SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 26. HD 2022/1114 E. 2024/686 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1114

Karar No

2024/686

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1114 - 2024/686

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1114

KARAR NO : 2024/686

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16/02/2022

NUMARASI : 2018/331 Esas 2022/122 Karar

DAVACILAR

VEKİLİ :

DAVALILAR :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ : 16/05/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 06/06/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili, 19.09.2013 tarihinde davalılardan ...ya ait ...Sigorta AŞ‘ye zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... ...in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...'un yaralandığını ve kazaya bağlı olarak da 15.10.2013 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın davacılardan ...’nin eşi, ... ve ...’in babaları olduğunu, desteğin ölmeden önce elektrik teknisyeni olarak kurucusu olduğu ... Ltd Şti’nde aylık ortalama 8.000-10.000 TL maaşla çalıştığını, davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce 22.000,00 TL ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan eş ... için 5.000,00 TL, çocuk ... için 2.500,00 TL, çocuk ... için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı eş için 30.000,00 TL, çocuklar için ayrı ayrı 20.000,00‘er TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi bakiye limit ve maddi tazminattan sorumlu olarak) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 07.04.2021 ve 10.04.2021 tarihli dilekçeleri ile davacılardan ... ... ve ...’un, davalı ...Sigorta ile yaptıkları sulh kapsamında, dava konusu alacaklarının, sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak üzere dosyaya alınan kusur raporu oranı dahilinde bakiye maddi tazminat alacağını sulhen tahsil ettiğini, davalı ...Sigorta AŞ, sigortalısı ile sigortalı araç sürücüsü hakkında açtıkları davaya konu maddi tazminat talebinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere feragat ettiklerini, kısmi feragat beyanı kapsamında; davacılar ... ..., ... ... ve ...'un davalı ...Sigorta ile yaptıkları sulh kapsamında, sigorta poliçe limitini aşan maddi tazminat talepleri ile manevi tazminata ilişkin taleplerine ilişkin olarak davaya devam ettiklerini belirtmiş; 23.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de sigortalı araç sürüsünün %25 kusuruna göre 62.500,00 TL ödeme yapıldığından bakiye limit dahilinde 10.000,00 TL olan maddi tazminat taleplerini 13.816,00 TL arttırarak toplam 23.816,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.

Davalı ...Sigorta vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde 23.05.2013-23.05.2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacıların dava öncesi başvurusu üzerine davalı şirket tarafından 28.04.2014 tarihinde 22.421,91 TL ödeme yapıldığından zararın karşılandığını, aksi halde kusur oranını için ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden alınacak rapor ile ödeme tarihindeki verilere göre zararın belirlenmesini, zararın karşılanmaması halinde ödemenin güncellenerek zarardan mahsubunu, SGK ödemesinin araştırılmasını, müteveffanın emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusurlu olduğunu, dava tarihinden faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuş; 12.04.2021 tarihli dilekçesi ile davacıların bakiye zararının 15.03.2021 tarihli ibraname ile ödendiğinden davanın feragat nedeniyle reddini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını bildirmiştir.

Davalılar ... ... ve ... ... ... savunma yapmamış, vekilleri 01.12.2021 tarihli dilekçe ile ıslah edilen kısmın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, hangi alacak için bedel arttırım dilekçesi verildiğinin açıklanması gerektiğini, davacıların zararının davalı ...Sigorta tarafından karşılandığından davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davanın davacılar tarafından trafik kazasına dayalı olarak maddi tazminatın tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen, manevi tazminatın araç sürücüsü ve işleteninden müşterek ve müteselsilen tahsili istemine ilişkin olduğu, davacıların desteği ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 19.09.2013 tarihinde çarpıştıkları, desteğin yaşamını yitirdiği, oluşan kazada kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayan ve geçiş üstünlüğüne sahip davalı ... ... idaresindeki araca geçiş üstünlüğü hakkını tanımayan desteğin %75 oranında, kavşağa yaklaşırken aracın hızını kavşaktaki trafik kurallarına göre azaltmayan davalı ... ...'nın %25 oranında kusurlu bulunduğu, davacı ... ...'un 82.683,59 TL, ... ...'un 3.632,65 TL olmak üzere toplam 86.316,24 TL destek tazminatına hak kazandıkları, desteğin yaşamını yitirmesi nedeniyle davalı ...Sigorta tarafından poliçe kapsamında yargılama sırasında davacılar ... ... ve ... için toplam 62.500,00 TL ödeme yapıldığı, davacılar ile davalı ...Sigorta arasında 15.03.2021 tarihli ibraname, feragatname ve makbuz (sulh protokolü) düzenlendiği, davacı vekilinin 10.04.2021 tarihli dilekçesi ile "davalı ...Sigorta ve sigortalısı ile sigortalı araç sürücüsü yönünden davaya konu maddi tazminat taleplerinden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere feragat ettiği, davacılar ... ... ve ...' için takdir edilen toplam 86.316,24 TL destek tazminatının poliçe limitleri içinde kaldığı, bu kapsamda feragatin tüm davalılara sirayet edip tüm davalılar yönünden sonuç doğurduğu,ceza dosyasındaki kusur oranını doğrulayan bilirkişi raporu, müzekkere cevapları 15.03.2021 tarihli ibraname, feragatname ve makbuz (sulh protokolü), davacı vekilinin 10.04.2021 tarihli dilekçesi ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla, mevcut kazadaki kusur oranları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, davacıların desteğe olan yakınlıkları dikkate alınarak davacılar yararına ayrı ayrı manevi tazminat takdiri gerektiğinden davacıların maddi tazminat taleplerinin feragat ve gerçekleşen zararın poliçe limitinde kalması nedeniyle davalı sigorta davalı işleten ve araç sürücüsü yönünden ayrı ayrı reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacı ... ... için takdiren 10.000,00-TL, davacılar ... ... ve ... için ayrı ayrı takdiren 7.000,00'er-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların davalı sigorta şirketinden, kusur oranına isabet eden sigorta limiti dahilinde alacaklarını tahsil ederek, söz konusu kusur oranına ait sigorta limiti kapsamında davalıları ibra ederek alacağın bu kısmını tahsil beyanı ile feragat bildiriminde bulunduğu halde, Yerel Mahkeme söz konusu feragat bildiriminin sigorta poliçesi limitinin tamamını kapsadığı değerlendirmesi ile kusura isabet eden ve ödenen sigorta limitini aşan tazminat talebinin reddine karar verilmiş ise de red kararının dosya içeriğine uygun olmadığını, dosyaya sundukları feragatnamenin tarafların kusuru dikkate alınmaksızın sigorta limitinin tamamına değil, tarafların kusuruna isabet eden sigorta limitine ait olduğunu, aksine değerlendirmenin dosya içeriği ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenlerle maddi tazminat yönünden eksik incelemeye dayalı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve talep gibi karar verilmesini, Mahkemece manevi tazminat istemini de eksik değerlendirme ile hükme bağlandığını, ...’nin mütevaffanın eşi olup, vaki olaydan sonra yaşadığı üzüntüye bağlı olarak kanser hastalığına yakalandığını ve halen tedavi gördüğünü yaklaşık 25 kilo kaybettiğini yardıma muhtaç bir vaziyette yaşamını devam ettirdiğini, davacı ...’ın babasının vefatı nedeniyle uzun süre üzüntü yaşadığını ve halen yaşadığı travmayı atlatamadığını, davacı ... ...’un da dava konusu kazanın meydana geldiği dönemde Üniversite öğrencisi olup, bu olay nedeniyle bütün yaşantısının alt üst olduğunu, uzun süre acı ve eza yaşadığını, dosyaya toplanan tüm deliller ve tanık beyanlarında görüleceği üzere davacılar için taktir edilen manevi tazminat miktarının eksik ve yetersiz olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

HMK’nun 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava ölümlü trafik kazasından kaynaklanan davacı eş ve çocuklar tarafındandesteğin ölümü nedeniyle açılan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, 19.09.2013 tarihinde davalıların işleteni sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araçla davacıların eşi ve babası olan desteğin sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacıların desteğinin öldüğünü belirterek davacı eş ve çocukları için bakiye destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebinde bulunmuş; 07.04.2021 ve 10.04.2021 tarihli dilekçeleri ile davacılardan ... ... ve ...’un, davalı ...Sigorta ile yaptıkları sulh kapsamında, dava konusu alacaklarının, sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak üzere dosyaya alınan kusur raporu oranı dahilinde bakiye maddi tazminat alacağını sulhen tahsil ettiğini, davalı ...Sigorta AŞ, sigortalısı ile sigortalı araç sürücüsü hakkında açtıkları davaya konu maddi tazminat talebinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere feragat ettiklerini, kısmi feragat beyanı kapsamında; davacılar ... ..., ... ... ve ...'un davalı ...Sigorta ile yaptıkları sulh kapsamında, sigorta poliçe limitini aşan maddi tazminat talepleri ile manevi tazminata ilişkin taleplerine ait davaya devam ettiklerini belirtmiş; mahkemece davacıların desteğinin dava konusu kazada %75, davalı sürücünün %25 kusurlu olduğu, davacıların maddi tazminat taleplerinin feragat ve gerçekleşen zararın poliçe limitinde kalması nedeniyle davalı sigorta davalı işleten ve araç sürücüsü yönünden ayrı ayrı reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacılar vekili, maddi ve manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.

  1. Davacılar vekili maddi tazminat miktarına itiraz etmiştir.

Hükme esas alınan 03.10.2021 tarihli ek aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 progresif rant yöntemine göre müteveffa ...’un vefatı nedeniyle davacı ... ‘ın babasının öldüğü tarihinde 26 yaşında olduğu yaşı gereği destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceği, sigortalı araç sürücüsünün % 25 kusur oranına göre davacı eş ... ... için 82.683,59 TL, ... ... için 3.632,65 TL olmak üzere toplam 86.316,24 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplanmıştır.Davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce 28.04.2014 tarihinde davacılara 22.421,91 TL; yargılama sırasında da 15.03.2021 tarihli ibraname feragatname ile de eş ... ...’a 30.000,00 TL, çocuk ...’a 1.370,00 TL bakiye alacak, 11.440,00 TL faiz, 500,00 TL yargılama gideri, 4.705,00 TL vekalet ücreti, 3.300,00 TL icra vekalet ücreti, 1.356,86 TL %20 stopaj olmak üzere 49.958,64 TL ödeme yapıldığı, davacılar vekilinin 07.04.2021 ve 10.04.2021 tarihli dilekçeleri ile davacılardan ... ... ve ...’un, davalı ...Sigorta ile yaptıkları sulh kapsamında, dava konusu alacaklarının, sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak üzere dosyaya alınan kusur raporu oranı dahilinde bakiye maddi tazminat alacağını sulhen tahsil ettiğini, davalı ...Sigorta AŞ, sigortalısı ile sigortalı araç sürücüsü hakkında açtıkları davaya konu maddi tazminat talebinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere feragat ettiklerini, sigorta poliçe limitini aşan maddi tazminat talepleri ile manevi tazminata ilişkin taleplerine ait davaya devam ettiklerini belirtmiş olmakla davacı eş ... ... ve çocuk ... tarafından davalı sigorta şirketi, sigortalı ve sürücü poliçe limitiyle ibra edildiğinden adı geçen davacıların maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

  1. Davacılar vekili manevi tazminat miktarının düşük olduğunu ileri sürmüştür.

6098 sayılı TBK’nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Somut olayda, 19.09.2013 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araçla davacıların desteğinin sevk idaresindeki aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, davalı sürücü ...‘in %25, davacıların desteğinin %75 oranında kusurlu olduğu, kaza sonucu davacı ...’nin eşi, diğer davacıların babası ...’un vefat ettiği, müteveffanın 25.06.1963 doğumlu evli ve 2 çocuklu olduğu, olayın meydana geliş şekli, somut olayın özellikleri, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2013) paranın alım gücü, davacıların müteveffanın eşi ve çocukları olması göz önünde bulundurulduğunda davacılar için belirlenen manevi tazminat miktarının uygun olduğu değerlendirilerek davacılar vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davacılardan ... tarafından maddi tazminat talep etme şartlarının bulunmamasına, ... ... ve ... vekili tarafından da 07.04.2021 ve 10.04.2021 tarihli dilekçeler ile maddi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi, sigortalı ve sürücünün poliçe limitiyle ibra edilerek feragat edilmiş olmasına, manevi tazminatın takdirinde TBK’nın 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

  1. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 430,00 TL’den mahsubu ile fazla alınan 2,40 TL harcın talep halinde davacılara iadesine,

  3. Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

  4. Davacılar tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,

  5. Kararın taraflara tebliğine

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 16/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınAçılan)Tazminatkonusuankara(ÖlümtemyizVedeğerlendirilmesigerekçeZararCismanidavacılardelillerinSebebiylenumarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim