gelen herhangi bir araçla yolda kaza vs olmadığı için bu kurala da uyduğuna dair bir şüphe olmaması gerektiğini, davacı otomobil sürücüsünün, davalının dönüş yaptığını en az 100 metre kadar mesafede fark ettiğini ancak hızı nedeniyle duramayıp davalıya çarptığını, davalının hızlı gittiğine dair dosyada hiçbir delil bulunmadığını, bilirkişi raporunun doğru tespitler içermediğini davacı ...’in, davalı ...’ın kontrolündeki çekiciye davalının hatalı dönüşü nedeniyle değil, kendisinin aşırı hızı ve dikkatsizliği nedeniyle çarptığını, davacının hızının değerlendirilmediğini, buna ilişkin olarak bilirkişi raporuna ve kusur oranına itiraz etmelerine; çelişkilerin giderilebilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü uzmanları ya da üniversitelerin ilgili kürsülerinden oluşturulacak bir kuruldan rapor aldırılmasını talep etmelerine rağmen ilk derece mahkemesince bu talebin dikkate alınmadığını gerekçeli kararda değerlendirmediğini, dosya kapsamından karara dayanak olarak alınan 15.06.2021 tarihli ek aktüer bilirkişi raporu yetersiz ve eksik inceleme ile alındığını, 15.06.2021 tarihli rapor ile dosyaya sunulan önceki raporlar arasındaki çelişkiler olup çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, gerekçeli kararın Anayasanın 141.maddesi ile 6100 sayılı HMK 297.maddesine aykırı olduğunu, iddia ve savunmalar delilleri belirtilmeksizin ve değerlendirilmeksizin, tartışılmadan hüküm verildiğini, manevi tazminat yönünden dava reddedilmesine rağmen davalı ... ve ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

HMK’nın 355 maddesi gereğince davalılar ... ve ... vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, yaralamalı trafik kazasında kaynaklanan geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, 25.12.2015 tarihinde, davalılarının işleteni, sürücüsü, zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ve kasko sigortacısı olduğu araçla davacılardan ...’nın yolcu ...’nin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı kazada davacıların yaralandığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin sürücü işleten ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısından, manevi tazminatın sürücü işleten ve kasko sigortacısından tahsilini talep etmiş, mahkemece davacı araç sürücüsü ...‘nin kusursuz davalı araç sürücüsü ...’in asli ve tam kusurlu olduğu, davacı ...’nin kalıcı maluliyetinin oluşmadığı, 1,5 ay süre ile geçici iş göremez halinde kaldığı, bakıma ihtiyacı olmadığı, ...'in ise özür oranın %29 olduğu, 9 ay süre ile geçici iş göremez halinde kaldığı, 2 ay süre ile başkasının bakımına ihtiyaç duyması, yargılama aşamasında davalı ... Sigorta ile davacılar arasında manevi tazminat konusunda feragat ve sulh anlaşması yapıldığı, davacılar vekilinin alınan beyanında ve sundukları dilekçede manevi tazminat davasından feragat ettikleri anlaşıldığından; davanın kısmen kabulüne, 1.712,78 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 25.12.2015 tarihinden itibaren (davalı ... ... Sigorta A.Ş. açısından dava tarihi olan 13.04.2016 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile davalılar ..., ... ve ... ... Sigorta A.Ş 'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 3.219,30 TL bakıcı gideri, 10.543,73 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 148.859,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatı toplamı olan 162.622,18 TL tazminatın kaza tarihi olan 25.12.2015 tarihinden itibaren( davalı ... ... Sigorta A.Ş. açısından dava tarihi olan 13.04.2016 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile davalılar ..., ... ve ... ... Sigorta A.Ş 'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davalılar ... Sigorta A.Ş, ... ve ... hakkında açılan manevi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karara karşı davalılar ..., ... vekili zamanaşımı, faiz türü, kusur ve maluliyet oranları, maddi tazminat miktarı, manevi tazminat yönünden vekalet ücretine yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.

Davalılar ... ve ... vekilinin kusura yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde;

25.12.2015 tarihli saati 17.55 olan kaza tespit tutanağında davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı çekici ... plakalı yarı römork ile Kahramanmaraş yönünden Adana yönüne seyirle 26400 km ‘de geriye dönüş yaparken, sol geriden gelen sürücü ... yönetimindeki ... plakalı kamyonetin 27 metre fren izi ile yarı römorka çarpması ile meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda sürücü ...’ın dönüş kurularına aykırılık nedeniyle 2918 Sayılı KTK’nın 53/1- b, 67/a maddesi gereğince asli kusurlu, sürücü ...’in hızı nedeniyle 2918 Sayılı KTK’nın 52/a maddesi gereğince tali kusurlu olduğu, Türkoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı ve Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.09.2017 tarih 2016/98 Esas, 2017/312 Karar sayılı dosyasında alınan 28.01.2016 tarihli raporda sürücü ...’ın dönüş kurularına aykırılık nedeniyle 2918 Sayılı KTK’nın 53/1-b, 67/a maddesi gereğince asli kusurlu, sürücü ...’in hızı nedeniyle 2918 Sayılı KTK’nın 52/a maddesi gereğince tali kusurlu olması nedeniyle ...’ın TCK 89/4 maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği kararın kesinleştiği, eldeki davada mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan 05.12.2016 tarihli raporda olayın meydana geldiği Kahramanmaraş-Adana karayolu; bölünmüş yol olup seyir yönünde tek yönlü 7 metre genişliğinde asfalt kaplamalı, düz, eğimsiz, havanın açık, yol yüzeyinin kuru, vaktin gece ve yörenin yerleşim yeri dışı olduğu; çekici ve yarı römorklu aracın geriye dönmeye çalıştığı, sol geriden gelen kamyonetin yarı römorkun solundan çarptığı, olay yerinde kamyonete ait 27 metrelik fren izi ölçüldüğü; olay yerinde “Anayol-taliyol” trafik işaret levhası ile refüj başında “Sağdan gidiniz” trafik işaret levhasının bulunduğu; kaza tespit tutanağında sürücü ...'ın, dönüş kuralını ihlâl ettiği, sürücü ...'in ise, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmamakla kural ihlâlinde bulunduğunun belirlendiği, davalı sürücü ...'ın ifadesinde; yönetimindeki araç ile Türkocağı Organize Sanayi Bölgesine yük bırakacağını, yolu şaşırdığını, olay yerinde geriye dönmek isterken arkadan gelen aracın geçmesinden sonra sinyal verip sola döndüğü sırada arkadan gelen bir aracın sol arka kısımdan çarptığını ifade ettiği; davacı sürücü ...'in, yönetimindeki kamyonet ile olay yerine geldiğinde karşı yola dönüş yapan çekici aracı fark etmediğini ve çarptığını ifade ettiği; olayın, çekici ve yarı römorklu aracın olay yerinde geriye dönüş yaparken sol şeridi takiben seyreden kamyonetin yarı römorkun sol arka kısmından çarpması biçiminde meydana geldiği buna göre; davalıya ait, davalı şirkete sigortalı çekici ve yarı römorklu aracın davalı sürücüsü ...'ın, öncelikle olay yerinden geriye dönüş yapmaması, uygun bir kavşağa kadar seyretmesi, sola ve geriye dönmeden önce dönüş işaretini verip yolun soluna yanaşması ve hızını azaltarak kavşağa yanaşması gerekirken, aksine davranışla uygun olmayan bir yerden geriye dönüşe geçmekle sebebiyet verdiği olayda, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/b (Sola dönüşlerde sürücüler, 1.Sola dönüş işareti vermeye, 2.Yolun gidişine ayrılmış olan kısmının soluna yaklaşmaya, 3. Hızını azaltmaya, Zorunludurlar.), 67/a (Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır.) Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama, maddesini ihlâlle birinci derecede (%75 oranında )kusurlu; davacı sürücü ...'in ise, yönetimindeki araç ile seyrederken yolun ilerisini ve yakın çevresini dikkatle kontrol etmesi, trafik işaret levhası ile belirlenmiş olan kavşağa yaklaşırken hızını azaltarak kavşak şartlarına karşı dikkatli davranması gerekirken, aksine davranışla aynı Kanun'un 52/a (Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar.) maddesini ihlâl etmekle olayda ikinci derecede (%25 oranında )kusurlu olduğu, olay yeri işaretleme ile belirlenmiş bir kavşak olup bu kavşağa yaklaşmakta olan sürücülerin hızlarını azaltmaları gerektiği belirtilmiş, hükme esas alınan ATK’nın 02.08.2018 tarihli raporunda ise 25.12.2015 günü, saat 17:55 sıralarında davacı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile bölünmüş yolda K.Maraş istikametinden Nurdağı istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde, refüj aralığından "U" dönüşü yapmak için yolun sağından soluna doğru doğrultu değiştiren davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı çekicinin arkasında irtibatlı bulunan ... plakalı dorsenin sol yanına çarpması sonucunda dava konusu kazanın meydana geldiği, kaza mahallinde yolun; orta refüj ile bölünmüş, tek yönlü ve düz, zemin asfalt, yüzey kuru, vakit gece, görüş far ışığı altında açık olup meskun mahal dışı, otomobile ait sol şeritten başlayıp sağa doğru yönelen 27 metre fren izi tespit edildiği, refüj başında sağa mecburi yön levhası bulunduğu buna göre davalı sürücü ... yönetimindeki tır ile bölünmüş yolda arka trafiği kontrol etmeksizin hatalı ve tehlikeli bir şekilde "U" dönüşüne geçip bölünmüş yolun solundan gelmekte olan davacı idaresindeki kamyonetin önünü kapatmış, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli ve tam kusurlu (%100); davacı sürücü ... yönetimindeki kamyonet ile seyri sırasında "U" dönüşü yapmak için seyir yoluna doğru doğrultu değiştiren davalı idaresindeki tıra karşın fren ve direksiyon tedbirine başvurduğu, olayın oluş şekli ve mahal şartları dikkate alındığında alabileceği başkaca bir önlemin bulunmadığı olayda kusuru görülmediği belirtilmiştir.

Mahkemece kaza tespit tutanağı, hazırlık ve ceza dosyasında alınan kusur bilirkişi raporları, mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan 05.12.2016 tarihli kusur bilirkişi raporu ile hükme esas alınan 02.08.2018 tarihli ATK kusur raporu arasında çelişki olduğundan ve ATK kusur raporuna davalılar tarafından itiraz edildiğinden Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.09.2017 tarih 2016/98 Esas, 2017/312 Karar sayılı ceza dosyası getirtilerek davalıların itirazlarının da değerlendirilmesi amacıyla gerektiğinde İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlardan seçilecek bilirkişi heyetinden tüm kusur raporlarının değerlendirildiği çelişkileri giderici ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmediğinden davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereği kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1. Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davalılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2. Davalılar ... ve ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatırdıkları oranda kendilerine iadesine, 

3. İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 

4. Davalılar ... ve ... tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının talep halinde yatırdıkları oranda kendilerine iadesine, 

5. Karar tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınNedeniyleTazminatkonusuankaraMaddigönderilmesineManevideğerlendirilmesigerekçeKazasıveTrafikdavacılarkesindelillerinnumarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim