Ankara BAM 26. HD 2021/1585 E. 2023/969 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2021/1585
2023/969
24 Kasım 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
- HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1585 - 2023/969
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1585
KARAR NO : 2023/969
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/01/2021
NUMARASI : 2018/127 Esas 2021/55 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 24/11/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 20/12/2023
Mahalli mahkemesinden verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 17.04.2014 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacının sevk ve idaresindeki motorsiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, 10.04.2017 tarihli ... Uygulama ve Araştırma Hastanesince düzenlenen rapora göre davacının kaza sebebiyle vücut genel çalışma gücünden %5,1 oranında kayıp yaşadığı tespit edildiğinden yeniden maluliyet raporu alınmasını usul ekonomisine aykırılık teşkil edeceğini, davalıya dava öncesi yaptıkları başvurunun 21.11.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından istenen eksik evrakların 01.02.2018 tarihinde iletilmesine rağmen ödeme yapılmadığı belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik; 3.500 TL kalıcı iş görmezlik tazminatı 500 TL geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 4.000 TL maddi tazminatın 02.12.2016 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 02.10.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli işgöremezlik talebini 18.758,75-TL, geçici işgöremezlik talebini 2.590,92TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, ... plakalı aracın 03.09.2013 - 03.09.2014 tarihleri arasında 250.000 TL limitle davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olup sorumluluklarının gerçek zarar, sigortalının kusuru ve limitle sınırlı olduğundan kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan rapor alınmasını, davacının müterafik kusurlu olması nedeniyle belirlenecek tazminattan indirim yapılmasını, medikal raporuna göre davacının maluliyetinin bulunmadığını, geçici iş görmezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, davacının dava öncesi başvurusu üzerine istenilen eksik evrakların tamamlanmadığını, kazaya karışan araç ticari araç olmadığından avans faiz isteminin hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın trafik kazasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olduğu, 17.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda davalıya sigortalı aracın dörtlü kavşağa geldiğinde sağından gelen davacıya ait araca yol vermeyerek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda %75, davacının da kavşağa geldiğinde hızını azaltmayıp, kavşağı kontrol etmeden kavşağa girmesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 03.01.2020 tarihli Adli Bilirkişi Kurulu raporunda davacının maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre %7 olduğu, 120 gün geçici iş göremez kaldığının belirlendiği, aktüer bilirkişiden alınan 19.06.2020 tarihli raporda "davacı için 2.418,18 TL geçici iş göremezlik, 17.508,16 TL de sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, sigortacıya yapılan başvurunun 21.11.2016 tarihinde teslim edildiği ve başvuru tarihinden sonra 8 iş günü bitimi olan 02.12.2016 tarihinden itibaren sigortacının temerrüde düştüğü, dava dilekçesinde avans faizi talep edildiği, aracın kapalı ... cinsi olduğu, kaza tespit tutanağında aracın kullanım tipinin "..." olarak işaretlendiği, aracın ticari olarak kullanıldığının anlaşılamadığı, bu nedenle yasal faiz uygulanabileceği, poliçe limitinin kişi başına 250.000,00 TL olması dikkate alınınca hesaplanan maddi tazminat toplamının poliçe limitleri dahilinde olduğu" şeklinde kanaat bildirdiği, bilirkişi raporunun açık ve ayrıntılı olması, kaza neticesinde davalı sigorta şirketi araç sürücüsünün %75 kusurlu olması, davacının %7 oranında malul, 120 gün geçici iş göremez kalması nedenleriyle davalının KTK gereğince sorumlu olduğu, davalıya 21.11.2016 tarihinde başvurulmuş olması, aracın kamyonet olmasına rağmen ruhsatında özel yazması nedenleriyle yasal faize hükmetmek gerektiği belirtilerek davanın kabulüne, 18.758,75 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 2.590,92 TL geçici işgöremezlik tazminatının 02.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararına dayanak 19.06.2019 tarihli hesap bilirkişi raporunda, ... Adli Tıp Anabilim Dalı Bşk’nın 03.01.2020 tarihli raporuna itibar edilerek bir hesaplama yapılmış ise de söz konusu maluliyet raporundaki tespitlere itiraz ettiklerini bu raporun hesaplamada dikkate alınmasının da hatalı olduğunu, davacı vekilinin dava dilekçesinin 4 no'lu bendinde, ''10.04.2017 tarihli ... Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Bilirkişi Kurulu Raporu uyarınca müvekkilinin işbu kaza sebebiyle vücut çalışma gücünden %5,1 oranında kayıp yaşadığını söz konusu raporun 03.08.2013 tarih ve 28727 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği dikkate alınarak tanzim edildiğinden hükme esas teşkil edebilecek nitelikte olduğunu ve yeniden rapor aldırılmasının usul ekonomisine aykırılık teşkil edeceği kanaatinde olduklarını" ifade ettiğini, dava dilekçesinde, anılan maluliyet oranının düşük olduğu konusunda bir itiraz belirtilmediği gibi karşı yanca iş bu orana ilişkin fazlaya ilişkin hakların da saklı tutulmadığını, sadece hesap olunacak tazminatın miktarı yönünden fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, dolayısıyla bilirkişinin ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Kurulu'nun 03.01.2020 tarihli raporunda belirtilen %7 maluliyet oranına göre hesaplama yapması ve karşı yanın bu tespite dayanarak talebini arttırmasının kabul edilemeyeceğini, yerel Mahkemece bu hususa ilişkin itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulmuş olup; kazanılmış usuli hakkın göz ardı edildiğini, emsal Yargıtay 17. H.D.'nin 08.04.2019 tarihli, 2016/10017 E. ve 2019/4243 K. Sayılı kararında "....Davacı taraf dava dilekçesinde davacı ...'nın maluliyet oranının ...Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 24.09.2014 tarihli raporda %8 olarak saptandığını belirtmek suretiyle tazminat talebinde bulunmuş, dava dilekçesinde anılan maluliyet oranının düşük olduğu konusunda bir itiraz belirtilmediği gibi maluliyet oranı konusunda fazlaya ilişkin haklarını da saklı tutmamış, sadece belirtilen maluliyet oranına göre hesap olunacak tazminatın miktarı yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur. Bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporundaki davacının %13 olarak belirlenen maluliyetine tekabül eden tazminatın eldeki davada talep edilmesi mümkün değildir." denildiğini, dosyaya sunulan 10.04.2017 tarihli ... Uygulama ve Araştırma Hastanesi adli bilirkişi kurulu raporunda, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre rapor düzenlendiğini, yine dosya kapsamında alınan ve hükme esas ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 03.01.2020 tarihli raporunda ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre rapor düzenlenmiş olup söz konusu raporlar arasında hangi Yönetmeliğin esas alınacağı konusunda dahi çelişki bulunduğunu, çelişki giderilmeden dosyada hüküm kurulmasının hukuka uygun olmadığını, ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Kurulu'nun 03.01.2020 tarihli raporuna yapılan itirazların da mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, davacının maluliyet oranının %7 olduğu ve 120 gün süre ile iş göremezlik halinde kaldığı tespitlerinin yaralanmanın niteliğine uygun olmadığını,, daha önce dosyaya sunulan davalı şirket tarafından haricen yaptırılan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı ... ve Adli Tıp Uzmanı ... tarafından kişinin muayenesi yapılmak suretiyle düzenlenen 10.02.2018 tarihli bilirkişi incelemesi raporunda kazanın davacıda herhangi bir fonksiyon kaybına neden olmadığının ifade edildiğini, tüm bu itirazlar ve dosyaya sunulan medikal rapordaki değerlendirmelerle, davacının maluliyet oranıyla ilgili söz konusu çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, çelişkiler de göz önüne alınarak Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinden alınması gerektiğini, mahkeme tarafından dava konusu olaydaki kusura dair itirazlarının da değerlendirilmediğini, dosya kapsamındaki deliller ve olayın oluş biçimine göre, dava konusu trafik kazasında davalı şirket tarafından teminat altına alınan araç sürücüsünün birinci derecede kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi uygulanması talepleri konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadığını, kazanın oluşumu incelendiğinde, davacı araç sürücüsünün motosiklet kullandığı ve olay sonucunda el bileğinden yaralandığı görüldüğünden davacının kazada motorsiklet koruyucu ekipmanları kullanmış olsaydı, bu denli yaralanmasının mümkün olmayacağını belirterek istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli işgörmezlik tazminatının karşı aracın ZMSS şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 17.04.2014 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, 10.04.2017 tarihli ... Uygulama ve Araştırma Hastanesince düzenlenen rapora göre davacının kaza sebebiyle vücut genel çalışma gücünden %5,1 oranında kayıp yaşadığı tespit edildiğinden yeniden maluliyet raporu alınmasını usul ekonomisine aykırılık teşkil edeceğini, davalıya dava öncesi yaptıkları başvurunun 21.11.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından istenen eksik evrakların 01.02.2018 tarihinde iletilmesine rağmen ödeme yapılmadığı belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik; kalıcı iş görmezlik ve geçici iş görmezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş; 02.10 .2020 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli işgöremezlik talebini 18.758,75 TL, geçici işgöremezlik tazminatını 2.590,92 TL'ye yükseltmiş; mahkemece davacının %25, davalı sigortalı araç sürüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, davacının yaralanması sonucu özür oranının % 7 olduğu, 120 gün iş göremezlik halinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 18.758,75 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 2.590,92 TL geçici işgöremezlik tazminatının 02.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili kusur, müterafik kusur, maluliyet raporuna yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
Mahkemece alınan ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 03.01.2020 maluliyet raporunda; davacının 17.04.2014 tarihinde sürücüyken geçirdiği motorsiklet kazası sonrası; sağ el avuç içinde erozyon, sol tibia ön yüz ve sol ayak bileği ve sol ayakta morluk olduğu, sağ radius alt uç kırığı nedeni ile kapalı redüksiyon ve perkütan fiksasyon uygulandığı, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurula Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özürlülük oranının % 7 olarak hesaplandığı, bu oran ile ... Uygulama ve Araştırma Hastanesine ait 10.04.2017 tarihli adli bilirkişi raporu arasındaki meslekte kazanma gücü kaybı oranı farkı, değerlendirmede kullanılanı iki ayrı yönetmelik arasında değişen ölçütler ve kriterlerden kaynaklandığı, 17.04.2014 tarihinde motosiklet kazası nedeniyle yaralandığı belirtilen ... oğlu, 1974 doğumlu ...'nin, ... İlçe Devlet Hastanesine ait 17.04.2014 tarih ve ... rapor numaralı genel adli muayene formu fotokopisi, ... Hastanesine ait 17.04.2014 - 18.04.2014 tarihlerini kapsayan epikriz notu, ... Uygulama ve Araştırma Hastanesine ait 10.04.2017 tarih ve ... numaralı adli bilirkişi raporu incelenerek 16.12.2019 tarihinde anabilim dalı polikliniğinde hastadan olayın öyküsü alınıp muayenesi yapıldığı" tespit edilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların "11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Bu durumda davacının kaza nedeniyle sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığı ve oranının belirlenmesi amacıyla 17.04.2014 kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerekirken olay tarihinde yürürlükte bulunmayan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince düzenlenen raporun esas alınmış olması doğru değildir.
Kabule göre de; davacı taraf dava dilekçesinde davacının maluliyet oranının ... Uygulama ve Araştırma Hastanesine ait 10.04.2017 tarih ve .. numaralı adli bilirkişi kurulu raporuyla %5,1 olarak saptandığını belirtmek suretiyle tazminat talebinde bulunmuş, maluliyet oranının düşük olduğu konusunda bir itiraz belirtilmediği gibi yeniden rapor alınmasının usul ekonomisine aykırılık teşkil edeceğini de belirterek maluliyet oranı konusunda fazlaya ilişkin haklarını da saklı tutmamış, sadece belirtilen maluliyet oranına göre hesap olunacak tazminatın miktarı yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur. Bu nedenle davacı tarafça açıkça 10.04.2017 tarihli rapor ile belirlenen %5,1 maluliyet oranına dayanılarak dava açıldığı, davalı sigorta şirketinin itirazı üzerine alınan raporda daha yüksek maluliyet oranı belirlendiğinden davalı yararına oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilmeden davacının %7 olarak belirlenen maluliyet oranına tekabül eden tazminata karar verilmesi de usulü kazanılmış hakkın ihlaline neden olduğundan doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece olay tarihindeki yasal mevzuata uygun olarak davacının maluliyetin varlığı ve oranının tespitine yönelik rapor alınarak davacının sürekli işgöremezlik ve geçici işgöremezlik tazminatı yönünden hesaplama yapılması için bilirkişiden ek rapor alınarak, usuli kazanılmış haklarda gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda yeniden inceleme yapılarak ve sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1.a. 6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yerolmadığına,
2. İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
3. İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
4. Ankara 27. İcra Dairesinin 2021/2040 sayılı dosyasına yatırılan 46.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,
5. Karar tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24.11.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
- Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54