Ankara BAM 26. HD 2021/1974 E. 2024/209 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2021/1974
2024/209
15 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1974 - 2024/209
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1974
KARAR NO : 2024/209
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/07/2021
NUMARASI : 2019/475 Esas 2021/526 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 12/03/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;
Davacı vekili, 12.11.2016 tarihinde ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklet ile davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araçların karıştığı kazada kaldırımda yürüyen davacıya çarparak yaralanmasına neden olduklarını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, Hacettepe Üniversitesi ATK raporuna göre davacının maluliyet oranının %22 olarak belirlendiğini, aynı konuda Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesine açtıkları davanın 2017/133 Esas sayılı dosyası ile usulden reddedildiğini, davacının ...‘de çalıştığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Ankara 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/133 Esas sayılı dosyasından ödenen 900,00 TL ATK rapor ücretinin de yargılama gideri olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 127.724,09 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın 26.10.2016-26.10.2017 tarihleri arasında 310.000,00 TL limitle davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kusur ve maluliyet oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan, sürekli işgöremezlik tazminatı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın trafik kazası nedeni ile davacının uğradığı cismani zarardan dolayı maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporlarına göre; davalı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı motosikletin karıştığı kazada yaya olan davacının yaralandığı ve bu kazaya bağlı olarak vücut özür oranının % 22 olduğunun Adli Tıp raporu ile tespit edildiği, mahkemece aldırılan ve dosya kapsamına ve denetime uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınan aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davacının 127.724,09 TL sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu, davacı tarafından davalı hakkında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/133 E. sayılı dosyası ile açılan davanın Mahkemenin 2019/287 K. sayılı ve 29.03.2019 tarihli kararı ile dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından 02.05.2019 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru dilekçesi ile eklerinin 03.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği davalı sigorta şirketinin kendisine yapılan tebliğ tarihine 8 iş günü ilave edilmesi neticesinde 16.05.2019 tarihi itibariyle temerrüde düşmüş olacağı, davalıya sigortalı araç kamyonet olsa da ruhsat belgesinde kullanım amacının hususi olarak gösterildiği gözetilerek yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği, her ne kadar dava dilekçesi ile 900,00 TL ATK giderinin yargılama giderlerine dahil edilmesi talep edilmiş ise de, söz konusu ATK raporunun Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/133 E. sayılı dosyasında alındığı, mahkemece davanın usulden reddine ve yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakmasına karar verildiği, söz konusu ATK raporunun usul ekonomisi gereği hükme esas alındığı anlaşılmakla, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına dair kesinleşmiş kararı gözetilerek 900,00 TL ATK giderinin yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği anlaşılmakla davanın kabulüne, 127.724,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.05.2019 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, gerekçeli kararda aracın kullanım amacının hususi olduğu bu nedenle de yasal faize hükmedilmesi gerektiği yönünde karar vermiş ise de ... plaka sayılı aracın, araç ruhsat kayıtlarına ve 24.04.2021 tarihli bilirkişi raporuna bakıldığında ticari araç (kapalı kasa kamyonet) olduğu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinde yer alan (I) sayılı tarifeye göre vergilendirilen otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri kısaca binek araç olarak, aynı Kanun’un 6. maddesinde yer alan (II) sayılı tarifeye göre vergilendirilen minibüs, panelvan, motorlu karavan, kamyonet, kamyon, çekici ve benzerleri ise kısaca ticari araç olarak nitelendirildiğini bu nedenle yerel mahkemenin yasal faize hükmetmesi hukuka aykırı olup ticari temerrüd faizine hükmedilmesi gerektiğini, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına dair kesinleşmiş kararı gözetilerek 900,00 TL ATK gideri yargılama giderlerine dahil edilmemiş ise de raporlar Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası kapsamında alınmış olsa da yargılamanın devamı açısından zorunlu unsur olduğunu, bu nedenle dava dilekçesinde talep ettikleri Hacettepe Adli Tıp raporu ücretleri olan toplamda 1.800,00 TL'nin yargılama gideri kapsamında dikkate alınarak davalıdan tahsili gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, bağımsız ve tarafsız medikal firma olan ... A.Ş. tarafından yapılan inceleme neticesinde davacının Hacettepe Üniversitesinden alınan maluliyet raporunda belirtilen maluliyet oranının rasyonel olmadığının tespit edildiğini, HMK gereğince uzman görüşü olarak mahkemeye sunmak amacıyla düzenlenen bağımsız medikal değerlendirme kurumu ... raporuna göre;''Mağdurun 12.11.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine” göre zarar görende %44 iş göremezlik (çalışma gücü kaybı, meslekte kazanma gücü kaybı)Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine” göre zarar görende %14 tüm Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine” göre zarar görende %4 tüm vücut fonksiyon kaybı oranına neden olacağı belirlendiğinden Hacettepe Üniversitesi tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunda davacının maluliyetine ilişkin değerlendirmenin haksız olup konu dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi’ne sevki ile itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğini aksi halde HMK'nın 27., Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenme hakkının ihlal edilmiş olacağını, kazanın oluşuna dair yeniden kusur raporu alınması gerektiğini, her ne kadar yerel mahkeme tarafından davalı şirkete sigortalı ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'ün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılarak bu doğrultuda hüküm kurulmuş olsa da bunun kabulünün mümkün olmadığını, kazanın oluş şekli düşünüldüğü takdirde ve aynı zamanda yargılama esnasında alınan kusur raporuna göre ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b maddesinde bahsi geçen "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine göre, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak) kuralına riayet etmeyerek hız kuralı ihlali ile kaza mahallindeki azami hız kurallarını aşarak işbu kazanın oluşumuna kusuru ile sebebiyet verdiğinin belirlendiğini, kusur durumuna ilişkin çelişkinin söz konusu olduğunu ve giderilmediğini, TRH ve progresif rant sistemi ile hesaplama yapılan raporun hükme esas alınması hatalı olduğunu, TRH+1.8 teknik faiz ile yeni bir rapor alınarak hüküm kurulması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; aynı zamanda hesap raporunda tespit edilen tazminat miktarları fahiş olup matematiksel hatalar bulunduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Davacı vekili ile davalı vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili 12.11.2016 tarihinde davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araç ile dava dışı motorsikletin karıştığı kazada kaldırımda yürüyen yaya davacının yaralandığını, davalı sigorta şirketine 02.05.2019 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 127.724,09 TL’ye yükseltmiş; mahkemece davalı sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu, dava dışı sürücü ile davacı yayanın kusursuz olduğu %22 maluliyet oranına göre davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından kusur ve maluliyet oranına, hesaplamada 1,8 teknik faiz yerine progresif rant yönteminin kullanılmasına, davacı vekili tarafından faiz türüne ve ATK faturasının yargılama giderlerine dahil edilmemesine yönelik sebeplerle istinaf edilmiştir.
Davalı vekili kusur oranlarına itiraz etmiş ise de ; somut olayda kaza tespit tutanağı, kesinleşmiş Ankara 1.Çocuk Mahkemesinin 06.12.2018 Tarih 2017/261 Esas 2018/718 Karar sayılı ilamı, eldeki davada KGM Fen heyetinden alınan 09.12.2020 tarihli bilirkişi heyet raporundan 12.11.2016 günü, saat 15.50 sıralarında, dava dışı sürücü belgesiz ... yönetimindeki ... plakalı motosiklet ile Tıp Fakültesi Caddesini takiben Tuzluçayır yönüne doğru sağ şerit üzerinde seyir halinde iken, olay yeri kavşak girişinde önünde sağ şeritte seyir halinde olan ve geniş kavisle sağa dönüş yapmak için sol şeride geçmesinin akabinde tekrar sağa manevra yapan dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı kamyonetin sağ yan kesimine motosikletin sol yan kesimi ile çarpmasının akabinde devrilerek sürüklendiği sırada kavşak çıkışında karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ...'e ve dava dışı yaya ...’a çarpması neticesinde yaralanma ile sonuçlanan dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda sürücü ...'ün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 46. Maddesi (b-c) bendi, 52. Maddesi (a-b) bendi, 53. Maddesi (a) bendi ile 67. Maddesi (a) bendi hükümlerine aykırı dikkatsiz ve tedbirsizce davranarak aynı kanunun 84. Maddesinde asli kusur olarak sayılan “doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak ve manevraları düzenleyen genel şartlara uymamakla “meydana gelen olayda tamamen kusurlu (%100 )olduğu ;dava dışı sürücü belgesiz ...’ın; yönetimindeki motosiklet ile nizami olarak sağ şeridi takiben seyir halinde iken, önünde seyir halinde olan ve kavşakta geniş kavisle sağa dönüş yapmak için sol şeride geçmesinin akabinde kontrolsüzce tekrar sağa dönüş manevrasına geçerek motosikletinin seyir şeridini kapatan kamyonetin sağ yan kesimine çarptıktan sonra devrilerek sürüklenen motosikletin kavşak çıkışında karşıdan karşıya geçen yayalara çarpması şeklinde meydana gelen dava konusu olayda, olayın oluşumu ile illiyetli herhangi bir dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kural ihlali bulunmadığı, davacı yaya ...’in; olay yerindeki kavşak çıkışından kontrollü şeklide karşıya geçişi sırasında, çarpışma nedeni ile devrilen ve akabinde sürüklenerek üzerine doğru gelen motosikletin çarpmasına maruz kaldığı olayda, olayın oluşumu ile illiyetli herhangi bir dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kural ihlali bulunmadığı ve olayda kusursuz olduğu belirlenmiş olması nedeniyle bilirkişi raporları olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olmakla mahkemece benimsenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili maluliyet oranının yüksek olduğunu ileri sürmüş ise de; Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkemece davalının talebine uygun olarak Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı vekili davacının iş göremezlik tazminatının hesaplamasında TRH yaşam tablosu ile %1.8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.
Yargıtay tarafından TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruri olduğu, gerçek zarar miktarının, hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri esas alınarak hesaplanması gerektiği ve tazminatın hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması kabul edildiğinden bu yönteme göre aktüer bilirkişi raporuyla belirlenen sürekli işgöremezlik tazminatından davalının sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.
Davacı vekili Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.03.2019 Tarih 2017/133 Esas 2019/287 Karar sayılı dosyasından alınan ATK raporu için ödenen ücretin eldeki davada yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise davacı tarafından aynı taleple ilgili olarak davalı ... Sigorta AŞ’ne aleyhine açılan davanın sigorta şirketine davadan önce eksik belge ile başvuru yapıldığı gerekçesiyle Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.03.2019 Tarih 2017/133 Esas 2019/287 Karar sayalı ilamı ile usulden reddine karar verildiği kararın kesinleştiği, anılan dosyadan alınan ATK rapor ücretinin haklılık durumuna göre yargılama gideri olarak davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki talebinin reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekili faiz türüne itiraz etmiş olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı kazaya karışan ... plakalı aracın kapalı kasa kamyonet olması nedeniyle ticari araç vasfında olduğundan hüküm altına alınan tazminata temerrüt tarihinden itibaren avans faiz işletilmesi gerekirken yasal faiz uygulanması doğru görülmediğinden davacı vekilinin faiz türüne ilişkin istinaf isteminin kabulü ile HMK.nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
I-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararın KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
Buna Göre;
-
Davanın kabulüne, 127.724,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.05.2019 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 8.724,83 TL harçtan peşin alınan 435,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.245,43 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-
Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 16.083,79 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 TL peşin harç ve 435,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 523,80 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine
-
Davacı tarafından yapılan 157,20 TL posta masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 3.157,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
6325 Sayılı Kanunun 18/A. 14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına
-
HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
III-İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN;
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.724,83 TL TL karar harcından peşin yatırılan 2.181,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.543,63 TL harcın davalı ... Sigorta AŞ’den alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafından yatırılan 59.30 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
-
İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı ile 22,00 TL. yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davacı ve davalı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırdıkları oranda davacı ve davalıya iadesine,
-
Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 15.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59