Ankara BAM 26. HD 2024/189 E. 2024/244 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2024/189
2024/244
16 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/189 - 2024/244
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/189
KARAR NO : 2024/244
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 26.10.2023
NUMARASI : 2023/734 Esas (Derdest)
İHTAYİT HACİZ TALEP EDEN
DAVACI :
VEKİLİ :
ALEYHİNE İHTİYATİ HACİZ TALEP OLUNAN
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (İHTİYATİ HACİZ)
KARAR TARİHİ : 16/02/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 19/02/2024
Mahalli mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 26.10.2023 tarihli ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili 11.01.2019 tarihinde davalıların sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç yayalar için ayrılmış bölümde otobüs bekleyen davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, davacının k 8 ay boyunca bakıma muhtaç bir şekilde tedavisinin gerçekleştiğini, 1 yıla yakın çalışamadığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 70.661,00 TL tazminat ödendiğinin, ancak maluliyetin ve tazminatın eksik belirlendiğini, ceza mahkemesi dosyasının kesinleştiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL bakiye maddi tazminatın davalılardan, 90.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini, bu sebeple ... plakalı araç üzerine ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;
Mahkemece verilen 26.10.2023 tarihli ara karar ile; 2004 sayılı İcra İflas Kanununda gerekse 6100 sayılı HMK'da ve diğer mevzuatta ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbire ilişkin bir geçici hukuki koruma yolu düzenlenmediği, davacının talebinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz olarak değerlendirildiği, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı, İİK'nın 257/1. Madde ve 258. Madde hükümlerine göre davacı tarafın iddiasını yaklaşık ispat seviyesinde ispatlayamadığı, ayrıca 257/2. Maddesi hükümlerine göre davalı tarafın mallarını kaçırmaya yönelik herhangi bir delil sunulmadığı, bu haliyle davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin yasal koşulların oluşmadığı gerekçesi ile davacının ihtiyati haciz talebinin de reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştr.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalıya ait araç üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz istediklerini, taleplerinin ihtiyati haciz olduğunu, dosyada mevcut adli tıp raporu ve ceza dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ışığında yaklaşık ispat kuralı gereği davacının alacaklı olduğunu gösterdiğini, davacının yaralanmasının mahiyeti nazara alındığında zararın temelde haksız fiilden kaynaklandığı, alacağın eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geleceği, buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş anlamında olduğu, bu sebeple davacının maddi ve manevi zararlarının olabileceğinin kuvvetle muhtemel oludğu, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın otobüs beklemekte olan davacı yayaya çarparak yaralanmasına neden olduğunun belirterek davacı için maddi ve manevi tazminat talep etmiş, davalı adına kayıtlı araç üzerine ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasının talep etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesindeki talebinin açıkça , ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz talep etmiştir. Ancak bu iki geçici hukuki koruma kurumu konuları, amaçları, kapsamı bakımından farklıdır.
İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz birbirine yakın olmakla birlikte, amaç, sonuç, konu ve koruduğu hukuki yarar bakımından birbirinden tamamen farklıdır.
HMK.’nın 24. maddesi, “Hakim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz.” hükmünü içermekte,
Aynı kanunun 25. maddesinde; "1-Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hakim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz.
- Kanunla belirtilen durumlar dışında, hakim, kendiliğinden delil toplayamaz." hükmünü içermekte,
HMK.’nın 26. maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü içermektedir.
Asliye Hukuk Mahkemeleri yazılı yargılama usulüne tabi olup, HMK'nın 24, 25 ve 26. maddelerinde düzenlenen tasarruf, taraflarca getirilme ve taleple bağlılık ilkelerinin uygulanması gerekmekte, taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde, açıkça ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir talep etmiştir.
İhtiyati haciz ancak para alacakları için ve uyuşmazlık konusu olmayan borçlu/davalıya ait mal, hak ve alacaklar hakkında uygulanabilecekken, ihtiyati tedbir konusu para olsun olmasın çekişmeli bulunan uyuşmazlık konusu her şey hakkında uygulanabilir.
Bu durumda davacı tarafın talebi, ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz olup, hukukumuzda ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz düzenlenmediğinden HMK'nın 24, 25 ve 26. maddeleri hükmü uyarınca taraflarca getirilme ve taleple bağlılık ilkelerine göre talebin reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ara kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İhtiyati Haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın ihtiyati haciz talep eden davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1(f) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59