Ankara BAM 26. HD 2021/2011 E. 2024/219 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2021/2011
2024/219
15 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2011 - 2024/219
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/2011
KARAR NO : 2024/219
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/07/2021
NUMARASI : 2018/535 Esas 2021/450 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 15/03/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 10/10/2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının babası ...’ın vefat ettiğini, dava konusu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketleri aleyhine Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/863 Esas, 2015/602 Karar sayılı dosyası ile destekten yoksun kalma tazminatı davası açıldığını ve davacı ... için 3.528,19 TL, dava dışı ... için 10.927,68 TL tazminatın tahsiline karar verildiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacı ... için ... Şirketinden 3.448,96 TL, ... Sigorta AŞ’den 5.851,61 TL destekten yoksun kalma tazminatı alacağının olduğunun hesaplandığını, anılan dosyada bir önceki aktüer raporuna göre ıslah yapıldığı için ... yönünden 5.772,38 TL alacağın kaldığını, anılan davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğundan kalan kısım için eldeki davayı açma hakları bulunduğunu, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/674 Esas sayılı dosyası ile alacak için açılan davanın davacı tarafından azledilmesi sonucunda davanın takip edilememesi sonucunda dosyanın işlemden kaldırıldığını, yeni tarihli vekaletname ile yeniden dava açıldığını, davalı sigorta şirketlerinin limit dahilinde zararın tümünden sorumlu olacaklarını, taleplerinde tüm denkleştirme sebeplerinin dikkate alındığını, kusur dereceleri ve sorumluluk sebepleri ne olursa olsun mevcut ve muhtemel tüm zincirleme sorumlular yönünden müteselsil sorumluluk hükümlerine dayandıklarını ve davanın 6100 sayılı HMK’nın 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla miktarı belirsiz olan destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması, davalı yandan tahsiline karar verilmesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası alacağı olarak şimdilik 5.772,38 TL destekten yoksun kalma tazminatının avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini 31.441,71 TL olarak artırmıştır.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davadan önce Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/863 Esas, 2015/602 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu ile bir bedel hesaplandığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. Maddesi uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafından taleplerine ilişkin olarak dava öncesinde usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığını, davanın bu sebeple usulden reddi gerektiğini, müteveffanın sürücünün alkollü olduğunu bilmesine rağmen aracına binmesi ve emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu, ayrıca hatır taşımasının bulunduğunu ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Şirketi vekili, davacı tarafça açılan bu dava ve Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/863 Esas sayılı dava açılmadan önce 25/04/2011 tarihinde 18.118,09 TL ödeme yapıldığını, ayrıca Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2015/23291 Esas sayılı dosyasında hükmolunan tazminatın ödendiğini, ödemeler nedeniyle sorumluluklarının sona erdiğini, zarar görenin müterafik kusurunun bulunması durumunda tazminattan indirim yapılması gerektiğini, ayrıca dava konusu olayda hatır taşımasının değerlendirilmesini talep ettiklerini ve tazminattan hakkaniyete uygun bir oranda indirim yapılmasını, müteveffanın ehliyeti olmadığını bildiği sürücünün aracına bindiğini, hem hatır taşıması hem de mürerafik kusur nedeniyle ayrı ayrı indirim yapılmasını, SGK’dan ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, davacının faiz talebinin reddi, aksi halde hüküm veya rapor tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep ettiklerini, talebin ticari iş niteliğinde olmadığını ve avans faizine yönelik talebin de reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan bakiye destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’nin % 65 oranında, sürücü ...‘in % 20 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...’ın % 15 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup ölenin desteğinden mahrum kalanların zararlarından sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketlerinin sorumlu olduğu, destek görenlerin talep edebileceği zarar gerçek zararları ise de, hakim 6098 sayılı TBK'nun 52. Maddesi çerçevesinde müterafik kusurun bulunması yahut 6098 sayılı TBK'nun 51. Maddesi çerçevesinde hatır taşıması nedeniyle tazminattan makul bir miktar indirebileceği, davada tüm dosya kapsamından ... plakalı davalı ... Sigorta AŞ tarafından sigortalanmış araç sürücüsünün desteğin arkadaşı olduğu, ekonomik bir karşılık gözetilmeksizin, hatır için araçta taşındığı sabit olduğu, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51 maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunduğu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ilkelerine göre tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi ile sınırlı sorumluluğuna karar vermek gerektiği, diğer davalı da hatır taşıması iddiasında bulunmuş ise de müteveffanın o araçta yolcu olmaması nedeniyle bu itiraz dikkate alınmadığı, müteveffanın sürücünün alkollü olduğunu bilerek araçta yolculuk ettiği, bu nedenle müterafik kusurun bulunduğu kanaatine varılmakla Yargıtay yerleşik içtihatları da dikkate alınarak tazminattan %20 oranında indirim yapıldığı, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor ve ek rapordaki hesaplamalar esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 29.869,63 TL maddi tazminatın davalı ... (...) Sigorta AŞ'nin 23.895,71 TL ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla davalılardan müşterek ve müteselsilen ve davalı ... (...) Sigorta AŞ yönünden 12.05.2015 tarihinden davalı ... Sigorta AŞ yönünden 25.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda PMF 1931 yaşam tablosu kullanıldığını, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve Yargıtay’ın son içtihatları gereği TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, raporda davacının ve müteveffanın gelirinin çok düşük alındığını, Yargıtay içtihatları uyarınca en güncel verilerin esas alınması gerektiğini, bilirkişi raporunun itirazlarını karşılar nitelikte hazırlanmadığını, raporda ... Sigorta şirketinin 2.594,64 TL 16/03/2015 tarihinde, 02/11/2015 tarihinde 3.528,19 TL ödendiği esas alınarak hesaplama yapıldığını, 3.528,19 TL’nin 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/863 Esas, 2015/602 Karar sayılı kararında davacı lehine hükmedilen tazminat bedeli olduğunu ve hesaplamaya dahil edilmesinin uygun olmadığını, bilirkişi raporunda her iki sigorta şirketi için esas aldığı güncellenmiş ödeme miktarlarının denetime elverişli olmadığını, sigorta şirketlerinin davayı açmadan evvel ödedikleri bir miktar olduğu gibi Ankara 8 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/863 Esas sayılı dosyadan kaynaklı ödemeler de bulunduğunu, bunların hangi kritere göre tenkis edildiğinin açıkça anlaşılmadığını, bilirkişi raporunda davacının ve müteveffanın bakiye ömrünün çok düşük alındığını, yaşam ve çalışma ömrünün uzadığını, sigorta şirketinin dava öncesi yaptığı ödemenin güncellenmesinin davacının hak kaybına sebebiyet verdiğini, haksız fiiller bakımından davaya konu olaya ticari temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin tacir olduğunu, talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasını kabul etmediklerini, somut olayda bozma öncesi ve bozma sonrası alınan bilirkişi raporları uyarınca tazminat tutarlarının belli olduğunu, kesin ve tam olarak belirlenebilir bir tazminatın söz konusu olduğunu, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/863 Esas sayılı dosyasında davacı için 3.528,19 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiğini, karar uyarınca Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2015/23291 Esas sayılı dosyasında fer’ileri ile birlikte ödendiğini, ayrıca bu dava ve Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/863 Esas sayılı davadan önce 25/04/2011 tarihinde davacı ... yönünden 2.594,64 TL ödeme yapıldığını, hesaplanan tazminatın tamamından fazlasının ödendiğini, davacının talebinin dayanağının anlaşılamadığını, bilirkişi raporunda da açıklanmadığını, talep edilen tutarın kesin ve tam olarak belirlenebiliyorken davacının olması gerekenin üzerinde tazminat talep ettiğini, bugün şartları ile yeni bir hesap yapılmasını kabul etmediklerini, davanın bakiye alacağın tazmini talebiyle açıldığını, ancak bilirkişi raporunda 2021 verilerine göre yeni hesaplama yapıldığını, davacının amacının ilk davada ıslah edilmeyen tutarın tahsili olduğunu, yeni bir hesaplama yapılmasının kabul edilemez olduğunu, bilirkişi incelemesinde Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/863 Esas sayılı dosyasında alınan raporlar ve yapılan ödemeler dikkate alınarak bakiye alacağın belirlenmesi gerekirken yeni rapor düzenlenmesinin doğru olmadığını, bilirkişi raporunda güncel veriler kullanılsa bile davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin güncellenmiş haliyle sigortalının kusuruna denk gelen tazminat tutarını karşılar nitelikte olduğunu, ödemelerin kusura denk düşen tutarı karşılar nitelikte olup olmadığı gözetilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, yapılan ödemelerin yeterli düzeyde olduğunu, diğer davalı ... Sigorta AŞ’nin yeterli düzeyde ödeme yapmaması ile davalı sigorta şirketinin cezalandırıldığını, sigortalı araç sürücüsünün % 20 oranında kusurlu olup sorumluluklarının bu oranda olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurundan daha yüksek bir kusur oranı ile sorumlu tutulmalarının doğru olmadığını, karşı araç sürücüsünün kusur oranından da davalı şirketin sorumlu tutulmasının hukuk ilkelerine aykırı olduğunu, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde alınan 09/01/2014 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz bulunmasına rağmen 30/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda kusur izafe edilmesinin dayanaksız olduğunu ve çelişkinin giderilmesi için kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, faiz başlangıç tarihinin 25/04/2011 olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, alacağın iş bu dava ile muaccel hale geldiğini ve dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasında desteğin ölümü nedeniyle bakiye destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 10/10/2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacının babası ...’ın vefat ettiğini, dava konusu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketleri aleyhine Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/863 Esas, 2015/602 Karar sayılı dosyası ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak destekten yoksun kalma tazminatı davası açıldığını ve davacı ... için 3.528,19 TL, dava dışı ... için 10.927,68 TL tazminatın tahsiline karar verildiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacı ... için ... Şirketinden 3.448,96 TL, ... Sigorta AŞ’nin 5.851,61 TL destekten yoksun kalma tazminatı alacağının olduğunun hesaplandığını, önceki bilirkişi raporuna göre ıslah yapıldığı için ... yönünden 5.772,38 TL alacağın kaldığını ve bu nedenle eldeki davanın açıldığının belirtildiği, mahkemece 30/11/2020 tarihli bilirkişi raporu ve 28/04/2021 tarihli ek rapordaki hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya içeriğinden, 10/10/2010 tarihinde dava dışı sürücüsünün idaresinde olup davalı ... Sigorta AŞ'ye (eski ... Sigorta AŞ) zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı araç ile dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı ... Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacının desteği ...'ın vefat ettiği, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/863 Esas, 2015/602 Karar sayılı dosyasında davacı ve dava dışı ... tarafından davalı sigorta şirketlerine destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davada kusur durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 26/01/2015 tarihli raporda ... plakalı araç sürücüsünün % 65 oranında, ... plakalı araç sürücüsünün % 20 oranında, müteveffa ...'ın ise % 15 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 07/05/2015 tarihli raporda davacı ... için 9.300,57 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, ancak ıslah dilekçesi ve açıklama dilekçesi gözetilerek ve taleple bağlı kalınarak davacı için 3.528,19 TL tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verildiği ve kararın davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 05/03/2020 tarih 2019/3395E-202/2744 K. Sayılı ilamıyla onandığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/863 Esas, 2015/602 Karar sayılı dava dosyasında hüküm altına alınmayan kısım için eldeki davanın açıldığını belirttiği anlaşılmıştır.
Haksız fiildeki tazminat sorumluluğunun kapsamı “gerçek zarar” ile sınırlı olup zarar, haksız fiilden önceki ve sonraki durum arasındaki farktan ibarettir. Bu anlamda gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması, asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olduğundan mahkemece re’sen gözönünde tutulması ve artan asgari ücret miktarları gözetilerek hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret üzerinden destek tazminatı hesaplanması gerekmekte ise de; bu husus destek tazminatının, diğer bir deyişle davacıların gerçek zararının belirlendiği asıl davadaki yargılama için söz konusudur. Dava dilekçesinde daha önce açılan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin davada hüküm altına alınmayan kısım için dava açıldığının belirtilmiş olması ve davanın açıklanan bu niteliğine göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusuna gelince, davanın daha önce görülen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/863 Esas, 2015/602 Karar sayılı dava dosyasında hüküm altına alınmayan bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olduğu ve ek dava niteliğinde olduğu anlaşıldığından davacının dava dilekçesindeki talebi gibi ilk dava ile hüküm altına alınmayan tazminatın tahsiline karar verilmesi gerekirken aktüer bilirkişi raporu ile rapor tarihi verilerine göre belirlenen tazminatın esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan hüküm altına alınan tazminata kesinleşen karar esas alınarak ilk ödeme tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
Bu durumda Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/863 Esas, 2015/602 Karar sayılı kararında davacı ... için 9.300,57 TL destekten yoksun kalma tazminatı belirlendiği, ıslah dilekçesi, açıklama dilekçesi ve taleple bağlılık ilkesi gereğince davacı için 3.528,19 TL tazminata hükmedildiği, hüküm altına alınmayan bakiye tazminat tutarının 5.772,38 TL olduğu, bu tutar esas alınarak hüküm kurulması gerektiğinden davalı ... Şirketi vekilinin bu yöne değinen istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nin 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedeniyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve istinaf konusu yapılmayan hususlar ile kesinleşen yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
II-Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
-
Davanın kısmen kabulü ile 23.895,71 TL maddi tazminatın davalı ... AŞ'nin 5.772,38 TL ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla davalılardan müşterek ve müteselsilen ve davalı ... (...) Sigorta AŞ yönünden 12.05.2015 tarihinden davalı ... Sigorta AŞ yönünden 25.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 1.632,31 TL nispi karar ve ilam harcın, peşin alınan 35,90 TL harç ve 88,00 TL tamamlama harcı toplamı 123,90 TL'nin mahsubu ile noksan olan 1.508,41 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irad kaydına, (davalı ... Şirketinin 394,31 TL'sinden sınırlı sorumlu tutulmasına)
-
Davacı tarafça yatırılan 35,90 TL peşin harç, 88,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplamı 123,90 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 1.580,00 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.615,90 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 1.228,00 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın üzerinde bırakılmasına, (davalı ... Şirketinin 296,00 TL'sinden sınırlı sorumlu tutulmasına)
-
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına kabul miktarına göre hesaplanan 4.480,44 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, (davalı ... (...) Sigorta AŞ'nin 3.584,00 TL'sinden sınırlı sorumlu tutulmasına)
-
Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
-
Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL’nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davalı ... Şirketi vekili tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine,
-
Davalı ... Şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan tebligat ve posta masrafı 51,50 TL ve istinaf başvurma harcı 162,10 TL olmak üzere toplam 213,60 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 15/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59