Ankara BAM 26. HD 2022/941 E. 2024/595 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2022/941
2024/595
2 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/941 - 2024/595
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/941
KARAR NO : 2024/595
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2021
NUMARASI : 2018/1006 Esas 2021/401 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALILAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 16/05/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili; 25.05.2015 tarihinde, davalılardan ... adına kayıtlı, ...‘un sevk ve idaresindeki ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karşıdan karşıya geçmekte olan davacı yayaya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına sebep olduğunu, davacının ... Alışveriş Merkezinde kasiyer olarak çalıştığını, davalı sigorta şirketine 14.07.2017 tarihinde yapılan başvuru üzerine 08.02.2018 tarihinde 24.935 TL ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 200.000 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 01.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 500 TL olan sürekli işgöremezlik tazminatını 354.829,07 TL’ye, 500 TL olan geçici işgörmezlik tazminatını 6.357,85 TL’ye yükseltmiş, toplam 361,186,42 TL maddi tazminatın sigorta şirketi 264.137,05 TL‘sinden sorumlu olarak davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının dava öncesi davalı şirkete başvurusu üzerine %15 maluliyet ve %25 kusura göre 08.02.2018 tarihinde 24.935 TL ödeme yapıldığından davalının sorumluluğunun kalmadığını, kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, bakiye zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ... vekili, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın haksız fiilden kaynaklı geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkin olduğu tüm dosya kapsamı, dava, cevap, maluliyet raporu, hesap ve kusur raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalıya sigortalı araç sürücüsünün %30 oranında kusuruyla meydana gelen kazada davacının yaralandığı ve vücut genel çalışma gücünün %72 'ini kaybettiği, 18 ay iş ve gücünden geri kaldığı, bu itibarla davacının kalıcı ve geçici iş gücü zararını karşı tarafın kusuru oranında talep edebileceği, davacının zararının TRH yaşam tablosu esas alınarak hesaplanması gerektiği ve mahkemece bu yöndeki hesaba itibar edilerek davacının maddi tazminat talebinin kabulü gerektiği, somut olayda, olay tarihi, davalıların haksız fiilinin ve kusurunun derecesi, olayın oluşu, davalıların sürücüsü olduğu aracı sevk ve idare edilmesi hususunda yeterli dikkat ve özenin göstermemiş oluşu, meydana gelen zararın niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumu dikkate alınarak manevi tazminatın duyulan elem ve ızdırabın bir nebze olsun giderilebilecek miktarda kendine has ölçüde bulunması gerektiği belirtilerek davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 6.357,85 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 27.07.2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 25.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 354.829,07 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta AŞ’nin 257.779,20 TL 'sinden sorumlu olması kaydıyla bu şirket yönünden 27.07.2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 25.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; 16.11.2021 tarihli ek karar ile de davalılar ... ve ... vekili Av. ...'in 01.07.2021 tarihli dilekçesi ile Mahkeme tarafından verilen 17.06.2021 tarih 2018/1006 Esas Esas 2021/401 sayılı kararına karşı istinaf talebinde bulunduğu, davalı vekilinin istinaf karar harcını eksik yatırdığı, bu sebeple kendisine gönderilen 01.11.2021 tarihli muhtıranın, 07.11.2021 tarihinde adı geçene tebliğ edildiği, ancak adı geçen davalılar vekilinin harcı tamamlamadığı gerekçesi ile davalılar ... ve ... vekili Av. ...'in istinaf talebinin HMK'nın 344. maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına karar verilmiş; asıl karara karşı davacı vekili ile asıl ve ek karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının %20 kusur durumu ve davacının %72 maluliyet oranına göre hükmedilen 30.000 TL manevi tazminat miktarının çok az olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının manevi tazminat yönünden kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili ek karara ilişkin istinaf dilekçesinde, mahkeme tarafından 16.11.2021 tarihli ek karar ile davalılar ... ve ... vekili Av. ...'in istinaf talebinin HMK'nın 344. maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına karar vermiş ise de söz konusu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılardan ...‘un Ankara 34. Noterliği'nin 05.07.2021 tarih, 09307 yevmiye numaralı azilname ile, ... ise Ankara 34. Noterliği'nin 05.07.2021 Tarih 09306 yevmiye numaralı azilname ile Av. ...'i azlettiğini, dosyaya davalılar vekili olarak Avukat ... olarak vekalet sunularak tebligatların tarafına yapılmasını istediğini mahkemece 01.11.2021 tarihli muhtıranın; azledilmiş, davalılarla vekalet ilişkisi olmayan Av. ...'a tebliğ edilerek Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümlerine aykırı davranılarak sonuç olarak istinaf talebinin yapılmamış sayılmasına karar verildiğini, söz konusu karar vekaletsiz bir vekile yapılan tebligat sonucu verilmiş olduğundan usul ve yasaya aykırı olduğunu ayrıca muhtıra ile bildirilen bakiye harç ve masrafların tamamlandığını belirterek ek kararın istinaf inceleme sonucu kaldırılmasına karar verilmesini asıl karara ilişkin olarak da davalı ...’un babası ...’e ait ... plakalı araç ile 2015 yılında davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, Ankara 34.Asliye Ceza Mahkemesinde 2015/752 E. Sayılı dosyasında yargılandığını bilirkişi incelemelerinde davalının %30, davacının %70 kusurlu bulunarak davalının aklandığını, davacının GATA ‘da tedavi görerek sağlığına kavuştuğunu, bunun üzerine %49 engelli olduğuna dair rapor düzenlendiğini, ancak eldeki davada Hacettepe Hastanesinden alınan raporda davacının vücut ve çalışma gücünün %7 ‘sini kaybettiğine dair rapor düzenlediğini, davacının bu esnada evlendiğini, çocuğu olduğunu ve normal yaşantısına devam ettiğini, Mahkemece iki rapor arasındaki farklılığın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek değerlendirmesi gerekirken son gelen rapora itibar ederek usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğini, Mahkemece davacının nüfus kayıtları istenmeden evli olduğu, çocuk doğurduğu ve normal yaşantısına devam ettiği gözönüne alınmadan eksik inceleme ile karar veriliğini, bilirkişi tarafından kazaya sebebiyet veren aracın kamyonet olduğu değerlendirilerek avans faiz alınmasını tespit etmiş ise de aracın kamyonet olmayıp binek aracı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK’nın 355 maddesi gereğince davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Davacı vekili, 25.05.2015 tarihinde davalıların işleteni sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacı yayaya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına sebep olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından 08.02.2018 tarihinde 24.935 TL ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ile manevi tazminatın tahsilini talep etmiş; mahkemece davacının %70, davalı sürücünün %30 oranında kusurlu olması, davacının %72 maluliyet oranı 18 ay iyileşme süresi karşılığı davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 6.357,85 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 354.829,07 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta AŞ'nin 257.779,20 TL 'sinden sorumlu olması kaydıyla bu şirket yönünden 27.07.2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 25.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar karşı davacı vekili manevi tazminat miktarının düşük olmasına, davalılar ... ve ...’in istinaf isteminin reddine dair verilen ek karara karşı davalılar ... ve ... vekili ek karara ve asıl karar yönünden maluliyet oranı ve faiz türüne yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
1. Davalılar ... ve ... vekilinin 16.11.2021 tarihli ek karara yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde; yerel mahkeme kararının ... ve ... vekili olarak Av. ...'e 11.08.2021 tarihinde, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin ise 02.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, kararın ... ve ... vekili Av. ... tarafından süresi içinde 01.07.2021 tarihinde istinaf edildiği, mahkemece eksik 4.934,53 TL istinaf karar harcının tamamlanması için çıkarılan muhtıranın adı geçen vekile 07.11.2021 tarihinde tebliğ edilmiş ise de davalılardan ...‘un Ankara 34. Noterliği'nin 05.07.2021 tarih, 09307 yevmiye numaralı, ... da Ankara 34. Noterliği'nin 05.07.2021 Tarih 09306 yevmiye numaralı azilnameleri ile Av. ...'i azlettiği ve davalılar ... ve ... vekili olarak Avukat ... tarafından 08.11.2021 tarihinde 08.11.2021 tarihli vekalet sunularak tebligatların tarafına yapılmasını talep ettiği, mahkemece verilen 16.11.2021 tarihli ek kararın davalılar vekili olarak avukat ...'a tebliği üzerine 23.11.2021 tarihinde 01.11.2021 tarihli muhtıra gereği eksik 4.934,53 TL istinaf karar harcının yatırıldığı, dolasıyla 05.07.2021 tarihinde azledilen davalılar vekili Av. ...'e eksik harcın tamamlanması için yapılan 07.11.2021 tarihli tebligatın geçersiz olduğu ek kararın tebliği üzerine eksik istinaf harç ve giderlerinin süresi içinde yatırıldığı anlaşıldığından mahkemece verilen 16.11.2021 tarihli ek karar yerinden görülmediğinden davalılar ... ve ... vekilinin 16.11.2021 tarihli ek karara yönelik istinaf sebeplerinin kabulü davalılar ... ve ... vekili Av. ...'in istinaf talebinin HMK'nın 344. maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına ilişkin kararın kaldırılması ve esasa ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesi gerekmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf itirazları bulunmaktadır. Mahkemece, davacının maluliyetinin tespiti bakımından hükme esas aldığı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 22.02.2021 tarihli raporun incelenmesinde; Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne ait 25.05.2015 tarihli genel adli muayene raporunda; hastanın araç dışı trafik kazası geçirdiği, genel cerrahi konsültasyon notunda; genel durumu kötü, entübe, bilinci kapalı olduğu, BT'sinde solda pubik fraktür travmatik SAK, akciğer kontüzyonu ve sol böbrek laserasyonu izlendiği, yakın takip ve rekons önerildiği, hayati tehlikesinin olduğu, GKS; 8-9 olan hastanın entübe edildiği, tetkiklerinin istendiği, Ortopedi Konsültasyon notunda; hastanın araç dışı trafik kazası acil resustasyonda görüldüğü, genel durumunun kötü, bilincinin kapalı olduğu, entübe edildiği, oryante ve koopere olmadığı, yapılan muayenesinde sol humerusta patolojik hareketinin mevcut olduğu, krepitasyon mevcut olduğu, pelviksin instabilite olduğu, sol iliak kanat speriorunda abrazyon mevcut olduğu, sipinel procesde hassasiyet değerlendirilemediği, çekilen BT'sinde sol iskium kırığı olduğu, sağ servikal bölgede iliak kırık olduğu, atel uygulandığı, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğü'ne ait 20.01.2016 tarihli 2016/1215 sayılı Adli Tıp Raporunda; Hastanın sol gözde bulanık görme, çift görme, göz bebeğinde dışa kayma, sol kolunu kullanamama, yürümede sorun tariflediği, Dışkapı Hastanesinde yapılan ilk müdahalesinin ardından GATA Hastanesinde önce 35 gün yoğun bakımda kaldığını daha sonra servise çıktığını, beyin cerrahi psikiyatri, göz, ortopedi bölümlerinde kontrollerinin sürdüğünü ifade ettiği, sol kol omuz ve dirsek fleksiyon hareketinin 90 dereceye kadar yapabildiği, omuz adduksiyon hareketini 90 dereceye kadar diğer hareketlerini ağrılı tam olduğu, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı'na ait 27.01.2016 tarihli Psikiyatri Bölümü'ne ait muayene raporunda; hastanın yaşadığı kaza sonrası ruhsal yakınmalarının başladığı, iç sıkıntısı, sinirlilik şikayetleri olduğu; yoğun bakımda ve beyin cerrahisinde yatışının olduğu, anksiyete belirtilerinin kazadan sonra başlamış olduğu, öncesinde ruhsal hastalığının olmadığı, eskiye nazaran sinirli olduğu ve çabuk öfkelendiği, fizik muayenesinde; duygulanım anksiyöz olduğu, bu bulgular ile hastaya 05.08.2015 tarihinde ... 50 mg tedavisi başlandığı, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne ait 20.10.2017 rapor tarihli ve 9761 rapor numaralı Engelli Kurulu Raporunda; Beyin Cerrahi notunda; sağ frontal kemikte çökme olduğu, bilinç bozukluğunun mevcut olduğu, GKS; 8 olduğu, solunumunun yüzeysel olması nedeniyle entübe edilmiş olduğu, ilk Beyin BT'sinin normal olduğu, bir saat sonra anizokori geliştiği, çekilen yeni Beyin BT'sinde sol pariyetal SAK ile uyumlu görünüm saptandığı, her iki akciğerde kontüzyon ve hemoraji alanları olduğu, sol böbrekte şüpheli travma görüntüsü olduğu, sol humerus fraktürü saptandığı, ortopedi tarafından atele alındığı, sol iskium fraktürü ve sağ sakroiliak eklemde fraktür saptandığı, travmaya bağlı sol gözde strabismus geliştiği, hastanın 3 ay sonra göz kliniği tarafından opere edildiği, sonrasında sol humerus, trakeostomi skarı mevcut olduğu, sol kolda iyileşmiş insizyon skarı mevcut olduğu, parietooksipital bölgede skalpte iyileşmiş abrazyon mevcut olduğu, sol göz yukarı ve aşağı bakış kısıtlılığı mevcut olduğu, sol humerus kırık ameliyatlısı olduğu, asetabulum fissür, ortopedik engel oranı teşkil etmediği, humerus şaft kırığı kapalı tanısının olduğu, sağ humerus kırık sekeli omuz ve dirsek eklem hareketlerinin açık olduğu, engel oranı teşkil etmediği, sağ asetabulum fissür kalça eklem hareketlerinin açık olduğu, engel oranı teşkil etmediği, humerus şaftında plak vida tespit materyali izlendiği, kaynamış kırığa bağlı kontur düzensizliği kortikal kalınlaşma mevcut olduğu, göz polikliniği notunda; sol göz yukarı ve aşağı bakış kısıtlılığı olduğu, psikiyatri notunda; hastanın tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen depresif bozukluk (kronik depresyon), ve anksiyete bozukluğu tanısının olduğu, mutsuzluk, isteksizlik, unutkanlık, gerginlik, aşırı sinirlilik, uykusuzluk şikayetlerinin olduğu, ruhsal muayenesinde, ayakta ve yaşında görünümde, çevresine ilgisi azalmış, giyiniş ve tuvaletine özeni iyi olduğu, sosyabilitesi sınırlı olduğu, konuşma azalmış olduğu, ses tonu alçak, mimik ve jestleri silik olduğu, uyku azalmış olduğu, iştahının normal olduğu, bilinci açık, yönelim tam, algı tabii, düşünce akışı yavaşlamış olup amacına geç varıyor olduğu, düşünce içeriği yaşadığı travmatik olay üzerine yoğunlaşmış, dikkat azalmış, bellek tabii, nesnel ve öznel yargı yeterli, zeka normal olduğu, duygulanım sıkıntı tarzında bozulmuş davranışları gözleme göre psikomotor aktivitesi yavaşlamış, sosyal işlevselliği kısmen yeterli olarak değerlendirildiği, öyküsüne göre; hastalık tablosunun 2015 yılında geçirdiği araç dışı trafik kazası sonrasında sıkıntı, gerginlik, huzursuzluk, korkular, ani irkilmeler şeklinde yakınmalarla başladığı, hayattan keyif alamama olduğu, antidepresan ve anksiyolotik tedavilerle takip edildiği, tedaviden kısmen fayda gördüğü, halen sertralin 50 mg tedavisinin devam ettiği, işlevselliğinin kısmen düzeldiğinin anlaşıldığı, (%40 ) Hastanın depresif nöbet, anksiyete bozukluğu, humerus şaft kırığı, strabismus ve travmatik SAK teşhislerinin olduğu, engel oranının %49 olduğu, raporun geçerlilik süresinin 2 yıl olduğu, Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı'ndaki 04.07.2019 tarihli muayenesinde; hasta ile kimlik kontrolü yapılarak görüşüldüğü, 25.05.2015 tarihinde kaza geçirdiğini kazada kafa travması ve bu travmaya bağlı kafa içi kanama ve sol gözünde patoloji, sol kolunda kırık, kalçasında kırık ve psikiyatrik şikayetlerinin meydana geldiğini, kafasına aldığı darbe sonucu kafa kemiğinde kırık meydana geldiğini,18 gün yoğun bakımda, 40 gün hastanede ve yaklaşık 1yıl da evde yattığını, kafa içi kanamasının boşaltıldığını; kaza sonrası sol gözünde dışa şaşılık ve çift görme şikayetlerinin olduğunu, yukarı ve aşağı bakınca çift görme meydana geldiğini ve bu şikayetine yönelik ameliyat olduğunu, doktorların sol gözünü orta hatta sabitlediklerini ancak şu anda bu şikayetinin devam ettiğini, ara ara göz yaşı akıntısının da olduğunu, kazadan kısa süre sonra psikiyatrik şikayetleri nedeniyle tedavi almaya başladığını ve yaklaşık 7-8 ay önce psikiyatrik ilaç tedavisini gebe olması dolayısıyla bıraktığını, şu an 2 aylık bebeğinin olduğunu, tek başına dışarı çıkamadığını, araçları her gördüğünde irkilme, geceleri aniden uyanma, kaza ile ilgili rüyalar görme, günlük hayatını etkileyen unutkanlık, sinirlilik ve sürekli devam eden baş ağrısı şikayetlerinin olduğunu, sol kolunda güçsüzlük yaşadığını, sol kolu üzerine yatamadığını ve sol kolunda ara ara olan karıncalanma hissinin olduğunu, sol kolundaki kırığa yönelik opere olduğunu, kalçasındaki kırık nedeniyle yürüyüşünün bozulduğunu ifade ettiği, Fizik muayenesinde; sol göz hareketlerinin yukarı ve aşağı bakmakta sıkıntılı olduğu, sol humerus laterali orta ve distal 1/3'ü boyunca uzanan 12x1 cm'lik insizyon skarı, sağ alt ekstremitesini hafif oraklayarak yürüdüğü, yürürken ara ara denge kaybı yaşadığı, sol oksipitopariyetal bölgede saçlı deri içinde 4x3 cm'lik alanda saç bulunmayan deri görünümü olduğu, her iki alt ekstremitesi arasında 1 cm'lik uzunluk farkı olduğu, kalça eklem hareketlerinde kısıtlılık olduğu, hastanın çekilen direkt grafilerinde; alt ekstremiteler arasında uzunluk farkı olmadığı, pelviste asimetrik görünüm, sağ sakroiliak eklemde düzensizlik, sol inferior pubik ramusta kırık sekeli ile uyumlu görünüm olduğunun izlendiği, Hastadan Göz Hastalıkları, Nöroloji ve Psikiyatri konsültasyonları istendiği, Göz Hastalıkları ve Nöroloji konsültasyonları gerçekleştirilmiş ise de Psikiyatri Anabilim Dalı'na ait konsültasyon notunun taraflarına ulaştırılmadığı, kişinin Psikiyatri bölümü tarafından gerekli tetkik ve muayenesinin yapılması ve sonucunun ulaştırılması halinde yeniden değerlendirileceği, aşağıya, dışa ve yukarı bakışta çift görme şikayetlerinin devam etmekte olduğu, hastanın kaza öncesi muayene bulguları bilinmediği için mevcut durumun kaza ile ilişkisinin tam olarak kurulamamakta olduğunun kayıtlı olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre mevcut bulgular değerlendirildiğinde, Kafa travmaları sonucu oluşan psişik bozukluklar için; Gr1.......I-(12-a...... 30 )A.... %34 olduğu, Bir gözün 1,0 diğerinin 0,8 görmesi için; Gr1.......II-(9...... )A.... meslekte kazanma gücünü etkilemiyor olduğu, Bir gözün hareketsizliğine ve çift görmesine neden olan göz kaslarının sekel halindeki paralizisi; ; Gr1.......II (69...... 41 )A.... %45 olduğu, her iki kalça eklemi hareket kısıtlılığı için; Gr 1.. ...XII(6-b......35)A.... %39 olduğu, hastada mevcut normal hareket kaybı oranının, total normal hareketlerinin % 50 kaybına oranlaması yapıldığında (80/190) %16 olduğu, sol omuz eklemindeki hareket kısıtlılığı için; GR 1…….VII (2-A-a......3O)A........% 34 olduğu ancak hastanın kliniğine göre vücut kısıtlılık oranlandığında (180/460) %13 olduğu,Sol dirsek ekleminin ekstansiyon veya fleksiyon halinde hareket 0-130 derece arası hareket serbestisi için; Gr 1... VII (12-B-a........ 7)…..A %11 olduğu, Balthazard formülü uygulandığında %77 olduğu, kaza tarihindeki yaşına (21) göre (E cetveline göre) %72 olarak bulunduğu, çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %72 (yüzde yetmişiki) olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, tıbbi iyileşme süresinin 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği belirtilmiş, mahkemece davacının talebiyle bağlı kalınarak maddi tazminat yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacıya kafa travmaları sonucu oluşan psişik bozukluklar nedeniyle verilen maluliyet yönünden noröloji ve psikiyatri bölümlerinden son durum raporu alınmadan rapor düzenlendiği anlaşıldığından inceleme ve araştırma yeterli görülmemiştir.
Bu nedenle mahkemece, davacının kazadaki yaralanmasının niteliği, kazanın gerçekleşme biçimi, davalılar vekilinin rapora itirazları da değerlendirilerek davacının belirtilen psişik bozukluklar nedeniyle gördüğü tedaviler ve kullandığı ilaçlara ait tüm belgelerin getirilmesi, kafa travmaları sonucu oluşan psişik bozuklukların kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, psişik bozukluklar nedeniyle tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesinden olay tarihi itibariyle uygulanmakta olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor alınması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Davacının, daimi maluliyet oranının değişmesi halinde de aktüer bilirkişiden ek rapor alınması, davalılar yönünden kazanılmış haklar gözetilerek yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ek kararı ile 17.06.2021 tarihli kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin tüm davalılar ... ve ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ek kararı ile 17.06.2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2. Kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
3. Davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine,
4. Davacı ve davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,
5. Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41