SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 26. HD 2022/1145 E. 2024/761 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1145

Karar No

2024/761

Karar Tarihi

24 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1145 - 2024/761

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1145

KARAR NO : 2024/761

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 28/12/2021

NUMARASI : 2018/55 Esas 2021/987 Karar

DAVACI

VEKİLİ

DAVALILAR :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ : 24/05/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 04/06/2024

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalı ... Sigorta vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.05.2016 tarihinde, davalılardan ...'ın maliki olduğu, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ'ye zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı araca arkadan çarpması, ardından da yaya kaldırımında yürümekte olan davacıya çarpması şeklinde meydana gelen kazada, davacının ağır şekilde yaralandığını, burnu ile sol dizinin kırıldığını, sağ omzunun çıktığını, sağ diz bağlarında kopma olduğunu, uygulanan tedavilere rağmen sağlık problemlerinin devam ettiğini, kazanın oluşumunda yasal sınırın çok üstünde alkollü olan davalı sürücü ...'ın tamamen kusurlu bulunduğunu, davacının ODTÜ Makine Mühendisliği Fakültesinde öğrenci olduğunu, bu kaza sonucu okuluna devam edemediğini, sınavlara giremediğini, yaz okuluna gitmek durumunda kaldığını, okula babası tarafından 30 gün özel araç ile götürüldüğünü, maddi zararlarının yanında manevi olarak da zarar gördüğünü belirterek belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere geçici ve sürekli işgücü kaybı sebebiyle 100,00 TL, ambulans bedeli olarak 756,00 TL, muayene ücreti olarak 377,00 TL, 4 294,00 TL diz ortezi bedeli olarak 1.400,00 TL, kırılan cep telefonu bedeli olarak 1.889,00 TL, yaz okulu bedeli olarak 545,00 TL, yol gideri olarak 367,20 TL, ameliyat ücreti olarak 3.037,00 TL, bakım ve yapılması gerekecek tedavi giderleri de dahil olmak üzere toplam 8.765,20 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar ... ile ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile, geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı taleplerini 315.079,29 TL’ye, tedavi gideri taleplerini 13.217,31 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından kanunda belirtilen usulde başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın davalı şirkete 01.10.2015 - 01.10.2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 106858909 no'lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere ölüm ve sakatlık halinde azami 310.000,00 TL ile sınırlı bulunduğunu, davaya konu kazanın oluşumunda karşı araç sürücüsü ...'in tam ve asli kusurlu olduğunu, Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alınması gerektiğini, davalı şirketin bakıcı gideri ile maluliyet zararından tek teminat limiti ile sorumlu olacağını, tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ceza dosyasında alınan kusur raporlarının huzurdaki davada bir geçerliliğinin bulunmadığını, kazanın oluş şekli incelendiğinde davacının yaralanmasına sebebiyet verenin dava dışı ... olduğunun görüleceğini, davacının, aniden önünde beliren araca çarpmamak için aracını sağ tarafa doğru sürdüğünü, dava dilekçesinde belirtilen tedavi masraflarının bir kısmının dava konusu kaza ile ilgisinin bulunmadığını, davacı tarafın öğrenci olması sebebiyle geçici iş göremezlik talebinde bulunamayacağını, davacının yaz okuluna kalması dolayısıyla yapmış olduğu masrafların kaza sebebiyle olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının telefon bedeli olarak talep ettiği tazminata esas faturanın davacıya ait olmadığını, telefonun kaza sebebiyle kırıldığının da tespitinin gerektiğini, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olarak görülemeyeceğini, temerrüt tarihinin dava tarihi olduğunu, olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Karayolları Genel Müdürlüğü'nden emekli makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda, ceza dosyasındaki olay yeri inceleme görüntüleri ile CD izleme tutanağı da değerlendirilerek sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 48. Maddesi, 52/a-b maddeleri ve 56/a maddelerini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, sürücü ...'in olayın meydana gelmesinde etkisinin bulunmadığı, davacının olayın meydana gelmesinde etkisinin olmadığının belirtildiği, İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 24.06.2020 tarihli raporda, kaza nedeniyle davacının daimi maluliyet oranının %9 olduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, aktüer, doktor ve makine mühendisinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alındığı, davacının maddi zarar talebine ilişkin hesaplama yapıldığı, aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen 17.05.2021 tarihle ek raporun sürekli işgöremezlik zararının hesabı yönünden hükme esas alındığı gerekçesi ile davacının maddi tazminat talebi bakımından davanın kabulüne, 10.906,27 TL geçici iş göremezlik, 342.849,12 TL kalıcı iş göremezlik tazminatından sigorta şirketi tarafından ödenen 38.676,10 TL' nin mahsubu ile bakiye 315.079,29 TL maddi tazminatın, davalılar ... ve ...' ın 315.079,29 TL maddi tazminatın tamamından kaza tarihi olan 28.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile, sigorta şirketi bakımından ise 315.079,29 TL maddi tazminatın 271.323,90 TL' sinden 23.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olacak şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 13.217,31 TL tedavi gideri, 545,00 TL yaz okulu ücreti, 162,16 TL ulaşım gideri, 1.889,00 TL cep telefonu bedelinin davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 28.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili, davalı ... Sigorta vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının yaralanmasının niteliği, vücudunda oluşan kırıklar ve kaza sonrası tedavi süreci dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aktüer hesabında davacının esas alınan gelirinin fahiş olduğunu ve bilinmeyen dönem için %1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, tedavi gideri ve geçici işgöremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, talep edilen diğer zararların da dolaylı zarar olması nedeniyle poliçe kapsamında olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazaya ilişkin ceza dosyasında kazanın oluş şekli ve kusur durumu kesinleşmeden alınan kusur raporuna göre karar verilmesinin doğru olmadığını, kazanın oluşumunda davalı sürücünün kusursuz olduğunu, davacının daimi maluliyetinin bulunmadığını, iyileştiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunda hatalı yönetmeliğin esas alındığını, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncelleştirilmeden mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan dava dışı kişilere ilişkin bordrolara göre davacının gelirinin belirlenmesi ve buna göre sürekli işgöremezlik zararının hesaplanmasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Davacı vekili, davalılardan ... adına kayıtlı, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ'ye zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.

  1. Davalıların, mahkemece benimsenen kusur oranına yönelik istinaf itirazı bulunmaktadır. Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, sürücü ... idaresindeki aracın, önünde seyreden ... idaresindeki araca arkadan çarparak sağ taraftaki kaldırıma çıktığı ve kaldırımda bulunan yaya davacı ...’a çarparak şarampole yuvarlandığı, yaya davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı belirtilmiş, kazaya ilişkin Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/909 Esas 2021/585 Karar sayılı dosyasında, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre davalı/sanık ...’ın tam kusurlu olduğu kabul edilerek davalının taksirle yaralamaya neden olmak suçundan TCK’nın 89/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesince, kararın yargılama usulü ve yargılamaya ilişkin eksiklikler nedeniyle kaldırılmasına karar verildiği, kazanın oluşu ve kusur oranlarına yönelik kaldırma sebebi bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı; raporda, takip mesafesine uymayarak önündeki araca çarpan ve yoldan çıkan davalı ... idaresindeki aracın tam kusurlu olduğunun mütalaa edildiği görülmüş olup raporun, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ile uyumlu, kazanın oluşuna uygun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edilmekle denetiminin mümkün olduğu anlaşıldığından mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalıların kazanın oluşumunda kusur oranına yönelik istinaf itirazları reddi gerekmiştir.

  2. Davacının maluliyetinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan rapor alındığı, davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin evraklar ve raporlar incelenerek kaza tarihi itibariyle Yargıtay tarafından uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kazadan kaynaklanan burunda kanama ve deplase fraktür, her iki diz ön yüzde 5x5cm abrazyon, sağ humerusta hassasiyet, sağ omuzda çıkık, sol tibiada platoda avulsiyon fraktürü olduğu, kas. iskelet sistemi, alt ekstremiteye ait sorunlar, diz ve tibia kırıkları ile diz artroplastisine ve yüzdeki anormallik daha çok cilt yapısındaki bozukluklar ve dış görünümle sınırlı, edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği, omuz eklemi hareket kısıtlılığı nedeniyle daimi maluliyet oranının %9, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olarak belirlendiği, raporun dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu ve Yargıtay uygulamalarına uygun olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin davacının maluliyetine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

  3. Davacının işgöremezlik zararının hesaplanması için alınan aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve bilinmeyen dönem için progresif rant yönteminin uygulanmasında, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin dava açıldıktan sonra yapılması nedeniyle hesaplanan zarardan güncelleştirilmeden mahsup edilmesinde, davacının mezun olduğu üniversite ve bölümü dikkate alınarak emsallerine göre aylık gelirinin belirlenip hesaplamada esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

  4. Davalı ... Sigorta AŞ vekili, geçici işgöremezlik tazminatından tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı olup 2918 sayılı KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK.nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK.nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

  5. Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat . aynı anda. tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Dava konusu olayda, kazanın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının niteliği (vücudunda kırıklar), daimi maluliyet oranı (%9), iyileşme süresi (9 ay), kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2016) paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu kanaatine varılmış; bu nedenle dosya üzerinden yapılan değerlendirmede, davacı lehine 35.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin somut olayın özelliğine, hak ve nesafete ve manevi tazminatın amacına uygun olacağı takdir edilmiş, davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, manevi tazminatın miktarı yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve davacının yaralanması nedeniyle 35.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan tahsiline dair yeniden esas hakkında karar verilmesine, sair istinaf sebeplerinin reddine, davalı ... Sigorta vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

I-Davalı ... Sigorta vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddine,

HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,

Buna göre;

  1. Davacının maddi tazminat talebi bakımından davanın KABULÜNE,

A) 10.906,27 TL geçici iş göremezlik, 342.849,12 TL kalıcı iş göremezlik tazminatından sigorta şirketi tarafından yapılan 38.676,10 TL'nin mahsubu ile bakiye 315.079,29 TL maddi tazminatın;

Davalılar ... ve ...'ın 315.079,29 TL maddi tazminatın tamamından kaza tarihi olan 28.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile, sigorta şirketi bakımından ise 315.079,29 TL maddi tazminatın 271.323,90 TL' sinden 23.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olacak şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

B) 13.217,31 TL tedavi gideri, 545,00 TL yaz okulu ücreti, 162,16 TL ulaşım gideri, 1.889,00 TL cep telefonu bedelinin davalılar ... ve ...' dan kaza tarihi olan 28.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

  1. Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne,

35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 28.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

  1. Harçlardan sorumluluk:

A) Maddi tazminat yönünden alınması gereken 21.523,07-TL harçtan peşin alınan 200,72 TL harcı ve 1134,39-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 20.187,96-TL harcın davalılardan (Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 17.199,03 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

B) Manevi tazminat yönünden alınması gereken 2.390,85 TL harcın davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

  1. Vekalet ücretinden sorumluk:

A) Davacı maddi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 30.505,55-TL vekalet ücretinin davalılardan (Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 27.442,67 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

B)Davacı manevi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince kabul edilen kısım için 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

  1. Davalılar ... ve ... manevi tazminat yönünden kendilerini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için AAÜT gereğince 15.000,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...' a ödenmesine,

  2. Yargılama giderlerinden sorumluluk:

Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 35,90-TL başvuru harcı, 200,72-TL peşin harç, 1.134,39-TL ıslah harcı toplamı 1.371,01-TL ile,

Davacı tarafından yapılan 887,50-TL posta masrafları, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.686,00 TL Adli Tıp Gideri olmak üzere toplam 5.073,50-TL'nin kabul/red oranına göre 4.860,41-‬TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 3.770,58 TL ile sınırlı olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,

  1. Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  2. HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

III- İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:

  1. Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,

  2. İstinaf başvurusu nedeniyle davalılardan alınması gereken 24.714,49 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.722,31 TL'nin mahsubu ile geriye kalan 18.992,18 TL'nin ( davalı ... Sigorta AŞ'den alınması gereken 18.534,13 TL harçtan peşin alınan 4.633,60 TL'nin mahsubu ile kalan 13.900,53 TL ile sorumlu olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafından yapılan 111,20 TL tebligat ve posta masrafı ile 220,70 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 331,90 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

  4. Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

  5. Taraflarca yatırılan istinaf gider avansı varsa kullanılmayan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,

  6. Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

T.C.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınAçılan)yenidenkaldırılmasınaTazminatkonusuesastanankara(ÖlümkarardavacıreddineVedeğerlendirilmesigerekçeZararvekiliverilmesinehakkındaCismanikesindelillerinkabulüSebebiylenumarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim