Ankara BAM 26. HD 2022/1075 E. 2024/772 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2022/1075
2024/772
31 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1075 - 2024/772
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1075
KARAR NO : 2024/772
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/12/2021
NUMARASI : 2019/489 Esas 2021/847 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 31/05/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 26/06/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;
Davacı vekili, 11.02.2018 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün neden olduğu tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, Engelli Sağlık Kurulu raporunda davacının %38 oranında malul kaldığının belirtildiğini, davalıya yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacının geçici ve sürekli iş göremezlik maddi tazminatına mahsuben şimdilik 330.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 04.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.10.2020 tarihli açıklama dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminat talebinin 5.000,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminat talebinin 325.000,00 TL olduğunu bildirmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sırasında bilirkişi raporundaki progresif rant hesaplama yöntemine göre yapılmış hesaplamayı kabul etmediğini, hatır taşımacılığı indirimi yapılmasını, somut olayda davacının müterafik kusuru oranında tazminat miktarında indirim yapılmasını, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu bilerek araçta yolculuk yapması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, davacının malul kalmasında araçta seyahat halinde iken sürücünün alkollü olduğunu bilerek yolculuk etmesi ve emniyet kemerinin takılı olmamasının en önemli faktörlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI;
Mahkemece toplanan delillere göre, 11.02.2018 olay tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın tek taraflı kazası sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, olay tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik ve eki cetveller de nazara alınarak düzenlenen raporda davacının vücut çalışma gücünden %4 oranında kaybettiği, 6 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, sürekli iş göremezlik zararının TRH 2010 yaşam tablosu ve progressif rant (%10 artırım ve %10 eksiltim) kullanılarak ve davacının gelir durumu, gelen yazı cevapları doğrultusunda belirlenip buna göre yapılan hesaplamada sürekli iş göremezlik zararının 101.003,26 TL, geçici iş göremezlik zararının 9.618,72 TL olarak hesaplandığı, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olduğu, davacının davalı sigorta şirketine sigortalı araçta ücret karşılığı yolcu olmadığı, arkadaş olarak araçta bulunmuş ise de, davalı taraf hatır taşımacılığı itirazını cevap dilekçesinde yapmadığı, daha sonra sunduğu dilekçesinde yaptığı, bu nedenle bu itirazın değerlendirmeye alınamayacağı, alkollü araç kullanımı ve alkollü araç kullanan kişinin aracına binilerek yolculuk yapılmasının müterafik kusur olduğu iddiası yönünden yapılan değerlendirmede dosya kapsamında bulunan belgeler içeriği itibariyle araçta 4 kişinin olduğu, araç sürücüsü ..., yine yolcu olarak ..., davacı ve ...'nin olduğu, ifade tutanakları içeriği itibariyle eğlence merkezinde içtikleri, kazanın oluş şekli, savcılık soruşturma evrakındaki beyanlar ve tüm dosya kapsamı itibariyle araç sürücüsünün olayda alkollü olduğu, davacının bu şekliyle araca bindiği, bu durumun müterafik kusuru oluşturduğu kanaatine varıldığı, sürekli iş göremezlik zararı olarak hesaplanan 101.003,26 TL'den takdiren %20 oranında indirim yapılarak sürekli iş göremezlik zararının 80.802,61 TL, geçici iş göremezlik zararı olarak hesaplanan 9.618,72 TL'den takdiren %20 oranında indirim yapılarak geçici iş göremezlik zararı 7.694,98 TL olup bu kalemden talep edilen miktarın 5.000,00 TL olduğu, davalıya ekleri ile birlikte ödeme yapılması isteğini içerir ihtarın tebliğ tarihi de nazara alınarak 8 iş günü eklenmekle temerrüdün 01.08.2019 tarihinde oluştuğu, aracın özel araç olduğu ve yasal faiz işletildiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL geçici iş göremezlik, 80.802,61 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 85.802,61 TL'nin 01.08.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının 03.07.2019 tarihli Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan Engelli Sağlık Kurulu raporunda yaşamış olduğu maluliyet oranının %38 olarak belirlendiğini, ancak dosya kapsamında alınan 19.02.202 tarihli Ankara Üniversite Adli Tıp Kurumu raporunda davacının %8 sürekli, 6 ay ise geçici maluliyeti olduğunun, 16.06.2021 tarihli İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun raporunda ise %4 sürekli, 6 ay geçici maluliyeti olduğunun belirtildiğini, davacının davaya konu trafik kazası neticesinde ağır şekilde yaralanarak malul kaldığını, vücudunda sakrum kırığı meydana geldiğini, klavikula, humerus şaftı kemiklerinin kırıldığını, kaburgalarında birden fazla kırık meydana geldiğini ve 15 gün boyunca yoğun bakımda kaldığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verildiğini, araç sürücüsü ...'in alkollü olması nedeniyle davacıya %20 oranında müterafik kusur izafe edildiğini, bu kusur oranını kabul etmediklerini, 06.06.2018 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre sürücü ...'in kanında 99 mg etanol bulunduğunun tespit edildiğini, 50 mg yasal sınır olduğu düşünüldüğünde yasal sınırın bir miktar üzerinde alkollü olan sürücü ...'in reflekslerinde, hareketlerinde, tavır ve davranışlarında almış olduğu alkolün etkisi görünmemesinden dolayı aracına binen davacıya %20 kusur izafe edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, davalı sigorta şirketinin bütün işlemleri ticari iş olması sebebiyle hükmedilen tazminat avans faiz uygulanması gerektiğini yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, davalı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirmiş olmasından dolayı reddedilen miktar üzerinden 25.543,85 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, 2021 yılına ait Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. Maddesinin 3. Fıkrası: "Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." şeklindeki düzenleme karşısında taraflarına 11.954,27 TL vekalet ücretine hükmedilirken davalı taraf lehine 25.543,85 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Davacı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün neden olduğu tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek maddi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Mahkeme tarafından maluliyet tespitine ilişkin olarak tensip zaptı ile Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alınmasına karar verilmiş, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 19.02.2020 tarihli raporda davacının radial sinir hasarı, omuz hareket kısıtlılığı nedeniyle Balthazard formülü uygulanarak Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %8 oranında maluliyetinin bulunduğu belirlenmiş, davacı vekili tarafından rapora itiraz edilmesi üzerine ATK İstanbul 2. İhtisas Kurulundan rapor alınmasına karar verilmiş, ATK İstanbul 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 24.05.2021 tarihli raporda ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca %4 oranında maluliyetinin bulunduğu belirlenmiş mahkemece bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiş ise de mahkemece ilk rapora karşı davacının itirazı üzerine alınan ve aynı yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporlardaki maluliyet oranına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece ilk rapora karşı davacı tarafından yapılan itiraz üzerine alınan ve aynı yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporlar ile belirlenen maluliyet oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK üst kurulundan dosya bulunan rapor ve tedavi evrakları değerlendirilerek ve maluliyetin dayanağı açık olarak belirtilecek şekilde ayrıntılı gerekçeli ve denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2. Kabul şekline göre de; mahkemece davacının maddi tazminat talebinin kısmen reddine karar verildiğine göre yargılamada vekil ile temsil edilen davalı sigorta şirketi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. Maddesinde "Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez" düzenlemesi gereğince mahkemece maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek davacı lehine 11.954,27 TL vekalet ücretine hükmedildiğine göre davalı lehine de aynı miktarı geçememek üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maddi tazminatın reddedilen miktarı üzerinden belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2. İstinaf yoluna başvuran tarafca yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,
3. İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4. Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.maddesi gereğince kesin olmak üzere 31.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45