Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2024/566
2024/1051
19 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/566 - 2024/1051
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/566
KARAR NO : 2024/1051
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22.11.2018
NUMARASI : 2016/71 Esas 2018/944 Karar
ASIL DAVA DOSYASINDA
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 19.09.2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 25.09.2024
Yargıtay 4 .Hukuk Dairesinin bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; 09.01.2016 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın yaptığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının eşi ...’ın vefat ettiğini, davacının desteğini yitirdiğini belirterek HMK’nın 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.09.2017 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talebini 120.775,60 TL’ye yükseltmiştir.
Birleştirilen dava dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde; 09.01.2016 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın yaptığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacıların babası ...’ın vefat ettiğini, davacıların desteklerini yitirdiğini belirterek HMK’nın 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak davacı ... için 1.000 TL, davacı ... için 1.000 TL, davacı ... için 1.000TL, davacı ... için 1.000 TL olmak üzere toplam 4.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 14.09.2017 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talebini davacı ... için 37.643,22 TL’ye, davacı ... için 25.455,42 TL’ye, davacı ... için 34.863,18 TL, davacı ... için 40.479,42 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı otobüsün 16.07.2015-16.07.2016 tarihleri arasında 310.000 TL limitle davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olup sorumluluğun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, olaya karışan aracın otobüs olması ve şehirler arası yolcu taşımacılığı yapması nedeniyle öncelikle sorumluluğun aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesini düzenleyen sigorta şirketinde olduğunu, bu poliçenin bulunmaması halinde Güvence Hesabı’na müracaat edilmesi gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesinin kaza tarihindeki teminat limiti olan tutar üzerindeki miktar için geçerli olduğunu, hesaplamanın yeni Trafik Sigortası Genel Şartları gözetilerek yapılması gerektiğini, kazanın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle yasal faiz talep edilebileceğini belirterek asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dava konusu tek taraflı kazada kaza tespit tutanağı da dikkate alınarak araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü ve araç sürücüsünün kusuru oranında, ölenin desteğinden mahrum kalanların zararlarından sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, bilirkişi raporunda kaza nedeniyle her bir davacının destek zararlarının ayrı ayrı hesaplandığı, raporun hüküm kurmaya elverişli görülmesi, davacı vekilinin 22.11.2018 tarihli duruşmada her iki dava yönünden dava tarihinden itibaren avans faiz talep ettiği, sigortalı araç ticari olduğundan avans faizine hükmedilmesi gerektiğinden asıl dava yönünden davanın kabulü ile 120.775,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden; davanın kabulü ile, 25.455,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 34.863,18 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 37.643,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 40.479,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a ödenmesine karar verilmiş; hükme karşı asıl ve birleşen davanın davalısı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİNİN 18.03.2021 TARİH 2019/423 E- 2021/509 K. SAYILI KARARI;
Dairemiz tarafından asıl ve birleşen davanın davalısı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi sonunda; asıl ve birleşen davanın ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, kazaya karışan araç şehirler arası taşımacılık yapan otobüs olup, aracın şehirler arası taşımacılık faaliyetinde olması sebebiyle davacıların zararının öncelikle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinden karşılanması, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesinin olmaması halinde Güvence Hesabı tarafından karşılanması gerektiği, asıl ve birleşen dosya davalısı ... Sigorta AŞ kazaya karışan aracın ZMSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olduğundan, aracın taşımacılık poliçesi limitleri dahilindeki hasarı için taşımacılık poliçesi mevcut olmasa dahi, trafik sigortasının sorumluluğuna gidilemeyeceği, dosya kapsamında mahkemece yapılan inceleme sonucu Türkiye Sigorta Birliği tarafından verilen 13.03.2018 tarihli cevabi yazıda desteğin yolcu konumunda bulunduğu ticari yolcu otobüsünün 09.01.2016 olay tarihinde geçerli Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi kaydına rastlanmadığının bildirildiği, bu durumda davacıların zararının öncelikli olarak Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası tarafından karşılanması gerektiği, ancak aracın kaza tarihinde geçerli Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi bulunmadığı, olay tarihi itibari ile ZKTMSS poliçe limitinin 310.000,00 TL olduğu, davacıların toplam destek tazminatı zararı 259.216,84 TL olup, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası limiti kapsamında kaldığı, bu poliçe limitini aşan zarar bulunmadığı anlaşılmakla, Güvence Hesabı Yönetmeliğine ve sıralı sorumluluk ilkesine göre, davacıların zararlarının karşılanmasını kaza tarihi itibari ile geçerli ZKTMSS poliçesi limiti dahilinde Güvence Hesabından talep etmeleri gerektiğinden ZKTMSS limitini aşan zarar olmaması nedeniyle her hangi bir sorumluluğu bulunmayan davalı ZMSS şirketi aleyhinde açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davaların kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden asıl ve birleşen davanın davalısı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353.1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerektiğinden asıl ve birleşen dosya davalısı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.11.2018 tarihli, 2016/71 Esas, 2018/944 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, buna göre HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca yeniden esas hakkında düzelterek karar verilmesi gerektiğinden; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davanın davacıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNİN 11.09.2023 TARİH 2021/17194 E- 2023/8907 K. SAYILI BOZMA İLAMI;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından yapılan temyiz incelemesi sonunda; davanın, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütünün esas alındığı, bu maddeye göre hâkim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, davanın, dava şartı eksikliğinden HMK’nın 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedileceği, MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmünün yer aldığı, buna göre Hâkimin yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacağı, karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabileceği, yukarıda belirtilen anlaşmalardan birinin de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan sözleşmenin 17 nci maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceğinin düzenlendiği, somut olayda asıl ve birleşen davada davacılar Suriye uyruklu olup mahkemece davacıların teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte araştırma yapılmadığı, davacıların teminattan muaf olmadıkları anlaşılmış, ancak teminat yatırılması için kesin süre verilmediği, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususunun Mahkemece resen gözetilmesi gerektiği, bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesince teminatın yatırılması için davacılara 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesinin doğru olmadığı hükmün bu yönden bozulması gerektiği bozma neden ve şekline göre asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediğine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda;
Asıl ve birleşen dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, 09.01.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı otobüs sürücüsünün neden olduğu tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan, davacıların eş ve babalarının öldüğünü belirterek destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesinin talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın otobüs olduğunu, şehirlerarası taşıma işi yaptığını, öncelikle otobüsün Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk sigortacısının sorumlu olması gerektiğini, poliçenin bulunmaması halinde ise Güvence Hesabının sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Kaza tespit tutanağında kazanın 09.01.2016 tarihinde meydana geldiği, ... plakalı otobüs sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu otobüsün yoldan çıkarak devrildiği, otobüste bulunan sürücü ve yabancı uyruklu 7 yolcunun öldüğü, 48 yolcunun yaralandığı belirtilmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin 16.07.2015 -16.07.2016 tarihleri arasını kapsadığı, sigortalının ... Gıda Turizm Sey. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay bozma ilamı gereğince davacılar vekiline MÖHUK'nın 48/1. Maddesine göre teminat yatırması için süre verilmiş, davacılar vekili tarafından verilen süre içerisinde teminat yatırılarak dekont dosyaya sunulmuş, dava şartının yerine getirilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 4925 sayılı Taşımacılık Kanunu hükümlerine göre, Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortacı; poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'ndan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır. Aynı Kanun'un 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanun'un 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Aynı Kanun'un 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B/8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına ve varsa İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasına başvurulur.
Bu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı zararlar bakımından taşımayı yapan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya İhtiyari Mali Mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, bu sigortanın yapılmamış olması, kaza tarihinde süresinin dolması ya da sigorta yapılmış ancak limitin aşılmış olması durumunda ise sırasıyla Zorunlu ve İhtiyari Mali Mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır.
Kaza yapan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortasının bulunmaması halinde husumet Güvence Hesabına yöneltileceği gibi, yukarıdaki açıklamalar ışığında sıralı sorumluluk gereği Zorunlu Taşıma Sigortası hiç yaptırılmamış olması nedeniyle aracın kaza tarihinde geçerli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısına karşı da dava açabilecektir. Tazminatın ödenmesi halinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile Güvence Hesabı arasında rücu ilişkisi doğacaktır. (2021/5793 E - 2021/10464 K.)
Ancak Zorunlu Taşımacılık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasından dolayı sorumluluğun doğabilmesi için kazaya karışan araç için Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırılmasının zorunlu olup olmadığının tespiti gerekir. Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yapılmaması nedeniyle Güvence Hesabına başvurulması için öncelikle taşımanın Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında ve TTK düzenlemelerine göre yolcu taşıma olması gerekmektedir.
4925 sayılı Yasa gereği yürürlüğe konulan Yönetmeliğin 63. maddesinde “Yolcu taşımacıları, duraklamalar dahil olmak üzere yolcunun kalkış noktasından varış noktasına kadar olan seyahat süresince meydana gelecek bir kaza nedeniyle yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyasının zarara uğramasından dolayı sorumlu” oldukları yinelendikten sonra, 64. maddesinde; “Yetki belgesi sahipleri, yolcuya gelebilecek bedenî zararlar için bu Yönetmeliğin 63. maddesinden doğan sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Yolcu taşımalarında, Kanunun 18. maddesinde tanımlanan Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ile yürürlükte olan Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası’nın yaptırılması zorunludur.” ve 66. maddesinde: "Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmayan yetki belgesi sahipleri yolcu taşımacılığı yapamaz ve bunların taşıt belgesinde kayıtlı taşıtlarının trafiğe çıkışına izin verilmez” denilmiştir.
Dava konusu olayda, dosya kapsamında davalı tarafından kazaya neden olan otobüs ile düzenli ve ruhsata bağlı bir taşıma işi yapıldığı ispat edilmediği gibi, bozma ilamından sonra istinaf incelemesi aşamasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevapta ... plakalı taşıtın 09.01.2016 tarihinde 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş herhangi bir yetki belgesi eki taşıt belgesinde kayıtlı bulunmadığının tespit edildiğinin belirtilmiş olmasına göre otobüsün kaza tarihinde taşıma yetki belgesinin bulunmaması ve düzenli yolcu taşıma işi yaptığının ispat edilememesine nedeniyle Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olmadığı anlaşıldığından aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olan davalının, eş ve babalarını kaybeden asıl ve birleşen davanın davacılarının 11.09.2017 tarihli aktüer bilirkişi tarafından belirlenen destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olduğu anlaşılmakla (Dava konusu kazaya ilişkin emsal ve güçlü delil niteliğindeki Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 10.04.2019 Tarih 2019/1864 Esas 2019/4512 Karar sayılı ilamı ) asıl dava yönünden davanın kabulü ile 120.775,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden; davanın kabulü ile, 25.455,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 34.863,18 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 37.643,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 40.479,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-Asıl dava yönünden;
1. Davanın KABULÜ İLE 120.775,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili davacıya ödenmesine,
2. 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 8.250,18 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL peşin ve 409,09 TL ıslah harcı toplamı 438,29 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.811,89 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3. Davacı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen tazminat miktarı üzerinden belirlenen 19.324,09 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4. Davacı tarafça yatırılan 29,20 TL Başvurma, 29,20 TL Peşin ve 409,09 TL ıslah harcı toplamı 467,49 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5. Davacı tarafından yapılan 191,25 TL dosya, tebligat, müzekkere masrafı, 500,00 TL bilirkişi ücreti, 73,00 TL temyiz posta masrafı, 292,10 TL temyiz başvuru harcı olmak üzere toplam 1.056,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6. Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7. 4. Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
II- Birleşen dava yönünden;
1. Davanın KABULÜ İLE,
a-25.455,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
b-34.863,18 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
c-37.643,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
d-40.479,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
2. 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 9.456,92 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL peşin ve 486,52 TL ıslah harcı toplamı 515,72 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.941,20 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3. a. Davacı ... yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-Davacı ... yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
c-Davacı ... yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
d- Davacı ... yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4. Davacı tarafça yatırılan 29,20 TL Başvurma, 29,20 TL Peşin harç ve 486,52 TL ıslah harcı toplamı 544,92 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5. Davacılar ve davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6. Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7. Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Asıl ve birleşen davanın davacıları vekili ile davalı vekilinin yokluğunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19.09.2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32