SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 26. HD 2022/1001 E. 2024/738 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1001

Karar No

2024/738

Karar Tarihi

23 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1001 - 2024/738

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1001

KARAR NO : 2024/738

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 08/12/2021

NUMARASI : 2016/773 Esas 2021/769 Karar

ASIL DAVA DOSYASINDA;

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI : ..

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 23/05/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 24/06/2024

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Asıl dava dosyasında davacı vekili, 17/06/2016 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı sürücü idaresindeki ... plakalı traktör ve ... plakalı çekici ve yarı römorkun karıştığı trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davacının Piyade Başçavuş olarak görev yaptığını, davalı sigorta şirketine müracaat edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, davanın HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının yaralanması sonucu geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğraması nedeniyle 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 18/01/2021 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketi yönünden tazminat alacağının ödenmesi nedeniyle maddi tazminat taleplerinden feragat ettiğini bildirmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili, 17/06/2016 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacı tarafından davalı şirkete iletilen tedavi evrakları içerisinde 15 günlük yasal süre içerisinde maluliyet oranı belirlenemediğinden tazminat ödemesi yapılmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, talep edilen faizin hatalı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Birleştirilen dava dosyasında davacı vekili, 17/06/2016 tarihinde ... plakalı araç ile dava dışı sürücü idaresindeki ... plakalı traktör ve ... plakalı çekici ve yarı römorkun karıştığı trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, kazaya kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı traktörün kaza tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmadığını ve davalı ... sorumlu olduğunu, davalıya yapılan müracaat üzerine hasar dosyası oluşturulduğunu ve eksik belgelerin 29/01/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak mükerrer olarak belge istendiğini, davanın HMK’nin 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.400,00 TL kalıcı iş göremezlik, 2.500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 4.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 76.528,96 TL’ye artırmıştır. Bu dava 29/06/2018 tarihli kararla asıl dava ile birleştirilmiştir.

Birleşen davada davalı ... vekili, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafın müracaatı değerlendirilerek tespit edilen tazminat miktarı hak sahiplerine ödenecekken dav0acı tarafça ödemenin kabul edilmediğini, bu nedenle davanın açılmasına davalının sebep olmadığını, davalının sorumluluğunun limit ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, maluliyet oranının ve kusur oranının tespitinin gerektiğini, SGK dan yapılan ödemeler var ise mahsubunun gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, asıl ve birleşen davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, kusur durumuna ilişkin olarak alınan 17/05/2017 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'ın % 30 oranında, ... plakalı traktör sürücüsü ...'ın % 70 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 24/08/2020 tarihli raporda davacının özür oranının % 4 olduğu, iyileşme süresinin 18 ay olduğu ve 26/02/2021 tarihli ek raporda davanın bakım ihtiyacı olmadığının belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 11/10/2021 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alındığı ve kusur durumuna göre davalı ... sürekli iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun 76.528,96 TL olarak belirlendiği, davacının bakıcı ihtiyacı olmadığından bakıcı gideri talebinin reddi gerektiği, davacının geçici maluliyet süresince maaşını almış olması nedeniyle ve bu sürede maddi kaybı olmaması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiği, davacı vekilinin asıl davanın davalısı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiği gerekçesiyle, davalı ... Sigorta yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... Yönünden davanın kısmen kabulü ile geçici iş göremezlik ve bakıcı ücreti istemine ilişkin taleplerin reddine, 76.528,96 TL daimi iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 20/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve birleşen dosya davalısı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, hükme karşı davalı ... yönünden istinaf başvurusunda bulunulduğunu, mahkemece hüküm altına alınan tazminata dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... 08/06/2017 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ve hasar dosyası açıldığını, faiz başlangıç tarihinin 21/06/2017 olduğunu, yargılama giderleri hesaplanırken Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporlara ilişkin 3 adet masrafın dosyaya sunulduğu halde yargılama giderleri hesaplanırken dikkate alınmadığını, davacının maluliyet oranının dava kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 26/02/2021 tarihli raporda belirlenen oranın üzerinde olduğunu, davacının trafik kazasında ağır şekilde yaralandığını, tüm yaralanmaları dikkate alındığında maluliyetinin çok daha yüksek olduğunu, dosya kapsamında alınan kusur raporunda dava dışı traktör sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 70 oranında kusurlu olduğu yönündeki görüşün kabul edilmediğini, kazada traktör sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, dava dosyası kapsamında maluliyet ve kusur oranları konusunda değişiklik olması halinde kamu düzeni niteliğinde sayılan güncel asgari ücrette meydana gelecek artışların da dikkate alınması gerekeceğini ve fazlaya ilişkin hakları saklı tuttuklarını belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, 2918 sayılı Kanun’un 6704 sayılı Kanun ile değişik 97. maddesi uyarınca yazılı başvuruda bulunulması gerektiğini, dava konusu olayda davacı vekili tarafından yapılan başvuruda ödeme için gerekli bilgi ve belgelerin talep edildiği, ancak hiçbir belge ve beyan sunulmamış olması nedeniyle ödeme yapılmadığını, usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen davalı kurum aleyhine yargılama gideri, vekalet ücreti ve faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, tazminat hesaplanmasında Genel Şartlar uyarınca TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,65 teknik faiz uygulanması gerektiği halde yapılmamış olmasının hatalı olduğunu, kaza tarihindeki mevzuat hükümlerine göre 1,8 oranında teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, aksinin kabulünün davacı lehine sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Davacı vekili, asıl ve birleşen davada 17/06/2016 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı sürücü idaresinde olup kaza tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan ... plakalı traktör ve ... plakalı çekici ve yarı römorkun karıştığı trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece 17/05/2017 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'ın % 30 oranında, ... plakalı traktör sürücüsü ...'ın % 70 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 24/08/2020 tarihli raporda davacının özür oranının % 4 olduğu, iyileşme süresinin 18 ay olduğu ve 26/02/2021 tarihli ek raporda davanın bakım ihtiyacı olmadığının belirlendiği, davacının bakıcı ihtiyacı olmadığından bakıcı gideri talebinin reddi gerektiği, geçici maluliyet süresince maaşını almış olması nedeniyle ve bu sürede maddi kaybı olmaması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiği, asıl davanın davalısı davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat edildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 11/10/2021 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davalı ... Sigorta yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... Yönünden davanın kısmen kabulü ile geçici iş göremezlik ve bakıcı ücreti istemine ilişkin taleplerin reddine, daimi iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile birleşen davanın davalısı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

1. Dosya içeriğinden 17/06/2016 tarihinde kaza tespit tutanağına göre sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyir halinde iken dörtyol kavşağına geldiğinde önünde seyir eden ... plakalı traktör sürücüsünün şerit değiştirmesi nedeniyle yol kaplamasında duraklama yapan çekici ve römorka çarpması sonucunda kazanın meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın aracının hızını kavşaklara, yaya geçitlerine yaklaşırken azaltmama kuralını ihlal ettiği, çekici sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında makine mühendisi bilirkişi tarafından kamera görüntüleri de değerlendirilmek suretiyle düzenlenen 17/05/2017 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde dava dışı traktör sürücüsü ...'ın kavşağa dikkatsiz giriş yaptığı, trafiği tehlikeye düşürdüğü, solundan kavşağa yaklaşın otomobilin çarpmamak için sağa manevra yapmasına sebep olduğu, trafik ışıklarına uyma, kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yaklaşma, dikkatli olma, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan verme ve kırmızı ışık işaretlerine uyma kurallarını ihlali nedeniyle % 70 oranında, sigortalı araç sürücüsü ...'ın kavşağa yaklaşırken hızını azaltarak dikkatli davranmadığı ve kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlama, dikkatli olma ve geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan verme, ışıklı trafik işaretleri izin verse bile trafik akımı, kendisini kavşak içinde durmaya zorlayacak veya diğer doğrultudaki trafiğin geçişine engel olacak ise sürücülerin kavşağa girmelerinin yasak olmasına ilişkin kural ihlali nedeniyle % 30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, düzenlenen raporun kazaya ilişkin kamera görüntüleri değerlendirildiği, kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından kusur oranlarına yönelik istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.

2. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Somut olayda mahkemece maluliyete ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan ve Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 24/08/2020 tarihli raporda periferik sinir zedelenmesi, omuz eklemi hareket kısıtlılığı nedenleriyle davacının özür oranının % 4 olduğu, iyileşme süresinin 18 ay olduğu ve 26/02/2021 tarihli ek raporda davanın bakım ihtiyacı olmadığının belirlendiği, raporun davacı hakkındaki tıbbi belgeler incelenmek ve davacı muayene edilmek suretiyle düzenlenmiş olup kaza tarihi itibariyle Yargıtay uygulamalarına göre geçerli kabul edilen yönetmelik hükümlerine uygun olduğu ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

3. Olay tarihinde yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. maddesinde “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas, . 2020/40 Karar. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Danıştay ve Yargıtay tarafından kabul edilen uygulamaya göre “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nın ve 6098 sayılı TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 

Ancak TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruridir. Gerçek zarar miktarının, desteğin ve hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri, destek alacakları süre, destek payları esas alınarak hesaplanması gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Yargıtay 4 Hukuk Dairesi (Kapanan 17 Hukuk Dairesi) tarafından tazminat hesaplanmasında esas alınacak yaşam tablosu ile ilgili görüş değişikliğine gidilmiş, (Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 Esas. – 2020/8874 Karar. sayılı ilamı, 14/01/2021 tarih 2020/2598 Esas. – 2021/34 Karar. sayılı ilamı) destek ve hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda 1931 tarihli “PMF yaşam tablosuna göre belirlenmekte iken Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına” karar verilmiştir. Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması gerektiğinden davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Mahkemece aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 11/10/2021 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak kusur durumu da gözetilmek suretiyle davalı ... sorumluluğu belirlenerek sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olmasında isabetsizlik görülmediğinden davalı ... tüm, davacı vekilinin sair istinaf nedenlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

4. Davacı vekilinin faiz başlangıç tarihi ilişkin istinaf nedenleri yönünden yapılan incelemede, 26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi nazara alındığında davadan önce davacı tarafça Güvence Hesabına ilk olarak 13/05/2017 tarihinde başvurulduğu, başvuru sırasında eksik belge ibrazı nedeniyle 29/01/2018 tarihinde ikinci başvuru yapıldığı ve  davalı ... tarafından 23/03/2018 tarihli cevabi yazıda ödeme yapılmasına karar verildiği nazara alındığında davalı ... yönünden hüküm altına alınan maddi tazminata  29/01/2018 tarihinden 8 iş günü sonrası olan 09/02/2018 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden itibaren faiz uygulanmış olması doğru görülmemiştir. 

5. Davacı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin istinaf başvurusuna gelince, 	6100 sayılı HMK'nin Yargılama giderlerinin kapsamı başlıklı 323/1. maddesinin (e) bendinde "Tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve giderler" yargılama giderleri arasında sayılmış, Kanun'un Yargılama giderlerinden sorumluluk başlıklı 326. maddesinde "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. 

Davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, yargılama sırasında davacının maluliyetinin tespiti amacıyla Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurumundan rapor alındığı, davacı vekili tarafından 21/06/2017 tarihli dekont ile 800,00 TL, 16/10/2020 tarihli dekont ile 687,00 TL ve 29/04/2021 tarihli dekont ile 820,00 TL rapor ücreti ödendiği ve yapılan giderin yargılama giderlerine eklenmesinin talep edildiği, ne var ki mahkemece oluşturulan gerekçeli kararın yargılama giderlerine ilişkin bendinde bu giderlerin yargılama giderlerine dahil edilmediği anlaşılmıştır. Maluliyetin belirlenmesine ilişkin davacı tarafça yatırıldığı anlaşılan rapor ücretlerinin yargılama giderleri niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.

Bu durumda davacı tarafça 21/06/2017, 16/10/2020 ve 29/04/2021 tarihli dekontlar ile yapıldığı anlaşılan toplam 2.307,00 TL rapor ücretinin yargılama gideri niteliğinde olduğu gözetilerek yargılama giderlerine ilave edilerek davanın kabul ve red oranına göre tarafların sorumluluğu belirlenmesi gerekirken yargılama giderleri arasında değerlendirilmemiş olması doğru görülmemiştir.

6100 sayılı HMK'nin 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedeniyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353-1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin faiz başlangıç tarihi ve yargılama giderine ilişkin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve istinaf konusu yapılmayan hususlar ile kesinleşen yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,

I-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,

Buna göre;

1. Davalı ... Sigorta yönünden davanın feragat nedeni ile REDDİNE, 

2. Davalı ... yönünden davanın KISMEN KABULÜNE,,

A) Geçici iş göremezlik ve bakıcı ücreti istemine ilişkin taleplerin REDDİNE,

B) 76.528,96TL daimi iş göremezlik tazminatının 09.02.2018 tarihinden itibarin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... alınarak davacıya verilmesine,

  1. Asıl davada davadan feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan, Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince harcın 39,53. TL olarak kabulü ile bakiye 10,33. TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

-Birleşen dava yönünden hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 5.227,69 TL harçtan, peşin alınan 292,50TL harcın mahsubu ile bakiye 4.935,19TL karar harcının davalı ...'ndan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

  1. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 10.748,76TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine,

  2. Davalı ... duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.600,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine,

  3. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  4. Davacı tarafından yatırılan 333,60 TL harç toplamı ile 1.541,55TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti, 2.307,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 4.182,15 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddedilen kısımlarına göre hesaplanan 4.039,95 TL'lik kısmının davalı ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

  5. Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,

III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:

1. Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,

2. Davalı ... istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 5.227,69 TL harçtan peşin alınan toplam 1,306,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.920,77  TL harcın davalı ... tahsil edilerek Hazineye gelir kaydına, 

3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı  ... tarafından yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,  

4. Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

5. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının  davalı ...'ndan tahsili ile davacıya ödenmesine,

6. Kararın taraflara tebliğine, 

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 (iki) haftalık süre içinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 23.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınyenidenkaldırılmasınaTazminatkonusuesastanankarakarartemyizreddinedeğerlendirilmesigerekçeverilmesinedelillerinkabulünumarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim