Ankara BAM 26. HD 2021/1355 E. 2024/259 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2021/1355
2024/259
23 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1355 - 2024/259
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1355
KARAR NO : 2024/259
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/03/2021
NUMARASI : 2017/264 Esas 2021/367 Karar
DAVACILAR :
DAVALILAR :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 23/02/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 19/03/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 28.10.2016 tarihinde davalılardan ...’e ait, SS ... Sigorta Kooperatif’ine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacılardan ...’ın sevk ve idaresindeki diğer davacıların yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sigorta şirketine başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere her davacı için ayrı ayrı geçici - sürekli işgörmezlik tazminatı ile bakıcı gideri olmak üzere ayrı ayrı 1.000'er TL olmak üzere toplam 4.000 TL maddi tazminat ile her davacı için ayrı ayrı 20.000'er TL olmak üzere toplam 80.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 05.01.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden sürekli ve geçici işgöremezlik talebini 6.142,61 TL’ye, bakıcı giderini 2.468,65 TL’ye, ... yönünden geçici işgöremezlik talebini 5.122,10 TL’ye, bakıcı giderini 4.068,40 TL’ye, ... yönünden bakıcı giderini 9.460,15 TL’ye, ... yönünden ise geçici göremezlik talebini 1.092,63 TL'ye bakıcı giderini 1.152,03 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı SS ... Sigorta Kooperatifi vekili, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, ...'ün maliki olduğu ... plakalı aracın davalı şirket tarafından 23.12.2015 - 23.12.2016 tarihleri arasında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 310.000 limitle sigortalı olup, sorumluklarının gerçek zarar sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kusur, müterafik kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, sürekli işgöremezlik yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, manevi tazminat, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, davacıların emniyet kemeri takıp takmadığının tespiti ile takılı olmaması halinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, her davacının maddi tazminat talebinin kapsamını açıklanması gerektiğini, davalıların aynı işyerinde çalıştıklarını, olay günü davalı ...’ın ...’ın bilgi ve izni olmaksızın aracını otoparktan çalarak kazaya sebebiyet verdiğinden ...’ın sorumlu tutulamayacağını, davalı sürücünün tam kusurlu ve 1,49 promül alkollü olduğunu, davacıların maluliyetlerinin ispatlanması gerektiğini, geçici işgöremezlik ve tedavi giderlerinden SGK’nın sorumlu olduğunu, davacıların emniyet kemeri takılı olmadığından belirlenecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... savunma yapmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın trafik kazası sonucu uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini davası olduğu, tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucu; davalı sigorta şirketince kaza tarihi itibari ile zorunlu trafik sigortalı, davalı ...'e ait olan aracın 28.10.2016 tarihinde davalı ... ile aynı iş takip bürosunda çalışan davalı ... tarafından anahtarının temin edilip söz konusu aracın kullanıldığı, saat 20:00 sıralarında Kütahya Eskişehir yolunun Eskişehir istikametinde olan bölümünde sol şeritten ters yönden seyir sırasında sol şeritten normal şekilde seyir halinde olan davacı sürücü ... ...'ın sevk ve idaresinde bulunan araca çarpması sonucu davacıların yaralandıkları, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacıların herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, yine davacıların emniyet kemeri takmadıklarına ilişkin kaza tutanağında ve ceza dosyasında herhangi bir tespitin bulunmadığı, kaza sonucu ATK 2. İhtisas Kurulunun 31.01.2020 tarihli raporları ile davacı ...'un vücut engellilik oranının %11 olduğu, kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar iyileşmesinin uzayabileceği, davacı ... ...'ın ise engellilik oranını %10, iyileşmesinin ise kaza tarihinden itibaren 1,5 aya kadar uzayabileceği, davalı ...’in ise engellilik oranını %0, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği, davacı ... ...'nin ise engellilik oranını %0, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabilecek şekilde yaralandıkları, aktüer bilirkişinin ikinci ek raporunda ayrıntılı belirtildiği üzere davacı ... ...'ın işgöremezlik zararının 6.142,61 TL, bakıcı giderine ilişkin zararının ise 2.468,65 TL, davacı ... ...'nin işgöremezlik zararının 5.122,10 TL, bakıcı giderine ilişkin zararının ise 4.068,40 TL, davacı ...'un işgöremezlik zararının SGK'ca karşılandığı, bakıcı giderine ilişkin zararının ise 9.460,15 TL, davacı ...'in iş göremezlik zararının 1.092,63 TL bakıcı giderine ilişkin zararının ise 1.152,03 TL olduğu, ancak bakıcı giderleri konusunda davacıların bakıcı çalıştırmayıp aile içi bakım dayanışmasından yararlanacaklarından bakıcı giderlerinde 1/2 oranında indirim yapılmasının hakkaniyete uygun olduğu, olay tarihi, olayın oluş biçimi davalı sürücünün tam kusurlu olması, davacıların yaralanma dereceleri ile tarafların sosyal ekonomik durumları gözetilerek davaya konu kazadan dolayı davacıların duyduğu manevi elemin kısmen de olsa karşılanabilmesi bakımından hakkaniyet ilkelerine göre karar verildiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile; davacı ... ... için 7.376,94 TL, davacı ... ... için 7.156,30 TL, davacı ... için 4.730,07 TL, davacı ... için 1.688,64 TL olmak üzere toplam 20.951,95 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken müteselsilen alınıp davacılara yukarıda belirtilen miktarlarda verilmesine, hükmolunan tazminata davalı sigorta şirketi yönünden 20.12.2016 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise olay tarihi olan 28.10.2016 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacı ... ... için 10.000,00 TL, davacı ... ... için 4.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 27.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.10.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken müteselsilen alınıp davacılara belirtilen miktarlarda verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, davacıların dosyada mevcut maluliyet oranlarının Anayasa Mahkemesinin iptal kararına göre belirlenmediğini, Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrasında maluliyet oranının Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi gerekirken dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundaki hesaplamada maluliyet oranlarının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesine göre belirlenen maluliyet oranlarının esas alındığını, Anayasa mahkemesi iptal kararı sonrası Erişkinler İçin Maluliyet Değerlendirmesi Yönetmeliğinin uygulanamayacağını, belirlenen bakıcı giderinde takdiri indirim yapılmasının hatalı olduğunu, İlk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarlarının oldukça düşük olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından verilen kararda dosya kapsamında mevcut beyanlarının ve itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı ... açısından davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle davanın kısmen kabulüne karar vermesinin yasaya aykırı olduğunu, maddi tazminat bakımından kısmen kabul kararı verilmesine rağmen reddedilen maddi tazminat yönünden ... lehine 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedilmemesinin yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararda davacıların emniyet kemeri takmadıklarına ilişkin kaza tutanağında ve ceza dosyasında herhangi bir tespitin bulunmadığı belirtmişse de dava dilekçesinde ve ATK raporunda davacıların araçtan fırladığı belirtildiğinden emniyet kemerlerinin takılı olmadığı kabul edilerek tazminattan indirim yapılması gerekirken aksi yöndeki kabulün hatalı olduğunu, davalı ...’ın, aracının çalınması sebebiyle üzerindeki fiili hakimiyetini kaybettiğinden aleyhine açılan davanın reddi yerine kabulünün yasaya aykırı olduğunu, hırsızlık suçu nedeniyle ... aleyhine açılan Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/510 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada hırsızlık suçunun sabit olduğunu ... ile ...’ın arasında uzlaşma sağlandığından mahkeme tarafından düşme kararı verilerek kararın kesinleştiğini, 2918 sayılı KTK'nın 107.maddesinde aracın çalınmış veya gasp edilmiş olması yeterli görülmüş olup mahkumiyet kararı verilmesinin aranmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK’nun 355 maddesi gereğince davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde, mahkeme kararlarının tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve Hukuki sebepleri, hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, gerekçeli kararın yazıldığı tarihi içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu . 2007/14. 778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Davacılar vekili dava dilekçesinde dava konusu kazada davacıların yaralandığını belirterek bedensel zararlar için her davacı için ayrı ayrı 1.000'er TL maddi tazminat ile 20.000'er TL manevi tazminatın davalı işleten, sürücü ve davalı sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 05.01.2021 tarihli dilekçesi ile her davacı yönünden geçici - sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı giderini ıslah etmiştir. Mahkemece davacıların kusursuz, davalı sürüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, bakıcı giderlerinden %50 indirim yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile; davacı ... ... için 7.376,94 TL, davacı ... ... için 7.156,30 TL, davacı ... için 4.730,07 TL, davacı ... için 1.688,64 TL olmak üzere toplam 20.951,95 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Davacılar için hükmedilen toplam maddi tazminatların hangi alacaklara (Sürekli - geçici - bakıcı …vb) ilişkin verildiği hükümde açıklanmadığı ve talepler konusunda ayrı ayrı hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 297/2. maddesine uygun şekilde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, davacıların her bir talebinin ayrı ayrı belirtilerek hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılmasına, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin davacıların talepleri ayrı ayrı değerlendirilerek tazminatların ayrı ayrı sıra numarası verilerek infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm kurulması gerektiği halde infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2. Hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Dairesinin 31.01.2020 tarihli maluliyet raporunda davacıların maluliyet oranları ile iyileşme süreleri belirlenmiş olup bakıcı ihtiyaçları ve süresi konusunda bir değerlendirme yapılmadığı, hükme esas 15.11.2020 tarihli ek aktüer bilirkişi raporunda iyileşme sürelerinin bakıcı ihtiyacı süresi olduğu kabul edilerek brüt asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı, mahkemece bakıcı tutulduğu ispatlanamadığından aile içi bakım nedeniyle bakıcı giderlerinden takdiren %50 indirim yapılmak suretiyle karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece davacıların bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı ve süresinin belirlenmesi için ATK 2. İhtisas Dairesinden ek rapor alınması, bakıcı ihtiyaçlarının bulunması halinde de brüt asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun olmayan gerekçe ile bakıcı ücreti takdiri doğru görülmemiştir.
Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.04.2021 tarih ve 2018/(21)10-927 Esas - 2021/531 Karar sayılı ilamında “…bedensel zararlarda 55. madde ile açık biçimde hakkaniyet düşüncesiyle indirime gidilemeyeceği düzenlendiği dikkate alındığında zarar görenin aile bireylerinin zarar veren lehine sorumluluğu ve yükümlülüğü olmayacağı gibi zarar verenin sorumluluğunu haksız fiil failine hizmet eder şekilde aile bireylerine yüklemek de doğru değildir. Her ne kadar toplum aile içi bakım dayanışmasını ahlaki ödev olarak görse de, bu durumun zarar sorumlusu lehine yorumlanması mümkün değildir. Bu nedenlerle Özel Dairenin aile içi bakım ve dayanışma nedeniyle bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmasını belirten kararına karşı verilen direnme kararı yerindedir.” denilmiş olmakla davalı araç sürücüsünün kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle zarara uğrayan davacıların bu zararının giderilmesi gerektiği, dava konusu olay nedeniyle oluşan zarara katlanmak zorunda kalan davacıların tazminat alacağından TBK'nın 55. maddesi hükümüne aykırı şekilde hakkaniyet düşüncesi ile indirim yapılamayacağından aile içi bakım düşüncesi ile bakıcı giderinden indirim yapılması da doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile, HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yerolmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ İLE; HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yerolmadığına,
2. İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin harcın istek halinde yatırdıkları oranda yatıranlara iadesine,
3. İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4. Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59