Ankara BAM 26. HD 2021/2110 E. 2024/47 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2021/2110
2024/47
19 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2110 - 2024/47
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/2110
KARAR NO : 2024/47
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/07/2021
NUMARASI : 2018/456 Esas 2021/480 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 19/01/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 01/02/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.04.2017 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı otobüs sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçtiğini ve ... idaresindeki araçla çarpıştığını, davacının yaralandığını, malul kaldığını, Karadeniz Ereğli Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulunun 11.04.2018 tarihli raporuna göre %18 oranında engelli olduğunun tespit edildiğini, davacının ... Tic. AŞ’de 2.123,98 TL maaş ile çalıştığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 100,00 TL, ilaç gideri için 100,00 TL, yolcu bileti için 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın teminat limitini aşmamak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı talebini 18.132,10 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın 06.03.2017-06.03.2018 tarihleri arasında 151643508 numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan ödeme ile ödeme tarihindeki zararın karşılandığını, davalının 27.06.2018 tarihinde 45.190,48 TL ödeme yaptığını, bahse konu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere ölüm/sakatlık halinde kişi başına azami 264.909,52 TL ile sınırlı olduğunu, teminatı bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, sigortacının sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığını, müterafîk kusurlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün şerit ihlali yapması nedeniyle kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, davacıda %7 oranında daimi maluliyet, 4 ay iyileşme süresi belirlendiğinin mütalaa edildiği, buna göre davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının belirlenmesi için aktüer bilirkişiden rapor alındığı, davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenerek tenzil edildiği, alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 18.132,10 TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, 100,00 TL ilaç gideri ve 100,00 TL yol ücreti olmak üzere toplam 18.332,10 TL’nin 27.06.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce davacının zararının davalı şirket tarafından karşılandığını, alınan hesap raporunda bu durumun belirtildiğini, aktüer raporunda %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılmadığını, geçici işgöremezlik zararının SGK’nın sorumluluğunda olması nedeniyle poliçe teminatı kapsamında olmadığını, yol giderinin dolaylı zarar olması nedeniyle poliçe teminatı kapsamında olmadığını, yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faiz uygulanmasına kararı verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı otobüsün kaza yapması sonucu davacının yaralandığını belirterek davalıdan geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, ilaç gideri ve yol masrafının tazminini talep etmiştir.
1. Dava açılmadan önce davacı tarafından davalıya başvuru yapılmış ve davacıya 27.06.2018 tarihinde 45.190,48 TL ödendiği anlaşılmıştır. Dava açılmadan önce davalı tarafından ödeme yapıldığından öncelikle ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin davacının zararını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi gerekir. Bunun için ödeme tarihi verileri dikkate alınarak gerçek zarar hesabı yapılması ve bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılması ve sonucuna göre ödenen tazminat bedelinin yeterli olması halinde zarar görenin zararı karşılanmış sayılacağının dikkate alınması, dava açılmadan önce yapılan ödemenin yetersiz olduğunun anlaşılması halinde ise karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminatın hesaplanması, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak güncellenmesi ve hesaplanan tutardan mahsup edilmesi gerekir.
Davalı vekili, her ne kadar davacı açılmadan önce davacının zararının karşılandığını iddia etmişse de, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının belirlenmesi yönünden hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun incelenmesinde, ödeme tarihi (27.06.2018) verilerine göre davacının sürekli işgöremezlik zararının 50.415,32 TL olarak hesaplandığı, davacının davalıya yaptığı sürekli işgöremezlik zararı ödemesinin ise 45.190,48 TL olduğu gözetildiğinde davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
2. 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E. 2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
Zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre %1,8 teknik faiz uygulaması getirildiğinden, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40- 2020/40 sayılı iptal kararına göre hesaplamanın Yargıtay uygulamalarına göre yapılması gerektiğinden ve Yargıtay tarafından progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması kabul edildiğinden davalı vekilinin aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğine yönelik istinaf itirazı reddedilmiştir.
3. Davalı vekili, geçici işgöremezlik tazminatından tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuş ise de; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı olup 2918 sayılı KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK'nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK'nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
4. Davalıya sigortalı aracın ticari nitelikteki otobüs olması nedeniyle hükmedilen tazminata avans faiz işletilmesine karar verilmesinde ve kaza sonrası katlanılan ulaşım giderinin davacının gerçek zararı kapsamında poliçe teminatı kapsamında olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.252,26 TL istinaf karar harcından peşin alınan 313,06 TL harcın mahsubu ile kalan 939,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
3. Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4. Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
5. Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 19.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38