Ankara BAM 26. HD 2023/1202 E. 2024/443 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2023/1202
2024/443
28 Mart 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1202 - 2024/443
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1202
KARAR NO : 2024/443
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/06/2023
NUMARASI : 2021/107 Esas 2023/404 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 18/04/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 22.01.2020 tarihinde davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı araçla davacılardan ...’ye ait sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kazada davacı ...’nin aracında yolcu olarak bulunan diğer davacı ...'ın yaralandığını, ...'ın aracının hasar gördüğünü, değer kaybına uğradığını, davalı ... Sigorta AŞ tarafından davadan önceki başvuru üzerine kısmi ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu belirterek kusur oranının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... için araçtaki hasar bedeli, değer kaybı ve aracın kullanılamamasından kaynaklanan zararlarına karşılık şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 500 TL maddi tazminatın tüm davalılardan 15.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında davacı ...'ın açtığı davanın bu dosyadan tefrikine karar verilmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı şirkete 12.07.2019-12.07.2020 tarihleri arasında 39.000 TL limitle zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı ...’nin başvurusu üzerine 07.01.2021 tarihinde 305 TL değer kaybı, 14.01.2021 tarihinde de 1.853,04 TL hasar bedeli ödendiğinden sorumluluklarının kalmadığını, aksi halde sigortalının kusuru oranında gerçek zarardan sorumlu olduklarından değer kaybının yeni genel şartlara göre belirlenmesini, araç mahrumiyetinin ve manevi tazminatın teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ... vekili, davanın süresinde açılmadığını, arabuluculuk dava şartının yerine getirmediğini, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, tali yoldan ana yola çıkan davacı ...’nin asli ve tam kusurlu, davacı Hatice’nin de emniyet kemeri takılı olmadığı için müterafik kusurlu olduğunu, davalıya ait ticari taksinin de 22 iş günü yaklaşık olarak 1 ay kullanılamadığını, davacının aracında oluşan hasar bedeli ve değer kaybının davalı sigorta şirketi tarafından ödendiğini, kabul anlamına gelmemek üzere varsa bakiye zarardan davalı sigorta şirketinin, limit üzerindeki zarardan da kusur oranında davalı işleten ve sürücünün sorumlu olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı ... yönünden açılan davanın tefriki ile mahkemenin 2021/629 esas sayılı dosyasından yargılamaya devam edildiği, eldeki davanın trafik kazasına bağlı araç hasar tazminatı, değer kaybı ve ikame araç tazminatı istemine ilişkin olduğu, Ankara C. Başsavcılığının 202/67073 sayılı soruşturma dosyasında alınan 06.04.2020 tarihli rapor ve Ankara 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/94 Esas sayılı dosyasında alınan 14.01.2021 tarihli bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gidermek için Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 25.11.2022 tarihli bilirkişi raporu ile makine mühendisi bilirkişiden alınan 09.04.2022 tarihli raporda davacı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile kendisine hitaben bulunan "Yol Ver" işaret levhasını dikkate alarak ilk geçiş hakkını kendi seyir istikametine göre sağ tarafında bulunan araç sürücüsüne vermesi gerekirken kontrolsüz şekilde kavşağa giriş yapıp sağından gelen araç ile çarpışması neticesi meydana gelen olayda %75 oranında asli kusurlu, davalı sürücü ...’nun sevk ve idaresindeki ... sayılı otomobil ile solundan kavşağa giriş yapan araca karşı zamanında etkin tedbir almadan bu aracın sağ ön yan kısımlarıyla çarpışması neticesi meydana gelen olayda %25 oranında tali kusurlu olduğu, davacı aracında %75 kusuruna karşılık gelen, hasar miktarının 1.725,45 TL, araç değer kaybı zararının 269,75 TL, araç mahrumiyet zararının 136,15 TL olmak üzere kaza tarihi 22.01.2020 de davacının toplam tazmin edebileceği zarar miktarının 2.131,35 TL olacağının belirlendiğini, 06.02.2023 tarihli celsede, davacı vekiline dava değerini açıklamak ve kuruşlandırmak için 1 haftalık kesin süre verilmiş ise de davacı vekilinin talebini açıklamadığı, davacının aracına çarpma sonucu meydana gelen hasar, değer kaybı, aracın kullanılamadığı süre zarfında oluşan zararlarına karşılık talep ettiği şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat talebini açıklayıp kuruşlandırmadığı, 10.04.2023 tarihli celsede, davacı vekiline davasını eğer ıslah edecek ise 2 hafta kesin süre verilmiş ise de davacının talebini ıslah etmediği ve açıklamadığı, bütün dosya kapsamı incelendiğinde; mahkemenin 06.02.2023 ve 10.04.2023 tarihli celselerinde davacı vekiline talebini açıklaması ve kuruşlandırması için süre verildiği sonrasında ıslah için süre verildiği ancak verilen kesin süreler içerisinde açık bir şekilde talep sonucu bildirilmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 119/ğ, 119/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;
Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/107 Esas sayılı dosyası ile açılan davada meydana gelen trafik kazasında mahkemece kusur oranının tespiti ile; davacının aracında, maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’ye ödenmesine karar verilmesi talep ettiklerini, mahkemece deliller toplanmadan ve tanıklar dinlenmeden kusur tespiti yaptırıldığını, bilirkişi tarafından belirlenen kusura göre işlem tesis edildiğini, olay yeri krokileri gelmeden dosyada alınan rapora itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, zarar miktarının makine mühendisi bilirkişinin belirlediği tutardan fazla olduğunu, olay yerinde tanık olduğu halde tutanakta belirtilmediğini, mahkemece bu yöndeki itirazları da gözardı edilerek talebin açıklanması için süre verildiğini sonra da davanın HMK'nın 119 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiğini, mahkemece talep edilen 1.000,00TL tazminat tutarı, kaza tutanağında tespit kusur oranına göre tespit edilen hasar bedelinin de altında kaldığını, kaza nedeni ile bilirkişinin hasar tutarı olarak 1.725,45TL hesapladığını, dava dilekçesi ile talep edilen tutarın ise bunun altında yer aldığını, davacının aracında, kaza nedeni ile oluşan zarar doğru tespit edilmediği için ıslah yoluna başvurulmadığı gibi HMK uyarınca davada, bir defa ıslah yoluna başvurulabileceği dikkate alındığında yapılan usuli hatalara bir yenisinin daha eklendiğini, hukukumuzda benimsenen "çoğun içinde az da vardır "ilkesi gereği mahkemece dilekçede talep edilen alacak yönünden hüküm kurulması gerekirken açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, alacak kalemleri incelendiğinde meydana gelen hasar, değer kaybı, aracın kullanılamadığı süre zarfında oluşan zararlarına karşılık; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL talepte bulunulduğunu, tespit edilen tutarın zaten öncelikle hasar bedelini karşılayacağının dikkate alınmadığını, Mahkemece itirazları dikkate alınmayacak ise bu hususun tutanağa geçirilerek mevcut kusuMahkemece itirazları dikkate alınmayacak ise bu hususun tutanağa geçirilerek mevcut kusur raporu ve bilirkişi raporu uyarınca, dava dilekçesinde talep edilen alacakların incelemesi gerektiğini, ıslah yapılmadığı, dava değerinin hasar miktarından az olduğu, dilekçede taleplerin incelenmesinde hasar miktarının karşılanmadığı dikkate alındığında HMK'nın 119. Maddesine aykırı bir durumun olmadığının görüldüğünü, dilekçe sıralamasında öncelikle hasar bedelinin ödeneceğinin görüldüğünü, talep edilen hasar bedelinin dahi karşılanmadığı bir durumda diğer alacaklar yönünden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, 1000,00TL'lik maddi tazminat talepli davada, davalıların avukatı lehine 9.200,00TL vekalet ücretine hükmedilmiş olduğunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. Maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde bu hükmün dikkate alınmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK’nın 355 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacıya ait araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek davacının aracında meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve aracın kullanılamamasından kaynaklanan araç mahrumiyetinin tahsili talep etmiş; mahkemece kazanın oluşumunda davalı sürücünün %25, davacının %75 oranında kusurlu olduğu davacının kusur oranına göre isteyebileceği hasar miktarının 1.725,45 TL, araç değer kaybı zararının 269,75 TL, araç mahrumiyet zararının 136,15 TL olmak üzere toplam 2.131,35 TL olacağı, 06.02.2023 tarihli celsede, davacı vekiline dava değerini açıklamak ve kuruşlandırmak için 1 haftalık kesin süre verilmiş ise de davacı vekilinin talebini açıklayıp kuruşlandırmadığı, 10.04.2023 tarihli celsede, davacı vekiline davasını eğer ıslah edecek ise 2 hafta kesin süre verilmiş ise de davacının talebini ıslah etmediği ve açıklamadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nun 119/ğ, 119/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı davacı vekili, kesin süre, kusur oranı, hasar bedeli, vekalet ücretine yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. Maddesi "(1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." hükmünü içermektedir.
Mahkemece, davacı vekili ve davalılar vekilinin mazeret bildirerek katılmadığı 06.02.2023 tarihli duruşmasının 3 no'lu ara kararı ile "Davacı vekiline dava değerini açıklamak ve kuruşlandırmak için 1 haftalık kesin süre verilmesine, "4 nolu ara kararı ile "Taraf vekillerinin mesleki mazeretlerinin kabulü ile duruşma gün ve saatinin UYAP sistemi üzerinden öğrenmelerine"; davacı vekilinin katıldığı 10.04.2013 tarihli duruşmasının 1 no'lu ara kararı ile "1-Davacı vekiline davasını eğer ıslah edecek ise 2 hafta kesin süre verilmesine, eğer ıslah eder ise davalı taraflara tebliğine " şeklinde ara kararlar oluşturulduğu 05.06.2023 tarihli duruşmada da 6100 sayılı HMK'nun 119/1, (ğ) maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 94. maddesine göre, kanunun tayin ettiği müddetler kesin olduğu halde, hakimin tayin ettiği süreler kural olarak kesin değildir. Hakim, tayin ettiği bir sürenin kesin olduğuna karar vermişse, sürenin kesin olduğunun hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede ara kararında açık bir şekilde yazılması, yapılması gereken işlerin neler olduğunun belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir. Davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek için getirtilen kesin önel kuralı, yasanın amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Bu cümleden olarak, kesin sürenin amacına uygun olarak kullanılması ve yeterli uzunlukta olmasının yanı sıra, tarafların yargılamadaki tutumları ile süreye konu işlemin özelliğinin de göz önünde bulundurulması gerekir. (Benzer ilkelere YHGK’nun 18.02.1983 gün 1980/1-1284, 1983/141; 22.11.1972 gün 8/832, 935; 13.10.2010 gün 2010/17-510-485; 28.04.2010 gün 2010/2-221-241 ve 28.03.2012 gün 2012/19-55-2012-249 sayılı kararları) Kesin önelin hukuki sonuç doğurması için ara kararın usulüne uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacı ve davalılar vekilinin mazeret bildirerek katılmadığı 06.02.2023 tarihli duruşmasının 3 no'lu ara kararı ile "Davacı vekiline dava değerini açıklamak ve kuruşlandırmak için 1 haftalık kesin süre verilmesine, "4 nolu ara kararı ile "Taraf vekillerinin mesleki mazeretlerinin kabulü ile duruşma gün ve saatinin UYAP sistemi üzerinden öğrenmelerine" davacı vekilinin katıldığı 10.04.2013 tarihli duruşmasının 1 no'lu ara kararı ile de "1-Davacı vekiline davasını eğer ıslah edecek ise 2 hafta kesin süre verilmesine, eğer ıslah eder ise davalı taraflara tebliğine " şeklinde ara kararlar oluşturulduğu, gerek 06.02.2023 tarihli ara kararı ile verilen bir haftalık sürenin kesin süre unsurları arasında yer alan" süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir" unsurunu taşımadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece kesin süre yönünden yukarıdaki açıklamalarda gözönüne alınarak işlem yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1.a.6 maddesi gereğince yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
-
Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
-
Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01