Ankara BAM 26. HD 2021/2645 E. 2024/121 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2021/2645
2024/121
1 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2645 - 2024/121
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/2645
KARAR NO : 2024/121
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/10/2021
NUMARASI : 2019/277 Esas 2021/686 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 15/02/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 18.11.2017 tarihinde davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı otobüsün, davacının sevk idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, davalıya 24.04.2019 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107.maddesi gereğince fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 3.800 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici işgöremezlik tazminatı 100 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17.08.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 14.602,26 TL’ye, geçici işgöremezlik talebini 3.201,50 TL’ye, bakıcı gideri talebini 444,38 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacı tarafından eksik belge ile davalı şirkete başvuru yapıldığını, kusur ve maluliyet oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatlarının poliçe teminatı dışında kaldığını, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın, davalı sigorta şirketlerince ZMMS poliçesi ile sigortalı olan aracın davacının kullandığı araca çarpışması sonucu davacının malul kaldığı iddiasıyla aracın sigorta şirketine karşı açtığı daimi ve geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı konularına ilişkin olduğu, davanın süresinde açıldığı, alınan kusur raporundan trafik kazasına karışan sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 25 oranında, davacının ise %75 oranında kusurlu olduğu, AÜTF'den maluliyet raporu alındığı dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü....Yönetmeliği hükümleri gereğince alınan maluliyet raporunda; davacının kaza nedeni ile % 15 oranında sürekli ve 9 ay süre ile geçici işgöremezliğinin oluştuğu, 1 ay boyunca başkasının bakımına muhtaç olduğunun belirtildiği, aktüer hesap bilirkişisi raporunda; TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının davalı sigorta şirketinden 14.602,26-TL kalıcı işgöremezlik tazminatı, 3.201,50-TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 444,38-TL bakıcı gideri tazminatı talep edebileceğinin mütalaa edildiği, davalı sigorta şirketi yönünden sigortalı aracın ticari araç olduğu temerrüdün 07.05.2019 tarihinde oluştuğu gözetilerek davanın kabulü ile; 14.602,26-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.201,50-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 444,38-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 18.248,14-TL maddi tazminatın 07.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, SGK tarafından davacıya yapılan ödemelerin tazminat hesabından mahsup edilmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususun dikkate alınmadığını, davaya konu kazanın ardından davacı tarafından 29.01.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, şirketin davacıya hitaben 03.02.2020 tarihli cevabî bilgilendirme yazısında, davacının maluliyet oranının tespit edilebilmesi için gerekli evrakın eksik olduğu, işbu evrakın Şirkete iletilmesi halinde talebin işleme alınabileceği davacı vekiline bildirilmiş olmasına rağmen eksik belgelerin tamamlanmadığını dolasıyla davanın başvuru yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, yargı kararlarında da belirtildiği üzere maluliyet hesabı yapılırken Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunun dikkate alınması gerektiğini, yerel mahkemece, yargılama safhasında ATK’dan denetime elverişli bir kusur raporu alınmadan davalı şirket aleyhine hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece davacının maluliyet oranını tespitine yönelik denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir rapor alınmadan, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacının maluliyetine ilişkin olarak dosyaya sunulan tek raporun Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından tanzim edilen 26.02.2021 tarihli rapor olup bu raporda saptanan fahiş maluliyet oranının hükme dayanak yapılamayacağını, hasar dosyası kapsamında alınan medikal görüş raporunda Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden alınan raporda saptanan maluliyet oranının, olması gerekenden yüksek olduğunun tespit edildiğini davacının maluliyeti ile trafik kazası arasında illiyet bağının Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak raporla tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca davacının davaya konu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'ndan, davacıya ait diğer raporların da değerlendirilerek, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, 04.08.2021 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda davacının, kaza neticesinde uğramış olduğu zararın TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplandığını oysa yerleşik yargı içtihadı gereğince TRH-2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz yöntemi kullanılarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini, asgari ücret üzerinden zarar hesabı yapılması ve müterafik kusur indirimi uygulanmamış olması hususları yönünden kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, geçici maluliyetten kaynaklı zararlar ile tedavi ve bakıcı giderleri poliçe teminat kapsamında olmadığını, mahkemece davalı şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de hatalı olduğunu belirterek ilamının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Davalı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Davacı vekili davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın, davacının idaresindeki araca ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek maddi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK’nın 97. Maddesinde; “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş, bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre, davalının da kabulünde olduğu gibi, dava açılmadan önce, davacı tarafından, davalı sigorta şirketine 22.04.2019 tarihinde yapılan başvurunun davalıya 24.04.2019 tarihinde tebliğ edilerek 20.07.2019 tarihinde hasar dosyasının açıldığı anlaşıldığından, KTK’nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetinin tespiti gerektiğini ileri sürmüş ise de;
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkemece Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı vekili geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını ileri sürmüştür.
Dava konusu kaza 18.11.2017 tarihinde meydana gelmiş, davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi 14.04.2017-14.04.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve 92/i maddesinde yer alan “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” düzenlemesi Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarih 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi ve 92. Maddenin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nın ve 6098 sayılı TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir.
Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık ya da maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. KTK’nın 98. Maddesinde belirtilen SGK’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik ve bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinden sorumlu tutulmasında ve ayrıca SGK tarafından davacıya yapılmış geçici işgöremezlik ödemesi bulunmadığından geçici işgöremezlik zararından indirim yapılmamasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
Davalı vekili hesaplamanın TRH yaşam tablosu ile %1.8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nın ve 6098 sayılı TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.
Yargıtay tarafından TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruri olduğu, gerçek zarar miktarının, hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri esas alınarak hesaplanması gerektiği ve tazminatın hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması kabul edildiğinden, davalının pasif dönemde olması nedeniyle agisiz asgari ücret esas alınarak bu yöndeki hesaplamaya ilişkin aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili tarafların kusur oranlarına itiraz etmiş ise de dosyadaki mevcut delillere göre, dava konusu kazaya ilişkin olarak, kaza tespit tutanağında yapılan değerlendirme ile Mahkemece alınan kusur raporunun aynı yönde olduğu ve kazanın, 18.11.2017 günü saat 12.00 sıralarında, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... yönetimindeki ... servis otobüsüyle Kayseri istikametinden, Boyacı mahallesi istikametine seyirle olay mahalli olan Pınar sokak kavşağına geldiğinde, Kızık kavşağından, Kayseri ili istikametine sola kontrolsüz dönüşe geçen sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobilin sol yan kısmına otobüsünün sol ön kısmı ile çarpıştığı, davalı sigortalı araç sürücüsü ...’ın; kavşaktaki davacının seyir yönüne göre DUR trafik işaretlemesinin olması nedeniyle kavşaktan her ne kadar ilk geçiş hakkına sahip ise de gün durumunun gündüz ve görüş mesafesinin açık olmasına bağlı önündeki seyir alanını daha dikkatlice ve tedbirlice kontrolü altında tutarak ve seyir hızını; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a yönetmeliğin 101/a maddelerine göre azaltarak kavşağa yaklaşmaması nedeniyle sağından kavşağa kontrolsüz giriş yapan ve sola dönüşe geçen davacı sürücünün yönetimindeki araçla çarpışarak dava konusu davacı sürücü ile dava dışı yolcuların yaralanmasıyla meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda tali kusurlu (%25); davacı sürücü ...’un; sevk ve idaresindeki aracıyla olay mahalli olan dört yönlü kontrollü kavşağa yaklaşırken aracının seyir hızını; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a-b yönetmeliğin 101/a-b maddelerine göre azaltarak daha dikkatli ve kontrollü olarak kavşak başına yaklaşması ve kavşak başına geldiğinde sola Kayseri ili istikametine dönüşe geçmeden önce kendisini uyarıcı DUR trafik işaret levhasını gördüğünde aynı kanunun 47/1-c-d ve 57/1-a, 84/h maddelerine göre aracını durdurarak solundan kavşağa ilk geçiş hakkı ile giriş yapan davalı sigortalı otobüsün dava dışı sürücüsüne ilk geçiş hakkını vererek onun geçişinden sonra kavşağı kullanmadan kontrolsüz sola dönüşü nedeniyle meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda asli kusurlu (%75) kusurlu olduğu anlaşılmış olup uzman bilirkişi tarafından yapılan kusur tespitinin bu oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu yerel mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme dayanak alınmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında, bir usulsüzlük bulunmamasına yargılama giderleri ve vekalet ücretinin doğru hesaplanmış olmasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.246,53 TL karar harcından peşin alınan 320,00TL harcın mahsubu ile bakiye 926,53 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan istinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
5. Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 01.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20