Ankara BAM 26. HD 2022/911 E. 2024/502 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2022/911
2024/502
4 Nisan 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/911 - 2024/502
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/911
KARAR NO : 2024/502
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/11/2021
NUMARASI : 2020/705 Esas 2021/690 Karar
DAVACI :
VASİ
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 03/05/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 23.10.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının annesi ...’nun vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davacının %82 oranında özürlü olup Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/548 Esas sayılı dosyası ile ...’nun vasi olarak atandığını, yüksek oranda engelli olan davacının annesinin bakım ve ilgisine muhtaç olup annesinin ölümü ile desteğinden yoksun kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini 152.602,01 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, kusur oranının belirlenmesini, müteveffanın vefat şekline göre emniyet kemeri takmamakla müterafik kusurlu olup olmadığının dikkate alınmasını , davacının desteğe muhtaç olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, kişinin kısıtlı olmasının ömür boyu bakım ihtiyacı içinde olduğu sonucunu kendiliğinden doğurmadığını, kısıtlılığının aile desteğini gerektirip gerektirmeyeceğinin Adli Tıp Kurumunca belirlenmesini, destek ihtiyacı bulunması halinde Genel Şartlara uygun olarak hesaplama yapılmasını, davacının destek tazminatı almaya hak kazanması halinde kısıtlı olduğu dikkate alınarak kısıtlılık kararı veren mahkemeden dava açma yetkisi verilip verilmediği, vasiye kısıtlı adına para tahsil etme yetkisi verilip verilmediğinin sorulmasını, davalı sigorta şirketi tarafından temerrüdün başvuru tarihi ile başladığını ve kaza tarihinden faiz talebinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, davacının kısıtlılığına ilişkin Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/548 Esas sayılı dosyanın getirtildiği, 23.10.2019 tarihinde müteveffanın yolcu olarak bulunduğu ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın ... plakalı araç ile çarpışması sonucunda kaza meydana geldiği, kusura ilişkin alınan 25.06.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, karşı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığının belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacının annesinin desteğinden mahrum kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 152.602,01 TL destekten yoksun kalma tazminatının 02.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, gerekçeli kararda vasinin davacı asil olarak belirtilmesinin hatalı olup kararın kaldırılması gerektiğini, davacı ...’nun yaşı itibariyle desteğe hak kazanamadığını, kişinin kısıtlı olmasının ömür boyu bakım ihtiyacı içinde olduğu sonucunu doğurmadığını, desteği gerektirip gerektirmediğinin tespiti gerektiğini ve itirazlarına rağmen bu hususun nazara alınmadığını, müteveffa ...’nun babası ... hayatta olup destekten yoksun kalma tazminatı alacaklısı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda destek payları belirlenirken destek alacaklısı ... dikkate alınmadan hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, tüm destek alacakları belirlenerek hesaplama yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda progresif rant yönteminin kullanılarak hatalı tazminat hesaplaması yapıldığını, kaza tarihinin Anayasa Mahkemesi iptal kararından önce olduğunu kararın geçmişe yürümeyeceğinden 1,8 teknik faiz hükümlerine göre hesaplama yapılması gerektiğini, ayrıca 7327 sayılı Kanun hükmü uyarınca 1,8 teknik faiz yöntemiyle hesaplama yapılması gerektiğini, mahkeme tarafından yürürlükte olan Kanun ve Yönetmelikler dikkate alınmadan eksik ve hukuka aykırı olarak hesaplama yapıldığını belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 23.10.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının annesi ...’nun vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, kısıtlı olan davacının %82 oranında özürlü olup annesinin ölümü ile destekten yoksun kaldığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece kusura ilişkin alınan 25.06.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, karşı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığının belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1. Dosya içeriğinden davacı ...'nun % 82 oranında özürlü olduğu ve annesi olan müteveffanın trafik kazasında vefatıyla desteğinden yoksun kaldığı belirtilerek destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.07.2008 tarihli ve 2008/548 Esas, 2008/805 Karar sayılı kararı ile ...'nun kısıtlanarak babası ...'nun süresiz velayeti altına konulmasına karar verildiği, 16.03.2020 tarihli Ek. Karar ile davacı ...'nun kısıtlılık halinin devamına ve vasi olarak 2 yıl süre ile ...'nun atanmasına karar verildiği, 02.06.1982 doğumlu davacı ... hakkında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 10.04.2013 tarihli özürlü sağlık kurulu raporunda hafit derecede mental retardasyon ve bilateral keratokanus sağ kerotoplasti ameliyatlısı olduğu belirtilerek ötür oranının % 82 olarak belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bir insanın ölümü hukukî anlamda bir zarar olmamakla beraber, bu yüzden yine de bazı zararlar meydana gelmiş olabilir. İşte 6098 sayılı TBK m. 53 öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun (muinden mahrum) kalma tazminatı” denir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç içerisinde bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, davacının ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir.
Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, destekten yoksun kalan çocukların destek süresinin belirlenmesinde yüksek öğrenim görme durumu bulunmaması halinde kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak destek tazminatı hesaplanması gerektiği, çocuğun destek yaşının geçmiş olması halinde anne veya babanın desteğine ihtiyacı olduğunun ispat edilmesi halinde destekten yoksun kalma tazminatına hükmedileceği kabul edilmektedir.
Davacı vekili 1982 doğumlu olup olay tarihinde 37 yaşında olan davacı ...'nun engelli olduğunu belirterek vefat eden annesinin desteğinden yoksun kaldığını iddia etmiş olmakla davacının kısıtlanmasına ilişkin Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/548 Esas, 2008/805 Karar sayılı dosyası ve kısıtlanmasına dayanak raporun, dosyaya ibraz edilen davacı hakkında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 10.04.2013 tarihli özürlü sağlık kurulu raporundaki davacının özür durumuna ilişkin tanılar, varsa davacı hakkında düzenlenmiş diğer raporlar getirtilmek suretiyle hastalığının derecesi ve hayatına etkisi de değerlendirilerek devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içinde bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, gerektiğinde hayatını tek başına devam ettirip ettiremeyeceği ve destek ihtiyacı konusunda Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden rapor alınarak toplanan tüm delillerin yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak değerlendirilmesi, destekten yoksun kalma tazminatı koşullarının mevcut olup olmadığının belirlenmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken anılan hususun göz ardı edilmiş olması doğru değildir.
- Yargıtay uygulamalarında anne ve baba çocuklarının ölümü tarihinde bakıma muhtaç olmasalar dahi ileri tarihlerde çocuklarının bakımına ihtiyaç duyabileceklerini, anne ve babanın çocuklarından her zaman maddi ve manevi destek alacağı bu nedenle tazminat hesabı yapılırken sağ olan anne ve babaya destek payı ayrılması gerektiği kabul edilmektedir.
Açıklanan nedenlerle destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada gözönünde tutulması gerektiğinden ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda desteğin anne ve babasının sağ olup olmadığı araştırılmadan ve sağ olmaları halinde pay ayrılmadan hesaplama yapılması doğru görülmediğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmüştür.
- Davacı ... kısıtlı olup ...'nun davacının vasisi olduğu ve kısıtlıyı temsilen davada yer aldığı gözetildiğinde 6100 sayılı HMK'nin 297/1. maddesi hükmüne aykırı olarak karar başlığında vasi ...'nun davacı olarak adına yer verilmiş olması da isabetsizdir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 353/1. a. 6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2. Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3. İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4. Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
5. Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2022/1561 esasına yatırılan 250.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 04.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01