Ankara BAM 26. HD 2022/953 E. 2024/598 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2022/953
2024/598
2 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/953
KARAR NO : 2024/598
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/02/2022
NUMARASI : 2020/318 Esas 2022/73 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 10/05/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 24.10.2015 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçla davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 20.07.2016 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda davacının %8 oranında maluliyeti olduğu belirlenmiş ise de maluliyeti daha yüksek olduğundan bu konuda rapor alınmasını, davalı ... şirketi tarafından davadan önceki başvuru üzerine davacıya 27.09.2016 tarihinde 21.485 TL 09.05.2017 tarihinde de 13.533 TL ödeme yapılmış olmasına rağmen ödemenin yetersiz olduğunu belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 500 TL geçici işgöremezlik tazminatı ile 4.500 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.01.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile geçici işgöremezlik tazminatını 11.636,73 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatını 153,760,98 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın 19.10.2015 - 19.10.2016 tarihleri arasında davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olup davacıya davadan önceki başvurusu üzerine %8 maluliyeti üzerinden 27.09.2016 tarihinde 21.485 TL, %13 maluliyeti üzerinden de 09.05.2017 tarihinde 13.533 TL olmak üzere toplam 35.018 TL ödeme yaptıklarını, davacının yapılan ödemelerin yetersiz olduğu gerekçesiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvurusunun reddedildiğini belirterek davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın trafik kazasından kaynaklanan kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatlarının tahsiline ilişkin olduğu, davacının ; kaza tarihi olan 24.10.2015 tarihinde ... plakalı araç ile davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucunda yaralandığını, kazaya kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı aracın zorunlu maluliyet sigortasının davalı tarafından yapıldığını beyanla geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ettiği, ... plakalı aracın davalı şirket tarafından kaza tarihini kapsar şekilde 19.10.2015 - 19.10.2016 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalandığı, Sigorta Tahkim Komisyonu yazı cevabından anlaşılacağı üzere, davacının 04.07.2017 tarihinde tahkim komisyonuna başvuruda bulunması sonucunda 17.11.2017 tarih, 2017/41372 Esas, 2017/57014 Karar sayılı ilamı ile davacıya 27.09.2016 tarihinde 21.485,42 TL ve 09.05.2017 tarihinde 13.533,66 TL ek tazminat ödemesi yapıldığı, alınan aktüer bilirkişi raporu sonucunda yapılan ödemenin yeterli olduğu anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verildiği, Komisyonca 5684 sayılı yasanın 30. maddesi gereğince karar taraflara tebliğ edildiği ve komisyon bünyesinde kesinleştiği, mahkemece dosyada yer alan 20.07.2016 tarihli İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Raporu ile yargılama sırasında alınan Hacettepe Üniversitesi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve de ilk raporun alındığı 20.07.2016 tarihinden sonra ortaya çıkan yeni bir maluliyet durumu olup olmadığı yönünde Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'ndan rapor aldırılmasına karar verildiği, ek raporda ortaya çıkan yeni bir maluliyete ilişkin 20.07.2016 tarihli rapor ile 15.01.2021 ve 20.07.2016 tarihli raporlar arasındaki farkın üst esktremite değerlendirilmemesi ve farklı maddelerden maluliyet oranı belirlenmesine yönelik olduğu yönünde rapor verildiği anlaşıldığından, mahkemece tahkim kararından sonra ortaya çıkan yeni bir maluliyet durumu olmadığı değerlendirilerek bu nedenle davacının sürekli maluliyet tazminatına yönelik talebinin Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından kesin hükme bağlandığı anlaşıldığından bu alacak talebi yönünden açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, davanın geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ise hükme esas alınan 06.01.2022 tarihli ek raporda belirtilen 11.636,73 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilerek davacı vekilince talep edilen sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin HMK'nın 114/i ve 115/2 maddeleri gereğince reddine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile 11.636,73 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dosya kapsamında hükme esas alınan diğer Adli Tıp Ana Bilim Dalı maluliyet raporları ile 23.12.2021 tarihli Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı maluliyet raporu arasında açık bir çelişki ile hüküm kurulduğunu, çelişkili raporlar ile hüküm kurulan kararın kabulünün mümkün olmadığını, davacının maluliyet oranının belirlenmesi için Hacettepe Üniversitesi Adli Ana Bilim Dalından alınan 23.12.2021 tarihli rapor İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait 20.07.2016 tarihli sağlık kurulu raporunda maluliyet tespiti yapılmaması ve 15.01.2021 tarihli Adli Tıp Kurulu raporunda %14 oranında bir maluliyet belirlenmesi, ardından İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait 20.07.2016 tarihli Sağlık Kurulu raporunda %8 maluliyet belirlenmesinin; eksik araştırma ve hesaplamaya dayalı olduğunu gösterdiğini, eksik incelemeye dayalı olarak tanzim olunan ve davacı için asgari %6 maluliyet oranlı bir hak kaybına sebebiyet verilen bu raporların hukuka aykırı olarak tanzim olunduğunu, Hacettepe Üniversitesi raporunda açıkça belirtildiği gibi raporların tanziminde eksik hesaplama yapılmış olup, üst ekstremite değerlendirilmemesinin bu duruma sebebiyet verdiğini, davacın ciddi derece hak kaybına uğradığını maluliyet raporları arasındaki çelişki açıkça giderilerek karar verilmesi gerektiğini, mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için mahkemenin, gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmış olup Hacettepe Üniversitesine ait 23/12/2021 tarihli bilirkişi maluliyet raporunun çelişkinin giderilmesi gerektiğini, Yargıtay 17.Hukuk dairesi2014/13399 Esas ve 2017/198 Karar sayılı kararı ile artan maluliyetin açıkça ve detaylı şekilde incelenerek karar verilmesi gerektirdiğinin belirttiğini mahkemenin gerekli incelemeyi ve araştırmayı yapmadan karar verdiğini, hükme esas olarak aldırılan 06.01.2022 tarihli hukuka uygun olarak tanzim olunmuş aktüerya hesabı raporu sonucu çıkan tazminatın göz ardı edildiğini ve hak kazanılan 153.760,98 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddedildiğini, 06.01.2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda, davalı ... şirketinden, davacıya karşı yapılan önceki ödemeler çıkan maluliyet tazminatından tek tek mahsup edilerek hak kazandığı güncel maluliyet tazminatı belirlenerek mahkemeye sunulduğunu, davacının hali hazırda kaza illiyetli olarak mağduriyetinin devam ettiğini ve maluliyetinin arttığını, karar ile uğradığı mağduriyetin katlandığını ve kaza nedeniyle daha fazla mağdur olduğunu, yetersiz ve ayrıntıya yer vermeden yapılan inceleme sonucunda verilen raporun gerçeği yansıtmadığını ve hükme esas alınmasının davacıyı ağır hak kaybına uğrattığını, ilk derece mahkemesinin yeterli araştırma, açık ve sorgusuz gerçeği tespit etmeden karar verdiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK’nın 355 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Davacı vekili 24.10.2015 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçla davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 20.07.2016 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda davacının %8 oranında maluliyeti olduğu belirlenmiş ise de maluliyeti daha yüksek olduğundan bu konuda rapor alınmasını, davalı ... şirketi tarafından davadan önceki başvuru üzerine davacıya 27.09.2016 tarihinde 21.485 TL, 09.05.2017 tarihinde de 13.533 TL ödeme yapılmış olmasına rağmen ödemenin yetersiz olduğunu belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere bakiye sürekli işgöremezlik tazminatı ile geçici işgöremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş; mahkemece davacı yolcunun kusursuz olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu kararından sonra ortaya çıkan yeni bir maluliyet durumu olmadığı, davacının sürekli maluliyet tazminatına yönelik talebinin Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından kesin hükme bağlandığı anlaşıldığından sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin HMK'nın 114/i ve 115/2 maddeleri gereğince reddine,geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile 11.636,73 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar karşı davacı vekili, gelişen durum nedeniyle davacının maluliyet oranın artması nedeniyle maluliyet raporuna dolasıyla sürekli işgöremezlik tazminatına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
Davacı vekili davacının maluliyet oranına itiraz etmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının 20.07.2016 tarihli İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldığı %8 engel oranını gösterir Engelli Sağlık Kurulu Raporu ile davalıya yaptığı başvuru üzerine davalı tarafından davacıya % 8 engel durumuna göre 27.09.2016 tarihinde 21.485 TL ödeme yapıldığı, 28.03.2017 tarihinde Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldığı (sol ön kol molor yüzeyde 15 cm operasyon skar izi, sağ frontal bölgede oksipital bölgede 0cm skar izi , sağ radius kırığı ve femur kırığı kaynamış el bilek hareket kısıtlığı için %13) %13 maluliyet raporu ile davalıya yaptığı ikinci başvuru üzerine davalı tarafından davacıya %13 maluliyet oranına göre 09.05.2017 tarihinde 13.533 TL ödeme yapıldığı, eldeki davadan önce 28.03.2017 tarihinde Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldığı %13 maluliyet raporu gereğince davalı ... şirketi tarafından yapılan toplam 35.019,08 ödemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvuruların Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 04.07.2017 -2017 E 41372 17.11.2017 - K- 2017/57014 Karar sayılı ilamı ile davacıya 27.09.2016 tarihinde 21.485,42 TL ve 09.05.2017 tarihinde 13.533,66 TL ek tazminat ödemesi yapıldığı, alınan aktüer bilirkişi raporu sonucunda yapılan ödemenin yeterli olduğu belirtilerek tazminat talebinin reddine karar verildiği, yine aynı konuda yaptığı ikinci başvurusunun da Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 01.12.2017 - 2017 E 76580, 30.08.2018 - K- 2018/18453 Karar sayılı ilamı ile Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 04.07.2017 -2017 E 41372 17.11.2017 - K- 2017/57014 Karar sayılı kararı ile davacının başvurusu sonuçlandığından reddine karar verildiği Komisyonca 5684 sayılı yasanın 30. maddesi gereğince kararların taraflara tebliğ edildiği ve kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacının maluliyetine ilişkin rapor Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınmış, 23.12.2021 tarihli raporda Hacettepe Üniversitesi, Adli Tıp Anabilim Dalı’ndaki 18.12.2020 tarihli muayenesinde; hasta ile yapılan görüşmede; 24.10.2015 tarihinde araç içi trafik kazası geçirdiği, sağ uyluk kemiği ve sol ön kolda kırık, başında yırtılma meydana geldiği, yırtıklar için dikiş atıldığı, sağ uyluk ve sol ön koluna platin takıldığı, yaklaşık bir buçuk yıl öncesine kadar koltuk değneği kullandığı, şu anda bacağında ağrı ve aksamasının olduğu, kısalık olduğunun söylendiği, sol elinin eskisi kadar güçlü olmadığı, ağır kaldıramadığı, kaza ile ilişkili gündelik yaşamını etkileyen ruhsal bir yakınmasının ve psikiyatri başvurusunun olmadığı, hastanın yapılan fizik muayenesinde; desteksiz mobilize olduğu, yürüyüşünün antaljik olduğu, sağ uyluk lateralde lineer vertikal yerleşimli 6x0,3 cm, 2x0,3 cm, 1,5x0,3 cm, sağ uyluk distalde 11x0,3 cm ve 1,5x0,3 cm’lik insizyon skarlarının olduğu, eklem hareket açıklıkları; sol alt ekstremite tam, sağ kalça fleksiyon 55, ekstansiyon 15, abdüksiyon 15, addüksiyon tam, dış rotasyon 30, iç rotasyon 10 derece, sol diz tam, sağ diz 120 derece, sağ üst ekstremite tam, sol el bileği fleksiyon tam, ekstansiyon 50, radial deviasyon tam, ulnar deviasyon 25 derece olduğu sağ uyluğun sola göre 2 cm, sağ baldırın sola göre 1 cm ödemli olduğu, alt ekstremiteler arasında uzunluk farkı olmadığı, motor duyu defisiti olmadığı, kas gücünün dört ekstremitede 5/5 olduğu, hastanın çekilen direkt grafilerinde; alt ekstremiteler arasında uzunluk farkı olmadığı, sağ femur diyafizde kallusla iyileşmiş kırık hattı ve IMN fiksasyon materyali olduğu, sol radiusta kırık sekeli ve fiksasyon materyali olduğu, 01.02.1972 doğumlu ...’nın 24.10.2015 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen sağ femur ve sol radius şaft kırıkları dikkate alınarak Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında, A-) Kas-İskelet Sistemi başlığı altında, Tablo 3.8a - Kalça eklemi hareket kısıtlılığının şiddetinin belirlenmesi İç rotasyonda hafif kısıtlılık için……%5 olduğu, Dış rotasyonda hafif kısıtlılık için……%5 olduğu, Fleksiyonda orta kısıtlılık için……%10 olduğu, Abdüksiyonda hafif kısıtlılık için……%5 olduğu, Ekstremite özürlülük yüzdeleri toplandığında %23 olduğu, Tablo 3.2 kullanılarak alt ekstremite özürlülük yüzdesi kişi özür oranına dönüştürüldüğünde %12 olduğu, Sol el bileği eklem hareket açıklığına bağlı özürlülüğün hesaplanması; Şekil 2.6 ve 2.7’ye göre; Ekstansiyon…….50 derece…….%2, Ulnar deviasyon…….25 derece…….%1 Aritmetik olarak toplandığında %3 olduğu, Tablo 2.3’e göre üst ekstremite özürlülüğünün kişinin özürlülük oranına dönüştürülmesi sonucu kişinin özür oranının %2 olduğu, Balthazard formülü uygulandığında %14 olduğu, 24.10.2015 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel özür oranının %14 (yüzde ondört) olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, 24.10.2015 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen sağ femur ve sol radius şaft kırıkları dikkate alınarak; İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait 20.07.2016 tarihli ve 1707 no'lu Sağlık Kurulu raporu incelendiğinde, 30 Mart 2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla, Tablo 3.4’e göre oran verildiği ve üst ekstremiteye yönelik ilgili maluliyet tespitinin yapılmadığı. hastanın 18.12.2020 tarihinde yapılan güncel muayenesinde hastaya ilişkin maluliyet tespiti üst ve alt ekstremite eklem hareket kısıtlılıkları değerlendirilerek yapıldığı bu gerekçeyle 24.10.2015 tarihinde gerçekleşen kazaya bağlı maluliyet oranının, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre %14 (on dört) olduğu, kişiye yüklenecek kusur olmadığı, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait 20.07.2016 tarihli ve 1707 no'lu Sağlık Kurulu raporu incelendiğinde Tablo 3.4’e göre oran verildiği ve üst ekstremiteye yönelik maluliyet tespitinin yapılmadığı, bu nedenle taraflarınca düzenlenen 15.01.2021 tarihli ve 786637745/1400581 sayılı Adli Tıp Kurulu Raporu’nda belirtilen oran (%14) ile İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait 20.07.2016 tarihli ve 1707 no'lu Sağlık Kurulu raporu (%8) arasındaki %6'lık farkın, üst ekstremite değerlendirilmemesi ve farklı maddelerden maluliyet oranı belirlenmesi nedeniyle olduğu belirlenmiş olup, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporun da belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu anılan rapordan davacının artan maluliyetinin bulunmadığı ve eldeki davanın artan maluliyet iddiası ile açılmadığı anlaşıldığından davacının maluliyet raporuna ilişkin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.
HMK'nın 114. maddesinin 1 fıkrasının i bendi gereğince aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu; aynı kanunun 115. maddesinin 2 fıkrasında dava şartı noksanlığı (giderilmesi mümkün olmayan) bulunması halinde davanın usulden reddine karar verileceği; aynı kanunun 303/1-2 fıkralarında da bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiği, bir hükmün davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm ifade edeceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Somut olayda davacının 04.07.2017 tarihinde Uyuşmazlık Hakem Heyetine yaptığı başvuru ile 24.10.2015 tarihindeki trafik kazasında davacının yaralanmasına neden olan aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesini düzenleyen ... Sigorta Şirketi'den fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak %13 maluliyet ve %50 kusur oranına göre bakiye 5.000 TL sürekli işgöremezlik tazminatı talep ettiği davacıya 27.09.2016 tarihinde 21.485,42 TL ve 09.05.2017 tarihinde 13.533,66 TL ek tazminat ödemesi yapıldığı, alınan aktüer bilirkişi raporu sonucunda yapılan ödemelerin yeterli olduğu gerekçesiyle tazminat talebinin reddine karar verildiği, yine aynı konuda yaptığı ikinci başvurusunun da Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 01.12.2017 -2017 E 76580, 30.08.2018 –K- 2018/18453 Karar sayılı ilamı ile Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 04.07.2017 - 2017 E 41372 17.11.2017 - K- 2017/57014 Karar sayılı ilamı ile davacının başvurusu sonuçlandığından talebin reddine karar verildiği, taraflarca kararlara itiraz edilmediği ve kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacının dava konusu sürekli işgöremezlik tazminatı talebiyle ilgili olarak eldeki davadan önce aynı sebeplerle Sigorta Tahkim Komisyonu, Uyuşmazlık Hakem Heyetine yaptığı iki başvurusunun reddine karar verildiği Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 12. fıkrası, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinin 1. fıkrasının i bendi ve 115. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi gereğince eldeki davada davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebi yönünden daha önceden kesin hükme bağlanmış olması nedeniyle yerel mahkemece davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesinde, davanın gelişen durum iddiasına dayalı olarak açılmamasına ve gelişen durum iddiasın da davacı tarafından ispatlanamamasına göre usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4. Davacı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5. Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK.nın 361. maddesi gereğince karar ilamının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
...
Üye ...
Katip ...
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41