SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 26. HD 2021/2443 E. 2024/74 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2443

Karar No

2024/74

Karar Tarihi

25 Ocak 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2443 - 2024/74

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/2443

KARAR NO : 2024/74

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 18/12/2018

NUMARASI : 2018/215 Esas 2018/1022 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ : 25/01/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 16/02/2024

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 02.02.2017 tarihinde davacıya ait ... plakalı araca, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan dava dışı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasar gördüğünü, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, kaza sonucunda davacının aracında 10.560,95 TL maddi hasar oluştuğunu, davalı sigorta şirketine değer kaybının ödenmesi için yazılan ihtarın 13.11.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından 07.12.2017 tarihinde 2.300,00 TL ödendiğini, oysa davacının aracındaki değer kaybının 15.000,00 TL civarında olduğunu, şimdilik 500,00 TL talep ettiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL değer kaybının 13.11.2017 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davanın Kanun ve sözleşme hükümlerinde öngörülen sürelerin geçmiş olması nedeniyle zamanaşımına uğradığını, davacının zamanaşımına uğrayan tüm taleplerinin reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın trafik kazası sonucunda davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğu, makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 15.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusurunun bulunmadığının belirtildiği, davacının aracında meydana gelen değer kaybının, davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu 2.300,00 TL ödeme düşüldükten sonra 126,00 TL olduğunun belirlendiği, davacının davasının bilirkişi raporu doğrultusunda kabulü gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, 126,00 TL'nin 25.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, kararın kesin olduğu belirtilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde tahmini değer kaybının 15.000,00 TL olarak belirtildiğini, davanın kısmen kabulüne göre davacı bakımından kararın kesin olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarına göre hesap yapıldığını, davanın davacının sigortalı olduğu kasko sigortasına açtığı dava olup araçtaki değer kaybının aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyulmaksızın değerlendirme yapıldığını, araçta meydana gelen değer kaybının serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri hasar miktarı ve hasarlı kısımlarının özelliği ve daha önce karışmış olduğu kazada dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip hesaplanması gerektiğini, tespit edilen değer kaybının hayatın olağan akışına göre çok düşük olduğunu, bilirkişi tarafından seçenekli hesap yapılmamasının raporun eksikliğini gösterdiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir.

Davacı vekili, 02.02.2017 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasar gördüğünü ve değer kaybı oluştuğunu, değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 07.12.2017 tarihinde 2.300,00 TL ödeme yapıldığını, ancak değer kaybının 15.000,00 TL civarında olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 500,00 TL değer kaybı tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece hükme esas alınan 15.11.2018 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar uyarınca davanın kısmen kabulü ile 126,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün kesin olduğu belirtilmiş ise de, 6100 sayılı HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile de her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre karar tarihi olan 2018 yılı için istinaf kesinlik sınırı 3.560,00 TL olarak belirlenmiştir. Öte yandan Kanun'un (3) no'lu bendinde alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirleneceği belirtilmiştir. Dava dilekçesinde davacının aracında meydana geldiği belirtilen değer kaybının 15.000,00 TL civarında olduğu belirtilmek ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle talepte bulunulduğu ve dava değerinin ıslah edilmediği, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 126,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ilişkin hükme karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğu gözetildiğinde kararın kesin olmadığı ve davacı bakımından istinafı kabil nitelikte olduğu gözetilerek istinaf incelemesine geçilmiştir.

1. 6100 sayılı HMK’nin “Hakimin davayı aydınlatma ödevi” başlıklı 31. maddesinde “Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir. 

Taraflarca getirilme ilkesi, hâkimin soru sorma ve davayı aydınlatma ödevi (HMK. 31. md.) çerçevesinde yumuşatılmıştır.

Mahkemenin hüküm vermesi için, kendisine yöneltilen talebin formüle edilmesi ve ileri sürülmesi tarafların görevi, bunları anlamlandırmak veya gerektiğinde açıklattırmak hâkimin görevidir. Ancak bu durum, hâkimin tarafların ileri sürmediği vakıaları ileri sürmelerine imkan vermesi veya hatırlatması anlamını taşımaz. Burada mevcut olmayanın talep edilmeyenin ortaya çıkartılması değil, talep edilenin netleştirilmesi, aydınlatılması, belirlenmesi söz konusudur.

Hâkimin davayı aydınlatma ödevi olarak ifade edilen bu düzenleme ile doğru hüküm verebilmesi ve maddi gerçeğin bulunabilmesi amaçlanmıştır. Düzenlemede her ne kadar “açıklama yaptırabilir” denilmişse de, bunun, hâkimin davayı aydınlatması için bir “ödev” olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü davayı aydınlatma ödevi sayesinde hâkim, iddia ve savunmanın doğru ve tam olarak anlaşılmasını sağlayacak ve bu şekilde doğru olmayan bir kararın verilmesini önleyecektir.

Görüldüğü üzere, hâkimin davayı aydınlatma ödevine ilişkin HMK'nın 31. Maddesinde hâkimin, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz ya da çelişkili gördüğü konular hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği, kanıt gösterilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. Yine HMK'nın 119.maddesi ile açık olmayan dava dilekçesinin tamamlattırılması düzenlemesi getirilmiş olup, iş bu dava açısından uygulanma imkânı bulunmaktadır.

Somut olayda dava dilekçesinde 02.02.2017 tarihinde tarihinde davacıya ait araç ile davalı sigorta şirketine 4101604401683 numaralı poliçe ile zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiği belirtilerek talepte bulunulduğu, yargılama sırasında davacı vekili tarafından ibraz edilen 05.10.2018, 05.12.2018 tarihli dilekçelerde ve 11.07.2019 tarihli istinaf dilekçesinde davanın davacının sigortalı olduğu kasko sigortasına karşı açtığı dava olduğu ifade edildiği, talebin dayanağı yönünden dava dilekçesi ile davacı vekili tarafından ibraz edilen 05.10.2018, 05.12.2018 tarihli dilekçeler ile 11.07.2019 tarihli istinaf dilekçesi arasında farklılık bulunduğu, bu durumda 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi hükmü uyarınca talebin dayanağının tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması için davacı vekiline imkân tanınarak davalıya husumet yöneltilmesinin dayanağının açıklığa kavuşturulması ve bu gereklilik yerine getirildikten sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken anılan hususun göz ardı edilmiş olması doğru değildir.

2. Davalı taraf davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olup gerçek zararın usulüne uygun olarak tespit edilmesi gerekir. Yargıtay uygulamalarına göre kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi  hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın onarımının ekonomik olup olmadığı, aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının belirlenmesi gerekir. Mahkemece makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 15.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlar'ı Ek. 1 tablosuna göre yapılan hesaplama esas alınarak karar verildiği, değer kaybına ilişkin hesaplamada aracın hasarı ve hasar gören parçaların niteliğine göre aracın onarımının ekonomik olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmadığı ve değer kaybının Yargıtay tarafından kabul edilen hesaplama yöntemine uygun olmadığı anlaşılmaktadır. 

Bu durumda, öncelikle dava dilekçesindeki talebin dayanağı ile davacı vekili tarafından ibraz edilen 05.12.2018 tarihli dilekçede ve 11.07.2019 tarihli istinaf dilekçesindeki talebin dayanağı arasında farklılık bulunduğu nazara alınarak 6100 sayılı HMK'nin 31. maddesi hükmü uyarınca davacının talebinin dayanağının tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklaması için davacı vekiline imkân tanınması, daha sonra davalının davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğu gözetilerek öncelikle davacının aracında meydana geldiği ileri sürülen değer kaybına ilişkin olarak yukarıda açıklanan ilkeler ve Yargıtay uygulamalarına uygun olarak uzman bilirkişiden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken anılan hususların göz ardı edilmiş olması doğru görülmemiştir.

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 353/1. a. 6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2. Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 

3. İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4. Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinTrafikdelilleringönderilmesineNedeniyledeğerlendirilmesiTazminatkonusugerekçeankaraMaddinumarasıdairesiKazasıhukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim