Ankara BAM 26. HD 2022/952 E. 2024/658 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2022/952
2024/658
10 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/952
KARAR NO : 2024/658
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/02/2022
NUMARASI : 2019/366 Esas 2022/105 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ : 10/05/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 23/05/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 12.02.2016 tarihinde davacıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı davalı adına kayıtlı ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...’ın Altındağ Turgut Özal Bulvarında Samsun istikametine seyri sırasında dava dışı ...’ye ait ... plakalı araca arkadan çarparak kaçtığını, ... plakalı araçta meydana gelen hasarlardan dolayı, dava dışı ... tarafından davacı şirket aleyhine açılan Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.06.2018 tarih 2016/396 Esas 2018/424 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda davalı şirkete ait ... plakalı aracın %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve sigorta şirketinin ...'ye 23.000,00 TL hasar tazminatı, 1.101,99 TL yargılama gideri ve 2.760,00 TL vekalet ücreti ödemesine hükmedildiğini, kararın 08.09.2020 tarihinde kesinleşmesi üzerine ... tarafından davacı şirket aleyhine yapılan Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2018/11172 esas sayılı dosyasına 28.09.2018 tarihinde 38.043,57 TL ödeme yaptıklarını, mevcut olayda kazaya karışan sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk ederek Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B.4.f maddesine aykırı hareket ettiğinden davacının rücu hakkı bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 12.02.2016 tarihli kaza nedeniyle meydana gelen hasardan dolayı davacı şirket tarafından 3.kişiye ödenen 38.043,57 TL'nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Orman Ürünleri İnşaat San Tic Ltd Şti vekili, 2016 yılında meydana gelen kaza nedeniyle üç yıl sonra açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davalı şirkete ait araç sürücüsünün olay yerinden kaçmadığını, muhtemelen kazayı aracın büyük olması sebebi ile farketmediğini, olay yerinden kaçmasını gerektirir bir sebep bulunmadığını, aracın davacıya ZMMS ile sigortalı olduğunu, davalı şirkete ait araç sürücü ...’ın Mamak Polis Merkezinde 18.02.2016 tarihinde verdiğinde ifadesinde kazayı farketmediğini, kullandığı araçta hasar olmadığını, kaçmadığını belirttiğini, dava dışı araç sürücüsü tarafından davacı aleyhine açılan Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/396 Esas sayılı dosyasının ihbar edilmediğini, davadan eldeki davanın arabuluculuk görüşmeleri sırasında haberdar olduklarını, davanın ihbar edilmesi halinde karşı araç sürücüsü ile anlaşma imkanı olabileceği gibi yargılama gideri ve avukatlık ücretinin de ödenmeyeceğini, bu nedenle davalı şirketin söz konusu tazminat davasından kaynaklı davadan yargılama gideri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulamayacağını, davalı şirket araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu hususuna katılmadıklarını, kusur oranının yeniden belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın ZMMS poliçesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ;uyuşmazlığın ise, davacı ... şirketine sigortalı olan araç sürücüsünün karıştığı trafik kazasında sürücünün olay yerinden kaçtığından bahisle ZMMS poliçesi çerçevesinde üçüncü kişiye yapılan maddi tazminat ödemesinin rücuen tahsili isteminden kaynaklandığı, ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan ZMMS sigorta poliçesinin bulunduğu, kusur bilirkişinin raporuna göre ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, 03.02.2022 tarihli raporda; davacı ... Şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında ödediği 30.521,78 TL'yi davalıdan rücuen talep edebileceği, ZMMS sigortası bulunan ... plakalı araç sürücüsünün meydana gelen trafik kazasında %100 kusurlu olduğunun kesinleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2016/396 Esas, 2018/424 Karar sayılı dosyasında alınan trafik kusur bilirkişinin raporuyla tespit edildiği, davalı işletene ait ... plakalı araç sürücüsünün olay yerni terk ettiği, delillerin toplanmasına engel olduğu, araç kullanırken alkollü olup olmadığı tespit edilemediğinden, Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B.4.f maddesine aykırı hareket ettiği, davacı ... şirketinin karşı tarafa ödemiş olduğu tazminatı kendi sigortalısından talep edebileceği ancak Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/396 Esas, 2018/424 Karar saylı hasar bedeli olarak hükmettiği 23.000,00 TL asıl alacağın tamamı için, hükmün ferileri için ise her iki taraf da alacağa faiz işlemesine, dava açılmasına ve takip yapılmasına sebebiyet verdiklerinden davacı ... davalının eşit oranda sorumlu oldukları, bu nedenle davacının hasar bedeline işlemiş faiz, mahkemece hükmedilen yargılama gideri ve ilamlı takip giderlerinin yarısı oranında davalıya rücu edebileceği gerekçesiyle; (emsal Yargıtay 11.HD.04.11.2019 tarihli 2018/5836 Esas, 2019/6778 Kararı) davanın kısmen kabulü ile, 30.521,78 TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihi olan 28.09.2018 tarihinden itibaren avans faizi işletilecek şekilde davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı ... Orman Ürünleri İnş. San ve Tic. Ltd. Şti.’nin maliki bulunduğu, ... plakalı aracın davacı şirket tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta (trafik) poliçesi ile 01.10.2015 ve 01.10.2016 tarihleri arasında güvence altına alındığını, aracın 12.02.2016 tarihinde, Ankara İli Altındağ İlçesinde; Turgut Özal Bulvarından Samsun İstikametine doğru seyir halinde bulunan, dava dışı ...’ye ait; ... plakalı araca arkadan çarparak maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğunu ve akabinde olay yerinden kaçarak uzaklaştığını, ... tarafından davacı şirket aleyhine; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2016/396 Esas numarası ile açılan tazminat davası sonunda verilen kararda davalı şirkete ait ... plakalı aracın %100 oranında kusurlu olduğu belirlenerek 23.000,00 TL maddi tazminat, 1.101,99 TL yargılama gideri ve 2.760,00 TL vekalet ücreti ödemesine hükmedildiğini, davacının Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2018/11172 E. sayılı dosyasına 28.09.2018 tarihinde toplam 38.043,57 TL‘nin yatırıldığını, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda; davacı şirketin davalıya, asıl alacak dışındaki alacak kalemlerinin tamamını rücu edemeyeceği, bu kalemlerin sadece yarısını rücu edilebileceğine ilişkin olarak hukuki yorum yaparak rücu edilebilecek bedelin 30.521,78 TL olduğuna ilişkin tespit yapıldığını, bilirkişi heyetinin kendilerine verilen görevin dışına çıkarak hukuki yorum yaptıklarını, bilirkişiler raporlarındaki dava açılmasına ve asıl alacağa faiz ve yargılama gideri kalemlerinin işlemesi ve eklenmesine, hem davacının hem de davalı şirketin birlikte neden olduğu bu nedenle bu kalemlerde ödenen bedellerin ancak yarısının davalıya rücu edilebileceğine ilişkin tespitin hatalı olduğunu, tarafların hasar bedelinin ne kadar olacağı hususunda anlaşamamaları nedeni ile davanın açılmasının bir zorunluluk olduğu yani ortada davacı şirketin kusurundan kaynaklı açılmış bir dava olmadığını, haksız fiil akabinde; sigortalı şirket tarafından zarar verilen üçüncü kişilerin davacı şirkete karşı dava açmaları tamamen kendi inisiyatiflerinde olup, iş bu davanın açılmasını sigorta şirketinin önleme şansı da bulunmadığını, davalı şirket, davacı ... şirketince ödenen bedelin tamamından sorumlu olup, bilirkişi raporunda yapılan söz konusu tespite itibar edilmemesi gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep emiştir.
Davalı ... Orman Ürünleri İnş. San ve Tic. Ltd.vekili istinaf dilekçesinde; Yargıtay emsal kararlarında sadece olay yerinin terk edilmesinin rücu sebebi sayılmadığı, olay yerini terk eden sürücünün özel bir saikle hareket etmesinin esas alındığını, (emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. 2017/419 K. 2018/718 T. 7.2.2018) davalı şirkete ait araç sürücüsünün olay yerini kasten ve özel saikle (olayı örtbas etmek için veya delilleri karartmak için gösterilen özel çaba) terk ettiğinin kabulünün dayanağının olmadığını, aksine aracının sürücüsünün olay yerini terk etmesi için herhangi bir neden bulunmadığını, sürücüsünün olayın aydınlatılmaması yönünde bir çabasının, kastının olmadığının da kayıtlar ile sabit olduğunu, olay yerini terkin, tek başına gerçekleşen rizikonun teminat dışı olmasını gerektirmediğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin E. 2016/10786 K. 2017/6498 T. 7.6.2017 tarihli kararında da belirtildiği gibi rizikonun teminat dışı bir sebepten ileri geldiğini TTK 1281-1282. maddeleri ile ( yeni TTK 1409. ) maddesine göre sigortacının ispat etmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre kaza mahallinde teminat dışı olmayı gerektirecek bir bulguya yer verilmediğini, sigortacının da teminat dışı halleri somut delillerle ispat edemediğini, davalı şirkete ait ... plakalı aracı kaza tarihinde kullanan ...’ın Mamak Polis Merkezinden kendisine telefon açılana kadar olaydan haberdar olmadığını, 18.02.2016 tarihli ifadesinde; ''12.02.2016 günü saat 12.15 sıralarında bahse konu aracı ben kullanıyordum. Araç ile Turgut Özal Bulvarı üzerinden Kayaş istikametine gittiğim doğrudur. Ancak Bostancık kavşağı alt geçitte herhangi bir kazaya karışmadım. Böyle bir kazaya karışmış olsam zaten aracımın kaskosu mevcuttur. Kasko mevcut hasarı karşılayacağından dolayı olay yerinden kaçmam söz konusu değildir. Benim kullandığım araç uzun ve geniş araçtır, bu nedenle kaza yaptırdığımı iddia edilen araç küçük araçtır ve benim aracımın arka dorsesine fazla yaklaştığında ben farketmemiş olabilirim. Benim aracımda herhangi bir hasar yoktur. ''dediğini, davalı şirkete ait araç sürücüsünün olay yerinden kaçmadığını muhtemelen kazayı aracın büyük olması sebebi ile farketmediğini, sürücünün de belirttiği gibi olay yerinden kaçmasına sebep olmadığı gibi sırf olaydan bir hafta sonra karakolda ifade vermiş olmasının Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre özel saikle hareketle olay yerini terk ettiğinin kanıtı olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, davalıya ait uzun ve geniş aracının dorsesinin en arka kısmının-kör noktasının diğer araca temas etmesi ve bunun da tır sürücüsü tarafından fark edilmemesi, kazanın olduğu Ankara-Samsun yolunda yoğun bir trafik olduğu ve bu yoğunluktan dolayı kazanın olduğu yolun aşırı derecede gürültü olduğu düşünüldüğünde dorsenin en arka kısmının diğer araca dokunmasının tır sürücüsü tarafından fark edilmemesi, çarpma nedeni ile çıkan sesin duyulmamasının doğal olduğunu, bu yüzden davalının aracını kullanan sürücünün olay yerini kasıtlı olarak terk ettiğinden bahsedilemeyeceği ve olay yerinin kasıtlı olarak terk edilmediği halde davalı aleyhine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın davalı şirkete ihbar edilmemesi nedeni ile işbu dava açılana kadar olan işlemiş faiz ve yargılama giderlerinden sorumluluğu olmadığını, mahkeme gerekçesinde; davalının yargılama giderlerinden ve alacağın fer'ilerinden 1/2 oranında sorumlu olduğu yönündeki görüşünün de doğru olmadığını, alacağın fer'ilerinin tamamından davacının sorumlu olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince davacı vekili ve davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı ..., zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında zarar gören dava dışı kişilere mahkeme kararı gereğince ödenen tazminatın zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B.4.f maddesi gereğince rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kendi sigortalısından rücuen tahsilini istemiş, mahkemece Ankara 11 Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli 2016/396 Esas, 2018/424 Karar sayılı dosyasında alınan kusur raporu ile eldeki davada alınan 31.05.2021 tarihli bilirkişi raporu ve 03.02.2022 bilirkişi heyet raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının belirtildiği, bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınmak suretiyle davacının 23.000,00 TL asıl alacağın tamamını rücuu edebileceği ancak hükmün ferileri için her iki taraf da alacağa faiz işlemesine, dava açılmasına ve takip yapılmasına sebebiyet verdiklerinden davacı ... davalının eşit oranda sorumlu olduklarından, bu nedenle davacının hasar bedeline işlemiş faiz, mahkemece hükmedilen yargılama gideri ve ilamlı takip giderlerinin yarısı oranında davalıya rücu edebileceğinden davanın kısmen kabulü ile, 30.521,78 TL rücuen tazminat alacağın ödeme tarihi olan 28.09.2018 tarihinden itibaren avans faizi işletilecek şekilde davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili ilama davalı alacak yönünden ödenen miktarın tamamı yerine işlemiş faiz, yargılama gideri, vekalet ücretinin yarısına karar verilmiş olmasına, davalı vekili de rücu koşullarının oluşmadığına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
- Davalı vekili, davalı şirkete ait araç sürücüsünün olay yerini özel saikle terketmediğinden rücu koşullarının oluşmadığını ileri sürmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.
Zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.maddesinde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Somut olaya gelince, 12.02.2016 tarih saat 12.10 olan kaza tespit tutanağından Ankara ili, Altındağ ilçesinde sürücü ...'nin yönetimindeki ... plakalı otomobil ile Turgut Özal Bulvarını takiben Samsun istikametine seyri sırasında, Bostancık köprüsü altına geldiğinde, plakasını gerisinden gelen sürücünün aldığı ... plakalı çekici cinsi aracın sağ şeritten sol şeride manevra yapması ile çekicinin dorsesinin otomobilin sağ arka çamurluk kısmına çarpması sonucu, otomobilin taşıt yolu kenarındaki bariyerlere de çarpması ile otomobilin hasarlanması ile neticelenen trafik kazası meydana geldiği, kaza tespit tutanağında ve kazaya karışan diğer araç sürücülerinin beyanlarından davalıya ait ... plakalı araç sürücüsü olay yerini terk ettiğinden kusur oranlarının belirlenemediği, kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, firari sürücü, kazayla karışan diğer araç sürücüsü ve davalıya ait aracın plakasını alan tanık sürücünün beyanları 08.09.2020 tarihinde kesinleşen Ankara 11 Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli 2016/396 Esas, 2018/424 Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ve eldeki davada kazanın oluş şekline uygun olarak düzenlenen 31.05.2021 tarihli bilirkişi raporu ile 03.02.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu,, kazaya karışan diğer araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının belirtildiği, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar'ın B.4.f maddesi uyarınca rücu koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf sebeplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
- Davacı vekili ilama dayalı alacakla ilgili işlemiş faiz, yargılama gideri vekalet ücretinin yarısına karar verilmesine itiraz etmiştir.
Hükme esas alınan 03.02.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2018/11172 sayılı takip dosyası ile dava dışı ... tarafından davacı sigortacı aleyhine 23.000,00 TL asıl alacak 6.374,46 TL işlemiş faiz, 1.101,99 TL yargılama gideri, 29.07 TL işlemiş faiz, 2.760,00 TL dava vekalet ücreti, 72,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.338,34 TL alacak için takip başlatıldığı, 25.09.2018 tarihinde icra emrinin davacıya tebliğ edildiği, 28.09.2018 tarihli ... Bankası dekontuna göre davacı tarafından dosyaya toplam 38.043,57 TL ödeme yapılarak dosyanın kapatıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece davacı sigortacı tarafından takip dosyasına ödenen tutarın tamamı için davalıya rücu edilemeyeceği, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin hasar bedeli olarak hükmettiği 23.000,00 TL asıl alacağın tamamı için, hükmün ferileri için ise her iki taraf da alacağa faiz işlemesine, dava açılmasına ve takip yapılmasına sebebiyet verdiklerinden davacı ... davalının eşit oranda sorumlu oldukları, bu nedenle davacının hasar bedeline işlemiş faiz, mahkemece hükmedilen yargılama gideri ve ilamlı takip giderlerinin yarısı oranında davalıya rücu edebileceğinin kabulüyle; (emsal: Yargıtay 11.HD. 04.11.2019 gün, 2018/5836 E. ve 2019/6778 K.) Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2018/11172 Esas no.lu dosyası kapsamında; 23.000,00 TL asıl alacağın tamamı, 10.338,34 TL işlemiş faiz ve yargılama giderlerinin yarısı olan 5.169,17 TL, 4.705,23 TL kapak hesabının fer'ilerinin yarısı olan 2.352,61 TL olmak üzere toplamı 30.521,78 TL için davalıya rücu edilebileceği gerekçesi ile asıl alacak yönünden davanın kabulüne, işlemiş faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden talebin yarısına karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun görülmemiştir. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli 2016/396 Esas, 2018/424 Karar sayılı dosyasının davacısının ... plakalı araç sürüsü ... davalısının ise ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan ... olduğu, mahkemece davalı şirkete ait ... plakalı aracın %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilerek 23.000 TL hasar bedelinin 01.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile davacı ...'ye ödenmesine, davacı tarafından yapılan 1.101,99 TL yargılama gideri ile davacı lehine hesaplanan 2.760 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği anılan ilamın 20.09.2018 tarihinde Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2018/11172 sayalı takip dosyasında 23.000,00 TL asıl alacak, 6.374,46 TL işlemiş faiz, 1.101,99 TL yargılama gideri, 29,07 TL işlemiş faiz, 2.760 TL vekalet ücreti, 72,82 TL işlemiş faiz olmak üzere 33.338,34 TL üzerinden takibe konulduğu, ödeme emrinin borçlu sigorta şirketine 25.09.2018 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine borçlu sigorta şirketi tarafından 28.09.2018 tarihinde 38.043,57 TL olarak icra dosyasına ödeme yapıldığı, sigorta şirketinin 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/396 Esas, 2018/424 Karar sayılı dosyasının açılmasına sebebiyet vermediği, davalının kazaya neden olan aracın işleteni olup aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davacı ile birlikte üçüncü kişilerin zararından müteselsilen sorumlu oldukları, davalı işletenin sorumluluğunun olay tarihinde başladığı ve muaccel hale geldiği, işletenin sorumluluğunu üzerine alan sigorta şirketinin işleten yerine ödediği tazminatı ve ferilerinin tamamını akde aykırılık bulunması halinde sigortalısından rücu edebileceği, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle rücu şartlarının oluştuğu, kusurun belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, davanın sadece sigorta şirketi aleyhine açılmış olması nedeniyle davacı ... şirketinin ilam gereğince icra dosyasına ödediği alacağının tamamını davalı sigortalısından isteyebileceği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı ... Orman Ürünleri İnş. San ve Tic. Ltd.vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmekle ilk derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, manevi tazminat miktarı artırılıp, davanın kabulüne dair yeniden esası hakkında karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davalı ... Orman Ürünleri İnş. San ve Tic. Ltd.vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
1)Davanın KABULÜ ile, 38.043,57 TL rücuen tazminat alacağın ödeme tarihi olan 28.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
2)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.598,75 TL karar ve ilam harcının, dava açılışında davacıdan alınan 649,69 TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 1.949,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4)Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 44,40 TL başvurma harcı, 124,90 TL tebligat ücreti, 1.250,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 1.419,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5)Davacı tarafından dava açılışında yatırılan 649,69 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6)Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına
8)Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
-
Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
-
Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 2.598,75 TL karar harcından peşin alınan 521,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.077,50 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
-
İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafça yapılan 103,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına
-
Delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırdıkları oranda davacı ... davalıya iadesine,
-
Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 10.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19