Ankara BAM 26. HD 2022/884 E. 2024/729 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2022/884
2024/729
23 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/884 - 2024/729
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/884
KARAR NO : 2024/729
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/02/2022
NUMARASI : 2019/343 Esas 2022/100 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 13/06/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 06.04.2019 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacının içinde yolcu olarak bulunduğu davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kazada yaralandığını ve malul kaldığını, her iki sürücünün de kusurlu olup davacı yolcunun kusurunun bulunmadığını, davalılara 27.04.2019 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.06.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, kazaya karışan ... plakalı araç davalı şirkete 06.02.2019-06.02.2020 tarihleri arasında 360.000 TL limitle zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olup gerçek zarar, sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sorumlu olduklarından kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından davanın usulden reddini, kazaya karışan ... plakalı araç davalı şirkete 22.01.2019-22.01.2020 tarihleri arasında 360.000 TL limitle zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olup gerçek zarar, sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sorumlu olduklarından kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılmasını, sigortalı araç otomobil olduğundan dava tarihinden yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın davalı sigorta şirketleri tarafından sigorta poliçesi düzenlenen araçların karıştığı çift taraflı trafik kazasından kaynaklı davacının yaralanması nedeniyle davalılara karşı açılan maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 20.11.2019 tarihli raporunda; davacının ''Çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkında yönetmelik'' hükümleri gereğince 06.04.2019 tarihindeki trafik kazasına bağlı özür oranı tayinine mahal olmadığı, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca alınan 13.09.2021 tarihli raporunda; davacının ''Çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkında yönetmelik'' hükümleri gereğince Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği'ne göre engel oranının % 7 (yüzde yedi) olduğu, erişkin olması halinde 6 (altı) ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, 1 ay süre ile başka birinin yardımına ihtiyaç olduğunun bildirildiği, mevcut raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle İstanbul ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 24.12.2021 tarihli raporda; mevcut belgelere göre; ... ve ... kızı, 08.11.2012 doğumlu ...’ün 24.09.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirilmesinde; travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmekte mevcut olmadığı, dolayısıyla aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceğinin tespit edilmesi karşısında dosya içerisinde toplanan tüm deliller, kaza tutanağı, adli tıp raporu, sigorta poliçesi tüm dosya içeriğine göre; davacı küçük ...'ün davalı sigorta şirketleri tarafından ZMSS poliçesi düzenlenen ... plakalı ve ... plakalı araçların karıştığı trafik kazası nedeniyle malul kaldığından bahisle sürekli işgöremezlik tazminatının tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı, Ankara ve Hacettepe Üniversitelerinden alınan raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunca kaza tarihi itibarıyla geçerli yönetmelik hükümleri uyarınca alınan maluliyet raporunda davacının sürekli olarak vücut engellilik durumunun %0 olarak tespit edildiği, davacının yaralanmasına bağlı maluliyeti oluşmadığından davalılardan maddi tazminat talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ;hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının kaza sonucu kalçaya yakın bölgesinde kırık, beyninde kanama meydana geldiğini ayrıca başka yaralanmaları da olduğunu, yerel mahkemece Ankara ve Hacettepe Üniversiteleri tarafından aldırılan raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunca kaza tarihi itibarıyla geçerli yönetmelik hükümleri uyarınca aldırılan maluliyet raporunda davacının sürekli olarak vücut engellilik durumunun yüzde 0 olarak tespit edildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Ekindeki Cetveller esas alınmak kaydı ile düzenlenen raporda; davacının 06.04.2019 tarihindeki trafik kazasına bağlı özür oranı tayinine mahal olmadığı,bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, rapora itiraz etmeleri üzerine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 13.09.2021 tarihli raporda; Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" (ÇÖZGER) hükümlerinde 5. Bölüm 14. Maddesinde 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine çocuk bakımından yapılan atıflar bu Yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılır." hükmü gereğince Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerince % oran bildirir engellilik raporu düzenlenmesinin uygun olduğu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre sürekli engel oranının %7 olduğu, erişkin olması halinde 6 (altı) ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, 1 ay bakıcı süre ile başka birinin yardımına ihtiyaç olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiğini, son olarak İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda; davacının söz konusu engel oranının 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan Çözger’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, küçüğün özel gereksinimi bulunmadığı, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirilmesinde; travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmekte mevcut olmadığı, dolayısıyla aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği" görüş ve kanaati bildirilmiş olup davacının hareket kısıtlılığını ve bedensel özür oranını hiçe sayarak, eksik inceleme ile hatalı yönetmelik hükümleri uygulanarak tanzim olunan İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunun hükme esas alınmış olmasının hatalı olduğunu, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin "Atıflar" başlıklı 14. Maddesinin “ 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine çocuk bakımından yapılan atıflar bu Yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılır.”hükmünü içermek olup dolayısıyla mevzuata uygun bir şekilde çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkında yönetmelik ve atıflar başlıklı 14. maddesi uyarınca özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcıya muhtaçlık hesabı yapılsa idi davacının gerçek maluliyetinin anlaşılabileceğini bu sebeple mevzuata uygun bir rapor hazırlanmamış olması bakımından İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 24.12.2021 tarihli raporun hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, 18 yaşını doldurmamış bireylerin engellilik değerlendirilmesinin, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında yer almadığını, hangi gerekçe ile İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirilmesinde; travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmekte mevcut olmadığı, dolayısıyla aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında bir inceleme yapılıp sonuca ulaşıldığının anlaşılamadığını, kaldı ki, kalçaya yakın bir noktasında kırık, beyninde kanama meydana gelmiş, uzun süre tedavi görmüş fakat buna rağmen söz konusu uzuvlarını tam olarak kullanamayan davacının gündelik hayatındaki hareketlerini yarı yarıya kısıtlayacak kadar kalıcı bir zedelenmenin olduğu açık olmasına rağmen, bedensel özür oranının olmadığı yönünde rapor tanzim edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının kazanın üzerinden aylar geçmesine rağmen, hala gündelik hayatındaki hareketlerini gerçekleştirmekte zorlandığını, mahkemece hatalı yönetmelik hükümleri esas alınarak tanzim edilmiş olan 24.12.2021 tarihli ATK raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, mahkemece çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkında yönetmelik ve atıflar başlıklı 14. maddesi uyarınca özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre rapor tanzim edilmesine karar verilmesi ve gelecek rapora göre karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK’nun 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili 06.04.2019 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçla davacının içinde yolcu olarak bulunduğu davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kazada yaralandığını ve malul kaldığını, davacı yolcunun kusurunun bulunmadığını, davalılara 27.04.2019 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.06.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş mahkemece davacının maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili maluliyet raporuna yönelik istinaf sebebi ileri sürmüştür.
Somut olayda, davacının maluliyetine ilişkin alınan ATK 2.İhtisas Kurlu tarafından düzenlenen 24.12.2021 tarihli raporda; dosyaya ekli tedavi belgeleri ve grafilerin incelemesinde; 06.04.2019 tarihli BBT incelemede sağ tentorium serebellide sıvama subdural hematom izlendiği, pelvis grafide sol pubiste kırık olduğu, 18.06.2019 tarihli grafide sol pubiste kırık sekeli olduğu, 12.08.2020 tarihli kranial MR incelemede; sekel parankimal değişiklik saptanmadığı tespit edildiği, kişinin, Kurulun 24.02.2020 tarihli ve 2729 karar nolu ve 30.10.2020 tarihli, 14188 karar nolu müzekkerelerinde kurul muayenesine çağrıldığı fakat muayene olmak üzere gelmediğinin belirtildiği, mevcut tıbbi belgelere göre Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, küçüğün özel gereksinimi bulunmadığı,mevcut belgelere göre; ... ve ... kızı, 08.11.2012 doğumlu ...’ün 24.09.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirilmesinde; travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelikte mevcut olmadığı, dolayısıyla Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği belirlenmiş olup, bu raporlar doğrultusunda davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 14. maddesinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikle atıf yaptığı ancak bu yönetmeliğin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 18. maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu yönetmeliğin uygulanma imkanı kalmamıştır. Bu nedenle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre sürekli iş göremezlik oranın belirlenerek sonucuna göre karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporların da belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeni ile rapor doğrultusunda ve gerekçeleri açıklanarak karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiş, açıklanan nedenlerle, olaya ilişkin alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun olduğu, kararın yeterli gerekçe içerdiği, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ve ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353 /1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK.nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 23.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02