SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 26. HD 2021/2471 E. 2024/216 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2471

Karar No

2024/216

Karar Tarihi

15 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2471 - 2024/216

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/2471

KARAR NO : 2024/216

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/09/2021

NUMARASI : 2017/516 Esas 2021/594 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALILAR :

DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ : 15/02/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 12/03/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta vekili ve davalı ... Sigorta vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 23.11.2016 tarihinde davalı ...’e ait, davalı ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...‘in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ... kampüsü içerisinde kendisine yönelik dur levhasına rağmen durmayıp kavşağa girmesi üzerine davalı ...’e ait, davalı ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması üzerine ... plakalı aracın savrularak yol kenarında bekleyen davacı yayaya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketlerine 11.04.2017 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını, davacının ... Bilgisayar Öğretmenliği ve Eğitim Teknolojileri bölümü hazırlık sınıfı öğrencisi olduğunu belirterek HMK'nın 107 madde gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, 100 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.100 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan, 20.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 19.05.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile geçici işgöremezlik talebini 16.580,83-TL ‘ye, sürekli geçici işgöremezlik talebini 96.530,19-TL ‘ye, 26.08.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de bakıcı giderini 10.495,35-TL ‘ye yükseltmiştir.

Davalı ... vekili, davalıya ait araç sürücüsü ...‘in kusursuz olduğunu, kavşakta geçiş önceliğine uymayan ... ile yol içinde otostop çeken davacının kazaya sebebiyet verdiğini, aracın kasko sigortacısı ... Sigorta AŞ’ye davanın ihbar edilmesini, maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Sigorta vekili, davacının geçici işgöremezlik talebinin teminat dışı olduğunu, kusur ve maluliyet oranı yönünden ATK’dan, sürekli işgöremezlik zararı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Sigorta vekili, eksik belge ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddini, aksi halde davacının geçici işgöremezlik talebinin teminat dışı olduğunu, kusur ve maluliyet oranı yönünden ATK’dan, sürekli işgöremezlik zararı yönünden yeni genel şartlara göre aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Diğer davalılar savunma yapmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davanın çift taraflı trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri alacağı istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu ... plakalı araçların karıştığı çift taraflı kaza nedeni ile yaya konumunda olan davacının yaralanarak malul kaldığı, kazanın oluşumunda davacının kusursuz olup kusur oranları yönünden alınan kusur bilirkişi raporu ile davalı sürücü ...’in kazanın oluşumunda %30, diğer davalı ...’in ise; % 30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, ATK 2.İhtisas Kurulundan alınan raporda davacının sürekli işgöremezlik oranının % 3 olup davacının iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, raporun denetime elverişli olduğu, her ne kadar ATK 2.İhtisas Kurulu maluliyet raporunda dava konusu bakıcı yardımı süresi yönünden sehven değerlendirme yapılmamış ise de; daha önce AÜTF’den alınan her iki maluliyet raporunda davacının tespit edilen geçici işgöremezlik süresinde bakıcı yardımına muhtaç olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında; bu konuda dosyanın sürüncemede kalmamasını teminen ATK 2.İhtisas Kurulundan yeniden rapor alınmasına gerek görülmediği, diğer taraftan dosyaya sunulan ve Yargıtay 17.HD Başkanlığı’nın güncel içtihatları ile uyumlu hesaplamayı içeren aktüer hesap bilirkişisi asıl ve ek raporuna konu geçici ve sürekli işgöremezlik zararı ile bakıcı gideri alacağından davalıların 2918 sayılı KTK’nın 85 ve 91.m. gereğince müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketleri poliçe teminat limitleri ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) sorumlu olduğu dikkate alındığında; açıklanan gerekçelerle davanın davacının ikinci kez sunduğu değer artırım dilekçesi gözetilerek aktüer hesap bilirkişi asıl ve ek raporları doğrultusunda kabulüne (davalı sigorta şirketleri yönünden temerrüdün dosyada mevcut sigorta şirketlerine başvuru ve tebliğ belgelerine göre 2918 sayılı KTK’nın 99.m. gereğince 25.04.2017 tarihinden itibaren gerçekleştiği gözetilerek bu tarihten, diğer davalılar yönünden ise; kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek kaydıyla) davalılardan tahsiline, dava konusu trafik kazasının oluş biçimi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve kusur oranları ile hakkaniyet ilkesi birlikte gözetilerek davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü gerektiği belirtilerek, davanın değer artırım talebi kabul edilerek kısmen kabulü ile; dava konusu 16.580,83-TL geçici ve 96.530,19-TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 10.495,35-TL bakıcı gideri alacağı olmak üzere toplam 123.606,37-TL maddi tazminatın sigorta şirketleri haricindeki davalılardan trafik kazasının gerçekleştiği 23.11.2016 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketleri yönünden ise; 25.04.2017 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketleri poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla),10.000,00-TL manevi tazminatın trafik kazasının gerçekleştiği 23.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketleri haricindeki davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta vekili ve davalı ... Sigorta vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; manevi tazminat yönünden 20.000 TL üzerinden davanın kabulü ve davacı yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken 10.000 TL olarak kabulü ve vekalet ücreti takdir edilmemesinin hakkaniyete ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının manevi tazminat yönünden kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan 01.08.2021 tarihli bilirkişi ek hesap raporunda davacı taraf lehine 10.495,35 TL bakıcı gideri tazminatı hesaplanarak hüküm altına alınmış ise de bilirkişi ek raporundaki hesaplamaya esas olan 25.01.2021 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan raporda, davacının kalıcı maluliyet oranı %3 olarak, iş göremezlik süresi ise 6 ay olarak belirlenmiş olup davacının bakıcıya muhtaç olmadığının açıkça belirtildiğini, davacı tarafın bakıcıya muhtaç olmadığı sabitken, bilirkişinin bakıcı gideri hesaplaması ve yerel mahkeme tarafından bilirkişi raporundaki miktar üzerinden bakıcı giderine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas olan bilirkişi kök hesap raporunda davacı için gelir hesaplamasının hatalı şekilde yapıldığını, zarar gören kişi için gelir hesaplamasının geçici iş göremezlik dönemini takiben başladığını, davacının, geçici iş göremezlik döneminden sonra halen bakım ve yetiştirme dönemi içerisinde ve üniversite mezunu olmadığını, bu nedenle üniversite öğrencisinin asgari ücretin 2 katı oranında gelir elde edeceği varsayımının hatalı olduğunu, Yerleşik içtihatlar ve hesap yöntemi uyarınca zarar görenin 25 yaşına kadar üniversite öğrencisi olacağı ve ancak sonrasında gelir elde edebileceği yönünde olduğunu, kabul anlamına gelmemek ile birlikte gelir olarak Agi'siz asgari ücret kullanılması gerektiği halde 2 x Agi'li asgari ücret kullanılarak çok yüksek tazminat miktarı hesaplandığını, davacının asgari ücretin 2 katı geliri yokken, dosyaya herhangi bir belge sunulmamışken bilirkişinin farazi olarak hesaplamaya dahil tüm sürelere ilişkin kazancını bu bedel üzerinden hesaplamasının hukuka aykırı olduğunu, kişinin gelir elde edebileceği süreye kadar hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, davalı şirketin poliçe kapsamında davacının tedavi giderlerinden sayılan geçici iş görmezliğe ilişkin tazminat talebi ile sair tedavi giderleri ve bakıcı gideri taleplerinden sorumlu olmadığı gözönüne alınarak bu yöndeki taleplerin reddi yerine kabulünün yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Sigorta vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının kaza tarihinde beyan ettiği şekilde öğrenci olduğunun resmi delillerle sabit olmadığını, hesaplama yapılırken davacının vergilendirilmiş gelirinin esas alınması gerekirken bilirkişi raporunda asgari ücretin 2 katı üzerinden hesaplama yapıldığını, dosya kapsamında davacının kaza tarihi itibari ile bahse konu bölümde öğrenci olduğuna ve bu bölüm üzerine çalıştığına dair bilgi ve belge bulunmadığını, kaldı ki okuduğu bölüme dair belge bulunsa bile davacının resmi kazancı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacının vergilendirmiş resmi kazancı belli olmasına rağmen okuduğu okul dikkate alınarak emsal ücret araştırılması yapılmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile hesaplanan tazminat miktarının yanlış metodla hesaplandığını ve yüksek tespit edildiğini, 06.05.2021 tarihli “Bilirkişi” hesap sonucu (GİG+SS) 113.111,02-TL belirlenmişken, sigorta şirketi tarafından yaptırılan aktüer raporunda (SS) 44.260,34-TL olarak belirlendiğini, bilirkişi raporu ile aktüer raporu arasında farklar bulunduğunu, ... Sigortanın sorumlu olduğu kusur oranı %70 olarak beyan edildiğinden hesaplamada %70 kusur oranı üzerinden TRH 2010 Ölüm Tablosu %1,8 teknik faizi esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken %100 kusur oranı üzerinden ve TRH 2010 yaşam tablosuna göre tespit edilmiş olsa da tazminat hesaplamasının prograsif rant yöntemine göre yapılmış olmasının hatalı olduğunu Anayasa Mahkemesi'nin 09.10.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 17.07.2020 tarih ve 2019/40 E. 2020/40 Karar sayılı kararının tamamlanmış hukuki durum ya da olaylara etkili olacak şekilde geçmişe dönük uygulanmasının mümkün olmadığını, müşterek ve müteselsil hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının talep edebileceği maluliyet tazminat miktarının davaya konu trafik kazasındaki kusur oranlarına göre paylaştırılması gerektiğini, davacının 19.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini yükselterek davasını ıslah ettiğini, itiraza konu 26.08.2021 tarihli 2.ıslah dilekçesi ile de dava değerini geçici bakıcı gideri yönünden 10.495,35’ye çıkarmak için davasını 2.kez ıslah ettiğinden ikinci ıslah talebinin reddi yerine kabulünün yasaya aykırı olduğunu, 06.05.2021 tarihli bilirkişi kök raporuna ve ek raporu ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hükmedilen toplam maddi tazminat tutarı ve manevi tazminat tutarı esas alınarak hesaplanan vekalet ücretleri ile yargılama giderleri ve harçtan diğer davalılar ile birlikte davalı şirketin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, 26.08.2021 tarihli ıslah dilekçesinde esas alınan 01.08.2021 tarihli bilirkişi ek raporunun tebliğ edilmediğini, bu sebeple ek rapor dikkate alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararı talebinin teminat dışında olması nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplamasında esas alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 19.03.2019 tarihli bilirkişi raporu mevzuata uygun düzenlenmediğinden hükme esas alınamayacağını, raporun Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenmiş olması gerektiğini, kaldı ki dosya mündericatında bulunan 15.01.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunda davacının geçici bakıcı gideri olmadığının da tespit edildiğini, mahkeme kararında, savunmalara itibar etmediği gibi savunmalara neden itibar edilmediğine ilişkin herhangi bir gerekçe de belirtmediğini kararın gerekçesiz ve denetime elverişsiz olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca davacı vekili ile davalı sigorta şirketleri vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, 23.11.2016 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araçların karıştığı kazada kusursuz yaya davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davadan önce yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketleri tarafından ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000 TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, 100 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.100 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan, 20.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 19.05.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile geçici işgöremezlik talebini 16.580,83 TL‘ye , sürekli geçici işgöremezlik talebini 96.530,19-TL ‘ye, 26.08.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de bakıcı giderini 10.495,35-TL ‘ye yükseltmiş, mahkemece davacının kusursuz olması %3 maluliyet oranı 6 ay iyileşme süresi 6 ay bakıcı ihtiyacı karşılığı davanın değer artırım talebi kabul edilerek kısmen kabulü ile; dava konusu 16.580,83-TL geçici ve 96.530,19-TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 10.495,35-TL bakıcı gideri alacağı olmak üzere toplam 123.606,37-TL maddi tazminatın sigorta şirketleri haricindeki davalılardan trafik kazasının gerçekleştiği 23.11.2016 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketleri yönünden ise; 25.04.2017 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 10.000,00-TL manevi tazminatın trafik kazasının gerçekleştiği 23.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketleri haricindeki davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili manevi tazminat miktarının düşük olmasına ve manevi tazminat yönünden vekalet ücreti verilmemesine, davalı ... Sigorta vekili, davacının gelirine, hesaplama yöntemine, bakıcı gideri ve geçici işgöremezlik tazminatın teminat dışı olduğuna, maluliyet raporuna, hesap ek raporunun tebliğ edilmemesine, iki kez ıslah yapılmasına, müştereken ve müteselsilen karar verilmesine, kararın gerekçesiz olmasına; davalı ... Sigorta vekili, davacının gelirine, bakıcı gideri ihtiyacı bulunmadığına, bakıcı gideri ve geçici işgöremezlik tazminatın teminat dışı olduğuna yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.

1. Davalı sigorta şirketleri vekilleri davacının gelirinin hatalı hesaplandığını dolayısıyla aktüer raporunun da hatalı olduğunu belirtmişlerdir.

Hükme esas anılan 06.05.2021 tarihli kök, 01.08.2021 tarihli ek aktüer bilirkişi raporunda davacı ...’ın 23.11.2016 kaza tarihinde ... Bilgisayar Öğretmenliği ve Eğitim Teknolojileri bölümü öğrencisi olduğu; Üniversite, yüksek okul, meslek okulu öğrencilerinin okullarını bitirdiklerinde alabilecekleri ücretlere göre tazminat hesaplanması gerektiği, takdir Mahkemeye ait olmak üzere davacının tazminata esas aylık kazancının asgari ücretin 2 katı (agi:bekar) olacağı kabul edilerek %3 maluliyet oranına göre 96 530,19 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 6 aylık iyileşme süresi karşılığı 16.580,83 geçici iş göremezlik tazminatı, 6 aylık bakıcı gideri karşılığı 10.495,35-TL bakıcı gideri hesaplaması yapılmış olup davacının mesleği ve gelirine ilişkin yeterli araştırma yapılmadan bilirkişi raporunda belirtilen gelire göre yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Mahkemece öncelikle davacının öğrenim gördüğü okuldan öğrenci belgelerinin getirilmesi mezuniyet tarihi sorularak mezun olacağı tarih ve makul iş bulma süresi gözetilerek bu süre için asgari ücret üzerinden mezun olduktan sonra ise mesleğine göre elde edeceği gelire göre hesaplama yapılması gerektiğinden mezun olmuş ise gelirinin belirlenmesi için davacı tarafa ispat imkanı verilerek davacının gelirine ait bilgi ve belgelerin toplanması, gelirin net olarak ispat edilememesi halinde mezun olduğunda çalışabileceği iş kollarının tespitinden sonra mesleğine göre elde edebileceği gelirin saptanması için bağlı olacağı meslek kuruluşları veya kamu kurumlarından emsal gelirin araştırılması, davacının okulundan mezun olacağı tarih ve sonrasındaki iş bulma süresinin sonuna kadar geçecek süre için gelirinin net asgari ücret olarak ve çalışmaya başlamasından sonraki dönem yönünden ise tespit edilen gelirine göre tazminat hesabının yapılması için aktüerya konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.

2. Davalı sigorta şirketleri vekilleri bakıcı süresine ve bakıcı giderine itiraz etmişlerdir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkemece Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen ATK 2.İhtisas Kurulunun 15.01.2021 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte raporda davacının bakıcı ihtiyacı yönünden bir değerlendirme yapılmadığından mahkemece ATK 2.İhtisas Kurulundan davacının bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı var ise süresi konusunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken kaza tarihindeki yürürlükte bulunmayan yönetmelik gereğince Ankara Üniversitesi ATK ‘nun 19.03.2018 tarihli raporuyla belirlenen 6 ay bakıcı ihtiyacının kabulü ile bu süre karşılığı bakıcı giderine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

3. Kabule göre de davacı yararına maddi ve manevi tazminat yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken kabul edilen manevi tazminat yönünden vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ... Sigorta ve davalı ... Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353.1.a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın istinafa başvuran taraflar yararına oluşan kazanılmış haklarda dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre davacı vekili ile davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1. Davacı vekili,  davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1.a. 6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacı vekili ile davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2. Davacı ve davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırdıkları oranda ilgilisine iadesine, 

3. İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4. Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınNedeniyleTazminatkonusuankaraMaddigönderilmesineManevideğerlendirilmesigerekçeKazasıveTrafikkesindelilleringig+ssnumarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim