Ankara BAM 26. HD 2021/2274 E. 2024/21 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2021/2274
2024/21
18 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2274 - 2024/21
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/2274
KARAR NO : 2024/21
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/09/2021
NUMARASI : 2020/186 Esas 2021/632 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 25/01/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;
Davacı vekili, 14.10.2018 tarihinde davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yaptığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine 23.01.2020 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107.maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 20.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.06.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 360.000 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacı tarafından eksik belge ile davalı şirkete başvuru yapıldığını, kusur, müterafik kusur ve maluliyet oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan sürekli işgöremezlik tazminatı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, davanın kabul anlamına gelmemek kaydıyla teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96.madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davacı tarafça trafik kazasına dayalı olarak daimi iş gücü kaybı tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olup;14.10.2018 tarihinde, davalı şirkete sigortalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun kasasına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 130.maddesine aykırı olarak yolcu alımının yasak olması kuralı ihlal edilerek araç dışından görülmeyecek ve anlaşılmayacak şekilde branda ile kapalı bir şekilde içerisinde yaklaşık tespit edilebilen içinde davacının da bulunduğu 97 mülteci yolcu aldığı, yol üzerindeki seyri sırasında aracın hızını mahal koşullarına göre belirlemediği, dikkatli ve kontrollü bir şekilde trafikte seyrini sürdürmesi gerekirken direksiyon hâkimiyetini kaybederek aracının ön kısımlarıyla Değirmençay köprüsü korkuluğuna çarpması ve akabinde de yoldan çıkarak devrilme, savrulma ve takla atmak suretiyle 19 ölü, 34 yaralı olmak üzere ölümlü/yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiği, ... plakalı kamyon sürücüsü ...’ın dava konusu kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu, yasak şekilde kamyon kasasına binerek seyreden davacının ise kazanın oluşumunda değil neticenin artmasına sebebiyet verdiği için müterafik kusurlu bulunduğu, davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü sınıflandırması ve Özürlülere ... Yönetmelik kapsamında özürlülük oranının % 68 olduğu, özür oranı ile orantılı olarak davacının 1.225.129,61 TL daimi iş gücü zararının oluştuğu, %20 müterafik kusur indirimi halinde bakiye zararının 980.103,68 TL'si olup poliçe limitlerinin üzerinde kaldığı, davalının sorumluluğunun limit dahilinde olacağı bilirkişi raporları, maluliyet raporu, kaza tespit tutanağı ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla, taksirle ölüme sebebiyet suçu nedeniyle TCK 66 m gereği 15 yıllık uzamış zaman aşımı nedeniyle davanın zaman aşımına uğramadığı da gözetilerek davacının davasının kabulüne, 360.000,00-TL daimi iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi 05.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin karara esas aldığı 31.05.2021 tarihli hesap bilirkişi raporunda davacının sürekli sakatlık oranının tespit edildiği 25.12.2020 tarihli Adli Tıp Raporunun taraflarına tebliğ edilmeden konu rapora ilişkin olarak itirazları dosyaya sunulmadan dosyaya ilişkin olarak karar verilmiş olmasının adil yargılanma hakkına, HMK kapsamındaki silahların eşitliği ve çekişmeli yargı ilkelerine açıkça aykırı olduğu gibi HMK’nun 280. Maddesine de aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte hükme esas alınan hesap raporunun hukuka uygun olmadığını, KTK hükmü ve Yargıtay uygulamalarını göz önüne alarak yapılacak olan hesaplamanın Mortalite Tablosu olarak TRH-2010 Tablosunun ve ZMMS Genel Şartları'nda belirtilen %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, ancak yapılan hesaplamanın progresif rant yöntemine göre yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince verilen kararda temerrüt tarihinden itibaren avans faize karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın açıldığı tarihten itibaren dava miktarına ve ıslah tarihinden itibaren de ıslah edilen miktar yönünden yasal faiz işletilmesi gerektiğini, kararın faiz türü ve başlangıç tarihi itibariyle de hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Davalı vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili 14.10.2018 tarihinde davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın yaptığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davalı sigorta şirketine 23.01.2020 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107.maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 20.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.06.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 360.000 TL’ye yükseltmiş; mahkemece davalı sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu, davacının müterafik kusurlu olduğu %68 maluliyet oranına göre davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından maluliyet raporunun tebliğ edilmemesine, hesaplamada 1,8 teknik faiz yerine progresif rant yönteminin kullanılmasına, faiz türü ve başlangıcına yönelik sebeplerle istinaf edilmiştir.
Davalı vekili maluliyet raporunun tebliğ edilmediğini, aktüer raporu ile maluliyet raporunu öğrendiklerini, bu durumun HMK’nun 280 maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de;
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkemece davalının talebine uygun olarak Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında, davalı vekilinin maluliyet raporuna 22.06.2021 tarihinde itiraz etmiş olması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığından söz edilmeyeceğine göre davalı vekilinin raporun tebliğ edilmemiş olmasına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
- Davalı vekili hesaplamanın TRH yaşam tablosu ile %1.8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas . 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.
Yargıtay tarafından TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruri olduğu, gerçek zarar miktarının, hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri esas alınarak hesaplanması gerektiği ve tazminatın hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması kabul edildiğinden bu yönteme göre aktüer bilirkişi raporuyla belirlenen sürekli işgöremezlik tazminatından davalının sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.
Davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı kazaya karışan aracın açık kasa kamyon olması nedeniyle ticari araç vasfında olduğundan temerrüt tarihinden itibaren avans faiz işletilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle davacının maluliyetinin davalının talebine uygun olarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri gereğince ve yetkili kurumca düzenlemiş olmasına, davalı vekilinin maluliyet raporuna itiraz hakkını kullanmış olması nedeniyle tebligat eksikliğinin giderilmiş olmasına, hesaplanın TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak yapılmış olmasına, kazaya karışan aracın ticari araç olması nedeniyle temerrüt tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 24.591,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 7.400,00 TL'nin mahsubu ile kalan 17.191,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
-
Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK.nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 18.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38