Ankara BAM 26. HD 2022/1233 E. 2024/742 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2022/1233
2024/742
23 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1233 - 2024/742
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1233
KARAR NO : 2024/742
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/02/2022
NUMARASI : 2021/204 Esas 2022/112 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 24/06/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 01.08.2020 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta hasar meydana geldiğini, aracın onarımının ekspertiz raporu doğrultusunda gerçekleştirildiğini ve KDV dahil 56.233,94 TL hasar oluştuğunu, ayrıca 708,00 TL ekspertiz ücreti ödendiğini ve yargılama giderlerine dahil edilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçtiğini ve kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğunu, kamera kayıtlarında bu durumun görüldüğünü, arabuluculuk aşamasında anlaşmaya varılamadığını davanın kısmi dava olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini 17.072,88 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının zararı ekspertiz raporu ile belirlendiğinden davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, sürücünün kusursuz olduğu hallerde ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, davacı tarafından yapılan başvuruya istinaden alınan ekspertiz raporu doğrultusunda 08.09.2020 tarihinde 8.688,95 TL hasar bedelinin davacıya ödendiğini ve şirketin sorumluluğu kalmadığını, fatura sunulmadığından KDV ödenmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli istemine ilişkin olduğu, makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 23/12/2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin 25.761,83 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 15/04/2021 tarihinde ödenen 8.688,95 TL'nin mahsubundan sonra bakiye hasar tazminatının 17.072,88 TL olarak tespit edildiği, bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulü ile 17.072,88 TL'nin 21/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davanın zamanaşamına uğradığını ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğuna ilişkin tespitin detaylı inceleme yapılmaksızın belirlendiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, hasar aşamasında yapılan incelemede sigortalı araç sürücüsünün % 50 kusurlu olduğu kabul edilerek ödeme yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda %100 kusurlu kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Adli Tıp Kurumu veya Karayolları Fen heyetinden rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki yedek parça fiyatlarının fahiş oranda yüksek olup kabul etmediklerini, uzman eksper tarafından belirlenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin KDV’den sorumlu olmadığını, tedarik ve işçilik iskontosu uygulanmamasının hatalı olup Genel Şartlar gereğince davalı sigorta şirketinin uygulayacağı iskonto oranları üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, ekspertiz ücretinin teminat kapsamında olmadığını, makul gider olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalı sigorta şirketinin başvuru tarihinden ve ancak yasal faiz ile sorumlu olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 01.08.2020 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucunda davacıya ait aracın hasar gördüğünü belirterek araç hasar bedelinin davalıdan tahsilini, yaptırılan ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesini istemiş, mahkemece makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 23/12/2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1. 2918 sayılı KTK.'nun 109 maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda maddi hasarlı trafik kazasının 01/08/2020 tarihinde meydana geldiği, araç hasar bedeli talebine ilişkin davanın 01/04/2021 tarihinde açıldığı ve 27/12/2021 tarihli dilekçe ile 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ıslah edildiği anlaşıldığından davalı vekilinin davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğine ilişkin istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir.
2. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, 01/08/2020 tarihinde kaza tespit tutanağına göre dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasar gördüğü, makine mühendisi bilirkişi tarafından kazaya ilişkin kamera kayıtları da değerlendirilmek suretiyle düzenlenen 23/12/2021 tarihli raporda sigortalı araç sürücüsünün orta ada noktasında kendisine hitap eden kırmızı ışıkta geçiş yaptığı anlaşıldığından kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusursuz olduğunun belirlendiği, belirlenen kusur durumunun toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olduğu, kazada hasar gören davacıya ait ... 2010 model araçta hasar bedelinin 25.7621,83 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 15/04/2021 tarihinde yapılan 8.688,95 TL ödemenin mahsubundan sonra bakiye hasar bedelinin 17.072,88 TL olarak tespit edildiği, gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak araç hasar bedelinin hüküm altına alınmasında ve ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 1.166,25 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 372,27 TL'nin mahsubu ile kalan 793,98 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3. Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4. Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5. Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02