SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 26. HD 2022/955 E. 2024/659 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/955

Karar No

2024/659

Karar Tarihi

10 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/955 - 2024/659

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/955

KARAR NO : 2024/659

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/12/2021

NUMARASI : 2020/188 Esas 2021/945 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ : 10/05/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 23/05/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;

Davacı vekili, 14.10.2018 tarihinde davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yaptığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının kardeşi ..., annesi ... ... ... ve babası ... ...‘ın vefat ettiğini, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, aileden sadece davacının kaldığını, ayrıca davacının anneannesi, babaannesi ve dedelerinin de sağ olduğunu davalı sigorta şirketine 08.08.2019 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107.maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik davacının annesinin ölümü nedeniyle 10.000 TL babasının ölümüm nedeniyle 10.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan poliçe limiti ile sınırlı olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 10.03.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini annenin ölümü nedeniyle 91.163,93 TL’ye babanın ölümüm nedeniyle 127.112,38 TL olmak üzere toplam 218.276,31 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın 19.09.2018 -19.09.2019 tarihleri arasında kişi başına 360.000 TL kaza başına 3.600.0000 TL limitle davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, derdestlik nedeniyle davanın reddini, davacı tarafından eksik belge ile davalı şirkete başvuru yapıldığını, kusur müterafik kusur illiyet yönünden Adli Tıp Kurumundan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, iş kazası olup olmadığının ve SGK’ca yapılan ödemelerin araştırılmasını, savcılık aşamasında veya ceza dosyasında uzlaşma olup olmadığının tespitini, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle belirlenecek tazminattan indirim yapılmasını, dava konusu kazada ölen ve yaralanan kişi sayısı çok fazla olduğundan kabul anlamına gelmemek kaydıyla teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96.madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davanın ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasına ilişkin olduğu, İzmir Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/4155 soruşturma sayılı dosyasının incelendiği tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; dava konusu olayda, ...'nın vefatı nedeniyle, davacı ... lehine, 118.398,72 TL, davadışı anne ... lehine, 254.041,91 TL ve davadışı baba ... lehine 221.402,77 TL olmak üzere toplam 593.843,40 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplanmış olup, hesaplanan 593.843,40 TL zararın 360.000,00 TL olan poliçe limitini aştığı tespit edildiğinden, her bir hak sahibin zararının, poliçe limitine garameten dağıtılması sonrasında, davacı ... lehine, annesi ...'nın desteğinden yoksun kalması nedeniyle, 71.775,72 TL, babası ...'nın 104.988,17-TL tazminatın hesaplandığı bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun 08.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 21.08.2019 tarihinde davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kazaya karışan ... plakalı aracın kamyon / ticari olduğu anlaşılmakla avans faiz işletilmesi gerektiği davacının müteveffanın desteğinden yoksun kaldığı, tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde, bakiye tazminat alacağının toplam 176.763,89-TL olduğu gerekçesi ile; davanın kısmen kabulüne, 176.763,89 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 21.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;

Davacı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas 31.05.2021 tarihli aktüer raporunda tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak bakiye ömür belirlendiği, 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre bilinmeyen devre gelirlerinin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle hesaplama yapıldığı belirtilmiş ise de Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli 2019/40 E.- 2020/40 K. Sayılı kararı gereğince hesaplamanın PMF 1931 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi ile yapılması gerektiğini dolasıyla TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması ve yöntem olarak da progresif rant hesabının kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu, istinaf konusu karar ile toplam tazminat üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş olup bunun yasaya aykırı olduğunu dosyada davanın davacının ölen annesinin desteğinden ve ölen babasının desteğinden mahrum kalması nedeniyle ikame edildiğini işbu husus objektif dava birleşmesi / davaların yığılması olarak bilinmekte olup; her bir talep kalemi bakımında ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ( emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/11-1307 E. 2016/1045 K. Sayılı ve 09.11.2016 tarihli ilamı) dava dosyası kapsamında yeniden yargılama yapılacak olması ve yeniden yargılama yapılması halinde; maluliyet ve kusur oranları ile hesaplamaya esas gelir ve ücretler ile yine hesaplamaya esas diğer verilerde meydana gelmiş ve gelecek artış ve lehe değişiklikler yönünden tüm yasal haklarını saklı tuttuklarını, yeniden yargılama yapılması halinde yeni yargılamada verilecek hüküm tarihindeki güncel verilerin dikkate alınması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunun hukuka uygun olmadığını, Anayasa Mahkemesi'nin iptal hükmünün geriye yönelik uygulanamayacağını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte KTK hükmü ve Yargıtay uygulamalarını göz önüne alınarak yapılacak olan hesaplamanın Mortalite Tablosu olarak TRH-2010 Tablosunun ve ZMMS Genel Şartları'nda belirtilen %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, İlk derece mahkemesince verilen kararda temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi yönünde hüküm kurulmuş ise de hükmün faiz türü ve başlangıcı yönünden hukuka aykırı olduğunu,kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın açıldığı tarihten itibaren dava miktarına ve ıslah edilme tarihinden itibaren de ıslah edilen miktar yönünden yasal faiz işletilmesi gerektiğini, 31.05.2021 tarihli itiraza konu raporda herhangi bir şekilde nüfus kayıt örneği olmaksızın resmi olmayan kaynaklarla yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, davacının, müteveffaların desteği olduğuna dair hiçbir resmi evrak bulunmadığını, davacı tarafça sunulan evraklarda mühür, apostil şerhi, konsolosluk onayı gibi ilgili mirasçılık belgesinin ve nüfus kayıt örneğinin resmi bir evrak olduğunu kanıtlar hiçbir ibare bulunmadığını, ilgili evrakın gerçekliği, doğruluğu araştırılmadan hesaplama yapıldığını, davacının, müteveffanın kızı olduğu resmi evraklarla tespit edilmeden destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapıldığını, bu hususun -yalnızca davacı tarafın beyanları doğrultusunda bilirkişi raporunun hazırlandığını- bilirkişinin de raporunda belirttiğini, davacının sunmuş olduğu belgeler Niğde noterliği evrakları olup evrak aslının sunulmadığını, Niğde'de bulunan bir noterliğin Iraklı bir şahsın nüfus kaydını tespit etmesi ve onaylamasının mümkün olmadığını, nüfus kayıt örneğinin ve mirasçılık belgesinin Irak'tan temin edilmesi, ilgili evrakın Türk resmi mercileri tarafından onaylanması, Arapça aslı ile yeminli tercüman tarafından çevirisi yapılmış suretlerin huzurdaki dosyaya sunulması gerektiğini, ancak ilgili işlemler gerçekleştirilmeden hesaplama yapılarak hüküm kurulduğunu, müteveffaların başkaca destek sahiplerinin olup olmadığının tespiti gerektiğini, müteveffaya ait hiçbir resmi nüfus kayıt örneği yahut mirasçılık belgesinin dosyaya sunulmadığını, bu doğrultuda müteveffanın kaç mirasçısı ve desteği olduğunun tespit edilemediğini, müteveffanın destek görenlerinin tamamı tespit edilmeden karar verildiğini, bu durumun destek paylarının Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre dağıtılmasına engel olduğunu, huzurdaki dosyada resmi olmayan ilgili evraklarla, yalnızca beyana göre hazırlanmış bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi halinde müteveffanın daha sonra talepte bulunabilecek ve mahkemece tespit edilmemiş olan desteklerin payları ayrılmamış olduğundan davacı lehine sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini, bu nedenle resmi merciler tarafından onaylanmış nüfus kayıt örneği ve mirasçılık belgesinin temin edilmesi gerektiğini, meydana gelen kazada 8 vefat eden ve 37 yaralı bulunduğunu, bunun yanında tespit edilemeyen müteveffalar da olduğunu, KTK'nın 96. Maddesi hükmüne göre davacının payı tespit edilirken kazada diğer ölenlerin ve yaralananların paylarının ayrı tutulması gerektiğini, sunulan poliçede de görüleceği üzere kaza başına teminat limiti 3.600.000 olup bu limitin kaza neticesinde zarara uğrayanlar için ödenebilecek toplam tutar olduğunu, meydana gelen kazada 45 mağdur olduğu gözetilerek teminat limitine garameten paylaştırma uygulanması gerekirken garame hesabında kaza başına limit ve mağdur sayısının göz önünde bulundurulmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;

Davacı vekili ile davalı vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava ölümlü ve yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Davacı vekili 14.10.2018 tarihinde davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araç sürücünün neden olduğu tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının anne ve babasının öldüğünü belirterek davacı çocuk için annenin ölümü ve babanın ölümü nedeniyle davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili hesaplamada PMF yaşam tablosu yerine TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılmasına ve ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmemesine yönelik, davalı vekili de hesaplamada 1,8 teknik faiz yerine progresif rant yönteminin kullanılmasına, faiz türü ve başlangıcına, desteklerin nüfus kayıt örneklerinin sunulmamasına, desteklik durumunun ispatlanmamasına, garame hesabı yapılmamış olmasına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.

  1. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 48. maddesinin 1. fıkrasında Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorunda olduğu, 2. fıkrasında da dava açanın karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutulabileceği düzenlenmiştir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmemesi halinde de davanın dava şartı eksikliğinden 6100 sayılı HMK'nın 114/1. g maddesi uyarınca reddedilmesi gerekmektedir.

Somut olayda davacı vekili, davacının Irak uyruklu olduğunu belirtmiş dosya kapsamındaki vekaletnameden de Irak uyruklu olduğu yazılı olmakla mahkemece teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5178 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 2. fıkrasında dava açanın karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden, öngörülen teminat hususu Mahkemece resen gözetilmelidir. Mahkemece öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususu Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından isin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönde araştırma yapılmaması doğru görülmemiştir. (Emsal Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 24.10.2023 Tarih 2022/3801 Esas 2023/11249 Kararı)

  1. Davacının dava açılmadan önce vesayet altına alındığı, Irak Cumhuriyeti Yüksek Yargı Meclisi Bağdat Rusafe Bölge Federal İstinaf Mahkemesi Başkanlığı Şaab Ahval. i Şahsiye Mahkemesinin 25.04.2019 Tarih 92 Nolu kararı ile davacıya ...’in vasi olarak atandığı, eldeki davanın davacının vasisi tarafından Av. ... verilen vekaletname gereğince Av. ... ortak imzalı dilekçe ile açıldığı, dava dilekçesi ekinde ve yargılama sırasında vasi tarafından MK 462/2 gereğince husumete izin kararı alındığına ilişkin mahkeme kararı sunulmadığı anlaşıldığından mahkemece davacı vekiline davacının vasisi tarafından MK 462/2 gereğince alınmış husumete izin kararı varsa sunması; karar yok ise husumete izin kararı almak ve sunmak üzere uygun bir süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.

  2. Hükme esas alınan 24.02.2021 tarihli kök 31.05.2021 tarihli ek aktüer bilirkişi raporunda dava konusu kazada davacının aynı kazada hem annesini hem de babasını kaybetmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği ancak, müteveffaların ve davacının yabancı uyruklu olduğu, nüfus kayıt örneklerinin bulunmadığı, dava dilekçesinde belirtilen nüfus bilgilerine göre, davacı lehine anne ve babasının desteğinden yoksunluğu için ayrı ayrı tazminat hesabı yapılacağı belirtilerek davacının babası ...’nın desteğinden yoksunluk tazminatı yönünden dosya kapsamında resmi nüfus kayıt örnekleri bulunmaması nedeniyle dava dilekçesinde verilen bilgilere göre; 12.05.1993 doğumlu ...’ın 14.10.2018 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle vefatı sonucu geride; davacı, 18.10.2014 doğumlu kızı ..., 02.06.1963 doğumlu annesi ... ve 01.07.1955 doğumlu babası ...’ın kaldığı davacının 07.12.1995 doğumlu annesi ...’nın 14.10.2018 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle vefatı sonucu geride; davacı, 18.10.2014 doğumlu kızı ..., 08.05.1972 doğumlu annesi ... ve 02.10.1972 doğumlu babası ...’in kaldığı belirtilerek davacının destekten yoksun kalma tazminatının desteklerin dava dışı anne. babalarına da pay ayrılmak suretiyle hesaplandığı anlaşılmıştır. Davacı Irak uyruklu olup mahkemece aile nüfus kaydı istenmediği, davacı tarafından sunulan ve Niğde Noterliğince onaylandığı iddia edilen nüfus kayıt örneğine göre destek tazminatı hesaplaması yapıldığı ve davalı tarafından da bu duruma itiraz edildiği anlaşılmakla mahkemece öncelikle davacı vekilinin dilekçe ekinde sunduğu Niğde Noterliğince onaylandığı iddia edilen desteklerin aile nüfus kayıt örneğinin Niğde Noterliğinden aslının veya onaylı örneğinin istenmesi, davacı vekiline, davacı ile desteklerin anne. babasını gösterir şekilde nüfus kayıt örneklerini ve davacının mirasçılık belgesinin Türk resmi mercileri tarafından onaylanmış, Arapça aslı ile yeminli tercüman tarafından çevirisi yapılmış suretlerinin ibrazı için uygun bir süre verilmesi, gerektiğinde Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/4155 sayılı Hazırlık dosyası ; dava açılmış ise dava dosyası da istenerek desteklerin aile nüfus kayıt örneklerinin temini ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacı ve ailesine ait nüfus kayıtları istenmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereği kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

  1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; HMK.nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

  1. Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatırdıkların oranda kendilerine iadesine,

  2. İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

  3. Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının talep halinde yatırdıkların oranda kendilerine iadesine,

  4. Karar tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 10.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınAçılan)Tazminatkonusuankara(ÖlümgönderilmesineVedeğerlendirilmesigerekçeZararCismanikesindelillerinSebebiylenumarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim