SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 26. HD 2021/2343 E. 2024/138 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2343

Karar No

2024/138

Karar Tarihi

2 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2343 - 2024/138

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/2343

KARAR NO : 2024/138

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 14/09/2021

NUMARASI : 2017/785 Esas 2021/619 Karar

DAVACI :

VEKİLİ

DAVALILAR :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ : 02/02/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 28/02/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalı ... Sigorta vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;

Davacı vekili, 15.06.2017 tarihinde, davalı ...’ın işleteni ve sürücüsü, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın, görme engelli olan davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan (poliçe teminatı kapsamında olması halinde sigorta şirketinden de), iş göremez hale gelmesi nedeniyle de fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan ... açısından olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile diğer davalı sigorta açısından ise dava tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 29.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL iş göremezlik talebinin, 500,00 TL’nin geçici iş gücü kaybı, 500,00 TL’nin de sürekli iş gücü kaybı zararına ilişkin olduğunu açıklamış, geçici iş göremezlik zararını 5.718,38 TL sürekli iş göremezlik zararını 11.690,55 TL olarak artırmıştır.

Davalı ... vekili, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, davalının kusuru bulunmadığını, mali durumunun tazminat ödeyecek durumda olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Sigorta vekili, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davanın dava şartının yerine getirilmeden açıldığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, uyuşmazlık konusu kazada davacının asli kusurlu olduğunu, müterafik kusurun bulunduğunu, davacının yola atlamak suretiyle kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI;

Mahkemece toplanan delillere göre, davanın, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, ve 55 maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğu, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 14.01.2019 günlü raporunda; Yaya ...'un tali kusurlu, sürücü ...’ın asli kusurlu olduğunun belirtildiği, makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/d, 52/a-b ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 109/d maddelerinde belirtilen kuralları ihlal etmesi nedeniyle olayda %75 oranında asli kusurlu, davacı yaya ...’un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/d ve 68/b-3 maddesinde belirtilen kuralı ihlal nedeniyle olayda %25 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinden alınan 08.02.2021 tarihli raporda davacının %6 kalıcı maluliyeti olduğunun, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, aktüer bilirkişiden alınan 29.04.2021 tarihli ek raporda TRH 2010 Erkek yaşam tablosu uygulanarak işlemiş dönem hesabında artırım ve iskonto yapmayarak, işleyecek dönem için 1/kn metoduna göre hesaplama yapıldığı, %6 maluliyet ve 6 ay geçici maluliyet, davalının %75 kusuruna göre 5.718,38 TL geçici, 11.690,55 TL sürekli iş gücü kaybı zararı hesap edildiği, davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini rapora göre ıslah ettiği, davalı sigorta şirketi vekili ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de 2918 sayıl yasanın 109/2. maddesindeki süre dolmadığından zamanaşımı itirazının reddedildiği, davacının manevi tazminat talebi bakımından 2017 yılındaki paranın alım gücü, davalı ...'ın mali ve sosyal durumu, davacının yaşı, yaralanmanın niteliği, geçirdiği ameliyatlar, davalının %75, davacının %25 kusurunun esas alındığı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının A.6 Maddesinde manevi tazminatın teminat dışı olduğunun belirtildiği, dava dilekçesi ve davacı vekilinin yargılama sırasındaki beyanlarında sigorta şirketinden poliçe teminatı kapsamında olması halinde manevi tazminat talep ettiklerini, nihai taleplerinde sigorta şirketinden manevi tazminat talepleri olmadığını beyan etmesi sebebi ile hükmolunan manevi tazminatın davalı ...dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle tahsiline karar verildiği, sürücü/işleten için temerrüt başlangıcı kaza tarihi ise de sigorta şirketi bakımından davadan önce yapılan başvuruyu izleyen 8 iş günü sonrası, başvuru yoksa dava tarihinin temerrüt tarihi olduğu, davacı ıslah dilekçesinde faiz başlangıcını her iki davalı için kaza tarihi ve avans faizi istemiş ise de, dava dilekçesi esas alınarak sigortalı aracın özel otomobil olması sebebi ile yasal faize hükmedildiği belirtilerek, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 5.718,38 TL geçici iş göremezlik, 11.690,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ...'dan kaza tarihi olan 15.06.2017 tarihinden, davalı ... Sigortadan ise dava tarihi olan 02.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalı ... Sigorta vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece manevi tazminat talebinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, görme engeli nedeniyle sosyal hayatında zorlanan davacının, kaza sonucu oluşan fiziksel engeli nedeniyle hayatının çekilmez hale geldiğini, kaza nedeniyle ameliyat olduğunu, uzun süre yatalak kaldığını, manevi tazminat talepleri olan 50.000,00 TL'nin tamamının ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı ... Sigorta vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartının yerine getirilmediğini, davacının bedensel özür oranının tam ve doğru olarak tespit edilmediğini, tüm tedavilerin tamamlanması gerektiğini, Yargıtay kararlarında yasal yönetmelik hükümlerine riayet edilmeden düzenlenen raporların hükme esas alınmasının bozma sebebi olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı tazminatından sorumlu olmadıklarını ileri sürmüştür.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının iddialarının aksine, dava konusu olayın davalı Altındağ Caddesi ile 771. Sokağın kesiştiği noktada ... plakalı aracı park halinde iken ve kendisi aracın içerisine yeni oturmuş ancak henüz aracı çalıştırmamış iken, davacının araca çarpması ile gerçekleştiğini, olayda davalının kusurunun olmadığını, davacının ve kendisine refakat eden eşinin yaya geçişine uygun olmayan yerden, kavşağı çapraz kullanarak karşıya geçtiklerini, davacının duran araca çarparak yaralandığını, davacının asılsız iddialar ile davalıya kusur atfedip, kendisini mağdur göstermeye çalıştığını, davalının maddi durumunun iyi olduğunu, davalının ambulans gelene kadar beklediğini, daha sonra ise davacıyı hastanede ziyaret ettiğini, davacının kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;

Davacı vekili, davalı ... Sigorta vekili ve davalı ... vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalı ...’ın işleteni ve sürücüsü, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın, görme engelli olan davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiş, mahkemece maddi tazminatın kabulüne, manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun olmadığını ileri sürmüştür.

Kazadan sonra düzenlenen 15.06.2017 tarihli kaza tespit tutanağında, sürücü ...’ın iddiasına göre; idaresindeki ... plakalı aracının Altındağ Caddesi Hacı Bayram Bulvarı kavşağında durma-duraklama halinde iken solundan gelen yayanın aracının sol kısmına çarptığı, yaya ...’un iddiasına göre; Hacı Bayram Bulvarından Altındağ Cadde istikameti karşıdan karşıya geçişinde sağında bulunan ... plakalı aracın hareket etmesiyle çarptığı, iddiasını kanıtlayan tarafın kusursuz, diğer tarafın kusurlu olacağı belirtilmiştir. Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/555 esas sayılı dosyasında alınan 14.01.2019 tarihli ATK raporunda yaya ...’un tali kusurlu, sürücü ...’ın asli kusurlu olduğu belirlenmiş ve sanık ... hakkında taksirle yaralama suçu nedeniyle yapılan yargılamada sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 29.05.2019 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan 15.04.2019 tarihli raporda sürücü ...’ın yola gereken dikkati vermemesi dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde olay mahalline yaklaşması, sol yanında kavşak giriş noktasını kullanarak yolu karşıdan karşıya geçmekte olan davacı yayayı gördüğünde kavşağa giriş yapmaması gerekirken kavşağa giriş yapması ve yayaya ilk geçiş hakkını vermemesi ile neden olduğu olayda %75 oranında, yaya ...’un sağını ve solunu yeterince kontrol etmemesiyle yolu karşıdan karşıya geçerek yaralanmasına neden olduğu olayda %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Kesinleşen ceza dosyası, olayın oluş şekli ile uyumlu kusur raporunun mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davalı ... Sigorta vekili, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş olmakla; 2918 Sayılı KTK'nın 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir. Somut olayda, trafik kazası 15.06.2017 tarihinde gerçekleşmiş, kazada davacı yaralanmıştır. Davacı tarafından, kazada yaralanması nedeniyle oluşan zarar için açılacak davada uygulanması gereken zamanaşımı süresi, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 Sayılı TCK'nın 89/4. ve 66/1-e maddelerine göre 8 yıl olduğundan, 15.06.2017 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle 02.11.2017 tarihinde dava açılmış olması nedeniyle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

Davalı ... Sigorta vekili, davacı tarafından davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartının yerine getirilmediğini ileri sürmüş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK’nın 97. Maddesinde; “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş, bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre, davacının dava öncesi davalıya yapılmış usulüne uygun başvurusu bulunmamakla birlikte yargılama sırasında 10.03.2018 tarihinde davalıya başvuru yapıldığı bu şekilde tamamlanabilir dava şartının yerine getirildiği, hasar dosyasının açıldığı anlaşıldığından dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.

Davalı ... Sigorta vekili, özür oranının tam ve doğru olarak tespit edilmediğini, yasal yönetmelik hükümlerine riayet edilmeden düzenlenen raporların hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkemece yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde uygulanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davalı ... Sigorta vekili, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını ileri sürmüş olmakla; geçici iş göremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar olup 2918 sayılı KTK’nın 98. maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK’nın 54. maddesinde de sayılan bu zarardan zarar sorumluları KTK’nın 85. Maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK’nın 98. maddesinde belirtilen SGK’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici iş göremezlik zararı bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararından sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davacı vekili hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürmüştür. 6098 sayılı TBK’nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Mahkemece, meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralanması sonucu duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; 15.06.2017 tarihinde meydana gelen olayda, davacının yaralanması, maluliyet oranı, kusur oranları, iyileşme süresi, gördüğü tedaviler, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerindeki etkisi, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda davacı için belirlenen manevi tazminatın uygun takdir edildiği görülmüştür.

Açıklanan nedenlerle dosyadaki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına nedeniyle davacı vekilinin, davalı ... Sigorta vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacı vekilinin, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. İstinaf başvurusu nedeniyle davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu istinaf karar ve ilam harcından  peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ...'dan alınması gereken 2.213,85 TL istinaf nispi karar ve ilam harcından başvuru sırasında peşin alınan 553,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.660,38 TL harçtan . davalı ... Sigorta AŞ' den alınması gereken 938,20 TL istinaf nispi karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 234,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 703,65 TL harçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere . davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3. Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 

4. Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 

5. Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 02.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınAçılan)Tazminatkonusuankara(ÖlümVedeğerlendirilmesigerekçeZararvekiliCismanikesindelillerinSebebiylenumarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim