SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 26. HD 2021/1232 E. 2024/133 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1232

Karar No

2024/133

Karar Tarihi

2 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1232 - 2024/133

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1232

KARAR NO : 2024/133

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/04/2021

NUMARASI : 2019/411 Esas 2021/315 Karar

DAVACILAR :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 02/02/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 05/02/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;

Davacılar vekili, 01.06.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı aracın davacıların desteği ... idaresinde bulunan araca çarpması sonucu desteğin vefat ettiğini, davacıların desteğin anne, baba ve kardeşleri olduğunu, davacıların müteveffanın ölümü nedeniyle manevi zarara uğradıklarını belirterek davacı anne ve baba için ayrı ayrı 60.000,00 TL, kardeşler için ayrı ayrı 30.000,00 TL olmak üzere 180.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, ... plakalı aracın davalı şirket tarafından 20.07.2015-2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davacı tarafın talep ettiği manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte yerleşik Yargıtay içtihatları gereği manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmamasının esas olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI;

Mahkemece toplanan delillere göre, davanın, kasko poliçe sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, poliçe örneğinin incelenmesinde; poliçe eki Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 3.maddesi uyarınca; aracı sevk ve idare edenin, aracı sevk ve idare ederken uğrayacağı zararlar dolayısıyla ileri sürülen talepler, işletenin veya aracı sevk edenin eşinin, usul ve fürunun (kendisi ile evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların) ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin uğrayacağı zararlar dolayısıyla ileri sürülen taleplerin teminat kapsamı dışında kaldığının belirtildiği, mahkemece alınan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Daire Başkanlığından alınan 24.02.2021 tarihli raporda kazanın oluşumunda müteveffa sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/331 esas, 2019/32 karar sayılı dava dosyasında, kazanın oluşumunda müteveffa sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, sanık sürücü ...'ın ise kazanın oluşumunda kusursuz olduğu belirtilerek, sanık hakkında beraat kararı verildiği, davacıların müteveffanın anne-baba ve kardeşleri olduğu, müteveffanın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, yine Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 3.maddesi uyarınca, davalı sigorta şirketinin hukuki sorumluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan 24.02.2021 tarihli ATK raporunda, müteveffa ...'ın %100 oranında kusurlu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaatinin bildirildiğini, dava konusu kaza ile ilgili olarak Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/726 esas 2018/219 karar karar sayılı dosyada 26.09.2017 tarihli kusur raporunun hükme esas alındığını, bu raporda müteveffa ...'ın %80 oranında, sürücü ...'ın %20 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiğini, aynı kazaya ilişkin iki ayrı davada alınan kusur raporlarının çelişkili olduğunu, sürücü ... idaresindeki ... plakalı çekicinin olay esnasında 7. viteste olduğunun tespit edildiğini, sürücü ...'ın hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığını, hızını mahal şartlarına göre ayarlasaydı ... idaresindeki ... plakalı aracı fark edebileceğini, bu durumda sürücü ...'ın yolun sağ tarafında bulunan banketten de yararlanabileceğini, ancak sürücü ...'ın aksine sol tarafa yönelerek kazanın meydana gelmesine ve sonuçlarının artmasına neden olduğunu, bu nedenle ...'ın kusurlu olduğunu ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;

Davacılar vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın davacıların desteği ... idaresinde bulunan araca çarpması sonucu desteğin vefat ettiğini belirterek manevi tazminat talep etmiş, mahkemece müteveffanın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 3.maddesi uyarınca, davalı sigorta şirketinin hukuki sorumluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Kazadan sonra düzenlenen 01.06.2016 tarihli kaza tespit tutanağında, sürücü….idaresindeki Karakoyunlu istikametinden Aralık istikametine seyir halinde olan ... plaka sayılı minibüs ile, ... isimli sürücünün idaresinde olan ... (... plakalı dorse takılı halde) plaka sayılı çekici Aralık istikametinden Karakoyunlu istikametine doğru seyir halinde iken D 080-06 karayolunun 41-500 metresine geldiği esnada karşılıklı olarak araçlarının sağ ön kısımları ile çarpışması sonucu ... plaka sayılı çekicinin yolun karşı şeridine geçip yoldan dışarı çıkarak tarlada durduğu, ... plaka sayılı aracın ise olay yerinde alev alarak yanmaya başladığı, yanma neticesi araçta bulunan kimliği tespit edilemeyen sürücü koltuğunda oturan bir şahsın vefat ettiği, kazaya karışan çekicinin takograf cihazının yerinden çıkması ve yapılan araştırmada kullanılan takograf kağıdının bulunmaması nedeniyle aracın hız tespiti ve sürücünün takograf kullanıp kullanmadığının tespitinin yapılamadığı, kazanın oluşumunda ... plakalı çekici sürücüsü ...’ın 2918 sayılı KTK’nın 52/1-a maddesinde belirtilen “Araçlarının hızlarını dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine yaklaşırken azaltmamak”, ... minibüs sürücüsünün ise 52/1-a maddesinde belirtilen “Araçlarının hızlarını dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine yaklaşırken azaltmamak” ve 56/1-a maddesinde belirtilen “şerit izleme ve değiştirme” kurallarını ihlal ettikleri belirtilmiştir. Dava konusu olay nedeniyle yapılan soruşturma dosyasında alınan 21.12.2018 tarihli ATK raporunda müteveffa ...’ın asli kusurlu, sürücü ...’ın kusursuz olduğu belirlenmiş ve Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/331 esas 2019/32 karar sayılı dosyasında müteveffa ...’ın asli kusurlu, sanık ...’ın kusursuz olduğu gerekçesi ile sanık ...’ın taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan beraatine karar verildiği, verilen kararın Erzurum BAM 1. Ceza Dairesinin incelemesinden geçerek esastan red kararı ile 04.02.2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Mahkemece ATK’dan alınan 24.02.2021 tarihli raporda müteveffa sürücü ... idaresindeki minibüs ile kendisine ayrılan yol bölümü içerisinde hızını azaltarak müteyakkız bir şekilde seyretmeyip sevk ve idare hatası ile bölünmüş yolda orta refüjü aşarak karşı yol bölümüne geçip karşı yol bölümüne seyir halinde olan aracın seyir istikametini kapattığı, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde araç kullanarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda %100 oranında kusurlu, sürücü ...’ın idaresindeki çekicisi ile bölünmüş yolda kendi yol bölümü içerisinde seyir halinde iken karşı yol bölümünden gelen araçla şeridi içerisinde çarpışması ile gerçekleşen kazada kusursuz olduğu belirlenmiştir. Aynı olay nedeniyle Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/726 esas 2018/219 karar sayılı dosyasında alınan 26.09.2017 tarihli raporda, müteveffa ...’ın %80 oranında, sürücü ...’ın %20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece bu rapor esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar Ankara BAM 26 Hukuk Dairesinin incelemesinden geçerek, esastan red kararı ile 04.12.2020 tarihinde kesinleşmiş ise de; dosyanın davalısı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olup, davacılar istinaf yoluna başvurduğu için davacılar aleyhine değerlendirme yapılamayacağından verilen esastan red kararı, dosyanın taraflarının farklı olması sebebiyle bu dosya yönünden bağlayıcı olmadığından davalıya sigortalı araç sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davacılar desteğinin şerit ihlali yaparak kazaya neden olması nedeniyle tam kusurlu olduğuna dair belirlemenin kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, kesinleşen ceza dosyası, olayın oluş şekli ile uyumlu olduğundan mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle dosyadaki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına nedeniyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacılar vekilinin İstinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL'nın mahsubu ile kalan 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,

  3. Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

  5. Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 02.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

  • Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesindelillerindeğerlendirilmesiTazminatkonusugerekçeankaranumarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim