SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 26. HD 2024/255 E. 2024/603 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/255

Karar No

2024/603

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/255

KARAR NO : 2024/603

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/11/2023

NUMARASI : 2023/284 Esas 2023/784 Karar

DAVACILAR :

VEKİLİ :

DAVALILAR :

DAVANIN KONUSU : Tespit

KARAR TARİHİ : 02/05/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 10/05/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;

Davacılar vekili, 08.09.2022 tarihinde, davacılardan ... Nak.Harf.İnş.Peyzaj Mim.San. ve Tic.Ltd.Şti’ne ait ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı tırla sağa dönmek için manevra yaptığı sırada aracın sağ arkasından hızlı bir şekilde gelerek ve dikiz aynasının kör noktasına denk gelen kısımdan davalı ...’na ait Veli ...’ın sevk ve idaresindeki ...plakalı araçla çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olmasına rağmen kazanın hemen akabinde cep telefonuyla elektronik ortamda kaza tespit tutanağı düzenleyen ve sigorta şirketinde çalışmakta olan bu işleri iyi bilen davalı ... ...’ın davacının saflığından da yararlanarak bu tutanağı davacı ...’a imzalattığını, kendisinin de imzaladığını, tutulan tutanaktaki krokinin gerçeği yansıtmadığını, sürücü beyanlarının da oldukça eksik ve yanlış olduğunu, taraflarca tutulan trafik kaza tespit tutanağı üzerinde inceleme yapan komisyonun, davacı sürücüyü %100 karşı tarafa ise %0 kusur oranı tespit ettiğini, bu kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, davalı sürücünün 15.09.2022 tarihli yazılı beyanında kaza sırasında davacı şirkete ait tırın sağ tarafında kör noktada beklemekte iken önce seri şekilde öne; sonra da sola doğru manevra yaptığını belirttiğini, davalı sürücünün yazılı beyanını teyid eden fotoğraflardan da davacı sürücünün kusursuz olduğunun açıkça anlaşılacağını, kaza mahallinde yapılacak olan keşifte de bu hususta hangi tarafın kusurlu olduğunun ortaya çıkacağını, bu nedenlerle meydana gelen kazada hiçbir kusuru olmadığı halde davacı sürücüye verilen %100'lük kusur oranının iptali ile davacı sürücünün kusursuz olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ... vekili, davacıların HMK’nun 106 maddesi gereğince tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını,kazanın oluşunda davacının asli ve tam kusurlu olduğunu,davalının aracındaki hasarı kendisinin yaptırdığını belirterek davanın reddi istemiştir.

Davalı Kuzey Sigorta ve Reasürans Brokerliği savunma yapmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;

Mahkemece; Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden davacı tarafça bildirilen ihbar numarasına ilişkin dosya suretinin getirtildiği 08.09.2022 tarihli kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının kusur bilgileri bölümünde ... plakalı aracın %100, ... plakalı araç sürücüsünün %0 kusurlu olduğunun belirtildiği, davacı tarafça dava dışı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından oluşturulan hasar dosyası işlemleri sırasında tespit edilen kusur oranının, kazanın oluş şekline aykırı olduğu belirtilerek tespitin iptaline karar verilmesi talep edilmiş olup; 08.09.2022 tarihinde davacı şirkete ait ... plakalı araç ile davalı şirkete ait davalı ... idaresindeki araçların kaza yaptığı, kaza üzerine taraflarca kaza tutanağı düzenlendiği, tutanağın Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine intikali sonucunda Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezince kazanın değerlendirildiği, oluşan kazada davacı aracını kullanan sürücünün %100 kusurlu olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu sonuca dava dışı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin ulaştığı ve tespiti yaptığı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin davada taraf olarak yer almadığı, davalıların ise davada pasif husumetlerinin bulunmadığı gibi dava konusu kazadaki kusur durumunun davacı tarafından açılacak eda davasında da tartışılabileceği, eda davası ile tamamen elde edilebilecek bir hususun öncesinde tespit davasına konu edilmesinde davacının hukuki yararının da bulunmadığı tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla HMK'nın 114/1-d-h, 115. Maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermek gerektiği kanısıyla davacının davasının reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin davada taraf olarak yer almadığı, davalıların ise davada pasif husumetlerinin bulunmadığı gerekçesinin yasaya aykırı olduğunu, araç maliklerinin trafik kazalarında kusursuz sorumlulukları olduğunu kusur oranlarına itirazda davanın karşı araç sürücüsü ve malikine (varsa işletenine) açılması gerektiğini, tespit ve eda davasını birlikte açmış olmaları halinde tarafların karşı araç sürücüsü ve maliki (varsa işleteni) olacakken tespit davasında bunların pasif husumetlerinin bulunmadığını söylemenin hukuki olmadığını, dava konusu kazadaki kusur durumunun davacı tarafından açılacak eda davasında da tartışılabileceği, eda davası ile tamamen elde edilebilecek bir hususun öncesinde tespit davasına konu edilmesinde davacının hukuki yararının da bulunmadığı yönündeki gerekçenin kabul edilmeyeceğini, bu gerekçeyi kabul etmenin Delil Tespiti Davalarının hukuken yok hükmünde olduğu sonucunu doğuracağını, oysa eda davası açmadan önce tespit davalarının sıklıkla açıldığını ve yine tespit davasından sonra da zaman zaman çeşitli sebeplerle eda davası açılmadığını,bu konuda mahkemece açılan davada davacının hukuki yararı bulunmadığı sonucuna ulaşılmasının hukuka aykırı olduğunu, eda davası açmak zorunda olmadıklarını, ilerleyen zamanlarda karşı araç malikince davacıya tazminat davası açılabileceğini, kaza sebebiyle davacı sürücüye sürücü ceza puanı verildiğini, kaza sonrası davacı şirkete ait araç özel olarak tamir ettirilmiş olup bu konuda dava açma hakları bulunduğunu ve bunun öncelikli donesinin kusur tespiti olduğunu, huzurdaki davayı açmakta hukuki yararları olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı kararın ortadan kaldırılmasına ve yapılacak olan araştırma ve yargılama neticesinde davacı sürücünün kusursuzluğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;

Davacılar vekilinin HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan tespit istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, davacıların işleteni ve sürücüsü olduğu araçla davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada davacı sürücünün %100 kusurlu bulunduğunu, kaza mahallinde yapılacak olan keşifte hangi tarafın kusurlu olduğunun ortaya çıkacağını, bu nedenlerle meydana gelen kazada hiçbir kusuru olmadığı halde davacı sürücüye verilen %100'lük kusur oranının iptali ile davacı sürücünün kusursuz olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin davada taraf olarak yer almadığı, davalıların ise davada pasif husumetlerinin bulunmadığı gibi dava konusu kazadaki kusur durumunun davacı tarafından açılacak eda davasında da tartışılabileceği, eda davası ile tamamen elde edilebilecek bir hususun öncesinde tespit davasına konu edilmesinde davacının hukuki yararının da bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.

6100 sayılı HMK.nın 106. maddesinde Tespit davası düzenlenmiş, “(1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.

(2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.

(3) Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.” denilmiştir.

Yine HMK'nın Delil Tespiti ve Diğer Geçici Hukuki Korumalar başlığı altında Delil tespitinin istenebileceği hâllerin düzenlendiği HMK'nın 400. maddesinde - (1) Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir.

(2) Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır.” Şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Davacı vekili davanın tespit davası olduğunu belirterek davacıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı kazada davacıların kusursuz olduğunun tespitini talep etmiş olması nedeniyle davanın HMK'nın 400 ve devamı maddelerinde düzenlenen delil tespiti niteliğinde olmadığı, HMK'nın 106. maddesinde düzenlenen tespit davası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 106/2. maddesinde tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunması gerektiği belirtilmiş ve hukuki yarar HMK'nın 114/h maddesinde dava şartlarından olduğu düzenlenmiş olup davacıların tahsil talebi de bulunmadığından HMK'nın 106/2 ve HMK'nın 114/h. maddesi gereğince eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılamayacağından dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde (hukuki yarar yokluğu yönünden )usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve 1.169,40 TL ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

  3. Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

  5. Kararın taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...

Üye ...

...

Üye ...

...

Katip ...

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıntemyizdelillerinTespitdeğerlendirilmesikonusugerekçeankaranumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim